Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, marka tescil başvurusunun mevcut markalarla görsel, sesçil ve anlamsal benzerlik nedeniyle reddi kararının iptali davasında ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Davacı tarafından yapılan "...+şekil" ibareli marka başvurusunun, mevcut beş farklı "..." ana unsurlu markayla görsel, sesçil ve anlamsal benzerliği ile ürün ve hizmetlerdeki ayniyet veya tamamlayıcılık nedeniyle mutlak ret kapsamında reddedilmesi üzerine, YIDK kararının iptali ve markanın tescili talebiyle açılan davada; ilk derece mahkemesi, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu ve dosya kapsamını değerlendirerek, başvuru konusu işaret ile redde mesnet markalar arasında tüketicileri yanıltacak derecede benzerlik ve ürün/hizmetler arasında ciddi bağ bulunduğunu, mutlak ret nedeninin aşılmasının mümkün olmadığını tespit ederek, YIDK kararının hukuka uygun olduğuna ve davacının taleplerinin yasal dayanağı bulunmadığına hükmederek davanın reddine karar vermiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No
: ████████ - █████████T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ20.HUKUK DAİRESİESAS NO
: ████████KARAR NO
: █████████ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2017NUMARASI
: ███████ E. - ████████ K.DAVANIN KONUSU
: Başvurunun Reddine Dair YİDK Kararının İptali ve TescilTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen █████/2017 Tarih ve ███████ Esas - ████████ Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, 55 yıldan bu yana Ankara'da ayakkabı üretim ve sıtışı faaliyetinde bulunan müvekkilinin 30.12.2015 tarihinde gerçekleştirdiği 25 ve 35.sınıf ürün ve hizmetleri içeren, "...+ŞEKİL" ibareli, ███████████ sayılı marka başvurusunun Markalar Dairesi tarafından dava dışı şirketlere ait "... OFİS" ibareli, 35.sınıf hizmetleri içeren ███████████ sayılı, "... EV" ibareli, 35.sınıf hizmetleri içeren ███████████ sayılı, "..." ibareli, 18 ve 25.sınıf ürünleri içeren ██████████ sayılı, "..." ibareli, 35.sınıf hizmetleri içeren ██████████ sayılı ve "... ..." ibareli, 18, 25 ve 35.sınıf ürün ve hizmetleri içeren ██████████ sayılı markalar mesnet alınarak 556 sayılı KHK'nın 7/b maddesi uyarınca reddedildiğini, ret kararının kaldırılması amacıyla gerçekleştirdikleri itirazın da YİDK'nin 2016/M-12281 sayılı kararıyla reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, zira müvekkilinin markasının görsel, sesçil ve anlamsal olarak redde mesnet markalarla ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadığını, müvekkilinin anılan işareti kullandığını ve bilinirlik kazandırdığını, Kurum tarafından redde mesnet alınan "...+şekil" ibareli markanın hükümsüzlüğü için ... 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde açtıkları davanın 2016/1 Esas sayılı davanın derdest olduğunu, "... ..." markasının tescilinin tamamlanmadığını, diğer markaların da kapsamlarının farklı olduğunu ileri sürerek, 2016-M- 12281 sayılı YİDK kararının iptaline ve ███████████ sayılı markanın tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili, başvuru konusu "...+ŞEKİL" ibareli işaretle redde mesnet alınan "... OFİS"; "... EV"; "..."; "..." ve "... ..." ibareli markaların "..." esas ve ayırt edici unsurlu olduklarını, diğer unsurlar veya sözcüklerin ilgili sektörler için herkesin kullanımına açık ve tanımlayıcı olduğunu, başvuru ile redde mesnet markaların aynı tür ürün ve hizmetleri içerdiklerini, markalar ve başvuru konusu işaretin görsel, sesçil ve anlamsal olarak bütünü itibarı ile bıraktığı izlenimin ortalama tüketicileri iltibasa düşürebilecek derecede benzer olduklarını, bunun ilk bakışta ve açık olarak görüldüğünü, çünkü başvuru ile redde mesnet markaların "...+ŞEKİL" ve "... OFİS"; "... EV"; "..."; "..." ve "... ..." ibaresi itibariyle dikkat çekici seviyede benzer olduklarını, başvuru ve markalarda yer alan diğer unsurların ve yazım şeklinin kapsamında yer alan ürün ve hizmetler için iki işareti ayırt edilemeyecek derecede benzer olmaktan çıkarmadığını, davacı başvurusunun konusu olan işaretin mutlak ret nedeninden etkilenmeksizin tescilinin mümkün olmadığını, ret kararının hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.,İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, "...+ŞEKİL" ibareli başvuru ile "... OFİS"; "... EV"; "..."; "..." ve "... ..." ibare ve biçimli redde mesnet markalar arasında, ilk bakışta ayırt edilemeyecek kadar benzerlik bulunduğu, başvurunun kapsamında bulunan ve reddedilen ürünlerin tamamının, redde mesnet markaların kapsamında aynen yer aldığı, ürün ve hizmetlerin aynı türden oldukları, zira 35/1-4.sınıf hizmetlerin, 18 ve 25.sınıf ürünlerin redde mesnet markalarda aynen bulunduğu, bunun yanında başvuruda bulunan 18 ve 25.sınıf ürünler için 35/5.sınıftaki mağazacılık hizmetleriyle redde mesnet marka kapsamında olan 18 ve 25.sınıf ürünlerin de birbirini tamamlayan ürün ve hizmetler oldukları, çünkü her ticaret markası taşıyan her ürünün bir hizmet markasının taşıyan işletmede satışa sunulacağı, ikisinin aynı olması halinde ürün ve hizmetin aynı tür sayılmasının zorunlu bulunduğu, işaret üzerinde gerçek hak sahibi olanların ve hatta tanınmış marka sahiplerinin bile 556 sayılı KHK'nın 7/b maddesinde yazılı mutlak ret nedenini aşma olanağının bulunmadığı, başvuru konusu işaretin reddedilen ürün ve hizmetler bakımından hâlen kullanılıyor buna karşın redde mesnet markaların fiilen kullanılmıyor olmasının da başvurunun tesciline olanak sağlamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu marka ile benzer şekil unsuru içeren "...+şekil" ibareli markasının tescili için yaptığı başvurunun reddine dair YİDK kararının iptali için açılan davanın kabulüne karar verildiğini ve bu kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2021 tarih, █████████ Esas, █████████ karar sayılı kararı ile onandığını, her iki davada redde mesnet markaların aynı olduğunu, başvuru markasının redde mesnet markalarla aynı ya da ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.GEREKÇE
: Dava, başvurunun reddine dair YİDK kararının iptali ve tescil istemine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.İşlem dosyasının incelenmesinden; davacının █████/2015 tarihinde ███████████ sayılı "...+şekil" ibareli marka başvurusunda bulunduğu, başvuru kapsamında 25 ve 35..sınıf mal ve hizmetlerin yer aldığı, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından "... OFİS" ibareli, 35.sınıf hizmetleri içeren ███████████ sayılı, "... EV" ibareli, 35.sınıf hizmetleri içeren ███████████ sayılı, "..." ibareli, 18 ve 25.sınıf ürünleri içeren ██████████ sayılı, "..." ibareli, 35.sınıf hizmetleri içeren ██████████ sayılı ve "... ..." ibareli, 18, 25 ve 35.sınıf ürün ve hizmetleri içeren ██████████ sayılı markalara dayalı olarak başvurunun 556 sayılı KHK'nin 7/1-b maddesi uyarınca reddedildiği, davacı tarafından bu karara karşı gerçekleştirilen itirazın YİDK'nin 2016-M-12281 sayılı kararı ile reddine karar verildiği, kararın █████/2016 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, iş bu davanın iki aylık hak düşürücü süre içerisinde █████/2017 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.6769 sayılı SMK'nın geçici 1/1. maddesinde "Bu Kanunun yayımı tarihinden önce Enstitüye yapılmış olan ulusal ve uluslararası marka ve tasarım başvuruları ile coğrafi işaret başvuruları, başvuru tarihinde yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre sonuçlandırılır." hükmü yer aldığından, dava konusu markanın başvuru tarihi dikkate alındığında somut uyuşmazlıkta 556 sayılı KHK hükümlerinin uygulanması gerekecektir.Marka hukukuna hakim olan öncelik ve bir markanın tek bir sahibinin olması gerektiği ilkesi ile 556 sayılı KHK'nın 7/1-b maddesine göre, aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetle ilgili olarak tescil edilmiş veya daha önce tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olan markalar tescil edilemez. Burada bahsedilen ayniyet olgusuyla bir markanın tamamen taklit edilmesi, ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olgusuyla ise başvuruya konu markanın tescilli markanın birebir aynısı olmamakla birlikte ilk bakışta farkedilemeyecek derecede aynı olan ve bu hususun ispatı dahi gerek duyulmadan ancak dikkatli inceleme sonucu farkın anlaşılabileceği ibare ve şekilleri taşıyan işaretler kastedilmektedir.Buna göre, 556 sayılı KHK'nın 7/1-b maddesi hükmü uyarınca, ... tarafından re'sen uygulanacak mutlak ret nedeni kapsamında bir marka başvurusunun reddedilebilmesi için, başvuru konusu işaretle önceki tarihte tescil edilen veya tescil başvurusu yapılan markaların hem emtia listelerinin aynı veya aynı tür mal ve hizmetleri kapsaması hem de marka işaretlerinin aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması gerekir. Anılan hüküm, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi hükmünden farklı olarak, ayırt edilemeyecek kadar benzer olmayı aramaktadır. Yine 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi hükmünden farklı olarak 556 sayılı KHK'nın 7/1-b maddesi hükmünde, "markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali"nden ayrıca söz edilmemiştir. Bu durumda, 556 sayılı KHK'nın 7/1-b maddesi hükmünün uygulanabilmesi için markalar arasındaki benzerliğin, iltibasa yol açacağının ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olması gerekir.Somut uyuşmazlıkta, dava konusu marka ile redde mesnet markaların düzenlenme biçimleri, yazım tarzları ve dava konusu başvuruda yer verilen "... ve şekil unsuru dikkate alındığında, başvuru konusu işaret ile redde mesnet markalar arasında aynılık ya da ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunmadığı, dava konusu başvuruya 556 sayılı KHK'nın 7/1-b maddesi anlamında yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, zira bu maddeye göre benzerlik olgusunun dar yorumlanmasının gerektiği, başvuru markası ile redde mesnet markalar arasında "..." ibaresinin ortaklığından kaynaklanan sesçil ve anlamsal bir benzerlik olmasına rağmen, dava konusu başvurunun içerdiği "... ve şekil unsuru ile karşılaştırılan markaların bütünsel tertip tarzları itibariyle, ilk bakışta ayırt edilemeyecek ve başka bir araştırma yapılmasını gereksiz kılacak derecede benzerlikten söz edilmesinin mümkün olmadığı kanaatine varıldığından, 556 sayılı KHK'nın 7/1-b maddesine dayalı mutlak tescil engelinin bulunmadığı kabul edilmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2021 tarih, █████████ Esas, █████████ karar sayılı kararı da bu yöndedir.Dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında 556 sayılı KHK'nin 7/1-b maddesi anlamında aynılık ya da ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olup olmadığının, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan, Dairemizce bir bilirkişi incelemesine ihtiyaç duyulmamıştır. Öte yandan marka işaretleri KHK'nın 7/1-b maddesi anlamında benzer bulunmadığından, kapsamlarındaki emtialar yönünden karşılaştırma yapılmasına da gerek görülmemiştir.Davacı vekili, YİDK kararının iptali ile birlikte, dava konusu marka başvurusunun tesciline karar verilmesini de istemiştir. Ancak tescil işlemi idari nitelikte bir işlem olup Kurul kararının kabulüne bağlı doğal bir sonuçtur. Yine davacının tescil istemi ayrı bir dava olarak değerlendirilemez. Bu nedenledir ki, açılan davada iki ayrı talebin olduğu ve başvurunun tescili isteminin reddedildiği gerekçesiyle davalı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemez. Hal böyle olunca, Dairemizce davacının başvurunun tescili talebinin reddine karar verilmiş, ancak bu nedenle davalı yararına yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Yargıtay'ın emsal uygulaması da bu yöndedir (Yargıtay HGK'nın 22.03.2017 gün ve ███████-78 E.-521 K. sayılı kararı)Yukarıda açıklanan nedenlerle dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında 556 sayılı KHK'nin 7/1-b maddesi anlamında benzerlik olmadığı, dolayısıyla dava konusu YİDK kararının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2 maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin █████/2017 gün ve ███████ Esas - ████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,2-Davanın KABULÜ ile TÜRKPATENT YİDK'nin █████/2016 tarih, 2016-M-12281 sayılı kararının İPTALİNE,3-İdari nitelikte bir işlem olduğundan, dava konusu başvurunun TESCİLİ İSTEMİNİN REDDİNE,4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 31,40-TL harcın mahsubu ile kalan 584,00-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,5-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 55.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Yargıtay HGK'nin 22.03.2017 tarih, ███████-521 E.,K. sayılı ilamında açıklandığı üzere tescil işleminin devamına yönelik talep ayrı bir dava olmadığından, bu talebin reddi nedeniyle davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 77,00-TL tebligat ve posta gideri, istinaf aşamasında yapılan 306,00-TL tebligat ve posta ücreti, 1.683,10-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 2.066,10-TL yargılama giderine, 31,40-TL peşin harç, 31,40-TL başvurma harcı eklenerek oluşan toplam 2.128,90-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,9-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),10-Davacıdan peşin olarak alınan 615,40-TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,11-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair,dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile █████/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH
:█████/2025BaşkanÜyeÜyeKatipBu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.