İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında davalının yetki itirazını değerlendiren kararı.
Özet: Davacı, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan, davalının itiraz etmediği ancak ödemediği faturalar nedeniyle duran icra takibine konu 7.200 USD ve ticari faiz alacağının tahsilini talep ederken, davalı davanın yetkisiz mahkemede açıldığını ileri sürerek yetki itirazında bulunmuştur; mahkeme ise, taraflar arasındaki sözleşmesel ilişki ve para borcu niteliğindeki alacağın tahsili talebine ilişkin bu davada, davalının usulüne uygun yetki itirazını Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili maddeleri ve Borçlar Kanununun para borçlarının ifa yeri düzenlemeleri kapsamında değerlendirmektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: █████████
DAVA
: Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili ------Şirketi ile akdedilen taşıma sözleşmesi kapsamında dava dışı ------ fatura münderactında yazılı 46 kap emtianın nakliyesi üzerine taşımacılık hizmeti sunduğunu, müvekkili tarafından taşıma gerçekleştirildiğini, söz konusu hizmetlere ilişkin davalıya taşıma fatuları düzenlendiğini, davalı tarafın fatura içeriklerine itirazda bulunmadığını, müvekkilinin, sözleşmeden doğan yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini, ancak davalının fatura bedelleri ve cari hesaptan kaynaklanan bakiye alcak bedellerini ödemediğini, müvekkilinin, alacağın tahsili için ----. İcra Müdürlüğü’nün ------ sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığını, davalının, icra takibine haksız ve mesnetsiz bir şekilde itiraz ettiğini, bu nedenle takibin durduğunu, icra takibinden sonra da ödeme yapacağını beyan etmiş ise de herhangi bir ödeme yapılmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesi ve 7155 sayılı Kanun gereğince, ticari davalarda dava şartı olarak arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, davalının fatura bedelini ödememesi nedeniyle temerrüde düştüğünü, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1530. maddesi uyarınca, ticari işlerde temerrüt faizi talep edilebileceğini, bu nedenle, alacağa ----İcra Müdürlüğü’nün -------. sayılı dosyasından 09.02.2023 tarihinde yapılan icra takibinden itibaren ticari faiz işletilmesi gerektiğini, yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle fazlaya ilişkin talep haklarımız saklı kalmak kaydı ile; müvekkilinin fatura ve cari hesaptan kaynaklanan 7.200,00 USD (Yedi Bin İki Yüz Amerikan Doları) alacağının, --- İcra Müdürlüğü’nün ------ sayılı dosyasından 09.02.2023 tarihinde yapılan icra takibinden itibaren 3095 sayılı Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranda işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalının icra inkar ve kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalından tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili yer mahkemesinin ----- mahkemeleri olduğunun tespiti ile yetkisizlik yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava taşıma sözleşmesinden kaynaklı alacak davasıdır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 19. maddesinde, "(1) Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir.
(2) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.
(3) Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir.
(4) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir." düzenlemesine yer verişmiş olup, davalı taraf süresi içerisinde sunduğu cevap dilekçesi ile usulüne uygun yetki itirazında bulunmuştur.
Taraflar arasında sözleşme ilişkisi kurulmuş olup, davaya konu alacağın da taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinden doğduğu, davanın konusu akdi ilişkiden kaynaklanan verilen hizmetin parasal karşılığı olup, davanın bu niteliği itibariyle bir miktar para alacağına ilişkin olduğu, diğer bir ifade ile davacının sözleşme kapsamında vermiş olduğu hizmet karşılığında davacının borcunun para borcu olduğu anlaşılmıştır.
6100 sayılı Kanun’un 6. maddesine göre genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Aynı Kanun’un “Sözleşmelerden doğan davalarda yetki” başlıklı 10. maddesinde ise, sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir ki bu hüküm de özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Sözleşmenin yerine getirileceği yerin tarafların açık veya örtülü olarak belirlenmediği durumlarda, şayet borç bir para borcu ise sözleşmenin ifa edileceği yer 6098 sayılı Kanun’un 89. maddesine göre belirlenecektir. Bu maddeye göre, borç bir miktar paradan ibaret ise ödeme, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde yapılır. Para borçları kural olarak götürülecek borçlardandır. Aynı zamanda para borcunun kaynağı önemli değildir. Para borcunun kaynağı, sözleşme olabileceği gibi, haksız eylem veya sebepsiz zenginleşme veya başka bir neden de olabilir. Bu durumda, 6098 sayılı Kanun’un 89. maddesi uyarınca bir para borcunun alacaklısının kendi yerleşim yerinde de dava açabilir.Eldeki dosyada davacı şirketin merkezi ------, davalı şirketin merkezi ise ------- bulunmaktadır. Haliyle her 2 durumda da mahkememiz yetkili değildir. Bu nedenle davalının yetki itirazının kabulü ile aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davaya konu uyuşmazlığı incelemeye yetkisinin ------ Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğundan MAHKEMİZİN YETKİSİZLİĞİNE,
2-Karara karşı 2 hafta süresi içinde kanun yoluna başvurulmaz ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulur ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye talep edenin başvurup talepte bulunması halinde dosyanın yetkili------Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine; süresi içerisinde talepte bulunulmazsa davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin talep edene ihtarına (ihtar edildi)
3-Kararın taraflara tebliğinin masrafının davacı tarafından yatırılan gider avansından karşılanmasına,
4-6100 Sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu m.331/2 uyarınca yargılama giderleri konusunda görevli ve yetkili mahkemece karar verileceğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davaya yetkili mahkemece devam edilmezse ve talepte bulunulursa yargılama giderleri ile ilgili karar verileceği hususunun talep edene ihtarına (ihtar edildi)Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile ------ Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. Verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!