Kadastro tespitine itiraz davasında, Yargıtay bozması sonrası yeniden yargılamada parsel sınırlarının ve sicil oluşturma yükümlülüğünün hatalı yerine getirilmesiyle verilen karar.
Özet: Kadastro tespitine itiraz davasında, ilk derece mahkemesinin Yargıtayın önceki bozma kararına uyarak davacıların davasını kabul edip müdahilin davasını reddetme yönündeki kararı genel olarak usul ve yasaya uygun bulunsa da, dava konusu 225... numaralı parselin belirli bölümlerine ilişkin hükmün, önceki bozma gerekçeleri de dikkate alındığında, hakkında tescil hükmü kurulan davaya konu diğer taşınmaz bölümleri hakkında hüküm kurulmaması ve doğru, tereddütsüz bir sicil oluşturma yükümlülüğüne aykırılık teşkil etmesi nedeniyle hukuka uygun bulunmamıştır.
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI
: ███████ E., ███████ K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne, asli müdahilin davasının reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davalılar Hazine vekili ve ... Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi Cumhuriyet- ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 2 25... ve 2 31... parsel sayılı taşınmazlar, genel mahkemede dava konusu olduklarından söz edilerek, malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmişlerdir.
Davacılar ... ve ... tarafından, miras yoluyla gelen hakka, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedenine dayalı olarak, davalılar Hazine ve ... Belediye Başkanlığı aleyhine Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan tescil davası, davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmış ve yargılama sırasında müdahil ..., tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedenine dayanarak davaya katılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince verilen, davacıların davasının kabulüne, müdahil davacının davasının reddine dair önceki hüküm, tarafların temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 31.05.2021 tarihli ve ███████ 85... /4520 Karar sayılı ilamıyla; "... dava konusu olmayan 2 25... parsel sayılı taşınmazın (A1), (A2), (A3), (E1) ve (E2) harfleriyle gösterilen bölümleri (bu bölümlerin parselden ifrazıyla) ile 2 31... parsel sayılı taşımaz hakkında olağan usule göre kesinleştirme işlemleri yapılmak üzere, dosya arasında bulunan taşınmazlara ait kadastro tutanak asıllarının Kadastro Müdürlüğüne iadesine karar verilmesi ve Hazinenin temyiz itirazları yönünden ise karara ekli 24.12.1994 tarihli krokide (D) harfi ile gösterilen yerin (aktarılan davanın konusu olan yerin) “meradan sökülme yer” olarak belirtildiği ve tek ziraat mühendisi bilirkişiden aldırılan bilirkişi raporunun 2. sayfasına ekli resimlerde, dava konusu taşınmazın sınırındaki yer, “mera” olarak gösterildiği halde, yöntemince mera araştırması yapılmadığı ve 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan, taşınmaz bölümlerinin niteliğinin, kullanım şekli ve süresinin ne olduğunu açıklayan, ayrıntılı ve gerekçeli rapor aldırılması ve hava fotoğraflarından da yararlanılması ..." gereğine değinilerek bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; asıl davanın kabulüne, asli müdahilin davasının reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar Hazine vekili ve ... Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar Hazine vekili ve ... Belediye Başkanlığı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi, doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorundadır.
Somut olayda; 2 25... parsele ilişkin olarak İlk Derece Mahkemesi tarafından (D1), (D2) ve (D3) ile gösterilen bölümler hakkında hüküm kurularak bu kısmın ifrazı ile kalan kısmın olağan usullere göre kesinleştirilmesine karar verilmiş ise de verilen hüküm doğru sicil olıuşturma yükümlülüğüne aykırılık teşkil etmektedir.
Şöyle ki; İlk Derece Mahkemesinin bozma ilamına konu önceki kararında (D1), (D2) ve (D3) ile gösterilen bölümler dışında, dava konusu olmayan (A1), (A2), (A3), (E1) ve (E2) ile ilgili bölümler hakkında da karar verildiğinden dolayı hükmün bozulmasına karar verilmiş olup, daha önce hakkında tescil hükmü kurulan davaya konu taşınmaz bölümleri hakkında hüküm kurulmamış olması infazda tereddüte neden olacağından usul ve yasaya uygun bulunmadığı gibi, hükmüne uyulan bozma ilamı uyarınca, önceki kararda hakkında hüküm kurulan 2 31... parsel sayılı taşınmazın da dava konusu olmadığı, bu nedenle bu taşınmaz hakkında olağan usullere göre kesinleştirme işlemleri yapılmak üzere dosya arasında bulunan tutanak asıllarının Kadastro Müdürlüğüne iadesine yönelik hüküm kurulması gerekirken, bu yönde karar verilmemiş olması da isabetsiz olup bozmayı gerektirmekte ise de, bu eksiklerin giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan sebeplerle, davalı Hazine vekili ve davalı ... Belediye Başkanlığı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
Davalı Hazine vekili ve davalı ... Belediye Başkanlığı vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 1. bendinin 1. cümlesinden sonra gelmek üzere "... ili ... ilçesi ... Mahallesi 2 25... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline" cümlesinin eklenmesine; hüküm fıkrasının 1. bendinin 4. paragrafının hükümden çıkarılarak yerine, "Karara esas alınan 23.11.2022 havale tarihli fen bilirkişi raporunda (A1) harfiyle gösterilen 2.635,00 m²lik kısmın (A3) harfiyle gösterilen 2.909,00 m²lik kısmın, (E1) harfiyle gösterilen 2.341,82 m²lik kısmın ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 2 25... parsel sayılı taşınmazdan ifrazı ile mera niteliğiyle sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına" cümlesinin eklenmesine; hüküm fıkrasının 1. bendinin 5. paragrafı olarak "Karara esas alınan 23.11.2022 havale tarihli fen bilirkişi raporunda (A2) harfiyle gösterilen 3000,00 m²lik kısmın ve (E2) harfiyle gösterilen 859,51 m²lik kısmın ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 2 25... parselden ifrazı ile 3402 sayılı Kanun'un 16/B maddesi iktizasınca paftasında yol olarak gösterilmesine” cümlesinin eklenmesine; hüküm fıkrasının 2. bendinde yeralan "Dosyada mevcut 23.11.2022 havale tarihli fen bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına" cümlesinin 2. bentten çıkartılarak 1. bendin son cümlesi olarak eklenmesine; hüküm fıkrasının 2. bendine "... ilçesi ... Mahallesi 2 31... parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanak asıllarının Olağan Usullere Göre Kesinleştirme İşleminin yapılması için Kadastro Müdürlüğüne iadesine," cümlesinin eklenmesine ve İlk Derece Mahkemesi kararının bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
25.09.2025 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!