Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, tahrif edilmiş senet kaynaklı menfi tespit davasında, teminatın iadesi talebinin reddi ara kararının istinaf edilebilirliğini inceliyor.
Özet: Bir menfi tespit davasında, davacının eşine ait aracın uyuşturucu alışverişi sebebiyle alındığı ve sonrasında tahrif edilmiş on milyon TLlik senedin icra takibine konulması üzerine borçlu olmadığının tespiti talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi senedin tahrif edilen kısmı için davacının borçlu olmadığına hükmetmiş; davacının karara rağmen teminatın iadesi talebini reddetmesi üzerine, bu ret kararına karşı yapılan istinaf başvurusu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341. maddesi uyarınca teminatın iadesi talebinin reddi kararlarının istinafa tabi olmaması sebebiyle Bölge Adliye Mahkemesi tarafından usulden reddedilmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C.A N K A R AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ22. H U K U K D A İ R E S İESAS NO
: █████████ (USULDEN RET )KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN
: ... (...)ÜYE
: ... (...)ÜYE
: ... (...)KATİP
: ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2025ESAS-KARAR NO
: ███████ E - ████████ KDAVANIN KONUSU
: Menfi TespitKARAR TARİHİ
: █████/2025YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜİDDİANIN ÖZETİDavacı vekili, davalı ...’in eşi ... ile davacı müvekkilinin █████/2022 günü uyuşturucu alışverişi sebebiyle bir araya geldiklerini, ...’in eve gidip uyuşturucuyu getirmek için davacı müvekkilinin eşine ait arabayı aldığını ve fakat müvekkilinin aracı bir daha bulamadığını ve bunun üzerine suç duyurusunda bulunarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ███████████ soruşturma dosyasıyla sürecin başladığını ve Ankara 39.Asliye Ceza Mahkemesi'nin ████████ E. Sayılı dosyasıyla yargılama aşamasına geçildiğini ve bunun üzerine ...’in davacı müvekkiline şikayetini geri çekmesini ve 30.000,00 TL verirse aracını kendisine iade edeceğini söylediğini, ancak davacı müvekkilinin parası olmadığını söylemesi üzerine 3 adet 10.000,00TL’lik senet imzalattığını, akabinde de davaya konu senetlerden biri üzerinde tahrifat yaparak senet bedelini 10.000.000,00 TL olarak değiştirerek ve lehtar hanesine davalının adı yazılarak icra takibine konu ettiğini, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ██████████ soruşturma sayılı dosyasında alınan █████/2023 tarihli bilirkişi raporunda ‘’kalem ucu baskısı ile oluşan izlerin mevcut olduğu’’ sonucuna varıldığını belirterek müvekkilinin icra takibine konu tahrif edilmiş senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.SAVUNMANIN ÖZETİDavalı vekili, davacının müvekkili ve eşinden para talep ettiğini, davacının borcu karşılığında ...’e Ankara 7. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ E. sayılı dosyasına konu senedi imzalayarak verdiğini, senette tahrifat bulunmadığını, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ██████████ sayılı soruşturma dosyasında alınan ve senette tahrifat olduğuna ilişkin görüş bildiren bilirkişi raporunun yeterli ve güvenilir olmadığını ve herhangi bir mahkeme kararı olmadığını, mahkeme tarafından icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında icra takibinin durdurulmasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİMahkemece
: Takibe konu senedin 10.000,00 TL bedel için düzenlendiği hususunun davacı borçlu tarafından da kabul edildiği, davacı tarafından senedin bedel kısmında tahrifat yapılarak 10.000.000,00 TL olarak takibe konulduğu ileri sürülmekle, bononun 10.000,00 TL'lik kısmı ve bu miktarın işlemiş faizinden sorumlu olduğu, ancak ceza dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu Raporu ile davaya konu bononun 9.990.000,00 TL'lik kısmı bakımından tahrifat yapıldığı, senedin bu kısmının sahte olduğunun belirlendiği, bu haliyle tahrifat yapılan kısmı, 831.975,41 TL faiz ve 20.000,00 TL bono komisyonu olmak üzere toplam 10.841.975,41 TL alacak bakımından davalının sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 9.990.000,00 TL asıl alacak, 831.957,41 TL faiz ve 20.000,00 TL bono komisyonu olmak üzere toplam 10.841.975,41TL alacak üzerinden davacının davalıya borçlu olmadığına karar verilmiş, ara karar ile de davacının teminatın iadesine ilişkin talebin reddine karar verilmiş, ara karara yönelik davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurmuştur.İSTİNAF SEBEPLERİDavacı vekili; teminatın iadesine yönelik talebin mahkemece ret kararının usulsüz olduğu, ara kararın kaldırılarak teminatın iadesine karar verilmesini istemiştir.UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLARUyuşmazlık öncelikle teminatın iadesi talebi üzerine verilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulup başvurulamayacağına ilişkindir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇETalep teminatın iadesi istemine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.6100 sayılı HMK'nun 341. Maddesinde;"(1) (Değişik
:22/7/2020-███████ md.) İlk derece mahkemelerinin aşağıdaki kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir:a) Nihai kararlar.b) İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlar.(2) Miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. (Ek cümle: █████/2016-███████ md.) Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir.(3)Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda üç bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir.(4)Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz.(5)İlk derece mahkemelerinin diğer kanunlarda temyiz edilebileceği veya haklarında Yargıtaya başvurulabileceği belirtilmiş olup da bölge adliye mahkemelerinin görev alanına giren dava ve işlere ilişkin nihai kararlarına karşı, bölge adliye mahkemelerine başvurulabilir." hükmü bulunmaktadır.Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeyle hangi kararların istinaf edilebileceği sınırlı olarak ve açıkça belirtilmiştir. Somut olayda istinaf edilen █████/2025 tarihli ara kararının HMK 341. maddesi kapsamında sayılan ve istinaf kanun yoluna başvurulabilen nihai ya da ara kararlardan değildir.Açıklanan nedenlerle iş bu ara karar niteliği gereği istinafı kabil bir nihai ya da ara karar olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 341 ve 352/1-ç maddeleri gereğince usulden reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352/1-ç maddesi gereğince USULDEN REDDİNE,2-İstinafa başvuran tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde yatırana İADESİNE,3-Talepte bulunan tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,5-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,HMK'nin 362/1.f maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere █████/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.Başkan...e-imzalıdırÜye... e-imzalıdırÜye...e-imzalıdırKatip...e-imzalıdırNOT
: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR."5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."