Yargıtay, ByLock delilinin usulüne uygun incelenmemesi, takdiri indirim ve kanun maddesi hataları nedeniyle terör örgütü üyeliği mahkumiyetini bozdu.
Özet: Yargıtay, sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararını; ByLock iletişim sistemine ilişkin delillerin duruşmada sanık ve müdafiine usulüne uygun okunmaması, ByLock irtibatlı kişilerin ve UYAP bilgi bankasındaki beyanların araştırılıp dinlenmemesi, takdiri indirim nedenlerinin yetersiz gerekçeyle reddedilmesi ve ceza artırımında kanun maddesinin hatalı gösterilmesi gibi önemli eksik araştırma ve usul hataları nedeniyle bozmuştur.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 4. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ███████ K.SUÇ
: Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM
: TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 3, 5, 53/1, 58/9, TCK'nın 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaBölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve ███████-956 esas, ████████ sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve ██████████ başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından temyiz aşamasında dosyaya gelen ... ID nolu ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının duruşmada sanık ve müdafine okunması ve ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilip, tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulması ve UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir bilgi ve beyan olup olmadığının da araştırılarak varsa beyanların aslı veya onaylı suretlerinin dosya kapsamına alınması, olanaklı ise sanık hakkında beyanda bulunan şahısların duruşmada tanık sıfatıyla dinlenilmeleri ile tüm bu delillerin CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,2-Kabul ve uygulamaya göre de,a-TCK’nın 62 nci maddesinin uygulanması bakımından takdiri indirim nedeni olarak; failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın faillerinin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önüne alınarak dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun, olaya özgülenmiş ilgili ve yeterli gerekçeye istinaden bir indirim oranının takdir ve tespit edilmesi gerekirken, sanık hakkında "yargılama aşamasında gözlemlenen tavır ve davranışları gözetilerek" şeklinde olgusal temele dayanmayan, yetersiz ve dosya kapsamı ile de uyuşmayan gerekçe ile TCK’nın 62 inci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,b- Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında belirlenen temel cezanın, suçun niteliği gereği artırılırken uygulama maddesinin 3713 sayılı Kanun'un 5/1 inci maddesi yerine 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi olarak gösterilmesi suretiyle CMK'nın 232/6 ncı maddesine muhalefet edilmesi,Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2 nci maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak hükmün BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304 üncü maddesi uyarınca Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.