Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, ticari elma satımından kaynaklanan alacak ve ürün ayıbı iddialarıyla ilgili itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine dair istinaf kararını inceledi.
Özet: Ticari elma satışından kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında davacı, davalının haksız itirazının kaldırılmasını, takibin devamını ve borçlunun süreci kötü niyetle uzattığı gerekçesiyle icra inkar tazminatı ödenmesini talep ederken; davalı ise gönderilen elmaların ayıplı ve yüksek fireli olduğunu, borcun likit olmadığını ve davacının kötü niyetle takibe geçtiğini savunarak davanın reddi ile kendi lehine tazminat hükmedilmesini istemiştir; ilk derece mahkemesi davanın kabulüne karar vermiş olup, bu karar taraflarca istinaf edilerek Bölge Adliye Mahkemesinin incelemesine sunulmuştur.

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ
T.C.KONYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ6. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ...KARAR NO
: ...T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN
: ... (...)ÜYE
: ... (...)ÜYE
: ... (...)KATİP
: ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2024NUMARASI
: ... Esas - ... KararİSTİNAF EDEN DAVACI
: ...VEKİLLERİ
: Av. ... Av. ...İSTİNAF EDEN DAVALI
: ...VEKİLLERİ
: Av. ... Av. ...DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)İSTİNAF KARARININKARAR TARİHİ
: █████/2025YAZIM TARİHİ
: █████/2025Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında █████/2024 tarihinde tesis edilen davanın kabulüne ilişkin karara karşı tarafların istinaf kanun yoluna başvurmaları üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu şirketin, müvekkili şirketten elma satın almasına dayalı cari hesap ilişkisinden kaynaklanan borcun tahsili için başlatılan icra takibine haksız ve kötü niyetli itirazı sonucunda takibin durduğunu, arabuluculuk sürecine başvurulmuş ancak borca ilişkin ödeme yapılmadığı için anlaşma sağlanamadığını, taraflar arasında e-posta yoluyla yapılan mutabakat, ticari defter kayıtları ve cari hesap dökümleri, borç miktarını ve muacceliyeti açıkça ortaya koyduğunu, davalı, yılbaşından sonra ödeme taahhüdünde bulunduğunu ancak sadece kısmi ödemeler yapılmış ve bakiye alacak ödenmediğini, davalı taraf, borcun ödenmesini icra takibinin vazgeçilmesi şartına bağladığını ve haksız itirazıyla takibi sürüncemede bırakılacağını açıkça dile getirildiğini, whatsapp yazışmalarında, davalının borcu ödememe ve süreci uzatma niyetini açıkça ortaya koyduğunu, takip konusu alacağın, enflasyon karşısında her geçen gün değer kaybetmesi müvekkilinin zararını artırdığını, İcra ve İflas Kanunu’nun 67/2. maddesi uyarınca, borçlunun haksız itirazı halinde %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesinin düzenlendiğini, somut olayın özelliklerine göre tazminat oranının artırılabileceğini beyanla davalı borçlu şirketin yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, davalı tarafın alacağın tahsilini geciktirdiği dikkate alınarak %40’tan aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirket, davacıdan fabrikalarında üretim için hammadde olarak elma satın aldığını ancak gönderilen elmaların taraflarca belirlenen niteliklere uygun olmadığını, çamurlu ve topraklı gönderildiğinin tespit edildiğini, bu durum kantarda ağırlığı artırmak için yapılmış gibi göründüğünü, gönderilen elmalarda %50’ye varan fire bulunmasına rağmen, davacı edimini tam yerine getirmiş gibi bir izlenim oluşturduğunu, taraflar, cari hesap yöntemiyle çalışmakta olup, hesap kesimi yapılmadan icra takibine başlanması kötü niyetli bir davranış olarak değerlendirildiğini ayrıca ödeme zamanı ve miktarı konusunda herhangi bir mutabakat sağlanmadığını, davacı tarafından sunulan Whatsapp yazışmaları, müvekkilinin borcu kabul ettiği anlamına gelmediğini, gönderilen ürünlerdeki ayıplar ve fire oranı gibi konularda taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, müvekkili şirket, ticari faaliyetlerinde yüzlerce tedarikçiyle çalıştığını, yalnızca davacıyla sorun yaşandığını, davacının alacağı likit olmadığı için icra takibinin haksız olduğunu ve borcun kabul anlamına gelmemek üzere icra inkar tazminatı talebinin reddinin gerektiğini, davacının müvekkili şirketten haksız kazanç sağlamaya çalıştığını ve enflasyon kaynaklı zarar iddialarının hukuki olmadığını beyanla davanını reddi ile davacının kötüniyetli icra takibi yaptığı gerekçesiyle %20’den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; ".... davacı vekili davalı aleyhine İtirazın İptali davası açmıştır.Davanın yasal dayanağını oluşturan İİK.67. maddesinde; "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." şeklinde düzenlendiği,Konu ile alakalı olarak;İcra İnkar Tazminatı;İtirazın iptali davasında, borçlunun itirazsında haksız olduğu mahkemece tespit edilir ise, borçlu hükmolunan borç miktarının yüzde yirmisinden aşağı olmayacak şekilde tazminata mahkum edilir. Buna "icra inkar tazminatı" denirİcra İnkar Tazminatı Şartları;1-Geçerli bir ilamsız genel icra takibi olmalıdır.2-Borçlu yedi günlük süre içinde ödeme emrine itiraz etmiş olmalıdır.3-Bir yıl içinde açılmış bir itirazın iptali davası bulunmalıdır.4-Talep Şartı.5-İtirazın kötü niyetle yapılmış olması (itirazın haksızlığına karar verilen borçlunun iyi niyetle ya da kötü niyetle itiraz etmiş olmasına bakılmaz. Ancak ödeme emrine itiraz eden borçlunun velisi, vasisi, kayyımı veya mirasçısı ise bu halde borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilebilmesi için, bu kimselerin ödeme emrine kötü niyetle itiraz ettiklerinin ispat edilmiş olması gerekir. )6-Borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmesi (mahkeme, itirazın iptali davası hakkında yaptığı inceleme sonucunda, borçlunun ödeme emrine karşı yapmış olduğu itirazın haksız olduğuna karar vermesi gerekir, haksızlık itirazın yapıldığı tarihe göre belirlenir)7- Alacak (takip konusu alacağın miktarı bellidir. Yani borçlu tarafından alacağın gerçek miktarını belirlemek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinebilecek durumdadır. Alacağın gerçek miktarını tespit etmek için alacaklı ve borçlunun anlaşmalarının veya böyle bir anlaşma olması bir mahkeme kararına gerek yoktur. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek durumda ise alacak likit olacaktır... Alacakların var olup olmadığı, hangi miktar alacağın var olduğu, tarafların anlaşması ya da mahkeme kararını gerekli kıldığından... Açılan itirazın iptali davasında davacının davayı kazanması halinde dahi borçlu icra inkar tazminatına mahkum edilemez. )Yargıtay Üyesi Mahmut Çoşkun (İtirazın İptali Menfi Tespit Ve İstirdat Tasarrufun İptali, İflas Ve İflasın Ertelenmesi, Sıra Cetveline İtiraz Davaları Genişletilmiş 4. Baskı Kitabındaki bilgiler ışığında,Mahkememiz dosyasına SMMM ...... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda Dava ve takip konusu faturalar ve cari hesap dolayı ,takip tarihi davalı borç bakivesi 347.206,85 TL olduğu tespit edildiğini bildirmiş ve yine Mahkememiz dosyasına görevlendirilen SMMM bilirkişi ...... raporunda; davacı yan tarafın ticari defter ve kayıtlara göre davacının davalıdan takip konusu faturalardan kaynaklanan 347.207,38 TL tutarında alacağı bulunduğunu bildirir rapor tanzim etmiştir.Bilirkişi raporlarının birbirini teyit ettiği görülmüştür.Davalı yan her ne kadar zamanaşımı definde bulunmuşsa da hem süresinde bulunmadığından (usul açısından) hemde maddi hukuk açısından zamanaşımı dolmadığından bu savunmaya itibar edilmemiştir.Davacı yan takip öncesi faiz talep etmişse d, eldeki davayı fatura asılları üzerinden açtığından bu talep edilen miktar dikkate alınarak (HMK 26) hüküm tesis edilmiştir.İcra inkar tazminatı %20 olarak düzenleme yapılmıştır. Dosya kapsamına göre %20 'den fazla icra inkar tazminatını gerektirir bir durum olmadığı sonuç ve kanaati ile %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.TMK 1/3. Maddesinde; "Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır."Anayasa'nın 138/1. Maddesinde; " Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler." şeklinde düzenlemeler olduğu,Somut olayımızda; tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, alınan bilirkişi raporu tarafların iddia - savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar, bir bütün halinde değerlendirildiğinde, Mahkememizce benimsenen hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, TMK 1/3 ve 6100 Sayılı HMK 297. Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı ile Yüksek Yargıtay 19. H.D'nin █████/2017 tarih, ██████████; 185 sayılı kararı da dikkate alındığından ve alacak likit olduğundan davanın kabulüne, Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından yapılan itirazın iptali ile 347.207,38TL üzerinden takip tarihinden sonra avans faizi ile birlikte takibin devamına, İİK 67/2. Maddesi gereğince kabul edilen 347.207,38TL'lik alacağın takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir." gerekçesiyle davanın kabulüne, Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından yapılan itirazın iptali ile 347.207,38TL üzerinden takip tarihinden sonra avans faizi ile birlikte takibin devamına, İİK 67/2. Maddesi gereğince kabul edilen 347.207,38TL'lik alacağın takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket, davacı şirketten hammadde olarak elma satın aldığını ancak gönderilen elmaların istenen niteliklere uymadığını, davacı tarafından gönderilen elmalar kantarda ağır çıkması için tamamına yakınının çamurlu ve topraklı olarak teslim edildiğini, ...... plakalı araçla gönderilen bu elmaların %50 fire oranına sahip olduğunu, taraflar bu konuda bir mutabakat sağlamadığını, elma miktarı doğru belirlenmeden hüküm verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkili şirket, meyve suyu konsantre üretimi yapmakta ve çeşitli tedarikçilerden meyve satın aldığını, davacının, müvekkilinin ticari ilişkide bulunduğu birçok tedarikçiden biri olduğunu, müvekkilinin, kaliteli ürün sunabilmek için meyvelerin belirli standartlara uygun olmasına özen gösterdiğini ancak davacıdan alınan elmaların %50 oranında toprak ve çamur içerdiğini, bu nedenle ödeme ve fire miktarları üzerinde anlaşma sağlanamadığını, davacı, müvekkili şirketi temerrüde dahi düşürmeden faiz alacağı da bulunduğu iddiasıyla icra takibi başlattığını, mahkemenin bu hususa ilişkin bilirkişi raporu tesis edilmesi istenmeden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, alacak konusu taraflar arasında çekişmeli olduğu göz ardı edilerek yalnızca şirket defter ve kayıtlarına dayanılarak bilirkişi raporu düzenlenmesinin maddi gerçeği gizlediğini, müvekkili şirket, davacıdan elma satın aldığını ancak gönderilen elmalar, taraflarca belirlenen niteliklere uygun olmadığını, satıcı mesafeli satışlarda, ürünün niteliğini etkileyen ayıplardan sorumlu olduğunu, bu durumda, tarafların cari hesap ile çalışmasına dayanarak henüz anlaşılmadan, hesap kat edilmeden davacının kendisince neye dayanarak belirlediği dahi bilinmeyen tutar üzerinden icra takibine başlanılması ve gelinen aşamada taraflarınca ürünlerin topraklı ve çamurlu olduğu sözleşmede belirtilen edimin gereği gibi ifa edilemediği göz ardı edilerek hüküm tesis edilmesinin hatalı olduğunu, yine taraflar ticari ilişkiye konu ürünlere ilişkin fire hususunda mutabık kalmadıklarından alacak likit olmadığını, iş bu nedenle icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de ayrıca hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere takip öncesi faize ilişkin itirazlarının haklı görülmesine rağmen bu hususa ilişkin red kararını ve buna bağlı olarak vekalet ücreti ve icra inkar tazminatına hükmedilmemesinin de ayrıca hatalı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmişse de; icra inkar tazminatı, borçluların alacağın tahsilini sebepsiz yere ve kötüniyetli olarak geciktirmelerine engel olmak amacıyla düzenlenmiş olup İİK 67/2 hükmü, somut olayın özelliklerine göre tazminat oranının artırılabileceğini öngördüğünü, dava dilekçelerinde %40'tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı talep edilmiş olmasına rağmen yerel mahkemece icra inkar tazminatının %20 ile sınırlandırıldığını, mevcut ekonomik koşullarda, ÜFE ve faiz oranları dahi enflasyonun oluşturduğu değer kaybını tam anlamıyla karşılamamakta olup müvekkilinin alacağına kavuşamadığı her gün paranın alım gücünü yitirmekte olduğunu, davalı taraf, enflasyon ve faiz oranları karşısında kendisinin zarar görmeyeceğini de dikkate alarak bir teminat mektubuyla icranın geri bırakılması kararı aldığını ve müvekkilinin alacağına kavuşmasının engellendiğini, davalı tarafın salt müvekkili zarara uğratmak maksadıyla takibe kötüniyetle itiraz ettiğini, yerel mahkeme tarafından davaları haklı görülmekle birlikte; tazminat oranının %20 ile sınırlandırılmasının hakkaniyete aykırı olup, usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek icra inkar tazminatı yönünden istinaf talebinde bulunmuştur.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava; fatura ve açık hesaba dayalı başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.Somut olayda davacı tarafından davalı aleyhine Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile fatura ve cari hesaptan kaynaklanan alacak açıklamasıyla fatura ve açık hesaba dayalı olarak 347.207,38 TL asıl alacak, 7.256,59 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 354.463,97 TL alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatılmış olup, davacı eldeki itirazın iptali davasını açarken harca esas değeri asıl olacak olan 347.207,38 TL göstererek peşin harcı da bu miktar üzerinden yatırmış olmakla davacının talebinin asıl alacağa yönelik itirazın iptali talebi olduğu anlaşılmıştır.Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz (HMK 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).Ticari satış ve mal değişimi başlıklı 6102 sayılı TTK. 23/1 maddesinde; özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde TBK. satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümlerin uygulanacağı buna göre malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiği, açıkça belli değilse alıcının malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde inceleyip veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olacağı, diğer durumlarda, TBK. 223. maddesinin ikinci fıkrasının uygulanacağı düzenlenmiştir.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, toplanan delillere göre davalının kendi ticari defterlerine göre davacıya 347.206,85 TL borçlu olduğu, davalı gönderilen elmaların çamurlu ve topraklı olduğunu beyan etmiş ise de süresinde ayıp ihbarında bulunduğunu ispatlayamadığı, davalının kendi ticari defterlerindeki kaydın aleyhine delil olduğu, alacağın likit olduğu, asıl alacağa yönelik itirazın iptali talep edildiğinden mahkemece de asıl alacak yönünden itirazın iptaline karar verildiğinden davada reddedilen kısım bulunmadığı, davacı lehine alacağın %20'si oranında hükmedilen icra inkar tazminatının dosya kapsamına uygun olduğu, davacının munzam zarar iddiası var ise bunun ayrı bir davanın konusu olabileceği tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığı, taraflarca ileri sürülen istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından tarafların istinaf başvuru taleplerinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Tarafların istinaf başvuru taleplerinin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,3-Alınması gereken 23.717,74 TL harçtan, peşin alınan 8.120,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 15.597,74 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,5-İstinafa başvuranlar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına,6-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin dairemiz tarafından yapılmasına,7-Kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde; dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince; taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine █████/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır...