Yargıtay, temyiz kesinlik sınırının tespitinde hükmün verildiği tarihteki parasal değerin esas alınması gerektiğini ve yeni yasal düzenlemenin geçmişe yürümezliğini vurguladı.
Özet: Bu kararda, bölge adliye mahkemesi kararının temyizine ilişkin parasal kesinlik sınırının tespitinde, davanın açıldığı tarihi esas alan yeni yasal düzenlemenin, tamamlanmış yargılamalar için geçmişe yürümeyeceği belirtilerek, temyize konu edilen miktarın karar tarihi itibarıyla geçerli kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle ilk derece mahkemesinin temyiz dilekçesini reddeden ek kararının usule aykırı olduğu tespit edilse de, temyiz talebinin değerden reddine hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.İlk Derece Mahkemesince 04.06.2025 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 3 46... /1-(a) hükümleri uyarınca kesin olduğu gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.Ek karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Kanun'un 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 44. maddesiyle 6100 sayılı Kanun'a eklenen ve 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren "Parasal sınırların artırılması" başlıklı Ek 1. madde hükmü uyarınca, 362. maddedeki parasal sınırların her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılacağı ve parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı belirtilmiştir.04.06.2025 tarihli ve 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesiyle 6100 sayılı Kanun'un "parasal sınırların artırılması" başlıklı Ek 1. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "hükmün verildiği" ibaresi "davanın açıldığı" şeklinde değiştirilmiş, değişiklik Kanunun Resmî Gazete'de yayımı tarihi olan 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe girmiştir.6100 sayılı Kanun'un "Zaman bakımından uygulanma" kenar başlıklı 448. maddesinde yer alan "Bu Kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulanır." hükmü gereğince, parasal sınırlara ilişkin yapılan bu değişikliğin, kanunun yürürlük tarihinden itibaren uygulanacağı, tamamlanmış işlere ise uygulanma imkanının bulunmadığı kuşkusuzdur.Somut olaya gelince eldeki davada; Bölge Adliye Mahkemesince 26.03.2025 tarihinde nihai kararın verildiği ve bu tarih itibariyle usul işlemlerinin tamamlandığı, 7550 sayılı Kanun'la getirilen davanın açıldığı tarihteki parasal sınırların uygulanacağına ilişkin düzenlemenin 04.06.2025 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe girdiği dikkate alındığında, yeni düzenlemenin eldeki davaya uygulanma imkanının bulunmadığı, kesinlik sınırının tespitinde kararın verildiği 2025 yılındaki 544.472,00 TL değerindeki parasal sınırın esas alınması gerektiği anlaşılmıştır.Tüm bu açıklamalar ışığında, dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktar 188.192,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.472,00 TL’nin altında kalmaktadır.Kabule göre de; davalı Hazine vekili tarafından, Yargıtaya gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesine tevdi edilen temyiz dilekçesinin, İlk Derece Mahkemesince, mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 4 32... /F hükümlerine göre reddine karar verilmesi usule uygun olmadığından, İlk Derece Mahkemesince verilen 04.06.2025 tarihli ek kararın kaldırılması gerekmiştir.KARARAçıklanan sebeple;İlk Derece Mahkemesinin 04.06.2025 tarihli ek kararının KALDIRILMASINA,Davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinin değerden REDDİNE,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy çokluğu ile karar verildi.K A R Ş I O YDava, mülkiyet hakkına dayalı elatmanın önlenmesi, ecrimisil ve kâl istemlerine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun el atmanın önlenmesi yönünden esastan, ecrimisil yönünden usulden reddine karar verilmiştir. Hükmün davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; Dairenin sayın çoğunluğu tarafından dava değeri olarak belirlenen 188.192,00 TL'nin, Bölge Adliye Mahkemesince kararın verildiği 26.03.2025 tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 544.472,00 TL'nin altında kaldığı gerekçesi ile temyiz isteğinin değerden reddine karar verilmiştir.24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 44. maddesiyle 6100 sayılı Kanun'a eklenen ve 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren "Parasal sınırların artırılması" başlıklı Ek 1. madde hükmü uyarınca, 362. maddedeki parasal sınırların her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılacağı ve parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı belirtilmiştir.04.06.2025 tarihli ve 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "parasal sınırların artırılması" başlıklı Ek 1. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "hükmün verildiği" ibaresi "davanın açıldığı" şeklinde değiştirilmiş, değişiklik Kanun'un Resmî Gazete'de yayım tarihi olan 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe girmiştir.Somut olayda; davanın açıldığı 2016 tarihinde temyiz sınırı 40.000,00 TL'dir. 6100 sayılı Kanun'un "Zaman bakımından uygulanma" kenar başlıklı 448. maddesinde yer alan "Bu Kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulanır." hükmünün, bu değişikliğin yapıldığı tarihten sonraki kararlara uygulanabilirliği görüşüne katılmak mümkün değildir. Zira, paranın alım gücündeki düşüşte gözetilerek davanın her iki tarafı için de güvence olan üst yargı denetimini sağlamak amacıyla, maddenin değişiklikten önceki ilk metniyle ilgili Anayasa Mahkemesi tarafından hak arama özgürlüğü temel amaç olmak üzere iptal kararı verildikten sonra, kanun koyucu tarafından hüküm tarihi yerine dava tarihini öncelenmiş ve mevcut değişiklik yapılmıştır. Bu göz ardı edilemez bir gerçektir. Yürürlük tarihinden önceki kararlar yönünden tamamlanmış işlem yorumu yapmak, hak arama özgürlüğünü zedeleyen, hakkın özünü yargısal denetimden uzak tutan bir yaklaşımdır. Yargısal uygulamalarla açığa çıkan "kazanılmış hak" ilkesini, mevcut değişiklikle daha adil ve sağlıklı sonuçlar elde edilmesine vesile olabilecek üst mahkeme denetiminin önüne almak, hak arama özgürlüğünün sınırlandırılmasıdır ve adalete güven temel kuramını da etkilemektedir. Dairemiz tarafından denetim yapıldığı tarih itibarıyla 6100 sayılı Kanun'un parasal sınırlara ilişkin Ek 1. maddesinin 2. fıkrası yürürlüktedir. Bu itibarla, temyiz incelemesinin de yürürlüğe girmiş olan bu kanun maddesine göre "dava tarihi" esas alınmak suretiyle yapılması gerekmektedir.Açıklanan gerekçeyle, miktar yönünden dava tarihi itibarıyla temyiz incelemesi mümkün olduğundan işin esasının incelenmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle temyiz isteminin miktar yönünden reddine ilişkin sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum.