Trafik kazası sonucu sürekli iş göremezlik tazminatı talebi, kusur tespitindeki çelişkiler ve bilirkişi raporunun değerlendirilmesi üzerine sigorta şirketinin itirazının temyizi.
Özet: Zorunlu trafik sigortalı aracın karıştığı kazada sürekli iş göremezliğe uğrayan motosiklet sürücüsü davacının 256.983,17 TL tazminat talebine ilişkin uyuşmazlıkta, Sigorta Tahkim Komisyonu davalı sigortalı araç sürücüsünü %100 kusurlu bularak davayı kabul etmiş, itirazlar üzerine vekalet ücreti dışında kararı onamıştır; ancak temyiz incelemesinde, kolluk raporunda davacının da kusurlu olduğu belirtilmesine rağmen hakem heyetince hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu sayılması ve davacının kusursuz olduğunun kabulü arasındaki çelişki nedeniyle kusur oranlarının yeniden incelenmesi gerektiği anlaşılmaktadır.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI
: ████████-████████SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİSAYISI : 2023/İHK-48419SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİSAYISI : K-███████████İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalıya zorunlu trafik sigortası ile sigortalı aracın 11.06.2021 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu motosiklet sürücüsü olan müvekkilinin yaralandığını ve sürekli iş göremezliğe uğradığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 40.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 15.09.2023 tarihli bedel artırım dilekçesi ile dava değerini, 256.983,17 TL'ye yükseltmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini, davacının müterafik kusurunun bulunduğunu, avans faizi talebinin haksız olduğunu, davacı lehine 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının %7 oranındaki maluliyeti ile davalının %100 kusuru üzerinden TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre usulünce hesaplama yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 256.983,17 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 04.01.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olduğu, hesap ve kusur raporunun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunduğu, ancak davacı lehine maktu vekalet ücretinin altında kalmayacak şekilde 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davalının itirazlarının vekalet ücreti yönünden kısmen kabulüne, kararın düzeltilmesine ve davalının diğer itirazlarının reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini, hükme esas alınan aktüer raporun denetime elverişli olmadığını, hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, davacının müterafik kusurunun bulunduğunu, ceza dosyası kapsamında uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının araştırılması gerektiğini beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata uygun şekilde düzenlenmesine, davacının müterafik kusuru bulunduğu iddiasının ispatlanamamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince:6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266. ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.Dosyanın incelenmesinde; kazaya ilişkin kolluk görevlilerince tanzim edilen kaza tespit tutanağına göre davacı motosiklet sürücüsünün kavşağa yaklaşırken hızını azaltmaması nedeniyle kusurlu bulunduğu, davalıya sigortalı araç sürücüsünün ise sola dönüş kurallarına uymama nedeniyle kusurlu olduğunun tespit edildiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan 14.09.2023 tarihli bilirkişi raporunda ise davalıya sigortalı araç sürücüsünün kavşakta ilk geçiş hakkını davacı motosiklet sürücüsüne vermemesi ile dikkat ve özen yükümlülüğüne uymadan sola hatalı dönüş yapması nedeniyle tam kusurlu, davacı motosiklet sürücüsünün ise kusurunun bulunmadığının belirlendiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince de davalı sigortalı araç sürücünün %100 oranında kusurlu olduğunun kabulü ile hüküm tesis edildiği, davalının kusura yönelik itirazlarının İtiraz Hakem Heyetince reddedildiği anlaşılmaktadır.Yargılama makamlarınca söz konusu kusur raporuna neden itibar edildiği, kaza tespit tutanağının neden tercih edilmediği gerekçelendirilmeli veya kaza tespit tutanağı ile rapor arasındaki çelişkiyi gideren bir rapor alınmalıdır.O halde, İtiraz Hakem Heyetince, dava konusu trafik kazasına ilişkin ceza soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için uzman bilirkişi heyetinden kusur oranları arasında oluşabilecek çelişkiyi de giderecek mahiyette, oluşa uygun, denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması doğru değildir.3.25.12.2021 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7349 sayılı Kanun'un 3. maddesine göre 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 32. maddesinde düzenlenen Asgari Geçim İndirimi (AGİ) uygulaması kaldırılmış ve bu hükmün 01.01.2022 tarihinden itibaren ücret ödemelerine uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği düzenlenmiştir.Buna göre davacı için bilinmeyen işleyecek aktif dönem için 01.01.2022 tarihinden itibaren ücrete AGİ dahil edilmeden hesap yapılması ve sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken dosyaya eklenen ve denetlenebilir olmayan mevcut haliyle de davacının aktif dönem tazminat hesabında asgari geçim indirimli olarak hesaplama yapıldığı anlaşılan 14.09.2023 tarihli rapora göre karar verilmesi de doğru olmamış; ayrıntılı, gerekçeli, denetime açık bir rapor alınarak, davacı için bilinmeyen işleyecek aktif dönem için 01.01.2022 tarihinden itibaren ücrete AGİ dahil edilmeden hesap yapılması ve davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak sonucuna göre hüküm tesisi gerektiğinden yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı rapora göre hüküm kurulması kararın bozulmasını gerektirmiştir.VI. KARAR1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,Peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.