Murisin akli melekelerinin yerinde olmadığı iddiasıyla vasiyetnamenin iptali istenen davada, mirasçıların vasiyetnamenin tebliğinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süreyi kaçırması nedeniyle ret kararının onanması.
Özet: Davacılar tarafından, murisin vasiyetnameyi düzenlerken akli melekelerinin yerinde olmadığı ve irade sakatlığı bulunduğu iddialarıyla vasiyetnamenin iptali talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi murisin hukuki ehliyete sahip olduğunu belirterek davayı reddetmiş; bölge adliye mahkemesi ise mirasçıların vasiyetname içeriğinden haberdar olmalarından itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içinde dava açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmetmiş, bu karar temyiz incelemesinde hukuka uygun bulunarak onanmıştır.
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin ortak murisi olan ...’nın düzenleme şeklindeki 05.09.2013 tarihli vasiyetnamesi ile 108 52... parsel sayılı taşınmazını davalıya vasiyet ettiğini, tasarrufta bulunduğu zaman murisin akli melekelerinin yerinde olup olmadığına yönelik raporun alınmamış olduğunu, murisin zihinsel olarak engelli birisi olduğunu, bu nedenle hayatı boyunca herhangi bir işte çalışmadığını, müvekillerinin yardımı ile yaşadığını, bu nedenle baskı ve irade sakatlığı ile murisin bu vasiyetnameyi düzenlemiş olabileceğini ileri sürerek vasiyetnamenin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 05.07.2022 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararındaki "...murisin işlem tarihinde hukuki ehliyete haiz olduğunun Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulunca düzenlenen heyet raporu ile anlaşıldığı, resmî memur önünde hukuki ehliyete haiz kişi tarafından usulüne uygun olarak düzenlenen vasiyetnamenin murisin gerçek iradesini yansıtmadığına yönelik iddia ve tanık beyanlarının soyut ve kabule şayan olmayan beyanlar niteliğinde olduğu..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 21.02.2024 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararındaki "...dava konusu 05.09.2013 tarihli düzenleme şeklindeki vasiyetnamenin İstanbul Anadolu 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 05.07.2018 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı dosyasında açılıp okunmasına karar verildiği, vasiyetnamenin mirasçılardan ...'ya 07.02.2018, ...'ya 15.02.2018, ...'e 10.02.2018, ...'a 15.02.2018 ve....'a 08.02.2018 tarihinde tebliğ edildiği, mirasçıların vasiyetnamenin varlığından ve içeriğinden anılan tarihler itibariyle haberdar olduğu, 25.02.2019 tarihinde açılan vasiyetnamenin iptali davasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 559. maddesinde belirtilen bir yıllık yasal sürede açılmadığı, hak düşürücü süreye ilişkin düzenlemenin kamu düzeninden olup re'sen nazara alınmasının gerektiği..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun gerekçe yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili cevap dilekçesinde;
1.Değerlendirmenin usul ve yasaya aykırı olduğunu,
2.Müvekkillerinin hak sahibi olduklarını öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl içinde eldeki davayı açtığını,
3.Vasiyetnamenin açılması dosyasında yapılan tebligatların usulsüz olduğunu,
4.Tebligat tarihinde vasiyetnameyi öğrenmediklerini,
5.Eldeki dava için gerekli olan delillerin toplanmadığını,
6.Dosyanın esası hakkında gerekli incelemelerin yapılmadığını,
7.Murisin fiil ehliyetinin olup olmadığı hususunun yeterince araştırılmadığını,
8.Adli Tıp Kurumu raporunda tanık beyanlarına yönelik incelemenin yapılmadığını,
9.Murisin tasarruf yapmaya ehil bir kişi olmadığını,
10.Tanık beyanlarının lehlerine olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Temyiz karar harcı tam yatırıldığından harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!