İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde, bir adi ortaklıkta ortaklık payı alacağının tahsili, rekabet yasağı ihlali ve sadakat yükümlülüğüne aykırılık gerekçeleriyle ortaklığın feshine ilişkin açılan dava.
Özet: Davacı tarafından, kuaförlük hizmetleri sunmak üzere kurulmuş bir adi ortaklıkta ortak olan davalının, ortaklık giderlerine katılmaması, ortaklığa ait borçları davacının ödemek zorunda kalması, rekabet yasağını ihlal ederek rakip bir işletmede çalışması ve ortaklık bağını zedeleyen kusurlu davranışları nedeniyle ortaklık sadakatini çiğnediği iddia edilerek, davalıdan ortaklık payına düşen 237.686,68 TL alacağın faiziyle birlikte tahsili ve davalının eylemleriyle kendiliğinden sona erdiği belirtilen adi ortaklığın feshine karar verilmesi talebiyle dava açılmıştır.

T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ███████
DAVA
: Ticari Şirket ( Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı )
DAVA TARİHİ
: █████/2013
KARAR TARİHİ
: █████/2018
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Ticari Şirket ( Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı ) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili, mahkememize verdiği █████/2013 tarihli dilekçesinde: Müvekkili ve davalı ...' nın dava dışı ortak ... ile birlikte İzmir .... Noterliği' nin █████/2008 tarih ... yevmiye numaralı " Ortaklık Sözleşmesi " ne istinaden kuaförlük hizmetleri ile iştigal etmek üzere esnaf işletmesi şeklinde bir adi ortaklık kurduklarını, ortaklığın borçlarından müteselsilen sorumlu bulunan davalı ...' nın bir süre sonra farklı davranışlar içine girdiğini ve ortaklık giderlerine katılmamaya başladığını, müvekkilinin ortaklığın amacını gerçekleştirebilmek için yapılması gereken harcamaları karşılamakta zorlandığını, müvekkilinin davalı yüzünden adi ortaklığın ekonomik krize girmesi nedeni ile biriken vergi, sosyal güvenlik primleri ve kira gibi borçlarını ödeyebilmek için 2011 yılında kendisine ait olan Alsancak bulunan bir dairesini sattığını, bu şekilde adi ortaklığa ilişkin borçları ödediğini, davalı ortağın müvekkiline karşı ortaklıktaki payı oranında bu borçlardan sorumlu olduğu halde bu güne kadar kendisine yapılan tüm sözlü ve yazılı bildirimlere olumlu yanıt vermediğini, ortaklıktan kaynaklanan borçlarını ödemekten imtina ettiğini, müvekkilinin güvenini sarsan davranışları ortaya çıkan, ortaklığın yönetiminde önemli hatalar yapan ve işleri sürekli ihmal eden, ticari anlamda ihanet teşkil eden davranışlarda bulunan, çalışanlar ile sürekli geçimsizlik yaşayan, ortaklık ilişkisinden doğan yükümlülüklerine aykırı hareket eden davalının ağır kusurlu olduğunu, adi ortaklığın ortaklar arasında sıkı bir iş birliğini ve karşılıklı güveni gerektiren bir şahıs şirketi olduğunu, ortakların sınırsız sorumlu olmasının yarattığı ticari kader birliğini sonucu olarak ortaklığın birbirini tanıyan ve birbirlerine güvenen az sayıda ortak arasında kurulduğunu, karşılıklı iş birliği ve güvenin ortaklığın temelini teşkil ettiğini ve bunların ortaklığın devamı için gerekli olduğunu ancak davalının kusurlu tutum ve davranışları nedeniyle zaman içerisinde bu temeli sarsan olayların meydana geldiğini, olayların ise ortaklar arası ilişkilerin önemli ölçüde bozulmasına yol açtığını, TBK' nin 626. Maddesi uyarınca ortakların kendilerinin veya 3. Kişilerin menfaatine olarak ortaklığın amacını engelleyici veya zarar verici işlemleri yapamayacaklarını ancak davalının █████/2013 tarihinden bu yana davacının faaliyet sahasında çalışan ... isimli rakip bir işletmede çalıştığını, bu hususta davalıya İzmir ... Noterliği' nin █████/2013 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini ve davalıya ortaklıktan istifa etmesinin ihtar edildiğini ancak davalının bu ihtarnameyi cevapsız bıraktığını, davalının Rekabet Yasağı hükümlerine aykırı hareket ettiğini, TBK' nin 627/1. Maddesi gereğince davalının davacının adi ortaklık adına yaptığı harcamalardan kendi payına düşen miktarı ödemediğini, TBK' nin 639. Maddesinde ortaklığın sona erme hallerinin sayıldığını, maddede açıkça belirtilen ortak amaç unsurunun sözleşmenin temel unsuru olduğunu, adi ortaklık için ortakların ortak bir amacı gerçekleştirmek için bir araya gelmelerinin yeterli olmadığını ayrıca ortakların bu amacı gerçekleştirecek faaliyetlere katılmayı, bu doğrultuda iş birliği yapmayı ve birlikte çaba göstermeyi de taahhüt etmeleri ve bu hususta üzerine düşeni yapmaları gerektiği ancak davalı ...' nın ortaklığın amacını gerçekleştirecek faaliyetlere katılmak, bu hususta üzerine düşeni yapmak bir yana rakip bir işletmede çalışmak suretiyle sadakat yükümlülüğünü de ihlal ettiğini, davalının kusurlu davranışları nedeniyle ortaklar arasında amaç birliğinin çözüldüğünü, davalının tutum ve davranışları nedeni ile ortaklık için iradi olmayan sona erme nedenleri gerçekleştiğinden adi ortaklığının kendiliğinden sona erdiğini, davalının kusurlu olduğunu, bu durumda sona erme için ayrıca bir karara ve irade açıklamasına yada ihbara gerek bulunmadığını, ortaklığın feshi konusunda karar verilmesi gerektiğini, davalının davacıya olan toplam borcunun 237.686,68-TL tutarında olduğunu belirtmiş, 237.686,68-TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesi ile dava tarihinden hesaplanmak üzere kredi kartları ve banka kredisi alacağına en yüksek banka reeskont faizi uygulanmasına, diğer alacak ile ilgili taleplere yasal faiz uygulanmasına, ortaklığın feshine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, mahkememize verdiği █████/2013 tarihli cevap aynı zamanda karşı dava dilekçesinde: Dava ve talebin zaman aşımına uğradığını, davanın asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğini, iş bölümü itirazları bulunduğunu, ortaklığın feshi talebi gereğince diğer ortağın da davalı olarak gösterilmesi gerektiğini, alacak talebinin adi ortaklığa karşı yöneltilmesi gerektiğini, davacının her ne kadar TBK' nin 627. Maddesi gereğince masrafları talep etmekte ise de; davanın içinde ortaklığın feshi talebinin olması karşısında TBK' nin 627. Maddesi gereği davacı lehine alacağa hükmedilmesinin hukuken mümkün olmadığı, zira ortaklığın feshinin talep edilmesi karşısında TBK' nin 642 - 643 ve 644. Maddeleri gereği ortaklığın tasfiye sürecine göre paylaşım yapılacağından ortaklığa yöneltilmeyen davanın usulen reddinin gerektiğini, müvekkilinin 1984 - 1985 yıllarında davacı ve dava dışı diğer ortağın yanında sigortalı işçi olarak işe başladığını, 1992 yılına kadar olan çalışmasında sigorta primlerinin çoğu zaman ödenmediğini, 1992 yılında müvekkilinin bu kez Bağkur sigortasına kaydettirildiğini, zira " ... Hizmetleri ve Tic. A.Ş " de o günkü yürürlükteki ticaret kanunu gereği 5 ortak gerektiği için kağıt üzerinde 5. Ortak olarak müvekkiline zahiri % 1 pay verilerek A.Ş' de de kağıt üzerinde ortak edildiğini, daha sonra müvekkilinin yetenekli bir kuaför olması ve özel bir müşteri portföyüne sahip olması karşısında davacının müvekkilini kaybettemek için müvekkilini kuaför işletmesine ortak yaptığını söylediğini, 2000 veya 2001 yılında Alsancak' da Meksika Sokağı olarak bilinen sokak içerisinde 2. Katta bir işyerini 290.000,00-USD bedel ile satın almak isteyen davacının bu paranın % 17,5' lik kısmını müvekkilinden istediğini ve bu parayı verip dükkana ortak olmasını istediğini, müvekilinin dükkan parasını % 17,5' lik kısmını nakden verdiğini ancak mülkiyetin davacı üzerine tescil edildiğini, müvekkilinden alına paranın akibeti hakkında bilgi verilmediğini ancak apartman sakinleri 2. Katta işyeri için kullanıma izin vermeyince 290.000,00-USD' ye alınan dükkanın 190.000,00-USD' ye satıldığını ve halen ortaklık faaliyetinin yürütüldüğü dükkanın satın alındığını, müvekkilinin adi ortaklığın ve diğer anonim şirket ortaklığının bir ortağı gibi görünsede davacılar tarafından hiç bir zaman ortak gibi muamele görmediğini ve her zaman işçi statüsü ile çalıştırıldığını, ortada bir adi ortaklık sözleşmesinin imzalandığını, müvekkilinin bu ortaklığa emeğini ve zaman içinde oluşturduğu müşteri çevresini koyduğunu, müvekkiline ortaklık payı için bir ödeme yapılmadığını, müvekkiline bu güne kadar ne aylık ciro hakkında hesap verildiğini ne giderlerin ne olduğunun bildirildiğini, ne de müvekkilinden bu güne kadar masraflara katılmasının talep edildiğini, müvekkilinin parasal bir işe karıştırılmadığını, bütün iş ve işlemlerin davacı yanın sorumluluğunda yerine getirildiğini, müvekkilinin ne çekilen kredilerden ne ödenmeyen sigorta primlerinden ne de ödenmeyerek yapılandırılan vergilerden haberdar edilmediğini, ortaklığın iş ve işleyişinden, kazançlarından uzak tutulduğunu, müvekkilinin ortaklara hesap sorması ve gelir giderler ile ilgili bilgi istemesinin mümkün dahi olmadığını, müvekkilinin ortaklık payına düşen kısmı istemesi üzerine davacı ve diğer ortağın müvekkilini dışladığını, işyerinden uzaklaştırdıklarını, bu da yetmezmiş gibi hayali kira masrafları, A.Ş' ye ait ödemeler, müvekkilinin izni, imzası ve haberi olmayan banka kredileri, zamanında ödenmeyen sigorta primleri ve vergi borçları gibi istekler dava konusu hale getirelerek müvekkilinin sindirilmek istenildiğini, dava dilekçesindeki Alsancak işyeri kira talebi, ... dükan kira talebi, vergiler ve yapılandırma ödemeleri, SGK prim borçları,... tazminatı, kredi kartı ödemeleri taleplerinin yerinde olmadığını, müvekkilinin haksız rekabet ettiği diğer ortağına kötü davranarak rencide ettiği iddialarının gerçek dışı olduğunu, ortaklığın feshinin müvekkilinin kusurundan kaynaklanan sebeplere dayandırılmasının Usul ve Yasa' ya aykırı olduğunu, feshin müvekkili tarafından da istenildiğini, davacının müvekkilini işyerinden uzaklaştırdığını, hakettiği kazançları ödemediğini, ortaklığın giderlerini şişirerek A.Ş' nin masraflarını da müvekkiline ve adi ortaklığa ödettiğini ve halen ödetmek istediğini, müvekkiline kar payına göre ödeme yapmadığını, davacının Alsancak' daki evini satıp borçlarını ödediğini iddia ettiğini ancak Alsancak' daki evini satarak her iki oğluna ve eşine birer araba satın aldığını, Narlıdere' de son derece lüks bir eve taşındığını, ortaklık borç batağında ise buna sebebiyet verenin yöneticilik yapan ve paraların hesabına tutan davacı olduğunu, zarar ettiği iddia edilen kuaför işletmesinde 7 adet eleman çalıştığını ayrıca Alsancak ve çevresinde kuaförlük hizmeti verilen işletmenin zarar etmesinin mümkün olmadığını, davacının günlük elden aldığı vergisiz kazançlardan tahsil ettiği miktarı müvekkilinden gizlediğini ve bunları tek başına yönettiğini, adi ortaklığın müvekkilinin payına isabet eden 1/3' lük kısmının davacı yedinde olması sebebiyle bu kısımdan davacının iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının bu davadan olabilecek muhtemel alacağından takas ve mahsubunu talep ettiklerini, adi ortaklığın tüm kazançlarının davacı tarafından şahsen tahsil edilip kullanıldığını, bu sebeple müvekkilinin adi ortaklığın kazancının 1/3' nün de davacının eline geçtiğini, bu bedelin bugüne kadar ödenmediğini, bu sebeple fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla adi ortaklığın █████/2008 tarihinden itibaren toplam kazanç tutarının davacı yanca tahsil edilmesi nedeniyle davacı yedinde bulunan müvekkiline ait ortaklık payına düşen kazanç toplamının şimdilik HMK' nin 107. Maddesi gereğince 1.000,00-TL' nin karşı dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faizi ile birlikte davacıdan tahsilinin gerektiğini belirtmiş, asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile █████/2008 tarihinden itibaren toplam kazanç tutarının davacı yanca tahsil edilmesi nedeniyle davacı yedinde bulunan müvekkiline ait ortaklık payına düşen kazanç toplamının şimdilik HMK' nin 107. Maddesi gereğince 1.000,00-TL' nin karşı dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faizi ile birlikte davacı karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar dışında adi ortaklığın ... isimli 3. Bir ortağı bulunması sebebiyle bu ortağın davaya dahil edilmesi için davacı vekiline süre verilmiş, davacı tarafça gerekli işlem yapılarak ... davaya dahil edilmiştir.
Her ne kadar davalı tarafça zaman aşımı def-i ileri sürülmüş ise de: Davanın niteliği gereği uygulanması gerekli zaman aşımı süresinin B.K' nin 126/4. ( TBK' nin 147/4. maddesi ) de düzenlenen 5 yıllık süre olduğu ve dava tarihi itibariyle henüz bu sürenin dolmadığı anlaşıldığından davalının zaman aşımı ve def-i itirazının reddine karar verilerek yargılamaya mahkememizce devam olunmuştur.
Ortaklık kayıt ve belgeleri ile dosya üzerinde adi ortaklığın fesih koşullarının oluşup oluşmadığı ve dava ile karşı dava yönünden alacak isteklerinin haklı olup olmadığının belirlenmesine yönelik olarak SMMM ve bankacı bilirkişi kurulu vasıtası ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan bilirkişi kurulu raporunda: Davacı ile davalı ve dava dışı diğer ortak arasında █████/2008 tarihinde başlayan ortaklık sözleşmesi kapsamında süre gelen ve █████/2013 tarihinde davalı açısından fiilen sona erdiği anlaşılan ortaklık kapsamında davacının ortaklık adına yaptığı ve davaya konu ettiği ve 1/3' nü davalıdan talep edebileceği dava konusu işlemlerin aşağıdaki biçimde tesis edildiği, davacı tarafından yapılan toplamda 103.604,26-TL' lik ödemenin tarafların ortağı olduğu ... Ortaklığı' na ait yapılandırılmış ödemeler olduğu ve bu ödemelerin davacı tarafından yapıldığına kanaat getirildiği , dolayısıyla bu ödemelerin 1/3' ü olan 34.534,75-TL' nin davalıdan talebinin uygun olacağı, davacının talep ettiği Alsancak SSK borçlarına yönelik yapılan ödemelerin 2434120 sicil numaralı " .../.../... " ünvanı altında yapılan SSK ödemeleri olduğundan hareketle bu tutarın 1/3' ü olan 27.469,50-TL' nin davalıdan talebinin uygun olacağı, davacıdan davalıdan talep ettiği ... SSK borçlarına yönelik olarak ... Bankası ... Şubesi aracılığıyla yapılan ödemelerin ... sicil numaralı " .../.../... " ünvanı altında yapılan SSK ödemeleri olduğundan hareketle bu tutarın 1/3' ü olan 1.864,14-TL' nin davalıdan talebinin uygun olacağı, ... Bankası kredi kartından ortaklık adına yapılan ödeme tutarının 1/3' ü olan 8.800,50-TL' nin davalıdan talebinin uygun olacağı, ... Bankası kredi kartından ortaklık adına yapılan ödeme tutarının 1/3' ü olan 10.974,55-TL' nin davalıdan talebinin uygun olacağı, ... bank kredi kartından ortaklık adına yapılan ödeme tutarının 1/3' ü olan 9.513,54-TL' nin davalıdan talebinin uygun olacağı, ... ... Şubesi' nden █████/2013 tarihinde ... Ortaklığı adına 20.000,00-TL' lik tüketici kredisi alındığı, bu kredinin 21.744,72-TL geri ödenmesi hususunda ödeme planı düzenlendiği ve bu kredi toplamından ortaklığın sorumlu olduğu, dolayısıyla 1/3' ne isabet eden 7.248,24-TL' nin davalıdan talebinin uygun olacağı görüş ve kanaatine varıldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.
Mahkememizin █████/2016 tarihli duruşma ara kararı ile TBK 644.maddesi gereğince taraflara tasfiye memuru ismi bildirmek üzere süre verilmiş, taraflarca tasfiye memuru ismi bildirilmediğinden ve tasfiye memurunun resen atanması talep edildiğinden mahkemece resen SMMM ...' in tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.
Tasfiye memurunca mahkememize verilen █████/2017 tarihli raporda: Tasfiyesi söz konusu olan adi ortaklığın yasal defter ve kayıtlarına göre kamu kurumlarına özel şirket firmalar ile 3. Şahıslara, ilgili vergi dairesine, SGK' ye muaccel hale gelmiş her hangi bir borcunun olmadığı, tasfiye halinde olan adi ortaklığın her hangi bir mal ve hizmet satışınında olmadığı, adi ortaklık ortakları ile █████/2017 tarihli oturum tutanağı ile şirketin aktifinde bulunan demirbaş ve kalan stok kuaför malzemelerinin ...' e satıldığı, ... tarafından şirket borçlarının ödendiği , mali müşavirden sıfırlanmış bilançonun kendisine iletilerek dosyaya eklendiği, adi ortaklığının TBK' nin 639. Maddesi amir hükümlerine göre fesih ve tasfiyesinin tamamlandığı sonuç ve kanaatine varıldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.
Her ne kadar davacı karşı davalı ... vekilleri tarafından hukukçu bilirkişi vasıtası ile yeniden inceleme yapılması talebinde bulunulmuş ise de: Alınan bilirkişi raporları ve yapılan incelemeler karar vermeye yeterli olduğundan ve ayrıca HMK' nin 266. maddesi gereğince hukukçu bilirkişi vasıtası ile inceleme yapılamayacağı anlaşıldığından davacı karşı davalıların hukukçu bilirkişi ile inceleme yapılması taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda: Davacı tarafça, taraflar arasında kurulan adi ortaklığın feshi ile davacı ortağın davalı ortak ...' dan olan alacağının tahsiline yönelik olarak davalı ... hakkında mahkemize dava açıldığı, davalı ... tarafından da davacı ...' den alacaklı olunduğundan bahisle alacağın tahsili için süresi içinde karşı dava açıldığı, davanın niteliği gereği adi ortaklığın 3. Ortağı olan ...' ün de davaya dahil edildiği ve davanın tüm ortakların huzuru ile sürdürüldüğü, davacı karşı davalı ..., davalı karşı davalı ... ve davalı ...' ün İzmir .... Noterliği' nin █████/2008 tarih ... yevmiye numaralı ortaklık sözleşmesi ile " ... Ortaklığı " adı altında adi şirket kurdukları, şirketin faaliyetinin devamı esnasında ortaklar arası güven ilişkisinin sarsıldığından bahisle davacı tarafça ortaklığın feshi ile ortaklığın devamı süresince ortaklık işleri için yapılan masraflar ortaklıkta çalışanların sosyal güvenlik primleri ve ortaklık faaliyeti çerçevesinde ödenmesi gereken vergiler ile ortaklık için çekilen krediler ve kredi kartı borçlarının ödenmesi için yapılan harcamaların davalı ...' dan tahsiline yönelik mahkememize dava açıldığı, davalı ...' nın cevap aynı zamanda karşı dava dilekçesinde; ortaklığın feshinin kendileri tarafından da talep edildiğini bildirdiği, fesih konusunda davacı ile davalı ortağın iradelerinin uyuştuğu, bunun yanında adi ortaklığın fiilen sona erdiği ve dava tarihi itibariyle ortaklığın gayrifaal hale dönüştüğü, ayrıca taraf iddia ve savunmaları göz önüne alındığında TBK 639/7 maddesinde belirtilen haklı sebeblerin ve dolayısıyla adi ortaklığın fesih koşullarının oluştuğu, ortaklığın fesih koşullarının oluşması sebebiyle TBK' nin 644. Maddesi uyarınca gerekli tasfiye işlemlerinin yürütülmesi için mahkememizce tasfiye memuru atandığı, tasfiye memuru tarafından sunulan raporda fesih ve tasfiyenin tamamlandığının bildirildiği, tasfiye memuru raporunda belirtildiği üzere; fesih ve tasfiyenin tamamlanması sonucu adi ortaklıkta ortaklara dağıtılabilecek bir bedel bulunmadığı, bu husus ve TBK nun 643. Maddesindeki düzenleme göz önüne alındığında hem davacının hem de karşı davacının alacak taleplerinin konusunun kalmadığı incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış, davanın asıl dava yönünden kısmen kabulüne, karşı dava yönünden ise davanın konusu kalmadığı anlaşıldığından dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
:
Yukarıda açıklanan nedenlerle
:
A-MAHKEMEMİZİN ASIL DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN:
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, " ... Ortaklığı " isimli adi ortaklığın FESİH VE TASFİYESİNE,
Tasfiye işlemi tamamlanıp, tasfiye sonucu ortaklara dağıtalacak bir bedel bulunmadığı belirlendiğinden bu konuda KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
Davacının alacak talebinin konusunun kalmadığından bu konuda KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan harç fazla olduğundan 4.023,00-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
3-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 2.180,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 12 davetiye gideri 114,00-TL, bilirkişi ücreti 2.000,00-TL, posta masrafı 521,79-TL olmak üzere toplam 2.635,79-TL yargılama gideri ile davacı tarafça yatırılan 64,15-TL harç giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
B-KARŞI DAVA YÖNÜNDEN
:
1-Karşı davacının alacak talebinin konusunun kalmadığından bu konuda KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Peşin alınan harç fazla olduğundan 134,90-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacı tarafa iadesine,
3-Karşı davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,
Dair tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar Davacı karşı davalı ... vekilleri Av. ... ile Av. ... ile davalı karşı davacı vekili ... vekili Av. ...' nın yüzlerine karşı diğer davalının yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2018
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!