İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, kira sözleşmesinden kaynaklanan teminat mektubu alacak davasını görevsizlik nedeniyle Sulh Hukuk Mahkemesine sevk etti.
Özet: Bir şirketin, kira sözleşmesi kapsamında davalıya verdiği ve davalı tarafından haksız yere paraya çevrilerek sebepsiz zenginleşmeye yol açtığı iddia edilen teminat mektubu bedelinin iadesi ile kur farkı ve değer kaybı zararlarının tazminini talep ettiği alacak davasında, mahkeme, uyuşmazlığın özü itibarıyla kira ilişkisinden kaynaklandığını tespit ederek, Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca davanın Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: █████████ Esas
KARAR NO
: █████████
DAVA
: Alacak (Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı şirketin, davalıya ait AVM’de bulunan taşınmaz için kira sözleşmesi kapsamında 10.000 EUR bedelli teminat mektubunu davalıya teslim ettiğini, teminatın verildiği tarihte, fiilen kullanılan teminat tutarının yaklaşık 7.000 EUR civarında olduğu, kalan kısmın fazla teminat niteliğinde olduğu ve iade edilmesi gerektiği, kiralananın başından itibaren ayıplı teslim edildiği, bu nedenle taraflar arasında ciddi bir uyuşmazlık bulunduğu ve konuya ilişkin yargısal süreçlerin devam ettiği sırada; davalı, herhangi bir kesinleşmiş mahkeme kararı olmaksızın teminat mektubunun paraya çevrilmesini sağladığını, banka teminat mektuplarının ilk talepte ödeme niteliğine rağmen, temel kira ilişkisinde uyuşmazlık devam ederken yapılmış olduğu, dürüstlük kuralına ve hakkın kötüye kullanılmaması ilkesine açıkça aykırı olduğu, Yargıtay uygulamasında, uyuşmazlık varken teminatın zarardan fazla veya amaç dışı kullanımının sebepsiz zenginleşme olarak kabul edildiğini, banka kayıtları ve dekontlardan açıkça görüleceği 01.07.2024 tarihinde teminat mektubunun işlemden düşürüldüğü, 02.07.2024 tarihinde davacı şirket hesabından “teminat mektubu riski kapatılmak üzere” toplam 229.436,81 TL tahsil edildiğini, bu tutar üzerinden ayrıca faiz ve Bsmv uygulandığını, teminat Euro cinsinden verilmiş olmasına rağmen, tahsilatın TL karşılığı üzerinden yapıldığı, bu süreçte davacı şirketin kur farkı ve enflasyon nedeniyle ciddi zarara uğradığını, uyuşmazlık konusu olan bir kira ilişkisi kapsamında, yargı yoluna başvurmadan teminatı nakde çevirmesinin hukuka aykırı olduğunu, bu işlem sonucunda davalının sebepsiz şekilde zenginleştiği, davacının ise hem teminat bedelinden hem de değer kaybından zarar gördüğünü, bu nedenlerle davalı tarafından haksız şekilde paraya çevrilen teminat bedelinin Euro cinsinden aynen iadesine, bu mümkün görülmezse tahsil tarihinden iade tarihine kadar oluşan kur farkı ve Tefe–Tüfe oranında güncellenerek TL karşılığıyla davalıdan tahsiline, fazla teminat tutarının, Euro – TL kur farkı, Tefe – Tüfe kaynaklı değer kaybı, Faiz ve bankacılık masraflarından doğan zararların bilirkişi raporu doğrultusunda davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE
: HMK 138. maddesine göre mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir. --------sayılı kararında görevsizlik nedeniyle davanın dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde ve tensip ile birlikte dava şartı noksanlığından usulden reddedilmesinde HMK 30. maddesi de gözetildiğinde bir isabetsizlik olmadığına karar verilmiştir. Anılan karara göre, dava şartlan yargılamanın her aşamasında denetlenip, dava şartının bulunmaması halinde HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca dosya üzerinden karar verilmesi mümkündür. Bu kapsamda dosya öncelikle mahkememizin görevli olup olmadığı yönünden incelenmiştir.
Bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nispi ticari davalardan olması gerekmektedir. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca TTK'da düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nın 4. maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır. Nispi ticari davalar ise her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu davalardır. Bunun yanında görev hususu HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca dava şartlarından olup HMK'nın 115/1. Maddesi uyarınca yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınacağı hükme bağlanmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 4/I-a maddesinde ise kiralanan taşınmazların, █████/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilâmsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalara, konuları ve değerlerine bakılmaksızın sulh hukuk mahkemelerinde bakılacağı hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda; dava dilekçesinde belirtildiği üzere, davacı ile davalılar arasında kiralama sözleşmesinin varlığı iddia edilerek kira sözleşmesinden kaynaklanan teminat bedelinin iadesi hasebiyle husumet yöneltildiği, bu hususta bir uyuşmazlık bulunmadığı, kiralama ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere, kiralama ilişkisinden doğan tüm hukuki uyuşmazlıklara konu alan davaların Sulh Hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği, dolayısıyla uyuşmazlığın kiralama sözleşmesinden kaynaklandığı anlaşıldığından, davanın sulh hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.Tüm bu nedenlerle taraflar arasındaki uyuşmazlığa konu temel ilişkinin kiralama sözleşmesinden doğması, HMK.'nın 1. maddesi gereğince görevin kamu düzeninden olması ve HMK.'nın 115. Maddesi uyarınca davanın her aşamasında dikkate alınabileceği gözetilerek Mahkememizin görevsizliği nedeniyle açılan davanın, HMK 4, 114/1-c ve HMK 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine, karar vermek gerekmiş ve hüküm aşağıdaki şekilde oluşturulmuştur.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-HMK 20 ve 114 ve 115 maddeleri gereğince MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİ NEDENİYLE AÇILAN DAVANIN REDDİNE,
2-Kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurulduğu takdirde dosyanın görevli--------- ADLİYESİ NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİNE HMK 20. maddesi gereğince GÖNDERİLMESİNE,
3-Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmemesi halinde HMK 20. maddesi gereğince DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
4-Yargılama harç ve masraflarının gönderilen mahkemede dikkate alınmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde---------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!