Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, aday sürücünün alkolmetre ölçümüne itirazla açtığı ehliyet iptali davasında, kan testi ve kandaki alkol azalımı hesabı üzerinden yapılan değerlendirmeyle kararı onuyor.
Özet: Aday sürücünün trafik denetiminde alkollü olduğu tespitiyle sürücü belgesinin iptali işlemine ve ilgili yönetmelik maddesinin iptaline ilişkin açtığı davada, ilk derece mahkemesi, aday sürücüler için farklı alkol sınırı belirleyen düzenlemeyi yasalara uygun bularak, davacının kendi imkanlarıyla yaptırdığı kan testi sonuçlarını değerlendirmiş ancak hesaplama neticesinde ilk ölçüm anındaki alkol seviyesinin yasal sınırı aştığını tespit ederek sürücü belgesinin iptali işlemini hukuka uygun bulmuştur.
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No
: ████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR)
: 1- ...Valiliği
VEKİLİ
: Av. ...
2- ... Bakanlığı
VEKİLİ
: Hukuk Müşaviri ...
3- ... Bakanlığı
VEKİLİ
: Av. ...
4- ... Bakanlığı
VEKİLİ
: Hukuk Müşaviri ...
İSTEMİN KONUSU
: Danıştay Sekizinci Dairesinin █████/2023 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Trafik denetimi sırasında alkolmetre ile yapılan ölçüme göre 0,70 promil alkollü olduğu tespit edilen davacının, aday sürücü belgesinin iptal edilmesine ilişkin ... günlü Ankara Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü işlemi ile işlemin dayanağı olan Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin Ek 3. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendinde yer alan "....veya araç cinsine bakılmaksızın 0,20 promilin üzerinde alkollü olarak araç kullanıldığının tespit edilmesi..." ifadesinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti
: Danıştay Sekizinci Dairesinin █████/2023 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla;
Davalı Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın husumete ilişkin usuli itirazlarının yerinde görülmediği,
Anayasa'nın 2, 36. ve 125. maddesine; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesine, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 48. maddesi ve Ek 17. maddesine atıf yapılıp Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 97. maddesi ile dava konusu düzenlemeyi içeren Ek 3. maddesine yer verildiği,
Düzenleyici işlem yönünden; Davaya konu Yönetmelik kuralının dayanağı olan Yasa hükmünde, aday sürücü belgesinin iptaline ilişkin koşulların Yönetmelik ile düzenleneceğinin hükme bağlandığı ve ayrıntının idarece düzenlenmesine karar verildiği görülmekle Yönetmelik kuralının Yasa hükmüne aykırılık teşkil etmediğinin anlaşıldığı, Öte yandan; aday sürücülerle diğer sürücüler bakımından farklı alkol sınırı belirlenmesinin, birbirinden farklı iki hukuki duruma ilişkin olması karşısında hukuka aykırı bir yönü bulunmadığı görüldüğünden bu yönden de işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı;
Bireysel işlem yönünden;
2918 sayılı Kanun'un 48. maddesinde; rutin trafik denetiminde yapılacak alkol ölçümü yeterli kabul edildiği, kontrolü yapan trafik ekiplerine sürücünün ölçüm sonucunu kabul etmemesi halinde başkaca bir işlem yapma görevi ve ölçüm yapılan sürücü için itiraz usulüne yer verilmediği; ölümlü/ yaralanmalı veya maddi hasarlı trafik kazası halinde ise sürücülerin alkol ölçümünü kabul etmemesi halinde izlenecek yolun gösterildiği,
Anılan maddede bu şekilde bir ayrım yapılmış ise de, rutin trafik denetiminde yapılan ölçüm sonucunda kişinin bir sağlık kuruluşuna başvurmasını, tekrar ölçüm yapılmasını engeller nitelikte bir hükme yer verilmediği,
Nitekim, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 97. maddesinin 3. fıkrasının (f) bendinde de görevlilerce tekrar ölçüm yapılmayacağının belirtildiği, ancak kişinin kendi imkanlarıyla sağlık kuruluşuna başvurmasını engelleyen bir düzenleme yapılmadığı,
Bu itibarla; davacının, alkol ölçümünün doğru olmadığı yönündeki iddiasını ispatlama imkânının ortadan kaldırılmaması gerektiği, aksi yaklaşımın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesi kapsamında savunma hakkının ve Anayasa'nın 36. maddesinde yer alan hak arama hürriyetinin hukuka aykırı bir biçimde sınırlanması anlamını taşıyacağı,
Bu değerlendirmeler karşısında; davacının, kanındaki alkol oranının tespiti bakımından kendi imkânlarıyla yaptırdığı kan testinin değerlendirilmesinin gerektiği,
Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulu'nca ortalama olarak kandaki alkol düzeyinin bir saatte 15 mg/dl (0,15 promil) azaldığının kabul edildiği,
█████/2015 tarihli değişiklikle de farklı saatlerde yapılan iki ölçümün bulunması halinde; ikinci ölçüme her bir saat için 0,15 promil eklenmek suretiyle alkol oranının belirleneceğine ilişkin düzenlemenin Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 97. maddesine eklendiği,
Davacının kanındaki alkol oranının tespiti için yapılan iki ölçüm arasında 100 dakika zaman farkı olduğu, bu zaman farkında davacının kanındaki alkol miktarının ortalama 0,25 promil azaldığının kabulünün zorunlu olduğu,
Denetim saatinden 100 dakika sonra hastanede yapılan kan testi ölçümüne göre davacının kanındaki alkol oranının "<10 (0,1) promil" olarak belirlendiği görüldüğünden rapordaki en düşük miktar kabul edildiğinde dahi davacının kanındaki alkol düzeyinin ilk ölçüm anında 0,25- 0,35 promil arasında olduğu; buna göre de olay günü denetim anında, davacının kanındaki alkol miktarının 0,20 promili aştığının anlaşıldığı,
Öte yandan; davacı hakkında tanzim olunan 'kan sonuç raporu'nda hekimce etanol testinin negatif olduğu şerh edilmiş ve davacı tarafından dosyaya bu yönde bir adli tıp uzmanı raporu sunulmuş ise de; davacının ilk ölçüm ve kan sonucuna göre alkol aldığının tespit edildiği ve alkollü olarak araç kullanma fiili sebebiyle hakkında işlem tesis edildiğine ilişkin tutanakları itirazsız imzaladığının anlaşılması karşısında; hiç alkol almayanların kanında da "<10 (0,1) promil" alkol saptanabileceği yönündeki iddiasına itibar edilmediği,
gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından, olay günü alkol almadığı, yeniden alkolmetreye üflemek istediğini söylediği, bunun mümkün olmadığının söylenmesi üzerine kendi imkanlarıyla test yaptırdığı ve test sonucunun da “<10 mg/dl (0,1 promil)" olarak çıktığı, doktor tarafından bu sonucun etanol testinin negatif olduğu ve hiç alkol almamış kişilerde 0-10 mg/dl aralığında olduğuna işaret ettiğinin belirtildiği, yine kendisi tarafından Adli Tıp Uzmanı tarafından alınan raporda denetim sırasında alkol almadığı kanaatine varılmış olduğu, Karayolları Trafik Kanununda aday sürücülerin 0,50 promil ve altında alkollü olarak hususi araç kullanmalarının yasak olduğuna dair herhangi bir hüküm ya da yaptırım bulunmadığı, Kanuna aykırı Yönetmelik çıkarılamayacağı, Yönetmeliğin dava konusu maddesinin de kendi içinde çelişki barındırdığı, doğrudan sürücü belgesi iptalinin orantısız olduğu, uygulanan yaptırıma ilişkin olarak herhangi bir yaptırım tutanağı düzenlenmediği, böyle bir tutanağın tebliğ de edilmediği, denetim sırasında yapılan ölçümün hatalı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI
:
Davalı idarelerden ... Valiliği,... Bakanlığı ve ... Bakanlığı tarafından; temyiz istemine konu kararın hukuka ve usule uygun bulunduğu, davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Diğer davalı ...Bakanlığı tarafından; savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay 8. Dairesinin temyize konu █████/2023 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, █████/2024 tarihinde, düzenleyici işlem yönünden oybirliği, bireysel işlem yönünden oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- Dava; trafik denetimi sırasında alkolmetre ile yapılan ölçüme göre 0,70 promil alkollü olduğu tespit edilen davacının aday sürücü belgesinin iptal edilmesine ilişkin ... günlü Ankara Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü işlemi ile işlemin dayanağı olan Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin Ek 3. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendinde yer alan "....veya araç cinsine bakılmaksızın 0,20 promilin üzerinde alkollü olarak araç kullanıldığının tespit edilmesi..." ifadesinin iptali istemiyle açılmıştır.
Davacının, ...tarihinde saat 01
:13'te yapılan alkol denetiminde teknik cihaz ile yapılan ölçüm sonucunda 0,70 promil alkollü olduğunun tespit edilmesi üzerine Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin Ek 3. maddesi uyarınca aday sürücü belgesi iptal edilmiştir.
Davacı tarafından, yapılan ölçümü müteakip başvurulan ... Hastanesi'nde saat 02:53'te yapılan kan tahlilinde “<10 mg/dl (0,1 promil)" sonucu çıkmış ve "Etanol testi negatiftir. Hiç alkol almamış kişilerde 0-10 mg/dL olması beklenir" ifadesi yer almıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Alkol, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin etkisi altında araç sürme yasağı" başlıklı 48. maddesinin 1. fıkrasında; "Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri almış olan sürücüler ile alkollü olan sürücülerin karayolunda araç sürmeleri yasaktır."; 2. fıkrasında, "Uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılıp kullanılmadığı ya da alkolün kandaki miktarını tespit amacıyla, kollukça teknik cihazlar kullanılır." hükmüne, 5. fıkrasında ise "Yapılan tespit sonucunda, 0.50 promilin üzerinde alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen sürücüler hakkında, fiili bir suç oluştursa bile, 700 Türk Lirası idari para cezası verilir ve sürücü belgesi altı ay süreyle geri alınır. Hususi otomobil dışındaki araçları alkollü olarak kullanan sürücüler bakımından promil alt sınırı 0.21 olarak uygulanır. Alkollü olarak araç kullanma nedeniyle sürücü belgesi geri alınan kişiye, son ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren geriye doğru beş yıl içinde; ikinci defasında 877 Türk Lirası idari para cezası verilir ve sürücü belgeleri iki yıl süreyle, üç veya üçten fazlasında ise, 1.407 Türk Lirası idari para cezası verilir ve sürücü belgeleri her seferinde beşer yıl süreyle geri alınır. Sürücü belgelerinin herhangi bir nedenle geçici olarak geri alınmış olması hâlinde belirtilen süreler, geçici alma süresinin bitiminde başlar." hükmüne yer verilmiştir.
Alkole toleransın kişiden kişiye değişeceği gibi aynı kişide de farklı zamanlarda reaksiyonlarda farklılık olabileceği, kişinin yaşı, kilosu, cinsiyeti, metobolizma hızı, açlık ve tokluk durumu gibi pek çok nedene bağlı olarak vücuttaki alkol oranının azalma hızının değişebileceği çeşitli bilimsel çalışmalarda kabul edilmektedir. Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığının ... günlü, ...sayılı yazısında da; zamanla orantılı olarak kan-alkol düzeyindeki azalma ile ilgili yapılan araştırmalarda, kan alkol düzeyinin bir saatte 12-20 mg/dl azaldığı, adli vakalarda, Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulu'nca ortalama olarak kan alkol düzeyinin bir saatte 15 mg/dl (0,15 promil) azaldığının kabul edildiği belirtilmiştir.
Zira, ikinci ölçüme her bir saat için 0,15 promil eklenmek suretiyle alkol oranının belirleneceğine ilişkin düzenleme, █████/2015 tarihli değişiklikle Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 97. maddesine de eklenmiştir.
Olayda, davacının alkol düzeyini ölçmek için yapılan iki ölçüm arasında 100 dakikalık zaman farkı bulunduğu, bu süre içerisinde davacının kanındaki alkol oranının 0,70 promilden "<0,1" promile düşmesinin yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde bilimsel olarak mümkün olmadığından ve hastanede yapılan ikinci ölçümde tespit edilen (referans aralığı 0-0,1 olan) "Etanol, Promil" sonucu "<0,1" çıktığından hangi değerin üzerine 0,15 promil ekleneceği hususu belirsizlik içerdiğinden, kalibrasyon bitiş tarihi █████/2020 olan alkolmetre cihazı ile yapılan ...tarihli, 1459 nolu ilk ölçüm sonucunun sağlıklı olduğu konusunda tereddüt oluştuğundan, dava konusu bireysel işlemde hukuka uygunluk görülmemiştir.
Bu itibarla, davanın reddi yolundaki Daire kararının bireysel işleme ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmadığından temyiz isteminin kısmen kabulü ile temyize konu kararın bireysel işlem yönünden bozulması gerektiği oyuyla, kararın bu kısmına katılmıyoruz.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!