Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin bozma sonrası kadastro tespitine itiraz davasında miras payı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve hibe iddialarına ilişkin taşınmaz anlaşmazlığının çözümlenmesi.
Özet: Kadastro tespitine itiraz davasında, ilk derece mahkemesinin kararı Yargıtay tarafından bozularak tapu kayıtları, mirasçılık ve zilyetlik durumlarının yeniden incelenmesi gerektiği belirtilmiş; bozmaya uyulan yargılama sonucunda, bazı taşınmazların davalıların babasına ait olduğu, bazılarının ortak muristen intikal ettiği ve terekenin taksim edilmediği gerekçesiyle davacının miras payı oranında tescil talebinin kısmen kabulüne, satış vaadi sözleşmesine dayanarak davaya katılan asli müdahilin ise davasının reddine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ███████ K.Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmmuştur.İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacının davasının kısmen kabulüne; asli müdahilin davasının reddine karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:K A R A RKadastro sırasında, .../... köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 2 99... , 3 02... , 3 05... , 16, 3 13... , 8 ve 10 parsel sayılı muhtelif yüzölçümlü taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına; 2 99... , 3 02... , 24, 3 05... , 15, 3 13... , 12... ada 9 parsel sayılı muhtelif yüzölçümlü taşınmazlar, aynı nedenle davalı ... adına; 2 99... , 3 02... , 3 05... , 17, 3 13... , 9 ve 13 parsel sayılı muhtelif yüzölçümlü taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve hibe nedeniyle davalı ... adına; 3 14... parsel sayılı taşınmaz ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve hibe nedeniyle 1/3 er paylarla davalılar ..., ... ve ... adına tespit edilmiştir.Davacı ...; dava konusu taşınmazların müşterek muristen intikal ettiği ve mirasçılar arasında terekenin taksim edilmediği iddiasına dayanarak, miras hissesine yönelik olarak dava açmıştır.İlk Derece Mahkemesince verilen önceki tarihli hüküm Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 14.03.2019 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla; "... mahkemece öncelikle, davalı tarafın dayandığı 25.05.2010 havale tarihli beyan dilekçesine ekli tapu kayıtları, tesisinden itibaren tedavülleri ve revizyon bilgisi ile birlikte getirtilmesi ve davalılardan dayandıkları bu tapu kaydı ile satış senetlerinden hangisinin dava konusu hangi parsele ait olduğu açıklattırılmas, muris ... oğlu...’ın veraset ilamı yahut verasete esas nüfus kayıt örnekleri dosya arasına konularak mirasçılarının kimler olduğunun belirlenmesi; bundan sonra çekişmeli taşınmazları iyi bilen, tarafsız yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile teknik fen bilirkişisi hazır olduğu halde mahallinde yeniden keşif yapılması ve bu keşifte davalıların dayandığı tapu kayıtları ile satış senetlerinin ait oldukları taşınmazlar yönünden yöntemince uygulanarak kapsamları tereddütsüz tayin edilmesi, çekişmeli taşınmazların öncesinin tarafların murisi 1922 senesinde ölen ... oğlu...’a mı, yoksa davalı tarafın iddia ettiği gibi muris...’ın dedesi olan ... oğlu...’a mı ait olduğunun ; kimden kime ne şekilde intikal ettiği ve zilyetliğin hangi tarihten beri hangi nedenlerle kimde olduğu hususlarında mahalli bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması; beyanlar arasında doğabilecek çelişkilerin yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmesi, fen bilirkişisinden kayıt uygulamasını da gösterir şekilde keşfi takibe elverişli rapor alınması.." gereklerine değinilerek bozulmuştur.Bozma ilamından sonra ... vekili 15.06.2020 tarihli satış vaadi sözleşmesine dayanarak dava konusu 3 13... , 3, 4, 5, 6, 8, 9, 10... parsel sayılı taşınmazlar bakımından davalı yanında müdahil olarak davaya katılmış ve bahse konu taşınmazlar yönünden davanın reddini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "dava konusu taşınmazlardan 3 02... , 22, 23... parsel sayılı taşınmazların davalıların babası ...’e ait olduğu bu taşınmazların tarafların ortak murisinden intikal etmediği, 3 14... parsel ile 3 15... parsel sayılı taşınmazların tarafların ortak murisi ...’den intikal ettiği ...’nin davacının murisi ...’in de annesi olduğu ve Mart 1932 tarihinde yani ...’in ölüm tarihi olan 23.02.1944 tarihinden önce öldüğünün UYAP üzerinden yapılan sorguda görüldüğü, ... terekesinin usulüne uygun taksim edildiğinin yahut sağlığında mirasçılarından herhangi birine satış, bağış vb. Bir hukuki işlemle dava konusu taşınmazlardan bir veya birkaçını devrettiği hususunun ispat edilemediğinin anlaşıldığı; bu sebeple bu iki taşınmaz bakımından davacının ortak muris ...’den gelen miras payı oranında tescil hükmü kurulması gerektiği;Dava konusu taşınmazlardan 2 99... , 11, 12... ada 5, 8, 9, 15, 16, 17... ada 5, 6, 7, 8, 9, 10, 12, 13 parsel sayılı taşınmazların tarafların kök murisi ... oğlu...’dan geldiği...’ın 1321 yılından evvel vefat ettiği ve mirasını ölümünden sonra mirasçılarının bir araya gelerek taksim edip etmediği yahut ölümünden önce herhangi bir mirasçısına hibe, satış vb. Bir hukuki işlemle devredip devretmediğinin bilinemediği, ancak ... ve mirasçılarının eklemeli zilyetliğinin bir insan ömrünü aşacak süredir devam ettiği ve bu halde taksim olgusunun kabulü gerekeceği, mirasçı tanığının beyanına göre muris ...’ın ölümünden evvel 299 ada üzerinde kendisine ait taşınmazları pay ettiğinin anlaşıldığı ancak hangi mirasçıya hangi taşınmazın verildiği ve zilyetliğin hangi tarihte teslim edildiğinin tespit edilemediği bu halde hibe iddiasına dayananın iddiasını ispat edemediğinin kabulünün gerektiği, 313 adada bulunan dava konusu taşınmazların kök geldisi T.evvel 12 88... nolu ... mevkiili, kayıt maliki ... oğlu... olan tapu kaydı kapsamında kaldıkları ancak yukarıda da açıklandığı üzere taşınmazların ...’a kaldığının kabul edildiği ve ... terekesinin usulüne uygun şekilde taksim edildiğinin ispat edilemediği keza dosya arasında bulunan 1951 tarihli senette de ... mirasçılarından bir kısmının diğer mirasçılara pay satması karşısında taksimin yapılmadığının anlaşıldığı bu sebeple 20.10.2004 tarihli satış senedi kapsamında kalan taşınmazlarda davalılardan ... ve ...’nin yine ... mirasçısı olan ... ve ...’nin miras payını satın aldığının kabul edilebileceği, davacı ... mirasçısı ...’in 04.11.19 68... nolu tedavülde kırıkboğaz mevkiili tapu kaydında babasından kalan hissesini... oğlu ... ...’a sattığının anlaşıldığı; mirasçı Zöhre'nin bu satış ile babası ...’ten kendisine kalan miras payını satmakla birlikte bu tarihte annesi ...’ın hayatta olduğu ve henüz kendisine intikal etmeyen annesinden gelecek miras payını satmasının mümkün olmadığı zira heniz doğmamış bir hak üzerinde tasarruf edilemeyeceği ve annesi davacının 08.02.2018 tarihinde vefat ettiği, bu sebeple babası ...’ten annesine kalan miras payını; annesinden gelen miras payı oranında uhdesinde bulundurduğunun anlaşıldığı; bu nedenle Muris ...’ın mirasından; davacı ... mirasçılarına miras payları oranında tespit ve tescile karar verildiği; asli Müdahil’in annesi ...’in... oğlu ...’ın oğlu ...’ın oğlu olan ...’in kızı olduğu ve hayatta olduğu, bu halde asli müdahilin ... terekesine karşı 3. kişi olduğu ve açıklandığı üzere ... terekesinin usulüne uygun taksim edilmediği bu sebeple mirasçılardan bir kısmının tapulu taşınmazda kendisine yaptığı yazılı şekildeki satışın geçerli olmayacağı..." gerekçesiyle davacı ...'ın davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine; dava konusu 3 02... , 22, 23... parsellerin tespit gibi tesciline; 3 14... ve 3 15... parsellerin hükümde gösterilen paylarla davacı mirasçıları ile davalılar ..., ... ve ... adlarına tesciline; 3 15... parsel üzerinde bulunan fındık ağaçlarının davalı ...'a; 3 14... parsel üzerinde bulunan fındık ağaçlarının ise 1/3'er paylarla davalılar ..., ... ve ...'a ait olduğunun ilgili taşınmazların tespit tutanaklarının beyanlar hanesine şerh düşülmesine; 2 99... , 11, 12... ada 5, 8, 9, 15, 16, 17... ada 5, 6, 7, 8, 9, 10, 12... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptaline, bunlardan 2 99... , 3 05... , 16, 3 13... , 8 ve 10 parsel sayılı taşınmazların davacı mirasçıları ile davalılardan ... adına hükümde gösterilen paylarla tescili ile bu taşınmazlar üzerinde bulunan fındık ağaçlarının davalı ...'a ait olduğunun taşınmazların tespit tutanaklarının beyanlar hanesine şerh düşülmesine; 2 99... , 3 05... , 15, 3 13... , 7 ve 12 parsel sayılı taşınmazların hükümde gösterilen paylarla davacı mirasçıları ile davalılardan ... adlarına tescili ile bu taşınmazlar üzerinde bulunan fındık ağaçlarının davalı ...'a ait olduğunun taşınmazların tespit tutanaklarının beyanlar hanesine şerh düşülmesine; 2 99... , 3 05... , 3 13... , 3 13... , 9 ve 13 parsel sayılı taşınmazların hükümde gösterilen paylarla davacı mirasçıları ile davalılardan ... adına tesciline; bu taşınmazlar üzerinde bulunan fındık ağaçları ile bunlardan 3 13... parsel üzerinde bulunan kargir evin davalı ...'a ait olduğunun taşınmazların tespit tutanaklarının beyanlar hanesine şerh düşülmesine karar verilmiş; hüküm, davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.2. Ancak; İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm fıkrasının incelenmesinde; 3 13... ve 3 parseller hakkında da sehven ve yeniden hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.Zira; İlk Derece Mahkemesince verilen 09.11.2015 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı önceki kararın incelenmesinde; bu taşınmazlar hakkında açılan davanın reddi ile tespit gibi tescillerine karar verilmiş olup, davanın reddine dair önceki tarihli bu hükmün; davacı tarafça temyiz edilmediği, kararın yalnızca davalılar ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine; yukarıda ada ve parsel numaraları açıkça yazılan 2 99... , 3 02... , 3 05... , 16, 3 13... , 8, 10, 2 99... , 3 02... , 24, 3 05... , 15, 3 13... , 12, 3 15... , 2 99... , 3 02... , 3 05... , 17, 3 13... , 9, 13... ada 12 parsel sayılı taşınmazlar bakımından bozulduğu, bir başka ifade ile işbu 3 13... ve 3 parsel sayılı taşınmazlar hakkında verilen hükmün davacı tarafça temyiz edilmeyerek kesinleştiği, nitekim bu hususun İlk Derece Mahkemesinin 26.04.2022 tarihli "kesinleşme şerhi" ile de açıkça tespit edildiği anlaşılmış olup, İlk Derece Mahkemesince bu parseller hakkında yeniden hüküm kurulmasının maddi hataya dayalı olduğu ve esasen ... adına tespit edilip hakkında davanın kabulüne karar verilen taşınmazlardan birinin de 3 05... parsel sayılı taşınmaz olup hüküm kurulurken parsel numarasında açıkça hata yapılarak "3 05... " yerine "3 13... " olarak parsel numarasının yazıldığı anlaşıldığından ve bu hususun infazda tereddüt yaratabileceği görüldüğünden hüküm fıkrasında yer verilen bu parsellerin hükümden çıkartılmak ve düzeltilmek suretiyle hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.S O N U Ç
: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalı ..., ... ve ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine;(2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 8 numaralı bendinde yer alan "313 ada" dan sonra gelen "3" rakamının; yine 9 numaralı bendindeki "313 ada" dan sonra gelen 3 rakamının hükümden çıkarılmasına; yine hüküm fıkrasının 10 numaralı bendinin ve 11. bendinin ilk satırında yer alan ve "3 13... parsel " ibarelerinin hükümden çıkarılarak yerlerine "3 05... parsel " yazılmasına ve hükmün DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA,İstek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine,1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,11.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.