İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, kazı çalışmaları sırasında davacı şirkete ait yer altı tesisine verilen zarardan kaynaklanan itirazın iptali davasında, zararın tazmini ve altyapının yönetmeliğe uygunluğu tartışmaları.
Özet: Davacı şirket, davalı iki firmanın kazı çalışmaları esnasında gerekli özeni göstermeyerek yeraltı tesisine verdiği zararın tazmini için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini istemiş; davalılar ise oluşan zarardan kendilerinin sorumlu olmadığını, davacının yeraltı tesisatını mevzuata uygun şekilde işaretlemeyerek kendi kusuruyla zarara sebebiyet verdiğini savunarak, haksız fiil şartlarının oluşmadığını ileri sürmüşlerdir.

T.C.
İSTANBUL10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davalı borçlular tarafından █████/2023 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü sorumluluk sahasında bulunan "..." adresinde yapılan kazı çalışması esnasında davalı tarafça gereken dikkat ve özenin gösterilmemiş olması sebebiyle müvekkil şirkete ait yer altı tesisine zarar verildiğinin tespit edildiğini, davalılar tarafınca hasardan doğan bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlular aleyhine, hasar tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz dahil 6.058,96-TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatılmış ve borçluya ... ödeme emri gönderildiğini, davalı tarafları ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz ettiklerini, borçlunun itirazında takibe ve takibe konu borca itiraz etmiş olup takibin durdurulmasını talep ettiğini, takibin durması akabinde Arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşmanın sağlanamadığını, borçlunun itirazı haksız ve dayanaksız olduğunu, icra takibine konu olan alacak, davalının kusurlu bir şekilde yürüttüğü kazı çalışmaları sebebiyle uğranılan maddi zararlardan ibaret hasar bedeli olup zarar veren davalının bedelden sorumlu olduğunun şüphesiz olduğunu, meydana gelen dağıtım tesisi hasarı ve enerji kesintisi müvekkil şirketin yüklenici şirketi tarafından giderilmiş olup işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj, işçilik bedelleri ile hasardan kaynaklanan diğer kayıplar müvekkil şirketin maddi zararına sebebiyet verdiğini, davacı şirket tesislerine hasar verilmiş olup söz konusu zarar verici eylemin niteliği itibariyle haksız fiil teşkil etmesi ve haksız fiilden doğan davalarda "zarar görenin yerleşim yeri" icra daireleri ve mahkemelerinin de yetkisinin bulunması dolayısıyla zarar gören müvekkil şirketin yerleşim yerinin tabi olduğu İstanbul Adliyesinin icra daireleri ve mahkemeleri İİK 50. maddesinin atfı ve HMK'nın 16. maddesi gereği yetkili olduğunu belirterek davalı/borçlular tarafından ... 28. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan haksız ve yersiz itirazın iptali ile takibin devamına davalılar aleyhine hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalılar ... Şirketi ve ...Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız fiilden mütevellit zararların tazminini düzenleyen 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 49. Maddesine göre, zararın tazmini için kusur-zarar-illiyet bağı şartlarının oluşmadığını, aynı kanunun 50. Maddesine göre davacı "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." dava konusu hasar iddiasına bağlı tazminat talebi hukuka uygun olmadığını, dava konusu hasarın meydana gelmesinde davacıya ait altyapı tesislerinin, projesine ve yapı tekniğine uygun bir biçimde döşenip döşenmediği araştırılarak, gerekirse projelerinin de getirtilerek yerinde kazı yapılmak suretiyle incelenmesi gerektiğini, ancak bu husus açıklığa kavuştuktan sonra hakkaniyete uygun bir sonuca varabilmek mümkün olacağını, davacı ...A.Ş.’nin söz konusu hasarın meydana gelmesinde kusurlu olduğu ve yasanın emredici hükmüne rağmen mevcut tesisatını yasada belirlenen şekilde döşemediği, bu nedenle zaman zaman tesisatlarına zarar verilmesine kendi eylem ve kusuru ile sebebiyet verdiğinin anlaşıldığını, söz konusu adreste, davacıya ait tesis ve kabloların ilgili yönetmeliğin emredici hükmü ve diğer hükümlerine uygun olarak imal edilmediği ortaya çıkmakta olduğunu, Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği’nin “Kablolar” başlıklı 58. maddesinin (e) bendinde, “Kablo yerlerinin işaretlenmesi: Kablo tesisleri bulunan kuruluşlar, bunların yerlerini tam olarak işaretleyerek bu kabloların geçiş güzergahlarını gösteren planları, belediye ve mücavir alan sınırları içinde ilgili belediyelere, diğer yerlerde de ilgili mülki idare amirliklerine vermelidir. Yer altı kablo güzergahları kaplamasız yerlerde işaretli beton kazıklarla, kaplamalı yerlerde oyulmuş işaretlerle belirtilmelidir. Şöyle ki güzergahı görünmeyen kablolar (mesela hendek içindekiler), kablo güzergahı ve niteliği anlaşılacak şekilde işaretlenmelidir. Bu çerçevede düz güzergah maksimum 100 m'de bir, ek ve branşman yerleri dönüş noktaları vb. yanılgıyı önleyecek şekilde işaretlenmelidir. Bu işaretler yerine göre beton kazık, pirinç veya döküm levha yada kaldırım kaplamasında oyulmak suretiyle yapılmalıdır.” şeklinde düzenlendiğini, Elektrik kuvvetli akım tesislerinin kurulmasının, işletilmesinin ve bakımının can (insan hayatı) ve mal emniyeti bakımından güvenlikle yapılmasına ilişkin olarak 30.11.2000 tarihli ve 24246 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği’nin “Kablolar” başlıklı 58. maddesinin (e) bendi uygulaması emredici yasa hükmü niteliğinde olduğunu, ... Kablo Tesis Teknik Şartnamesinde; ... proje ve Tesis Daire Başkanlığının "Elektrik Dağıtım Şebekeleri Enerji Kabloları Montaj Usul ve Esaslarında standart kablo kanalının dilekçede resmedilen şekilde yer altı kablo açılarak kabloların döşenmesi gerektiğini, standart kablo kanalının derinliği 80 cm olup, dip genişliği 40 cm, ağız genişliği ise 60 cm olması gerektiğini, hasarın oluştuğu iddia edilen olayda bu şartlar yerine getirilip getirilmediğinin araştırılması gerektiğini, ... Kablo Tesis Şartnamesinde, "kablo kanalın açılması, kanal dibine kum serilmesi, kablonun üzerine kum serilmesi, kumun üzerine tuğla yerleştirilmesi, üzerine tuvanen malzemenin doldurulması, ikaz bandının serilmesi, zeminin eski haline getirilmesi" hükmünün bulunduğunu, davacı tarafından yeraltına döşenen kablolar bu usule göre yani ... şartnamesine uygun döşenmemişse hasarın oluşmasında davalıların kusurundan bahsedilemeyeceğini, davacının kendi kusurlu davranışından dolayı müvekkil idareyi sorumlu tutmasının haksız, hukuksuz ve adaletsiz olduğunu, tazminat sorumluluğunun doğması için, tazminat talep edilenin, zarara neden olayda kusurunun olması gerektiğini, davacı tarafın, elektrik kablosu döşeme işinin, mevzuata uygun olup olmadığının araştırılmasını talep ettiklerini, Borçlar Kanununun 52. maddesi uyarınca tazminat isteminin reddine karar verilmesini talep ettiklerini, talep edilen miktarın rayice ve gerçekliğe uygunluğu şaibelidir. Tüm bu yönlerle de bedele ayrıca itiraz ettiklerini, tek taraflı olarak tutulmuş hasar tutanaklarını ve oluşturulmuş hasar hesabını kabul etmelerinin mümkün olmadığını, davacı şirketin talep ettiği eşik kesinti süresi aşım bedeli diye adlandırdığı bedeli talep edemeyeceğini, Elektrik dağıtımı ve perakende satışına ilişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliğine göre, abonelerin, yıllık eşik değerlerin aşılmasında veya günlük süreleri aşan kesintilerde dağıtım şirketi tarafından ilgili kullanıcıya tazminat ödenmesi gerektiğini, yani , sözü geçen yönetmelik, davacı şirketin abonelere tazminat ödemesine ilişkin olduğunu, bu nedenle, davacı şirketin Eşik kesinti süresi aşım bedelini davalılardan talep edebilmesi için sözü geçen bedeli ilgili kullanıcılara ödediğini somut belgelerle kanıtlaması gerektiğini, dosyada bu konuda bilgi ve belgenin olmadığını, bundan dolayı, davacı şirket eşik kesinti süresi aşım bedelini talep edemeyeceğini, davacı şirketin talep ettiği dağıtılamayan enerji bedeli: Davacı şirket Dağıtılamayan Enerji Bedeli adı altında bedel hesaplamış ve talep etmekte olduklarını ancak Elektrik Dağıtımı ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliğine 16. Maddesi kesintiler için sınır değerler aşıldığında dağıtım şirketinin kullanıcıya tazminat ödemesine ilişkin olduğunu, bu nedenle davacı şirketin dağıtılamayan enerji bedeli diye adlandırdığı bedeli talep edemeyeceğini, davacı şirketin kendi çalıştırdığı işçilerine ve araç sürücülerine ödendiği ücreti ve araç yakıt giderleri ve genel giderlerinin de idareden isteyemeyeceğini belirterek davanın reddine, masraf, vekalet ücreti ile kötü niyet tazminatının davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; görev, husumet, zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden itirazları bulunduğunu, haksız fiilden mütevellit zararların tazminini düzenleyen B.K m.49e göre zararın tazmini için kusur-zarar-illiyet bağı şartlarının oluşmadığını, dava konusu hasar iddiasına bağlı tazminat talebinin muhatabı davalı idareleri olmadığını, idarenin eylem ve işlemlerinden doğan bir zarar yoktur, hukuken sorumluluğunun da bulunmadığını, dava konusu hasarın meydana gelmesinde davacının karşılıklı kusur durumunun da araştırılması gerektiğini, davacıya ait altyapı tesislerinin, projesine ve yapı tekniğine uygun bir biçimde döşenip döşenmediği araştırılarak, gerekirse projelerinin de getirtilerek yerinde kazı yapılmak suretiyle incelenmesi gerektiğini ancak bu husus açıklığa kavuştuktan sonra hakkaniyete uygun bir sonuca varabilmenin mümkün olacağını, davanın konusu hasar olup hasar da haksız fiil olarak nitelendirildiğini, haksız fiilden kaynaklanan davalarda ise ancak yasal faiz istenebildiğini, bu nedenle davacının faiz talebini de kabul etmelerinin mümkün olmadığını, davacı şirkete yazı yazılarak söz konusu adresteki tesisatlarının yönetmeliğe uygun olup olmadığının tespiti için gerekli plan proje harita diğer tüm tesisat bilgilerinin istenilmesine karar verilmesini talep ettiklerini belirterek öncelikle davanın husumetten, yersiz ve mesnetsiz davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER VE GEREKÇE
:Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ... 28. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosya UYAP sureti dosyamız içerisine alınmıştır.... 28. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; ... tarafından davalılar aleyhine 5.394,85 TL hasar bedeli ve 664,11 TL faiz olmak üzere toplam 6.058,96 TL üzerinden takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu işbu itirazın iptali davasının yasal hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Dava, Uyuşmazlığın davalı şirket tarafından yapılan çalışma sırasında davacının enerji dağıtım alt yapısına hasar verildiği iddiasına dayanılan tazminat alacağının tahsiline ilişkin takibe vaki itirazın iptaline ilişkin olduğu anlaşılmıştır.Yapılan yargılama, tarafların iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;Davalı tarafın hak düşürücü süreye yönelik itirazının, ödeme emrinin davalılara 29.12.2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafça takip dosyasına 03.01.2024 tarihinde itirazda bulunulmuş olması ve söz konusu itiraz dilekçesi ve durdurma kararının davacı tarafa tebliğ edilmemiş olduğu ve davanın yasal hak düşürücü süre içerisinde açıldığından davalı tarafın hak düşürücü süreye yönelik talebinin reddine,Davalı tarafça süresi dahilinde yapılan zamanaşımı definin olay ve icra takip tarihi arasındaki süreyle genel zamanaşımı dikkate alınarak tazmin talebinin süresinde yapıldığının tespitiyle zamanaşımı definin reddine karar verildi.Davalı vekilince görev itirazında bulunulmuş ise de tarafların tacir olması ve uyuşmazlığa konu edilen hususun .... adına yapılan kazı çalışmaları sırasında davacıya ait tesisata zarar verildiği iddiasına dayalı maddi tazminat talebine dayanmasından dolayı 6102 sayılı TTK'nın 4/1 ve 5/1 maddeleri uyarınca davalı tarafın görev itirazının reddine karar verilmiştir.Somut olayda davalı tarafından yapılan çalışmalar esnasında davacıya ait yer altı kablo hattının hasara uğradığı dosya kapsamına göre sabittir. Türk Borçlar Kanunu 49/1. maddesi “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.”Davalı ...'nin meydana gelen zarar sebebiyle 3. şahıslara karşı asıl işveren sıfatıyla sorumlu tutulması gerektiği esas olup, TBK'nın 66. maddesi gereğince “adam çalıştıran” sıfatıyla olmak üzere sorumlu olacağı, taraflar arasındaki sözleşmenin bunun aksine olan ve iç ilişkiyi düzenleyen hükümlerinin zarar gören üçüncü kişilere karşı öne sürülmesinin mümkün olmadığı, davalıların meydana gelen zarar bedelinden müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları anlaşılmıştır. Dosya kapsamı itibari ile yapılan incelemede; davacıya ait alt yapı tesislerinin standartlar çerçevesinde tesis edildiği, hasara uğrayan yer altı kablosunun ancak bir iş makinesi ile kopartılabileceği, hasara çalışma yapan operatörün tedbirsizliği ve dikkatsizliği nedeniyle sebebiyet verdiği tespit edilmiştir. Hasara uğrayan kablonun onarımı davacı çalışanlarınca ilave kablo ve ek malzemesi kullanılarak giderilmiştir. (Yargıtay 3. Hukuk dairesinin E.... ve K....sayılı █████/2007 tarihli içtihatı gereği davalıların hasardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaları gerektiği, emsal nitelikte bkz. İst.BAM 4 HD ... E ... K sayılı kararı).TBK.m.49 uyarınca kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Madde 50 uyarınca zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur.Yine ispat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.Davacı ... tarafından ...'ye davaya konu adreste meydana gelen hasara ait 5.394,85 TL'nin taraflarına tebliğinden 15 gün içerisinde belirttikleri İBAN hesabına yatırılması gerektiği aksi takdirde yasal yollarla tahsiline gidileceği ilişkin talep yazısı yazıldığı anlaşılmıştır.Davacı vekilinin █████/2025 tarihli dilekçesiyle davaya konu alacak miktarının davalılardan ... Şti. Tarafından ödenmesi sebebiyle davanın konusuz kalmasına ilişkin karar verilmesini talep ettiği, mahkememiz █████/2025 tarihli ara kararı ile davalı vekillerine vekalet ücreti ve yargılama giderleri hususunda beyanda bulunmak, davacı vekiline belirttiği ödemelere ilişkin makbuz ve bilgi ve belgeleri sunmak üzere süre verildiği, davacı vekili █████/2025 tarihli beyan dilekçesi ile taraflar lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesine karar verilmesini talepte bulunduğu anlaşılmıştır.6100 sayılı HMK'nın 331. maddesine göre davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi durumunda, davanın açıldığı tarih itibari ile haklılık durumuna bakarak yargılama masraflarının haksız çıkan tarafa yüklenmesi düzenlenmiştir. Davacı vekili tarafından dava konusu borcun haricen tahsille ödenmesi nedeniyle davanın konusuz kaldığı bildirilmiş, ödeme dekontu dosyaya ibraz edilmiş, vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden taleplerinin bulunmamakta olduğunu belirterek karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiğini ve icra inkar tazminatı talebinde bulunduğu beyan edilmiş olup, yargılama aşamasında mahkememizdeki işbu davaya konu edilen alacak talebi ile ilgili olarak davalı tarafın █████/2025 tarihinde ödeme yaptığı, dava tarihinden sonra yapılan ödeme ile takip konusu borcun ödendiği ve davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla konusu kalmayan dava hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir. Öte yandan, İİK 67/2 maddesinde "...borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmü bulunmakla birlikte somut olay bakımından her ne kadar davalı tarafça davaya konu borç dava tarihinden sonra davalılarca ihtirazi kayıt konularak ödenmiş ise de; davalının hasardan sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, bulunduğunun tespiti halinde zarar kalemleri ve miktarlarının tespitinin yargılamayı gerektirdiği ve bu hali ile davalının itirazında itiraz anında haksız olmadığı ve alacağın likit olmadığı dikkate alınarak şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;1-)Dava konusuz kaldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,2-)Alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,3-)Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 615,40 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,4-)Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-)Talep edilmediğinden davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,6-)Davalılar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davalılardan müteselsilen alınarak Hazine adına gelir kaydına,7-)Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,Dair miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı okunup usulüne uygun anlatıldı.█████/2025Katip¸e-imzalıdırHakim¸e-imzalıdır