Uygulama kadastrosunda yol sınırının hatalı belirlenmesi sonucu azalan parsel yüzölçümünün düzeltilmesi talebiyle açılan davada Hazinenin temyiz itirazlarının incelenmesi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir mülk sahibinin uygulama kadastrosu sırasında tapulu taşınmazının yüzölçümünün haksız yere azaltılarak bir kısmının yol olarak kaydedilmesi iddiasıyla açtığı davada, ilk derece mahkemesinin hatalı kadastro tespitini düzelterek taşınmazın eksilen kısmını yeniden parseline eklemesine hükmettiği; bu kararın istinaf mahkemesince onaylandığı ve davalı Hazinenin temyiz talebinin Yargıtay tarafından incelenerek istinaf kararının usul ve yasaya uygun bulunmasıyla reddedildiği, böylece davacı lehine verilen kararın kesinleştiği bir yargı sürecini özetlemektedir.

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... Kadastro MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-A maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında ve tapuda davacı adına kayıtlı bulunan eski 1013 parsel sayılı ve 5.125,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 1 22... parsel numarasıyla ve 4.960,37 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.2. Davacı dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında adına kayıtlı taşınmazın yüzölçümünün azaldığını, eksikliğin davalıya ait taşınmazdan kaynaklandığını ileri sürerek, dava açmıştır.II. CEVAP1.Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; husumetten ret kararı verilmesi gerektiğini, yol olan taşınmazın zilyetlikle kazanılamayacağını, Kadastro Müdürlüğü'nün işlemlerinin usulüne uygun yapıldığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı ve hak düşürücü sürenin geçtiğini, Mahkemenin görevli olmadığını, zilyetlikle kazanma koşullarının araştırılması gerektiğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; "Taşınmazın doğu ve batı sınırının zemindeki sürüm izleri ile uyumlu olduğu, tesis kadastro pafta sınırının geçerli sınır niteliğinde olduğu, yenileme kadastrosu çalışmalarında da tesis kadastro pafta sınırına uyulduğu, taşınmazın güney sınırının sabit sürüm izleri ile belirgin olduğu, yenileme kadastro pafta sınırları ile uyumlu olduğu, yenileme kadastro pafta sınırının sabit sınır niteliğinde olduğu, tesis kadastro paftasında sınırlandırma hatası yapıldığı, taşınmazın kuzey sınırında gerek tesis kadastro paftasında gerekse de 1988-1958 yılı hava fotoğraflarında zeminde yol sınırının bulunmadığı, 1988 yılı hava fotoğrafındaki sürüm izleri ile 2019 yılındaki sürüm izleri değişkenlik arz ettiğinden, taşınmazın kuzey sınırının değişebilir sınır niteliğinde olduğu, değişebilir sınırda tesis kadastro paftasına itibar edileceği, taşınmazın kuzey sınırında sınırlandırma hatası yapıldığı, hava fotoğrafları ile ortofoto haritasında taşınmazın kuzey sınırında yol bulunmayıp sonradan açıldığının anlaşıldığı, kadastro güncelleme yönetmeliğinin █████ fıkrası uyarınca yol sınırının ancak ve ancak malikin muvafakati ile paftasında gösterilebileceği, somut olayda yol sınırı ile yenileme kadastro çalışmalarında taşınmaz malikinden muvafakat alındığına dair bir bilgi ve belgeye de rastlanılmadığı." gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 1 22... parsel sayılı taşınmaz ile yol bakımından uygulama kadastrosu tespitinin iptali ile, 1 22... parsel sayılı taşınmazın 23.12.2022 tarihli fen bilirkişi raporunda yola denk gelen (A) harfiyle gösterilen 42,16 metrekare yüzölçümündeki bölümün 1 22... parsele eklenmek suretiyle parselin 5.002,53 metrekare yüzölçümü olarak tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde;a. Tapu maliklerinin tespit edilmesi gerektiğini,b. Bilirkişi listesinde olmayan bilirkişi ile keşif yapılmaması gerektiğini, usule uygun keşif olmadığını,c. Mahalli bilirkişi beyanlarının taraflı olduğunu,d. Hava fotoğraflarının yetersiz olduğunu,e. Başka kişilere ait vergi kayıtlarının olduğunu, davacının vergi kaydının olmadığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-A maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.