Danıştay 5. Dairesi, 679 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan davacının Bylock delili, adil yargılanma ve hukuki belirlilik ihlali iddialarıyla yaptığı temyiz başvurusunu reddederek alt mahkeme kararını onadı.
Özet: 679 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan davacının göreve iade talebinin reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davanın idare mahkemesince reddi ve bu karara karşı yaptığı istinaf başvurusunun da bölge idare mahkemesince reddi üzerine, hakkında tesis edilen kamu görevinden çıkarma işleminin olağanüstü halin bitiminden sonra tesis edildiği, bylock verisinin hukuka aykırı olduğu, adil yargılanma hakkı, hukuki belirlilik ve non bis in idem ilkeleri gibi anayasal haklarının ihlal edildiği iddialarıyla yaptığı temyiz başvurusu Danıştay tarafından incelenerek bölge idare mahkemesinin kararı hukuka ve usule uygun bulunmuş, temyiz istemi reddedilerek kamu görevinden çıkarma işleminin dayanağı olan ret kararı kesin olarak onanmıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No
: █████████Karar No
: ██████████Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı)
: ...Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARAVekili
: Av. ...İstemin Özeti
: 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında tesis edilen kamu görevinden çıkarma işleminin olağanüstü halin bitiminden sonra tesis edildiği, söz konusu tedbirin olağanüstü halin gerektirdiği ölçüde uygulanabileceği, adil yargılanma hakkının, hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerinin, temel hak ve hürriyetlerinin sınırlanmasına ilişkin anayasal sınırların aşıldığı, hakkındaki ByLock verisinin hukuka aykırı yöntemle elde edilmiş delil niteliğinde olduğu, çekişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkelerinin, hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kamu görevinden çıkarılma tarihinden çok sonra verildiği, dava konusu işlemin non bis in idem ilkesine aykırılık teşkil ettiği, masumiyet karinesinin gerekçeli karar hakkının, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği kuralının ihlal edildiği, kamu görevinden çıkarılmaya dayanak alınan fiillerin örgütün terör örgütü olarak ilan edildiği tarihten sonrasına ilişkin olması gerektiğinden dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.Davalı İdarenin Savunmasının Özeti
: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi
: ...Düşüncesi
: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.