Mal rejimi tasfiyesinde katılma alacağı hesaplamasında, Türk Medeni Kanunu 229. maddesi kapsamında eklenecek değerlerin banka hesabından çekilen paralar yönünden hatalı değerlendirilmesi nedeniyle verilen bozma kararı.
Özet: Bir katılma alacağı davasında, mal rejimi sona ermeden yaklaşık iki yıl önce bir banka hesabından çekilen paranın, Türk Medeni Kanununun 229. maddesindeki "eklenecek değerler" kapsamında değerlendirilerek tasfiyeye dahil edilmesinin hatalı olduğuna hükmedilmiştir. Yüksek mahkeme, söz konusu paranın mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıllık sürenin dışında çekilmiş olması ve eşin katılma alacağını azaltma kastının ispatlanamaması nedeniyle, bu miktarın tasfiyeye eklenemeyeceğine ve ilgili talep yönünden davanın reddedilmesi gerektiğine karar vererek ilk derece mahkemesi kararını bozmuştur.
2. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 56. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
DAVA TÜRÜ
: Katılma Alacağı
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 6. Aile Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı erkek vekilinin ...Bankası A.Ş. hesabı yönünden temyiz itirazlarının incelemesinde;
Kural olarak, mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan edinilmiş mallar tasfiye edilir (TMK md. 235/1). Ancak edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinde, artık değere katılma alacak miktarı hesaplanırken "eklenecek değerler" de göz önünde bulundurulur. TMK'nin 229. maddesine göre; eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar ile mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler mal rejiminin sona erdiği anda mevcutmuş gibi tasfiyeye dahil edilir.
Bu tür uyuşmazlıklarda; öncelikle, davalı eş tarafından TMK'nin 229. maddesinde sayılan amaç ve doğrultuda kazandırma veya devrin yapılıp yapılmadığı araştırılıp belirlenmelidir. Mahkemece, karşılıksız kazandırma veya devrin yapıldığının anlaşılması durumunda, söz konusu mal mevcut kabul edilerek yapılan hesaplamada davacı tarafın katılma alacak hakkının olup olmadığı, varsa miktarı saptanarak davalı eşten tahsili yönünde hüküm kurulmalıdır.
Somut olayda, taraflar, 26.05.2005 tarihinde evlenmiş, 03.11.2015 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, 26.01.2021 kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (TMK md. 202/1). Tasfiye konusu ...Bankası A.Ş. boşanma dava tarihinde para olmadığı, hesaptan 11.10.2013 tarihinde 15.050,58 TL çekildiği, işbu miktarın tasfiyeye dahil edildiği anlaşılmaktadır. Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (TMK md.179).
Yukarıda açıklanan yasal düzenleme ve ilkeler uyarınca yapılan incelemede; Mahkemece tasfiye konusu banka hesabı yönünden eklenecek değer olup olmadığı değerlendirilmeden yazılı şekilde katılma alacağının kabulüne karar verilmiş ise de, karar hatalı olmuştur. Şöyle ki, tasfiye konusu banka hesabındaki paranın rejiminin sona erdiği boşanma dava tarihinden (03.11.2015) tarihinden yaklaşık iki yıl önce (11.10.2013) çekildiği, mal rejimin sona erdiği tarihte banka hesabında para olmadığı; davacı tarafından TMK'nin 229. maddesinde sayılan amaç ve doğrultuda kazandırma veya devrin yapıldığı da mevcut delillerle ispatlanamadığı anlaşılmaktadır. O halde, Mahkemece, işbu banka hesabı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ...Bankası A.Ş. hesabı yönünden BOZULMASINA,
3. Davalı erkek vekilinin bozma kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
Peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!