Orman kadastro sınırları içindeki taşınmazın tapu iptali ve orman vasfıyla Hazine adına tescili ile kadastroya itiraz davası Yargıtayda inceleniyor.
Özet: Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil ile orman kadastrosuna itiraz davasında, ilk derece mahkemesi, belirli bir taşınmazın orman tahdit sınırları içinde kalan kısmının davalı adına olan tapusunu iptal ederek orman vasfıyla hazine adına tesciline karar vermiş; iptal edilen bu kısım için davalıya hazine tarafından bedel ödenmesini hükme bağlamış, orman idaresi aleyhindeki talepleri reddetmiştir. Kararın hem davacı hem de davalı vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tüm başvuruları esastan reddederek ilk derece mahkemesi hükmünü onamıştır.

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, Orman Kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Kararın davacı ... vekili ile davalı/karşı davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili ile davalı/karşı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:K ... R ... RKadastro sonucunda; ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 37... parsel sayılı ....880,05 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tarla vasfıyla 01.05.1991 tarih ve 1 sayılı tapu kaydı nedeniyle davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir.Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede ilk olarak 02.12.1949 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 3116 sayılı Kanun'... göre Orman Kadastrosu yapılmış, daha sonra 1979 yılında 6831 sayılı Orman Kanunu ve 1744 sayılı Kanun'un .... madde uygulaması yapılmış, akabinde 22.11.2011 tarihinde işe başlanarak sonuçları 01.11.2012 tarihinde ilan edilen 6831 sayılı Kanun gereği orman sınırlaması yapılmıştır.Davacı ... İdaresi dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın bir kısmının orman tahdit sınırları içinde kaldığını ve halen eylemli durumu itibari ile orman niteliğine haiz olduğunu öne sürerek, davalı adına kayıtlı tapunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına kayıt ve tesciline, tapu kaydındaki tüm kişi ve kurumlar lehine şerhlerin terkinine karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen dosyanın davacısı ... dava dilekçesinde özetle, taşınmazın orman ile herhangi bir bağı kalmadığını, aksi kabul edilse dahi .../... gereğine aykırı olarak tespit yapıldığını, yine ikinci kadastronun tüm sonuçları ile hükümsüz olduğunu öne sürerek dava konusu 1 37... parsel sayılı ....800,00 m² yüzölçümlü taşınmazın bir kısmının orman tahdit sınırları içinde kaldığına dair 56 no.lu Orman Kadastro Komisyon tespit ve tescilinin iptali ile taşınmazın eski tespit gibi tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı ... vekili 13.07.2015 tarihinde; davalarını kısmen ıslah ettiklerini bildirerek talebinin reddi halinde, 03.03.2015 tarihli raporda öğrenmiş oldukları gerçek durum nedeniyle Mahkemece tapu iptaline karar verilecek kısmının şimdilik 1.000,00 TL bedelden davacının tapuya güven ilkesi gereğince taşınmazın keşif tarihindeki bedelinin tespiti ile davalıdan tahsiline; ayrıca tapu iptali halinde bilirkişi raporunda belirtilen orman vasfını yitirip 3302 sayılı Kanun kapsamında Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan .../... alanın tapusunun beyanlar hanesinde kullanıcı ve tasarruf sahibi olarak davacının adının şerh düşülmesine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "1 37... parsel sayılı taşınmazın; kesinleşen orman tahdidine göre (...) ve (...) rumuzu ile gösterilen bölümlerin orman tahdit sınırları içerisinde kaldığı, orman sayılan (...) rumuzlu ...... lik kısmının ve (...) rumuzlu ...... lik kısmı olmak üzere toplam 29, 46... lik kısmının dava tarihi ile değerininin 963,05 TL olduğu, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 3402 sayılı Kanun uyarınca kullanım kadastrosu yapılmadığı ve kullanım kadastro tutanağı düzenlenmediği, idareyi zorlayıcı nitelikte ve onun yerine geçecek şekilde karar verilemeyeceği, Orman İdaresinin ise pasif husumet ehliyeti bulunmadığı" gerekçeleriyle asıl davanın kabulüne; dava konusu 1 37... parsel sayılı taşınmazın 12.05.2018 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (...) harfi ile gösterilen ...,00 m² 'lik kısmı ile (...) harfi ile gösterilen 4.46 m² lik kısmının davalı adına olan tapu kaydının iptali ile iptal edilen kısımların aynı adanın devam eden parsel numaralarında orman vasfı ile Hazine adına kayıt ve tesciline, taşınmazın iptaline karar verilen kısımlarının tapu kaydı üzerinde 3. kişiler ve kurumlar lehine olan takyidatların kaldırılmasına, birleşen davanın Hazine yönünden kısmen kabulüne; dava konusu 1 37... parsel sayılı taşınmazın 12.05.2018 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (...) ve (...) harfleri ile gösterilen toplam 29.46 m² lik kısmının değeri olan 963,05 TL nin birleşen dosya davalısı Hazineden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin davacı taleplerinin reddine, birleşen davada davalı ... İdaresi aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın orman niteliğinde olduğunu, pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın kendileri açısından reddinin gerektiğini, kamu malı olan taşınmazların özel mülkiyete konu olamayacak olmasına göre mülkiyet hakkına dayalı tazminat isteminin hukuki dayanağının bulunmadığını, davanın hak düşürücü zamanaşımı sebebiyle reddi gerektiğini, bilirkişi raporlarının eksik ve hatalı olduğunu, bilirkişi raporuna itirazların dikkate alınmadığını öne sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Birleşen dosya davacısı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, taşınmazın tapuya güven ilkesi çerçevesinde satın alındığını, iyi niyetli malik olunduğunu, çelişkili, eksik ve hatalı bilirkişi raporlarına itibar edilerek karar verildiğini öne sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; " (...) ve (...) harfleri ile gösterilen bölümlerin tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline ve de tazminat bedeline dair hükmün esas sayılı dosyada davalı-birleşen dosyada davacı ... tarafından istinaf edilmemekle adı geçen taraf aleyhine usuli kazanılmış hakkın doğmuş bulunmasına, (C) harfi ile gösterilen bölüm yönüyle yörede Ek-4 kullanım kadastrosu yapılmadığından idareyi zorlayıcı nitelikte dava açmanın mümkün olmamasına, birleşen dosyada yer alan tazminat istemi yönünden Türk Medeni Kanunu'nun 1007. maddesi gereği husumetin Hazineye yöneltilmesi zorunlu ve yeterli olup bu talep yönüyle Orman İdaresi husumet yöneltilmesinin mümkün olmamasına ve belirlenen tazminat bedeli yönünden usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmamasına göre yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı" belirtilerek, birleşen dosya davacısı ... vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-....1 maddesi gereği ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.Davalı karşı davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekili ve davalı karşı davacı ... vekillinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.S O N U Ç
: Yukarıda açıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davalı/karşı davacı ...'den alınmasına,Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.