İptal edilen belediye encümen kararı sonrası yolsuz tescil haline gelen, yoldan ihdas edilmiş parselin tapu iptali ve tescili talepli davada aktif husumet ve bedel iadesi sorunları.
Özet: İdare mahkemesince encümen kararı iptal edildiği için yolsuz hale geldiği iddia edilen, yoldan ihdas edilerek davalı şirkete satılan parselin tapu kaydının iptali ve davacı belediye adına tescili davasında, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin davanın kabulüne karar vermesi üzerine davalının, belediyenin aktif husumeti olmadığı, mülkiyetin belediyeye geçmediği ve satış bedeli iadesi yapılmadan tescil kararı verilemeyeceği gerekçeleriyle kararın bozulmasını talep ettiği bir temyiz incelemesi yapılmaktadır.
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Gemlik 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.11.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davalı vekili Avukat .... ve karşı taraftan davacı vekili Avukat ... .... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; yoldan ihdas edilerek Belediye adına tescili gerçekleştirilen 953 ada A-37 numaralı artık parselin,.... Belediyesinin 23.05.2012 tarihli ve 394 sayılı encümen kararı ile 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca 9 53... numaralı komşu taşınmaz maliki olan davalı Şirkete satıldığını, ancak dayanak encümen kararının Bursa 2. İdare Mahkemesinin ████████ Karar sayılı kararı ile iptal edildiğini, iptal kararı ile davalı Şirket adına yapılan tescilin yolsuz hâle geldiğini ileri sürerek taşınmazın davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Belediyenin davada aktif husumetinin olmadığını, zira Belediye adına yapılan tescilin yolsuz olduğunu, Belediye tarafından taşınmazın mülkiyetinin hiçbir zaman elde edilemediğini, ...' tan gelen yolların yine ... olarak kullanılması ya da arta kalanın ... düşülmüş malikler adına tescilinin gerektiğini, ancak Belediye tarafından yollara parsel numarası verilerek Belediye adına tescil edildiğini, akabinde komşu parsel sahibi olan davalıya satıldığını, talebin Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği'nin 22. maddesinde düzenlenen "kapanan yollar" başlıklı hükme aykırı olduğunu, tescil kararı verilecekse bedel yönünden depo kararının verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu ada parselin satışına ilişkin encümen kararının iptal edildiği, tescilin yolsuz hale geldiği gerekçesiyle davanın kabulüne, Bursa ili, .... ilçesi, ..... Mahallesi, 9 53... numaralı parselde bulunan davalı adına kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı ... Belediyesi adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemece alınan bilirkişi raporunda; dava konusu taşınmazın 3194 sayılı Kanun'un 18. maddesi gereğince oluşturulmayıp aynı Kanun'un 15... . maddeleri kapsamında talebe bağlı olarak yapılan imar uygulaması sonucunda oluştuğu, ayrıca dava konusu taşınmazın, kadimden beri kamunun yol olarak kullandığı kadastral yol ile terk sonucu oluşmuş imar yolunun, plan gereği kapanması ile oluştuğu, imar uygulamasının iptaline ilişkin iddia, belge ve bilgi bulunmadığı, dava konusu taşınmazın davalı Şirket adına tapuya tesciline esas olan belediye encümen kararlarının idari yargı kararı ile iptal edildiği, tapu kayıtlarının dayanaksız kalarak yolsuz tescil durumuna düştüğü, davanın kabulüne yönelik kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili duruşma talepli temyiz dilekçesinde özetle; 1988 tarihinde yola terk edilen kısımların kapanan yol hâline getirildiğini, kapanan yol haline gelen kısımlardan ihdas edilmek suretiyle davaya konu 953 ada A37 parselinin oluşturulduğunu, 23.05.2012 tarihli encümen kararı ile Belediye adına tescil edildiğini, tescil işleminden sonra da 3194 sayılı Kanun'un 17. maddeye dayanılarak davalıya satıldığını, davacının aktif husumeti olmadığını, Belediye adına tescilin yolsuz olduğunu, mülkiyet hakkının hiçbir zaman Belediyece kazanılmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davanın açılmasından sonra yürürlüğe giren kanun maddelerinin dikkate alındığını, satışa dayanak encümen kararının iptal edilmesinden sonra bedelin iadesi için taraflarınca dava açıldığını, işbu davanın bekletici mesele yapıldığını, henüz bedele yönelik bir karar verilmediğini, satış bedelinin davalıya iadesine dair hüküm olmadan tescil hükmünün kurulamayacağını, satış bedeli iade edilmediğinden davacı lehine vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davaya konu taşınmazın satışına dayanak olan encümen kararının iptali sebebiyle yolsuz tescilden kaynaklı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 40.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!