İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ticari hizmet sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davasında arabuluculuk dava şartı eksikliği sebebiyle verilen kesin süre ihtar kararı.
Özet: Ticari nitelikteki üretim ve tedarik sözleşmesinden doğan tazminat davasında, davacı şirket davalının sözleşmeye aykırı üretimleri nedeniyle ürünlerde tespit edilen gizli ayıplar sonucu oluşan idari para cezası ve toplatma, imha gibi masraflar dahil toplam 262.152,06 TL zararının tahsilini talep ederken; davalı, taleplerin zamanaşımına uğradığını ve arabuluculuk şartının eksik olduğunu ileri sürmüştür. Mahkeme, konusu para alacağı olan ticari davalarda dava şartı olan arabuluculuk nihai tutanağının dava dilekçesine eklenmediğini tespit ederek, davacıya bu belgeyi bir hafta kesin süre içinde sunması, aksi halde davanın usulden reddedileceği ihtarında bulunmuştur.

T.C.

İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: TAZMİNAT (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen TAZMİNAT davasının ... 48. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E.... K.sayılı görevsizlik kararı üzerine mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedilmesinden sonra yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA;
Davacı, Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı arasında █████/2020 tarihinde 30 yıllık geçerli noter tasdikli üretim ve tedarik sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre, üretimden kaynaklı tüm hukuki ve mali sorumluluğun davalı firmaya ait olduğunu, Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kunumu tarafından, davalının üretimini yaptığı ürünlerde tespit edilen gizli ayıplar nedeniyle davacı Şirket adına 182.178,00.-TL tutarında idari para cezası kesildiğini, ayrıca, bu süreçte ürünlerin toplatılması, analiz edilmesi, imhası, kamuya duyurulması ve resmi işlemlerin yürütülmesi nedeniyle aşağıdaki masraflar (İdari Para Cezası Sağlık Bakanlığı -Ödeme Yapılmadı- 182.178,00.-TL, Analiz Ücreti -Ödendi- 17.689,20.-TL, Basım İlanı -Ödendi- 11.544,00.-TL, Ürün Toplama ve Kargo -Ödendi- 15.000,00.-TL, Noter Masrafi -Ödendi- 2.740,86.-TL, Yakıt Gideri (Toplama ve İmha Süreci) -Ödendi- 5.000,00.-TL, Ürün İmha Bedeli -Ödendi- 3.000,00.-TL, İmha Edilen Ürünlerin Maliyeti (2.500 adet) -Ödendi- 25.000,00.-TL) oluştuğunu, bu masraflar dahil toplam 262.152,06.-TL zararın oluştuğunu, bu giderlerin tamamının, davalının sözleşmeye aykırı üretim faaliyetleri nedeniyle ortaya çıktığını, bu zararları önleyebilmek adına gerekli tüm önlemleri aldıklarını, Sağlık Bakanlığı'nın düzenlemelerine harfiyen uyduklarını, davalıya noter kanalıyla ödeme ihtarı gönderildiğini ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek, uğramış oldukları 262.152,06.-TL tutarındaki zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taleplerin zamanaşımına uğradığını, hak düşürücü sürelerin dolduğunu, arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, dava konusu ürünlerin raf ömrünün üzerinden 2 yıl (toplam 4 yıl) daha geçtiği, muhafaza koşullarına uyulmuş olup olmadığının belirsiz olması, uygun muhafaza edilmiş olsa dahi raf ömrü dolmuş ürünllerin toplatılmış olması davacının kusuru olduğu ve denetime konu ürünlerin müvekkile aidiyetinin dahi şüpheli (merdiven altı dolum) olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava; davalının aralarındaki sözleşmeye aykırı hareket etmesi nedeniyle sözleşmeden kaynaklanan zararların tazmini istemine yöneliktir.
Taraflar arasında ticari ilişkinin varlığı tartışma konusu değildir.
Çözümlenmesi gereken sorun, davacının davaya konu sözleşmeden kaynaklı olarak, davalının sözleşmeye aykırı davranışı olup olmadığı, var ise eylemin zarara yol açıp açmadığı, açmış ise zararın ne olduğu, miktarı noktasında toplanmaktadır.
Dava dilekçesine "Arabuluculuk Nihai Tutanağı"nı eklememiştir.
7155 sayılı Kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na eklenen ve █████/2019 tarihinde yürürlüğe giren (28/3/2023 tarih ve 7445 sayılı Kanunun 31.maddesiyle değişik) 5/A maddesi ile getirilen "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. ...” hükmü mevcuttur.
6325 sayılı Kanunun m.18/A.2 maddesinde; "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." denilmiştir.
Davacı tarafa 31.10.2025 tarihli tensip ara kararı ile "...Arabuluculuk nihai tutanağının dava dilekçesine ekli olmadığı, UYAP kayıtlarına da eklenmediği anlaşıldığından, tutanak aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğini dosyaya sunmak üzere davacı tarafa 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi ve HMK 115/2 maddeleri gereği 1 hafta kesin süre verilmesine, kesin sürede sunulmazsa davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verileceğinin ihtarına,,..." karar verilmiş ve davacı asile 04.12.2025 tarihinde tebliğ edilmiş, dosyaya "Arabuluculuk Nihai Tutanağı" sunulmamıştır.
Davanın açıldığı tarih itibariyle zorunlu arabuluculuğa başvurulmamış durumdadır. Bu dava şartının yasanın emredici düzenlemesi karşısında sonradan tamamlanabilir bir eksiklik olarak kabulü de mümkün değildir. Aksinin kabulü durumunda, zorunlu arabuluculuk dava şartını dolanabilmek için bu şartın aranmadığı asliye hukuk mahkemelerinde dava açıp, görevsizlikle ticaret mahkemelerine dosyanın gönderilmesini sağlamak mümkün hale gelebilir. Bu nedenle dava öncesi dava öncesi arabuluculuk nihai tutanağı mevcut olmadığından dava şartı eksikliğinin bu aşamada giderilmesi mümkün değildir (Emsal;Yargıtay 17. HD ... E. ...K.)
Yukarıda açıklanan kanun hükümlerinde de belirtilmiş olduğu üzere belirtilen eksiklik, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın herhangi bir işlem yapılmaksızın usulden reddini gerektirmektedir.
6100 sayılı HMK m.114/f.2 hükmü ve 6325 sayılı HUAK m.18/A.2 hükmü dikkate alındığında HMK m.115/f.1 hükmü gereği ise bu eksikliğin taraf teşkili olmasa dahi "her aşamada" ele alınması yasal olarak gerekli ve mümkündür.
Yapılan açıklamalar karşısında, davacının arabulucuya başvurmaksızın bu ticari davayı açmış olması karşısında 6102 sayılı TTK.m.5/A hükmüne atfen ve 6325 sayılı Kanuna eklenen m.18/A hükmü nedeni ile dava şartı yokluğundan dolayı davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davacının arabulucuya başvurmaksızın bu ticari davayı açmış olması karşısında 6102 sayılı TTK.m.5/A hükmüne atfen ve 6325 sayılı Kanuna eklenen m.18/A hükmü nedeni ile dava şartı yokluğundan dolayı davanın usulden reddine REDDİNE,
1-Alınması gerekli 17.907,60-TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 4.476,91-TL harçtan mahsubu ile 13.430,69-TL harcın DAVACIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
2-AAÜT 7/2 maddesi uyarınca hesap ve takdir olunan 22.500,00-TL vekalet ücretinin DAVACIDAN TAHSİLİ İLE DAVALIYA VERİLMESİNE,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin KENDİ ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
4-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta DEĞERLENDİRMEYE YER OLMADIĞINA,
6-Taraflarca yatırılan avansın kullanılmayan kısmının, KARAR KESİNLEŞTİĞİNDE İLGİLİ TARAFA İADESİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nun 345.maddesi gereğince, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 30.12.2025
KATİP - ... HAKİM - ...
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!