Bakaya suçundan mahkûmiyet hükmünün, askerdeki sanığa 7201 sayılı Kanuna aykırı usulsüz tebligat sonrası gerçekleşen zamanaşımından düşmesi.
Özet: Bakaya suçundan verilen mahkûmiyet hükmü, sanık askerdeyken kararın usulüne uygun olarak askeri makamlara tebliğ edilmeyip bilinen adresine yapılması nedeniyle temyiz süresinin öğrenme üzerine başladığı kabul edilerek incelenmiş, yapılan incelemede suç için öngörülen 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin mahkûmiyet kararının verildiği tarihten itibaren temyiz incelemesi tarihine kadar gerçekleştiği tespit edildiğinden, hükmün bozulmasına ve sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine oy birliğiyle karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.SUÇ
: BakayaHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Zamanaşımı nedeniyle düşmeYokluğunda verilen 03.02.2015 tarihli karar, sanığın bilinen adresinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 21/1. maddesine göre 05.03.2015 tarihinde tebliğ edilmiş ise de tebliğ mazbatasında muhatabın askerde olduğunun belirtildiği, asker kişilere tebligat usulünü düzenleyen 7201 sayılı Kanun'un 14/1. maddesinde "Astsubaylar hariç olmak üzere erata yapılacak tebliğler, kıta kumandanı ve müessese amiri gibi en yakın üste yapılır." hükmüne yer verildiği, buna göre tebliğ tarihinde askerde olduğu anlaşılan sanığın bilinen adresine yapılan tebliğin usulsüz olduğu anlaşılmakla sanık müdafiin öğrenme üzerine verdiği 18.09.2015 tarihli dilekçesinin süresinde yapılmış temyiz istemi niteliğinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;Sanık hakkında verilen hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:Gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin "17.03.2014 - 19.06.2014" yerine "19.06.2014"; suçun adının da "bakaya" yerine "firar" olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hataları olarak kabul edilmiştir.Sanığın yargılama konusu eylemi için belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı Kanun'un 67/2-d bendi gereği zamanaşımını kesen son işlemin 03.02.2015 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu, bu tarihten itibaren temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 08.10.2025 tarihinde karar verildi.