Tapusu iptal edilen ihale konusu arazide iyi niyetle inşa edilen yapı için temliken tescil talebinin Yargıtay tarafından bozularak yeniden değerlendirilmesi.
Özet: İhale yoluyla satın aldığı araziye bina inşa eden bir şirketin, ihalenin iptali sonucu tapu tescilinin elinden alınması üzerine, iyiniyetli olarak gerçekleştirdiği bu yapı için temliken tescil talebiyle açtığı davanın özetidir; alt mahkemelerce tapu kaydındaki şerh nedeniyle iyiniyet koşulunun oluşmadığı gerekçesiyle reddedilen bu talep, Yargıtay tarafından, yapının tapu iptal davası açılmadan ve mülkiyet hakkına dayanarak tamamlandığı vurgusuyla önceki kararların bozulması ve iyiniyetin yeniden değerlendirilmesi gerektiği yönündeki bir süreç olarak ele alınmıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; Balıkesir ili, .... ilçesi, 7 42... parsel sayılı 486,82 m²'lik .... İşletmelerine ait bir kısım ihtiyaç fazlası taşınmazın 12.04.2007 tarihinde yapılan taşınmaz satışı ihalesi sonucunda ... Yönetim Kurulunun 24.05.2007 tarih ve ██████ sayılı kararı ile 19.06.2007 tarihinde 360.000,00 TL bedelle müvekkili şirkete satıldığı ve bu satış doğrultusunda da tapuda müvekkili adına devir işlemleri tamamlandığını ancak, daha sonra davalının ilgili ihalenin dayanağı olan yönetmeliğin iptal edildiğini gerekçe göstererek müvekkili şirket aleyhine Edremit 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde tapu iptali ve tescil davası açtığını, Mahkemenin 20.11.2014 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne dair verilen kararın Yargıtayca onanarak kesinleştiğini, müvekkili şirketin ihale ile araziyi satın aldığını, iyiniyetli olarak arsanın kendisine ait olduğu güvencesiyle kendi malzemesi ile arsa değerinden daha kıymetli olan bir bina inşa ettiğini ileri sürerek müvekkili adına temliken tescil talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevabında; ..... Yönetim Kurulunun 24.05.2007 tarih ve ██████ sayılı kararı ile 19.06.2007 tarihinde 360.000,00 TL bedelle davacıya satılarak tapuda devir işlemlerinin tamamlandığını, taşınmaz satış ihalesinin iptaline karar verildiğini, Danıştay kararı doğrultusunda müvekkil İdarece işlem yapılması gerektiğinden tapu iptali ve tescil davası açıldığını, davanın kabulüne dair verilen kararın Yargıtayca onanarak kesinleştiğini, arsa değerinin yapının değerinden dava fazla olduğu kanısında olduklarını, davacının ihale sonucunda söz konusu taşınmazı satın aldığı ve iyiniyetli olduğu hususunda tereddüt bulunmamakla birlikte, Mahkeme kararı doğrultusunda işlem yapmak zorunda kalan müvekkil İdarenin de iyiniyetli olduğunu, davacının mağduriyetinin müvekkili İdareden kaynaklanmadığından davanın kabulüne karar verilmesi hâlinde, davanın açılmasına müvekkili İdarenin sebebiyet vermediğinden aleyhlerine yargılama gideriyle vekâlet ücretine hükmedilmemesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporuna göre yapının değerinin arsanın değerinden açıkça fazla olduğunu, taşınmazın beyanlar hanesine 18.03.2008 tarihinde "Danıştay 13. Dairesi 18.02.2008 tarih, ████████ sayılı Mahkeme müzekkeresi numaralı davasında davalıdır" şeklinde açıklama şerhin tescil edildiğini, olup şerhin terkin tarihinin ise 01.07.2015 olduğunu, yapının temel tarihinin 28.09.2009, subasman tarihinin 10.10.2009 olup, yapı kullanma izin başvurusunun 25.05.2010 tarihinde gerçekleştiği, arsanın mülkiyeti davacı şirketin de olsa, tapu sicilinin aleniliği ilkesi de gözetilerek taşınmazın beyanlar hanesinde "davalıdır" şehir bulunmasına rağmen, davacı şirket bilerek yahut bilmesi gerekerek davaya konu yapıyı inşa ettiğinden 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 724. maddesinin uygulanabilmesi için gerekli olan iyiniyet koşulunun somut olayda gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 10.02.2023 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmaz üzerindeki yapının yapıldığı tarihte dava konusu taşınmazın tapu kaydının üzerinde satıma esas olan ihalenin ve ihalenin dayanağı olan kanun maddesinin iptali yönünde davanın bulunduğu, yapının yapıldığı andan tamamlandığı ana kadar devam etmesi gereken iyiniyet şartının gerçekleşmediği gözetilerek Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ1. Bölge Adliye Mahkemesinin 10.02.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 28.05.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilâmıyla; davacı tarafın kesinleştirilen ihale sonucu tapuda adına tescil edilen 7 42... parsel sayılı taşınmaza inşaat yapmak üzere gerekli izinleri almak suretiyle mülkiyet hakkına dayalı olarak yapı yaptığı, tapu iptali ve tescil davası açılmadan yapıyı tamamladığı, ihalenin feshine ilişkin dava açılmasının ve taşınmazın beyanlar hanesine 18.03.2008 tarihinde "Danıştay 13. Dairesi 18.02.2008 tarih, ████████ sayılı Mahkeme müzekkeresi numaralı davasında davalıdır" şeklinde açıklama şerhin tescil edilmesinin malikin mülkiyet hakkını sınırlandıran bir husus olmadığı, davacı tarafın iyiniyetli olduğunun kabulü ile diğer koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda bir inceleme yapılmak üzere karar bozulmuştur.2. Üzerine İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilâmı ile davacının iyiniyetli olduğunun kabul edildiği, bilirkişilerce tanzim edilen gerek kök gerekse bozma ilâmı sonrası alınan ek bilirkişi raporundan yapının değerinin arsanın değerinden açıkça fazla olduğu, öte yandan hükme esas alınan ek bilirkişi raporu ile yapının bulunduğu arazi parçası davalı tarafa ait taşınmazın tamamını kapsamakta olduğu, ana taşınmazdan ifrazın gerekmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının ihale sonucunda söz konusu taşınmazı satın aldığı ve iyiniyetli olduğu hususunda tereddüt bulunmamakla birlikte Mahkeme kararı doğrultusunda işlem yapmak zorunda kalan davalı İdarenin de iyiniyetli olduğu, dava açılmasına sebebiyet vermediği nazara alınarak aleyhe yargılama gideriyle vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, temliken tescil istemine ilişkindir.1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,03.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.