Danıştay, 672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan personelin OHAL Komisyonu ret kararına karşı açtığı temyiz davasında adil yargılanma ve sendika hakkı ihlallerini inceliyor.
Özet: Kamu görevinden çıkarılan davacı, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunun göreve iade başvurusunu reddeden kararına karşı açtığı ve idare mahkemesi ile bölge idare mahkemesince reddedilen davasında, temyiz dilekçesinde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi, dernek üyeliğinin suç teşkil etmemesi ve darbe girişiminden önce sona ermesi, anayasal sendikal hak, yasal medya aboneliğinin cezalandırılamayacağı, savunma ve adil yargılanma hakkı ihlalleri gibi gerekçelerle aleyhindeki kararın bozulmasını talep etmektedir.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No
: █████████Karar No
: ██████████Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı)
: ...Vekili
: Av. ...Karşı Taraf (Davalı)
: ... Bakanlığı / ANKARAVekili
: Av. ...İstemin Özeti
: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında yürütülen soruşturma neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına kararı verildiği, bahse konu kararda Çine Memurlar Derneği üyeliğinin suç teşkil etmediği şekilde değerlendirmede bulunulduğu, buna rağmen Bölge İdare Mahkemesince lehine sonuçlanan bu hususların gözönünde bulundurulmaksızın karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, ilgili dernek üyeliğini Ocak 2016 tarihinde sonlandırdığı ve Nisan 2016 tarihinde bu derneğin genel kurul kararıyla feshedildiği ancak OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunca bu tarihler dikkate alınmaksızın bir değerlendirme yapıldığı, ilgili derneğin fesih tarihinin darbe teşebbüsünden aylar önce olduğu, üyelikten istifa tarihinin ise derneğin kapanmasından çok önce olduğu, sendika üyeliğinin Anayasal hak olduğu, Anayasal bir hak olan sendikal hakkını kullandığı, bu yapının gerçek yüzünü görünce darbe girişiminden önce istifa ettiği, sendikaya üye olmadan önce ve üyeliğini devam ettirdiği tarihe kadar sendikanın yasal olmayan bir faaliyetini duymadığı, bir kişinin bir gazeteye abone olduğu için, abonelik ücretini (ödendiği/işlendiği zaman) faaliyet gösterdiği tarihe kadar yasal bir şirket olan Cihan Medya Dağıtım A.Ş. isimli şirkete ödemesi akabinde bu ödemenin OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu ve yerel mahkemece kamu görevinden çıkarılması işlemine haklı gerekçe sayılmasının esas itibariyle bir gazeteye aboneliği değil sadece yapılan ödemeyi cezalandırmak olduğu, üyeliğini 15 Temmuz 2016'dan oldukça erken bir tarihte sonlandırılmış olduğu, tek başına örgüt ile irtibatı kuracak yeterlikte olmadığı, söz konusu medya kuruluşunda bulunan üyelik ve sona erme tarihlerinde bu yayın kuruluşunun herhangi bir yayınının yasak olmadığı, herhangi bir mahkeme tarafından söz konusu şirkete yönelik terör örgütüne üyelik, irtibat, iltisak vb. gerekçelerle bir karar verilmediği, savunma hakkı tanınmadığı, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, Anayasa'nın 15. ve 121. maddeleri uyarınca OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde ve OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği, Anayasa'da ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde güvence altına alınan birçok temel hak ve özgürlüğün ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.Davalı İdarenin Savunmasının Özeti
: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi
: ...Düşüncesi
: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra davacının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.Diğer taraftan, davacı tarafından temyiz dilekçesinde yargılama giderlerinden tamamen muaf tutulmasına karar verilmesi talebinde bulunulduğu ve bu talebin dayanağı olan düzenlemenin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Adli yardımla ertelenen yargılama giderlerinin tahsili" başlıklı 339. maddesinin 2. fıkrasında yer alan ''Adli yardım kararından dolayı Devletçe ödenen veya muaf tutulan yargılama giderlerinin tahsilinin, adli yardımdan yararlananın mağduriyetine neden olacağı mahkemece açıkça anlaşılırsa, mahkeme, hükümde tamamen veya kısmen ödemeden muaf tutulmasına karar verebilir." kuralı olduğu görülmüş ise de, anılan fıkrada yer alan koşulların davacı yönünden gerçekleşmediği sonucuna ulaşıldığından, davacının yargılama giderlerinden tamamen muaf tutulması istemi kabul edilmemiştir.Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.