İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, turizm acentası ile havayolu şirketi arasındaki uçak koltuk charter sözleşmesi ihlali ve yolcu mağduriyetinden kaynaklanan tazminat davası.
Özet: Bir turizm acentası olan davacı, davalı ile yaptığı charter sözleşmesi kapsamında İtalya turu için kiraladığı uçak koltuklarında, dönüş uçuş tarihinin davalı tarafından kısa bildirimle değiştirilmesi sonucu 19 müşterisinin uçağa yetişememesi nedeniyle 44.473,33 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunmuş; davalı ise cevabında, sözleşmenin geçerli olmadığını, davacı ile ticari bir ilişkilerinin olmadığını ve koltuk satışının davacı değil, dava dışı bir firmayla yapıldığını iddia ederek davanın reddini istemiştir.

T.C.

İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: █████████
DAVA
: Tazminat (Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2018
KARAR TARİHİ
: █████/2018
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin turizm acentası olup █████/2017-█████/2017 tarihleri arasında organize ettiği İtalya turu için davalı şirketin ...ndan kiraladığı uçakta bazı koltukların kiralanması konusunda davalı şirket ile anlaşıp █████/2017 tarihli charter sözleşmesini imzaladıklarını, █████/2017 tarihli ... sefer nolu 04:50 kalkış saatli ve █████/2017 tarihli ... sefer nolu 00:45 dönüş saatli olmak üzere her iki uçuş için 50 koltuk sayısı, ve her bir koltuk fiyatı için 275 Euro ücreti olmak üzere toplam sözleşme bedelinin 13.750-EURO olacağı konusunda anlaştıklarını, müvekkilinin sözleşmede kararlaştırılan tüm bedeli şirkete ödediğini, sözleşmede kararlaştırıldığı gibi █████/2017 tarihinde gidişin tam ve eksiksiz gerçekleştiğini, dönüş gününden bir gün önce █████/2017 tarihinde davalı şirket yetkilisinin müvekili şirket yetkilisini arayarak sözleşmede kararlaştırılan tarihte uçak olmadığını, sözleşmedeki tarihten bir gün önce aynı saatte olduğu bilgisinin uçağın kalkış saatinden çok kısa süre önce bildirdiğini, müvekkili şirket yetkilisinin yolcuları tek tek arayarak ulaşmaya çalıştığını, müşterilerin alelacele otelden çıkışları yapılıp uçağa yetiştirilmeye çalışıldığını, 19 müşterinin uçağa yetişemediğini, müvekkili şirketin davalıya Karşıyaka .... Noterliğinin █████/2017 tarihli ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile 44.473,33 TL maddi zararın ödenmesi hususunda ihtarname gönderdiğini, Karşıyaka ... Noterliğinin █████/2017 tarih ... sayılı cevabi ihtarnamesi ile taraflarına ödeme yapılamayacağının bildirildiğini belirterek davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 44.473,33 TL maddi tazminatın █████/2017 tarihinden işleyecek reeskont-avans faiziyle birlikte , 50.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont -avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine , yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı yana bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle
: davacı şirketin iddia ettiği 10.05.2017 tarihli sözleşmenin geçerli bir sözleşme olmadığını, ilgili sözleşmenin ... isimli seyahat acentesi ile yapıldığını, ancak Turizm Bakanlığı kayıtlarında "... " ismiyle tescil edilmiş bir seyahat acentesinin bulunmadığını, davacı şirketle müvekkili şirket arasında hiçbir ticari ilişki gerçekleşmediğini, davaya konu edilen sözleşmede davacı şirket adına vazedilen imzanın şirketi temsil ve ilzama yetkili bir kişi tarafından atılmadığını, davacının dosyaya sunduğu 01.07.2017 tarihli faturada uçak koltuk satış işleminin dava dışı "... Taşımacılık Turizm Ticaret Ltd.şti" ile yapıldığını, müvekkili firmaya ait 01.07.2017 tarih, ... sayılı faturada koltuk satışı işleminin ... Taşımacılık Turizm Ticaret Ltd.Şti ile yapıldığını, faturanın ... Taşımacılık Ltd.Şti'ne kesildiğini, bu şirketin de faturayı kayıtlarına alıp kabul ettiğini, bu satış işlemi için müvekkiline yapılan ödemelerin tamamının ... Taşımacılık Ltd.Şti tarafından yapıldığını, davacı şirketin müvekkiline ödeme yapmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Asliye Ticaret Mahkemeleri 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir.
Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır.
TTK’nın 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur.
6098 sayılı TBK. nun 299. maddesinde; "Kira sözleşmesi, kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşmedir." şeklinde tanımlanmaktadır.
6100 sayılı HMK'nın 4/1-a maddesinde; Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; "Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanun'una göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları" görürler, hükmüne yer verilmiştir.
Uyuşmazlık, tacir olan taraflar arasındaki █████/2017 tarihli kira sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, söz konusu dava, 6100 Sayılı HMK'nun yürürlüğe girmesinden sonra █████/2018 tarihinde mahkememizde açılmıştır.
Görev kamu düzenine ilişkin olup bu hususun yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekir. Mahkememizce sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu anlaşıldığından, dava dilekçesinin görev yönünden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM
: gerekçesi ekli kararda açıklanacağı üzere
1-1-Dava dilekçesinin GÖREVSİZLİK nedeni ile HMK nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İzmir Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
3-HMK.nun 20. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
4-Yargılama giderleri konusunda görevli ve yetkili mahkemesince karar verilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İzmir BAM İlgili Hukuk Dairesi Nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2018
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!