3. Ceza Dairesinden ByLock ve dijital delillerin yetersiz incelenmesi nedeniyle silahlı terör örgütü üyeliği mahkûmiyetinin bozulması kararı.
Özet: Yargıtay, sanık hakkında silahlı terör örgütü üyeliği suçundan verilen mahkûmiyet kararını, ByLock kullanımına dair teknik verilerin yetersizliği, yeni elde edilen dijital delillerin ve ilgili kişilerin tanıklıklarının detaylı bir şekilde araştırılıp değerlendirilmemesi, UYAP sistemindeki muhtemel bilgilerin sorgulanmaması gibi eksik soruşturma nedenleri ve hüküm tesisindeki yasal madde uygulama hataları nedeniyle hukuka aykırı bularak bozmuştur.
3. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
:Ceza Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.
SUÇ
: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM
: TCK’nın 314/2; 3713 sayılı Kanun’un 5/1; TCK’nın 62/1, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Düzeltilerek onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, ███████-956 esas ve ████████ sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağının kabul edildiği, ancak kullanım olmaksızın ByLock yüklenmesinin atılı suçun sübutu için yeterli olmayacağı gözetilmekle;
ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının yeniden getirtilmesi ile; varsa ekleyen, eklenen ve aynı grupta yer alan kişilerin, sanık ile irtibatlı olup olmadığı, bu kişiler hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örneklerinin getirtilerek incelenmesi ve 5271 sayılı Kanun’un 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafiine diyeceklerinin sorulması, ekli kişilerin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılıp sanık ve müdafiinin huzurunda veya SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenmelerinin sağlanması,
2. Temyiz kanun yolu aşamasında dosyaya gelen, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 20.01.2021 tarih ve █████████ karar sayılı KYOK ve ekleri ile Ankara İl Emniyet Müdürlüğünün 30.07.2025 tarihli yazısı ekinde gönderilen güncel veri inceleme raporunun duruşmada sanık ve müdafiine okunması, KYOK ekinde yer alan başka dosya sanığı ... İ'den ele geçirilen dijital materyaller üzerinde yapılan incelemede, ... İ'nin telefonunda gizliliği sağlamak için örgüt mensuplarınca kullanılan .... isimli uygulamanın yüklü olduğu, kişi listesinde sanığın da ekli olduğunun tespit edilmiş olması karşısında, ... İ'nin aşamalardaki ifade örneklerinin getirtilerek incelenmesi, gerektiğinde sanık ve müdafiinin huzurunda veya 5271 sayılı Kanun’un 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle tanık olarak dinlenmesinin sağlanması,
3. UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasından araştırma yapılıp sanık hakkında herhangi bir beyan olup olmadığının saptanması, bulunması halinde bilgi ve belgelerin onaylı örneklerinin dosya içerisine getirtilmesi sonrasında ilgili şahısların tanık sıfatıyla doğrudan aleni duruşmada sanık ve müdafiinin huzurunda veya 5271 sayılı Kanun’un 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenmelerinin sağlanması ile, tüm delillerin CMK'nın 217. maddesi gereğince duruşmada okunup tartışılması neticesinde sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yetersiz belgelere dayanılarak eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
4. Kabul ve uygulamaya göre de;
a. Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında doğrudan ve yalnızca 5237 sayılı Kanun'un 58/9. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, uygulama maddesi olarak aynı Kanun'un 58/7. maddesinin de delalet maddesi olarak gösterilmesi,
b. Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen cezanın 3713 sayılı Kanun'un 5. maddesi ile artırılması sırasında artırım oranının doğru uygulanmasına karşın uygulanan kanun maddesinin aynı Kanun'un 5/1. maddesi olarak gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı, sanık müdafiinin temyiz talebi bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi uyarınca Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!