1948 orman kadastrosunda sınırları belirsiz bırakılan taşınmazın orman vasfıyla tescili davasında verilen kararın usul ve kanuna aykırılığı.
Özet: Tapu iptali ve tescil davasında, hazine tarafından orman vasfıyla tescili talep edilen taşınmazın, ilk derece mahkemesince kısmen orman olarak tesciline karar verilmiş; bu kararın istinaf ve temyiz incelemesi sırasında, taşınmazın 1948 yılındaki orman kadastrosu çalışmalarında orman sınırları dışında bırakıldığı ve bu haliyle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile kazanılabileceği yönündeki önceki yargı kararı gerekçesine rağmen, yüksek mahkeme tarafından, 1948 tarihli orman kadastro mazbatasında ilgili köydeki ormanların yüzölçümünün henüz tespit edilemediğine dair ifadeler bulunması nedeniyle bu kabulün usul ve kanuna aykırı olduğu belirtilmiştir.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı ... vekili ile davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:K A R A RDavacı ... vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... köyünde bulunan 1 03... parsel sayılı taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu belirterek, tapu kaydının iptali ile taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tapuya tescilini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, ... ili ... ilçesi ... köyü 1 03... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hükme karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesince; "... Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 01.10.2020 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı içtihadı doğrultusunda dava konusu taşınmazın, 1948 yılında yapılan orman kadastro çalışmalarında orman sınırları dışında kalan yer olduğu, bu haliyle artık orman sayılmayan yer olup imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine konu olabilecek yerlerden olduğu ancak çekişmeli taşınmazın eylemli durumu, bitki örtüsü itibarıyla ziraat bilirkişi raporu ile orman bilirkişi kurul raporunun çelişkili olduğu ..." gerekçesiyle, davalının istinaf başvurusunun kabulüne ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-a.6 maddesi gereğince, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.03.2018 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince, iade kararı sonrası yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, ... ili ... ilçesi ... köyü 1 03... parsel sayılı taşınmazın harita mühendisi ... ile ziraat mühendisi ...'ın ortak imzaladıkları 23.12.2021 havale tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 5.642,83 m²lik kısmının tapu kaydının iptali ile 1 03... parsel sayılı taşınmazdan ayrılmasına, ayrılan kısma aynı adanın takip eden en son parsel numarası verilerek orman vasfı ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hükmün, taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesince; ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.04.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı ... vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvuruları 6100 sayılı Kanun'un353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddedilmiş ve iş bu karar, davacı ... vekili tarafından, taşınmazın (B) harfli bölümüne yönelik olarak temyiz edilmiştir.İlk Derece Mahkemesince, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 01.10.2020 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı içtihadı doğrultusunda, dava konusu taşınmazın, 1948 yılında yapılan orman kadastro çalışmalarında orman sınırları dışında bırakıldığı ve bu haliyle artık orman sayılmayan yerlerden olup, imar - ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanılabileceği gereğine değinen Bölge Adliye Mahkemesi kararı doğrultusunda karar verilmiş ise de, verilen bu karar usul ve kanuna aykırıdır.Şöyle ki; dosya kapsamına göre, yöredeki orman kadastrosunun 1948 yılında yapıldığı, yapılan orman kadastrosuna ilişkin 04.06.1948 tarihli Bolu ilinin ... ilçesine bağlı ... köyünün Dağkahnası, Yatakyeri, ... tarlası ve ... Mahallesi civar ormanlarının tahdit ve tesciline mütedair umumi mazbatada "Bu köy hududu dahilinde bulunan Devlet ormanlarının aynı kaza hududu dahilinde bulunan diğer ormanlarla irtibat ve iltisakı bulunması dolayısıyla mesaha-i sathiyesi henüz tespit edilememiş, köy arazi camiası içinde bulunup da Devlet lehine tahdit edilen ve krokide yerleri gösterilen ormanların mesaha-i sathiyesi 188 hektar bulunduğu arazi camiasının vüsatı ise mülasık köylerin arazi camiası ile birleşmiş bulunması dolayısıyla bu cihetinde henüz tespit edilmesine imkan bulunmadığı" ifadesine yer verildiği, yine 05.06.1948 tarihli Bolu ilinin ... ilçesine bağlı ... köyü ve Mahalleleri civar Devlet ormanlarının tahdit ve tesciline mütedair umumi mazbata hulasasında "Köy hududu dahilinde bulunan Devlet ormanlarının aynı kaza hududu dahilinde bulunan diğer ormanlara irtibat ve iltisakı bulunması hasebiyle vüsatı henüz tespit edilememiş, yalnız köy arazi camiası içinde kalıp da Devlet namına tahdit edilen orman parçalarının vüsatı 188 hektardan ibaret olduğu" ifadesine yer verildiği, orman kadastro evrakının ve haritasının tetkikinde, söz konusu çalışmalarda yalnızca eylemli durumu orman olan taşınmazlar ile ormana bitişik olan taşınmazların hukuki durumlarının tayin ve tespit edildiği ve köy hududu dahilinde bulunan bir kısım ormanın ise incelemeye tabi tutulmadığı, bu haliyle yörede yapılan bu orman kadastrosunun da seri bazda yapıldığı, dava konusu taşınmazın, bahsedilen orman kadastro çalışmalarında orman sınırları dışında bırakıldıktan sonra yörede 1975 yılında aplikasyon ve 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2. maddesi çalışmalarının yapıldığı, bilahare dava konusu taşınmazın 2007 yılında yapılan kadastro sırasında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre taşınmazın 1944 tarihli hava fotoğraflarında orman sayılan yerlerden olduğu ve bu nedenle 13.07.1945 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4785 sayılı Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine ve Bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu'na (4785 sayılı Kanun) uyarınca Devletleştirmeye tabi olduğu anlaşılmaktadır.İlk Derece Mahkemesinin davanın kabulüne dair ilk kararının kaldırılmasına ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararında emsal olarak gösterilen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 01.10.2020 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı incelendiğinde, davaya konu edilen taşınmazın ilk kadastro çalışmaları sırasında tespit harici bırakıldığı, bilahare 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8. maddesi uyarınca kadastroya tabi tutulduğu, yörede 1948 tarihinde seri bazda orman kadastro çalışmaları yapıldığı, bilahare 1988 tarihinde de aplikasyon ve 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi çalışmaları ile evvelce orman sınırları dışarısında kalmış ormanların kadastrosunun yapıldığı ve taşınmazın her iki orman kadastrosu çalışmasında da orman sınırları dışarısında bırakıldığı anlaşılmakta olup, gerek taşınmazın ilk kadastro sırasında orman olarak tespit harici bırakılıp bilahare 3402 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca kadastroya tabi tutulması, gerekse de 1948 yılında yapılan seri bazdaki orman kadastrosundan sonra 1988 yılında yapılan aplikasyon ve 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi çalışmaları ile evvelce orman sınırları dışarısında kalmış ormanların kadastrosu çalışmasında tahdit dışında bırakılmış olması birlikte değerlendirildiğinde, temyize konu taşınmazla aynı hukuki durumda bulunmadığı açıktır. Kaldı ki, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ve Yargıtay'ın muhtelif dairelerin yerleşmiş uygulamalarına göre, Hazine tarafından bir taşınmazın kamu malı olduğu iddiasıyla her zaman dava açılabileceğinin kabul edildiği de kuşkusuzdur.Öte yandan; davacı ... vekili tarafından, aynı taleple açılan ve mahkemelerce yapılan yargılama sonucunda, eski tarihli belgelerde taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilen emsal dava dosyalarında, İlk Derece Mahkemesi kararlarına karşı yapılan istinaf başvurularının esastan reddine dair ... Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının bir kısmı Dairemizce (██████████, 10940, 10426, 10469 Esas sayılı dosyalar) onandığı gibi, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2025/8-49 Esas, ████████ Karar, 2024/8-790 Esas, ████████ Karar ve 2024/8-758 Esas, ████████ Karar sayılı ilamlarında da Dairemiz uygulaması yönünde karar verildiği anlaşılmaktadır.Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla açılan eldeki davada, mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen ve hükme esas alınan orman bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazın 1944 tarihli hava fotoğraflarında orman sayılan yerlerden olduğunun belirtildiği gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, aksi düşünce ile yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna uygun bulunmadığından hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına,İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.