Vekalet sözleşmesinden doğan hesap verme yükümlülüğüne aykırılık iddiasıyla açılan alacak davasının, ibra beyanı ve yapılan ödemelerin ispatı nedeniyle reddedilip onanması.
Özet: Dava, vekalet ilişkisi kapsamında taşınmazları satan vekilin, satış bedellerini müvekkiline ödemediği iddiasıyla açılan alacak talebine ilişkindir; davacı, vekaletname ile yetkilendirdiği davalının taşınmaz satış bedellerini ödemediğini ileri sürerken, davalı ödemeleri yaptığını ve taraflar arasında imzalanan adi yazılı bir sözleşmede ibra edildiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, davacının ödememe iddiasını ispatlayamadığı ve ibra beyanına itiraz etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş; temyiz incelemesinde ise Yargıtay, ibra sözleşmesiyle vekilin hesap verme yükümlülüğünü yerine getirdiğini kabul ederek, usul ve yasaya uygun bulduğu kararı onamıştır.
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Marmaraereğlisi 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; .. İli .. İlçesi ... Mahallesindeki 160-163-6 50... parsel numaralı taşınmazlar ile .. Mahallesindeki .. Kadastro Mahkemesinin 1994/1 sayılı kararında belirtilen taşınmazların müvekkili adına kayıtlı olduğunu, müvekkilinin .. .. Noterliğinin ... yevmiye numaralı ve 11.02.2022 tarihli düzenleme şeklinde vekâletnamesiyle davalıya yetki verdiğini, davalının bu vekâletnameye dayanarak söz konusu taşınmazları sattığını ve tapularını devrettiğini, ancak satış bedellerini müvekkiline ödemediğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 100.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiş, 03.07.2023 tarihli talep arttırım dilekçesiyle dava değerini 6.318.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacı ile müvekkili arasında taşınmaz satış vaadi ve vekil tayin sözleşmesi yapıldığını, 160, 1 63... parsel nolu taşınmazlar ile Kadastro Mahkemesinde kayıtlı 71 adet parselin bedellerinin davacıya elden ve eşi ...nın banka hesabına havale yoluyla ödendiğini, 3946 parsel ve .. Kadastro Mahkemesindeki 71 parselin paraları ödendiği halde satılmadığını, satılmamış taşınmazlara ilişkin dava haklarını saklı tuttuklarını, davacının kendi el yazısı ile imzaladığı sözleşmelere rağmen para almadığını iddia ederek haksız kazanç peşinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı tarafından dosyaya sunulan taşınmaz satış vaadi ve vekil tayin sözleşmesi başlıklı adi yazılı sözleşmeye davacı tarafça herhangi bir itirazda bulunulmadığı, taşınmazların sözleşmeye istinaden çıkarılan vekâletnameye dayanılarak satıldığı, davacının duruşmada alınan beyanında elden yapılan ödemenin miktarını daha az olarak beyan ettiği, ancak dava dilekçesinde hiç para almadığını belirttiği, davalı tarafça dekont ve sözleşme sunulması akabinde ara ödeme aldıklarını bildirdiği, davacının sözleşmedeki ibra beyanına da itiraz etmediği, bu nedenle bedelin ödenmediği iddiasının davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; Mahkemece yapılan keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporunda 4 adet arsa için toplam 23.973.185,00 TL değer biçilmesine rağmen, davalının dava sırasında satış bedellerini ödediğine ilişkin Mahkemeye sunduğu makbuzların toplamının 690.000,00 TL olduğunu, davalının ibra edildiğine ilişkin sunduğu adi yazılı belgedeki paranın ödendiğine dair yazının ise davalı tarafından satılan başka taşınmazlarına ilişkin olduğunu, bu konuda davalıya resen yemin teklif edileceği karar altına alınmasına rağmen sebepsiz olarak davalıya yemin ettirilmediğini, müvekkilinin ileri yaşı nedeniyle attığı imzanın sonuçlarını bilemeyecek durumda olduğunu ve iradesinin yanıltıldığını, müvekkilinin davalıdan para aldığına dair beyanın hatalı olarak ibra kabul edildiğini, satılan hangi taşınmaza ilişkin ne kadar para aldığı müvekkilinden ayrı ayrı sorulmadan karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vekalet sözleşmesinden kaynaklanan vekilin hesap verme yükümlülüğünden doğan alacak istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine ve özellikle ibra sözleşmesi ile davalı vekilinin hesap verdiğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!