Sigortacının, taşıma esnasında hırsızlık kaynaklı haksız eylem nedeniyle ödediği hasarın alt taşıyıcıdan rücuen tahsili için itirazın iptali davası.
Özet: Davacı sigorta şirketi, sigortalısı olan alt taşıyıcının emanetindeki kombi emtiasının, davalı fiili taşıyıcının şoförünün alıcı adresinde iş yeri kapalı olduğu için aracı park edip beklediği esnada hırsızlık sonucu eksik teslim edilmesinden kaynaklanan zararı sigortalısına ödedikten sonra, Türk Ticaret Kanununun 1472. maddesi uyarınca halefiyet ilkesine dayanarak, bu zararın sorumlusu olan davalıdan rücuen tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini, alacağın likit olduğu gerekçesiyle icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile dava dışı alt taşıyıcı sigortalı -----süreli ----- imzalandığını, -----kombi emtiasının ----taşınması işini dava dışı ------dava dışı sigortalıya forward ettiğini, dava dışı sigortalının da bu taşıma için davalı ile anlaştığını, davaya konu yükün davalıya ait -------- plaka sayılı araç ile taşındığını, davalı taşıyıcının şoför beyanları ile taşıma konu emtianın bir kısmının çalınmış olduğu ve alıcısına eksik teslim edilmiş olduğunun sabit olduğunu, Şoför------- karakol ifadelerinde, aracın alıcı firmanın ---- bulunan adresine ---- tarihinde 01.30 sıralarında varış yapmış olduğunu, iş yerinin kapalı olması nedeniyle aracın firma önüne park edildiği ve firmanın açılış saati beklemek üzere araç içinde istirahat edildiği ancak sabah saatlerinde aracından --------- çalınmış olduğunu beyan ettiğini, Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanuni halefi olacağı, dava konusu olayda da Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesindeki halefiyet ilkesi gereğince müvekkil şirketi tarafından ödenen hasar tazminatının dava konusu hasarın meydana gelmesinde sorumluluğu bulunan davalı tarafça ödenmesi gerektiğini, somut olayda TTK.m.1472 uyarınca ödenen tazmin bedelinin tahsili amaçlanmakta olduğundan sigortacı müvekkil şirketin temerrüt tarihi değil ödeme tarihi itibari ile faiz talep etme hakkı bulunduğunu, davalı tarafın icra takibi aşamasında ekspertiz raporundan haberdar olduğunu ve dava konusu alacağın bu yönüyle likit bir alacak haline geldiğini, davalı/borçluya yönelik başlatılan icra takibinde alacağın muayyen halde olduğunu, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumdadır; bu sebeple davanın kabulüne, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulünün zorunlu olduğunu, müvekkil şirketinin alacağının likit olduğundan tamamen alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazların reddine, davalı/borçlu aleyhine, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere İİK 67. Maddesi uyarınca icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: HMK m.128 gereği usulüne uygun davetiyeye rağmen cevap dilekçesi sunmayan davalı taraf, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmaktadır.DELİLLER
:------ Asliye Ticaret Mahkemesine müzekkere yazılarak ----Esas sayılı dosyası, ----nezdinde tutulan hasar dosyası ve sair belgeler, bilirkişi raporu.------ Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacının ---- davalının ----- dava konusunun sigortalıya eksik ödenen bedelin tahsili talebine ilişkin olduğu, huzurdaki davanın mezkur davdan önce sigortalıya ödenen bedelin rücuen tahsili talebine ilişkin olduğu görülmüştür.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava; taşımaya konu olup hırsızlık nedeniyle zayi olan emtia ve zararlardan dolayı davalı taşıyıcıdan tahsili talebi ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. Somut olayda; davacı taraf ile sigortalı ----- arasında ---- imzalandığı,----- kombi emtiasının---- taşınması işinin dava dışı -----dava dışı sigortalıya verildiği, dava dışı ----- akdi, dava dışı sigortalının ise alt taşıyıcı ve davalı tarafın ise fiili taşıyıcı olduğu, davalıya ait ------ plakalı araç ile taşınan dava konusu yükün alıcısına eksik teslim edildiği, eksik teslim nedeninin ise şoför beyanına göre hırsızlık olduğu, davalı tarafa ait araç şoförü---- karakol ifadelerinde, aracın alıcı firmanın ---- bulunan adresine ------ tarihinde 01.30 sıralarında varış yapmış olduğu, iş yerinin kapalı olması nedeniyle aracın firma önüne park edildiği ve firmanın açılış saati beklenerek araç içinde istirahat edildiği ancak sabah saatlerinde araçtan ----- çalınmış olduğu, oluşan zararın yük sahibi ------ tarafından akdi taşıyıcı ------- tarafından da dava dışı sigortalıya 289.089,99-TL fatura edildiği, davacı tarafça meydana gelen hasar ve zarar tespiti sonrası dava dışı sigortalıya 14.06.2023 tarihinde 139.464,91-TL ödeme yapıdığı, dava dışı sigortalı tarafından yapılan bu ödemenin eksik olduğundan bahisle davacı şirket aleyhine ----------- sayılı dosyası ile dava açıldığı, huzurdaki davanın 14.06.2023 tarihinde yapılan 139.464,91 TL lik ödemeye ilişkin olduğu görülmüştür.Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; dava konusu olayda gerçekleşen hırsızlık olayının yükün taşındığı aracın park edilerek yükün korunmasız bırakılması nedeniyle meydana geldiği görülmüştür. O halde taşıyıcıyı temsilen şoförün yüke özen borcu kapsamında basiretli bir taşıyıcıya yakışacak azami tavrı sergilemesi, öncelikle yükün güvenliğini sağlayacak tedbirleri alması, en basitinden aracın başından ayrılmayarak durum ve şartlara göre karşılaşma ihtimali en yüksek olan çalınma gibi durumlara karşı önlem alması beklenir. Taşımacılık sektöründe faaliyet gösteren kimselerce yükün güvenliği hakkında herhangi bir tedbir alınmaksızın, emtia yüklü aracın park edilerek şoförün araç içinde uyuması ağır kusur ya da pervasızca ve zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle yapılan bir ihmal ya da hareket olarak değerlendirilmiştir. -------Bu sebeple davalı tarafın sınırlı sorumluluktan yararlanamayacağı, zayi olan yükün tam değeri üzerinden sorumlu olduklarının kabulü gerekir.Bilirkişi heyeti tarafından zayi olan yüke ilişkin yapılan hesaplamada hasarlı emtia bedelinin 289.089,99 TL olarak makul ve piyasa koşullarına uygun olduğu, sigorta şirketi tarafından ödenen 139.464,91 TL tutarındaki tazminatın sigorta poliçesi kapsam ve limitleri kapsamında kaldığı tespit edilmiş olmakla davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.İcra inkar tazminatı talebi bakımından yapılan değerlendirmede;------ kararlılık kazanmış uygulamasına göre itirazın iptali davalarında İİK’nın 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada borçlunun itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmamaktadır. Bu yasal koşullar yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması, başka bir ifadeyle borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Somut olayda, asıl alacağın varlığı ve miktarının davalı tarafından tayin ve tespit edilebilir ve dolayısıyla alacak/borç likit ve muayyen olmadığından alacağın miktarı ve varlığı yargılama ve bilirkişi raporuna göre saptandığından davacının İcra İflas Kanununun 67/2.maddesi gereğince şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebi yerinde görülmemiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜ ile davalı borçlunun------- Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİ ile takibin aynen devamına,-Alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine,2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 9.836,92 TL karar ve ilam harcından baştan alınan 1.739,22 TL peşin harçtan mahsubuyla bakiye 8.097,70 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 1.739,22 TL peşin harç toplamı ile yargılama gideri olarak yapılan 10.095,00 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca -------- bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,)Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ------------- Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025