Şirket ortağının, genel kurulda alınan kararların usulsüzlüğü, müdürün keyfi davranışları ve sermaye artırımı gibi iddialarla açtığı iptal davasının, yeterli delil bulunamadığı gerekçesiyle ilk derece ve istinaf mahkemelerince reddedilmesi üzerine Yargıtaya taşınan uyuşmazlık.
Özet: Bir şirket ortağının, müvekkilinin haklarından habersiz alınan kararlar, şirket müdürünün keyfi uygulamaları, taşınmazın gizli satışı ve şirket aracının usulsüz kiralanması gibi iddialarla, 05.07.2021 tarihli genel kurul ve 06.07.2021 tarihli sermaye artırımı genel kurul kararlarının iptalini talep ettiği davada, mahkemeler, yapılan genel kurulların yasal toplantı ve karar nisaplarına uygun olduğunu, müdürün usulsüz davranışlarının kanıtlanamadığını, iddia edilen aykırılıkların kararların iptali için yeterli olmadığını ve dürüstlük kuralına aykırılık bulunmadığını belirterek, uzman bilirkişi raporları doğrultusunda davanın esastan reddine hükmetmiştir.

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, █████████ KararHÜKÜM
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: Sarıkaya Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)SAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı şirketin ortağı olduğunu, müteveffa ....’in imzası kullanılarak yapılan ve müteveffa ...döneminden başlayarak hukuka aykırı kararlar alındığını, bu kararlara ilişkin Sarıkaya Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ E. sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde kararların yoklukla malul olduklarının tespitine karar verildiğini, davacıdan habersiz olarak 20 19... yılları için olağan genel kurul yapmaya karar verilip 05.07.2021 tarihi genel kurul tarihi olarak belirlenerek davacıya çağrı kağıdı yollandığını, davacının toplantı gündemine alınmasını istediği hiçbir talebinin kabul edilmediğini, ...'in şirket müdürü olamayacağının belirtilmesine rağmen bunun kabul görmediğini, şirket adına kayıtlı ... İlçesi, ... Köyü 1 23... parselde kayıtlı taşınmazın ... tarafından gizlice satıldığını, şirkete kayıtlı aracın ortaklardan habersiz kiralandığını, şirket müdürünün keyfi davrandığını, yeniden seçilmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek 05.07.2021 tarihli 1 no.lu genel kurul kararının tamamının ve 06.07.2021 tarihli 2 no.lu sermaye arttırımı ile ilgili genel kurul kararının iptalini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; şirketin, ...tarafından küçük bir aile şirketi olarak kurulduğunu, şirket müdürü ... hakkındaki ceza davasının halen temyiz aşamasında olduğunu, sermaye artırımına ilişkin karar için gerekli pay ve paydaş çoğunluğu için yeterli nisabın bulunduğunu, şirket aleyhine bir durum olmadığını, şirketin serbest mühendislik ve mimarlık yetkisi/belgesi alabilmesi için şirkette mali müşavir ve mühendis ünvanına sahip en az iki ortağın bulunması ve bu iki ortağın, şirkette pay sahibi olması gerektiğini, ...tarafından 2007 yılında ... ve ...'in murisin kendi hissesinden pay verilmek suretiyle şirkete ortak yapıldığını, şirketin mühendislik-mimarlık alanında faaliyette bulunabilmesi için diğer şart olan “mühendis” ünvanlı bir ortağın şirket müdürü olması gerektiğinden yasal zorunluluk olarak ...'in müdür seçildiğini, ...'in şirkete büyük katkı verdiğini, şirketi zarara uğratmasının mümkün olmadığını, genel kurul toplantısının çağrı kağıdı ile gerçekleştiğini, davacının gündeme alınmasını istediği kararın henüz kesinleşmediğini, şirket müdürünün yıllardır maaş almadığını, bu nedenle müdüre maaş bağlanmasının hakkaniyetli olduğunu, sermayenin şirket menfaati için arttırıldığını, davacı iddiasına konu taşınmaz satışının borç ödemeyi amaçladığını, ortakların bu durumdan haberdar olduğunu, yine davacı iddiasına konu olan araca dair şirket müdürü ...'in 2020/... E. sayılı icra dosyasında şirketten olan müdürlük görevinden kaynaklı alacağına karşılık, şirketin . ... isimli şahıstan olan araç kiralama ve diğer takibe konu alacaklarını temlik alması nedeniyle müdür tarafından şahsi olarak bu alacağın talep edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirket müdürünün keyfi davrandığını gösterir ispata elverişli delil bulunmadığı, iddia edilen aykırılıkların kararın iptali için yeterli olmadığı, aynı zamanda kanuna da bir aykırılık bulunmadığı, aynı şekilde dürüstlük kuralını da ihlal etmediği, uzman bilirkişi raporlarının da bu yönde olduğu, iddiaların ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu edilen 05.07.2021 tarihli genel kurul toplantısında 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 620. maddesi kapsamında toplantı ve karar nisabının oluştuğu, keza söz konusu Kanun'un 621. maddesinde daha ağır nisap öngörülen haller kapsamında bulunan esas sermayenin artırımına ilişkin kararın alındığı 06.07.2021 tarihli genel kurul toplantısında yeterli toplantı ve karar nisabının sağlandığı, 15.06.2021 tarihli genel kurulda davalı şirkete müdür belirlenmesi için yeniden seçim yapıldığı, TTK'nın 446. maddesindeki koşulların bulunmadığı, Mahkemece konusunda uzman bilirkişi heyetlerinden aldırılan raporlardaki tespit ve değerlendirmelere göre Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık görülmediği gerekçesi ile başvurunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, davalı şirketin 05.07.2021 tarihli olağan genel kurulda alınan tüm kararlar ile 06.07.2021 tarihli sermaye artırımına ilişkin olağan genel kurul kararının iptali talebine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçe1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin karara yönelik davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.2.Uyuşmazlık 05.07.2021 tarihli olağan genel kurulda alınan tüm kararlar ile 06.07.2021 tarihli sermaye artırımına ilişkin olağan genel kurul kararının iptali veya diğer sakatlık hallerinin bulunup bulunmadığı, buradan varılacak sonuca göre iptallerinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. İlk Derece Mahkemesince şirket müdürünün keyfi davrandığını gösterir ispata elverişli delil bulunmadığı, iddia edilen aykırılıkların kararın iptali için yeterli olmadığı aynı zamanda kanuna da aykırı olması gerektiği, ancak bir aykırılık bulunmadığı, aynı şekilde dürüstlük kuralını da ihlal eder bir hususun bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi tarafından da istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 05.07.2021 tarihli olağan genel kurul toplantı tutanağının 8. maddesinde "şirket müdürlerine 6102 sayılı TTK'nın 626. maddesindeki iznin verilmesi hususu görüşüldü, söz konusu iznin verilmesine/verilmemesine ...'in vekili ...'ın karşı oyuna karşılık oy çokluğu ile karar verildi" şeklinde karar verilmiş olması karşısında müdürün şirket ile işlem yapması konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilip verilmediği hususu anlaşılamadığı gibi limited şirketlerde şirket müdürlerine şirketlerle işlem yapmaya ve rekabet etmeye izin verilmesini düzenleyen TTK'nın 626. maddesinin ikinci fıkrası "Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemiş veya diğer tüm ortaklar yazılı olarak izin vermemişse, müdürler şirketle rekabet oluşturan bir faaliyette bulunamazlar. Şirket sözleşmesi ortakların onayı yerine ortaklar genel kurulunun onay kararını öngörebilir" hükmüne havidir. Bu hükümden anlaşıldığı üzere şirket sözleşmesinden aksi anlaşılmadığı veya diğer tüm ortaklar izin vermedikçe müdürler şirketle rekabet oluşturan faaliyette bulunamazlar. Somut olayda 05.07.2021 tarihli olağan genel kurul toplantı tutanağının 8. maddesinde şirket müdürünün faaliyette bulunmasına dair kararın oy çokluğu ile alındığı hususu da gözetilmek sureti ile Mahkemece şirket ana sözleşmesi varsa tüm tadil metinleri ile getirtilip nisaba ilişkin aksi bir hüküm bulunup bulunmadığı belirlenip sonucuna göre kararın yok hükmünde olup olmadığı değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bu gündem maddesi yönünden de talebin reddine karar verilmesi uygun görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.VI. SONUÇ
: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.