Danıştay, aşırı yağışlar sonucu baraj kapaklarının açılmasıyla meydana gelen su baskını zararlarında idarenin hizmet kusuru bulunmadığı gerekçesiyle sigorta şirketinin temyiz istemini reddederek mahkeme kararını onadı.
Özet: Bir sigorta şirketi, sigortaladığı bir tesisin, idarenin sorumluluğundaki barajın kapaklarının açılmasıyla meydana geldiği iddia edilen sel baskını nedeniyle uğradığı zararın kendilerine ödenen kısmının, yasal faiziyle birlikte ilgili idareden tazminini talep etmiş; ancak idare mahkemesi, aşırı yağışlar, baraj güvenliği için zorunlu tahliyeler ve bölgesel coğrafi koşullar gibi etkenleri değerlendirerek idarenin hizmet kusurunun bulunmadığına hükmetmiş ve davayı reddetmiştir. Sigorta şirketinin bu ret kararına yaptığı temyiz başvurusu sonucunda, yüksek mahkeme, ilk derece mahkemesinin kararının usul ve hukuka uygun olduğuna ve önceki bozma kararı doğrultusunda verildiğine kanaat getirerek temyiz istemini reddetmiş ve ret kararını onamıştır.
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ... Sigorta A.Ş.
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI)
:... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: Davacı tarafından; Muğla İli, ... Mevkii, Milas- Bodrum Karayolu üzerinde bulunan, iş yeri sigortası ile sigortaladığı ... Balıkçılık Malzemeleri Limited Şirketi'ne ait balık ağı örme tesisinde █████/2010 tarihinde davalı idarenin sorumluluğunda bulunan Mumcular Barajı'nın kapaklarının açılması sonucu meydana geldiği ileri sürülen su baskını sebebiyle uğranıldığı iddia edilen zararlara karşılık, ekspertiz raporu doğrultusunda sigortalı şirkete ödenen 26.797,05 TL'nin sigortalı şirkete ödeme tarihi olan █████/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılan dava sonucunda, ...İdare Mahkemesi'nce, Mahkemelerinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Danıştay Onuncu Dairesi'nin █████/2015 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararı ile bozulması üzerine bozma kararına uyularak yapılan inceleme neticesinde; aşırı yağışlar sonucunda barajdan bırakılan suların barajın güvenliği için zorunlu olduğu, bu anlamda davalı idareye kusur yükletilemeyeceği, dava konusu su baskını olayında en önemli etmenin aşırı yağışlar olduğu, bunun yanında zeminin nemli niteliği, deniz seviyesinin yükselmesi, deniz seviyesi ve yol kotunun durumu da dikkate alındığında tahliye menfezlerinin yüksek kapasite ile çalışabilmesinin mümkün olmadığı yönündeki bilimsel tespitler dikkate alındığında olayda davalı idarenin veya başka bir idarenin hizmet kusurunun bulunmadığı ve dolayısıyla tazminat sorumluluğunun da doğmadığı sonucuna varılarak davanın reddi yolunda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından, davalı idarenin sorumluluğundaki barajın kapaklarının açılması sonucu meydana gelen sel baskını ile zarar arasında illiyet bağının bulunduğu, davalı idarenin sel baskınına karayolundaki menfezlerin sebebiyet verdiğini iddia etmesine rağmen bilirkişi raporunda olay tarihindeki menfezlere ilişkin bilgi alınamadığından menfezlerin zarara etkisi hususunda kesin bir kanaate varılamadığı, bu sebeple kararda esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı incelemeye dayandığı, davalı idare tarafından baraj kapaklarının açılması halinde meydana gelebilecek olası sel baskınlarını önlemek için gerekli tedbirlerin alınmadığı, davanın reddine ilişkin kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davalı idare tarafından, meydana geldiği iddia edilen zararın idarenin işlem veya eylemlerinden kaynaklandığına ilişkin bir tespit yapılmadığı, olayın doğal afet sebebiyle meydana geldiği, aksinin kabulü halinde olayın çay ile karayolunun kesiştiği bölgede Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yapılan menfezlerin yağış sularını taşıyamaması sebebiyle meydana geldiğinin kabulü gerektiği, davanın reddine ilişkin kararın onanması gerektiği belirtilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ
: ...
DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştay'ın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Bu durumda, mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
Temyiz istemine konu yapılan kararın Dairemizin █████/2015 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin REDDİNE,
2.. ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, █████/2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
(X)- KARŞI OY
:
Dosyanın incelenmesinden; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından bölgedeki menfezlerle ilgili 2010 yılı bilgileri gönderilmediğinden menfezlerin olay üzerinde doğrudan etkisine ilişkin esas bir değerlendirme gerçekleştirilemediğinin belirtildiği ve 2010 yılındaki durum kesin bir şekilde bilinmediğinden tam bir yargıya varılamamış olmakla birlikte menfezlerin sadece olası etkilerinin değerlendirme konusu yapıldığı; ayrıca dosyada barajdan su tahliyesi öncesinde kamuoyuna ve bilhassa çevre sakinlerine bilgilendirme ve uyarı yapıldığına ilişkin bilgi ve belge bulunmadığı görülmektedir.
Meydana gelen zararın oluşumunda davalı idare veya başka bir idarenin kusuru olup olmadığının somut verilere dayanılarak ortaya konulması gerektiği, olay tarihindeki menfezlerin durumu, davalı idarece gerekli uyarıların yapılıp yapılmadığı ve önlemlerin alınıp alınmadığı gibi konularda yeterli inceleme ve araştırma yapılmaksızın verilen davanın reddine ilişkin Mahkeme kararının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!