Tanınmış akıllı telefon devinin, benzer marka ve tasarım kullanımlarıyla itibar kaybı yaşadığı gerekçesiyle açtığı tazminat talepli marka davası.
Özet: Dünyanın önde gelen akıllı telefon üreticilerinden olan davacı şirket, milyarlarca dolarlık cirosu ve küresel tanınmışlığı bulunan tescilli "------" markasına benzer "------" ibareli markalar, mağaza tasarımları ve pazarlama faaliyetleri kullanan davalıya karşı, marka itibarının kaybı nedeniyle tazminat istemli dava açmıştır. Davacı, davalının eylemlerinin tüketicilerde karıştırılma ve ilişkilendirilme ihtimali yaratarak markasının saygınlığını zedelediğini, Türk Patent ve Marka Kurumunun da davalının marka başvurularına itirazları kabul ederek asli unsurlardaki benzerlik ve davacının tanınmışlığı nedeniyle karıştırılma olasılığını onayladığını belirtmektedir; bu durum neticesinde, markasının kaybettiği itibar için tazminat talep etmektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO
: 2023/4 EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Marka (Marka İtibarının Kaybı Nedeniyle Tazminat İstemli)DAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İtibarının Kaybı Nedeniyle Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:TALEP
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket,------------kaliteli ---------- gerekmediğine inanan seri girişimci --------- yılında kurulduğunu, ------ elektroniği tasarlayıp, geliştiren ve satışını yapan --------dünyanın önde gelen akıllı telefon üreticisi olan şirketlerden biri olduğunu, müvekkilinin -------- piyasaya sürülmesinden bu yana, merkezinin bulunduğu ---- pazar payı kazandığını ve ------ ekosistemi de dâhil olmak üzere daha geniş bir tüketici elektroniği dizisi geliştirmeye başladığını, yüzlerce uluslararası marka tesciline sahip müvekkil şirket ----- nezdinde------ yakın marka tescilinin bulunduğunu, her geçen gün yeni marka tescilleri ile hem ürün hem de marka ağını genişlettiğini, müvekkilinin aynı zamanda, donanım, yazılım ve internet servisi hizmetleri verdiğini, esas faaliyet alanının cep telefonları olup hâlihazırda ------- takiben dünyanın en büyük cep telefonu üreticilerinden biri konumunda ve -------birinci olduğunu, yine müvekkilinin piyasadaki değeri yaklaşık ------- tutarında olup --------- en büyük dördüncü teknoloji şirketi konumunda olduğunu, müvekkilinin faaliyetleri neticesinde her yıl milyarlarca dolar gelir elde ettiğini, henüz -------- yılında kurulmuş olmasına karşın faaliyet gösterdiği teknoloji sektöründe hızla yükselerek dünyanın en büyük dördüncü akıllı telefon üreticisi konumuna geldiğini, -------, ------ çeşitli ürünleri markaları ile satışa sunan müvekkilinin ---- milyar doların üzerinde cirosu ve ------çalışanı bulunduğunu, -------- sitelerinden daha fazla bilgiye ulaşılabileceğini, müvekkili şirketin -----ibareli tescilli tanınmış markasının bilgilerinin:----- ibareli markasının tanınmışlığına ilişkin başvurusunun ---- yapıldığını ve karar aşamasında olduğunu, ---- nezdinde kayıtlı ------ ekte sunduklarını, müvekkili şirketin, davalı şirketin -------- tescil başvurularının, müvekkili mağaza ismi, mağaza dekorasyon ve internet sitesi kullanımları, çevrimiçi alışveriş sitelerinde satışlar, sosyal medya üzerinden reklam ve pazarlama faaliyetleri içerisinde olduğunu tespit ettiklerini, davalı yana; ---- numaralı tescilli markasından feragat etmesi;----- numaralı marka başvurularını geri çekmesi ve tespit edilen---------- kullanımına son verilmesi ve söz konusu alan adının müvekkil şirkete transferinin gerçekleştirilmesi, ------ yer aldığı tespit edilen ve kayıt altına alınan -------- ibareli marka ve logoların kaldırılması; mağazalarında aynı/benzer ------dekorasyonu kullanımına son verilmesine ilişkin------- yevmiye numaralı ihtarname----- yevmiye numaralı----- tarihinde gönderilen ihtarname) akabinde müvekkili şirket tarafından ------ numaralı marka başvurularına itirazlarının ----- sunulduğunu,------ ibareli marka başvurusuna itirazları sonucunda ------gerekçeli itirazlar belirtilen genel ilkeler esas alınarak incelendiğini, yapılan incelemede------ ibaresinin birleşiminden oluşan -------ibaresinin günümüz teknoloji çağında ---------- tanımlamakta kullanılan ayırt edici niteliği bulunmayan/zayıf adlandırmalardan olduğu, bu hali ile başvurunun asli unsurunun -------- ibaresi olduğu, bu hali ile işbu marka örneğinin----- markaları ile benzerlik taşıdığı,----- ------ bilinirliği de birlikte göz önüne alındığında başvuru ile ---------- sayılı itiraz gerekçesi markalar arasında söz konusu asli unsurun benzerliği nedeniyle taraflar arasına seri marka biçiminde algılanma ve bağlantı kurulması ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline yol açabilecek derecede benzerlik olduğu kanaatine ulaşıldığını, markalarda yer alan ilave unsurların markalar arasındaki benzerliği ortadan kaldırmadığı, markaların aynı/benzer/ilişkili türde malları/hizmetleri kapsadıkları hususlarının tamamı birlikte dikkate alındığında, başvuru ile sözkonusu itiraz gerekçesi markalar arasında, başvuruda yer alan mallar bakımından karıştırılma ihtimali ve tanınmışlık nedeniyle ilişkilendirilme ihtimallerinin ortaya çıkabileceği kanaatine varılmıştır.------ibareli marka başvurusuna itirazlarımız sonucunda ----- Kararı uyarınca “Karıştırılma, ilişkilendirilme olasılığı ve tanınmışlık gerekçeli itirazlar belirtilen genel ilkeler esas alınarak incelendiğini, yapılan incelemede ------ ibaresinin birleşiminden oluşan------ ibaresinin günümüz -----ibaresinin -------- tanımlamakta kullanılan ayırt edici niteliği bulunmayan/zayıf adlandırmalardan olduğu, bu hali ile başvurunun asli unsurunun----ibaresi olduğu, bu hali ile işbu marka örneğinin muterizin ----markaları ile benzerlik taşıdığı, muterizin -------bilinirliği de birlikte göz önüne alındığında başvuru ile --------- asli ayırt edici/esas unsur olarak içeren itiraz gerekçesi markalar arasında söz konusu asli unsurun benzerliği nedeniyle taraflar arasına seri marka biçiminde algılanma ve bağlantı kurulması ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline yol açabilecek derecede benzerlik olduğu kanaatine ulaşıldığını, markalarda yer alan ilave unsurların markalar arasındaki benzerliği ortadan kaldırmadığını, markaların aynı/benzer/ilişkili türde malları/hizmetleri kapsadıkları hususlarının tamamı birlikte dikkate alındığında, başvuru ile sözkonusu itiraz gerekçesi markalar arasında, başvuruda yer alan mal ve hizmetler bakımından karıştırılma ihtimali ve tanınmışlık nedeniyle ilişkilendirilme ihtimallerinin ortaya çıkabileceği kanaatine varıldığını,----- Kararlarından da anlaşıldığı üzere davalı taraf müvekkilin ----- ibareli tanınmış markasından haksız kazanç elde etmeye çalışarak kötüniyet ve kasıtla ----- ibaresini kullanmak istediğini, müvekkili şirketin bütün uyarı ve çabalarına rağmen davalı tarafından ------ numarası------- ibareli yeni bir marka başvurusunun gerçekleştiğini, davalının müvekkili markasına tecavüz eder mahiyetteki eylemlerinin devamı neticesinde müvekkili şirket tarafından ----- tarihinde davalıya tekrar “Müvekkil şirket adına tescilli -------- ibareli markaları ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olan ------ ibarelerinin kullanımına son verilmesi aksi halde işbu eylemlerin SMK’nın 7.,29. Ve 30. Maddeleri ile TTK madde 54 ve devamı gereğince tecavüz ve haksız rekabet oluşturması nedeni ile hukuki adımların atılacağı” ihbar ve ihtar edildiğini, davalı ile müvekkili şirket arasında ticari davanın zorunlu arabuluculuk aşaması tamamlandığını ve “Dava Şartı Arabuluculuk Son Oturum Tutanağı----- tarihinde taraflar ve arabulucu tarafından imza edildiğini, taraflar arasında imzalanan -----tarihli dava şartı arabuluculuk son oturum tutanağı) -------- numaralı markanın hükümsüzlüğüne ilişkin: Hükümsüzlük hâlleri ve hükümsüzlük talebini düzenleyen SMK madde 25 uyarınca; “(1) 5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir.” Davalının ----- ibareli markasının hükümsüzlüğü istenirken müvekkil şirketin------------nolu markaları dayanak olarak gösterildiğini, 6769 sayılı SMK madde 6/1; “Madde 6- (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa…” şeklindeki düzenlenmekle birlikte, böyle bir ihtimalde markanın tescil edilemeyeceğini, SMK’da bahsedilen ayırt edicilik kavramından özgünlük ve orijinallik olduğunu, oysa hükümsüzlüğü talep edilen marka özgün ve orijinal olmayıp müvekkili şirket markasından ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, müvekkiline ait------ markalarını aynen içeren ve müvekkili markaları ile Aynı/Ayırt edilemeyecek kadar benzer hükümsüzlüğe konu marka, tüketiciler nezdinde müvekkile ait markaların -------algısı yaratarak markaların karıştırılmasına neden olacağını, itiraza konu marka başvurusunun bu algıyı yaratmak için özellikle seçildiğini ve bu nedenle kötü niyetli olduğunu, bilindiği üzere önceki tarihli markanın asli unsuru muhafaza edilerek yeni bir marka gerçekleştirebileceğini, bu yolla marka sahibi işletmesinin piyasaya arz ettiği mal ve hizmetlerinin işletmesel kökenini, önceki markada yer alan asli unsurun yanına başkaca ve/veya tali unsurlar ekleyerek seri markalar oluşturabilir.-----Nitekim Sayın --------- yılında yayınladığı Marka İnceleme Kılavuzu’nda şu açıklama yer aldığını, “Seri markalar söz konusu olduğunda karıştırılma ihtimali, tüketicinin mal ve hizmetlerin kaynağına ilişkin olarak yanılgıya düşmesi ve hatayla markanın başka bir firmaya ait marka serisine dâhil olduğunu düşünmesi olasılığından kaynaklandığını, aynı kelimeye farklı grafik unsurlar veya yeni kelimeler eklenmesi veya farklı kelimelere sürekli biçimde aynı örnek veya son ekin eklenmesi biçimiyle karakterize edilen markaların söz konusu olduğunda marka serilerinden bahsedilebilir.” Seri marka gerekçesine dayalı hükümsüzlük değerlendirilirken aşağıdaki esaslar dikkate alınır: − Bir marka serisi oluşturmaya yetecek sayıda marka hükümsüzlük sahibi adına tescilli (veya başvuru halinde) olmadıkça, hiçbir tüketiciden o marka serisinin ortak özelliklerini tespit edip, o özelliği içeren başka markalarla bağlantı kurması beklenemez. − Sonraki marka, marka serisine dahil markalarla sadece benzer olmamalı, aynı zamanda seriye dahil markalarla ilişkilendirilmeyi sağlayacak karakteristik özellikleri (aynı kelimeye farklı grafik unsurlar veya yeni kelimeler eklenmesi veya farklı kelimelere sürekli biçimde aynı örnek veya son ekin eklenmesi vb.) de içerm “Marka Genişlemesi” -------- kavramı genel olarak firmanın oluşturulmuş bir marka ismini yeni bir ürünü piyasaya sürmek için kullanması, yani yeni ürünün mevcut marka ismi ile ya da mevcut marka ile yeni bir markanın bileşimi olan bir marka ismiyle sunulması olduğunu, yeni marka adının mevcut bir marka ile birleştirilir ise alt-marka--------- adlandırılabileceğini, genişleme için kullanılan mevcut marka ana marka ------ olarak adlandırıldığını, ana marka ana markasının mevcut kategorisinden farklı yeni bir ürün kategorisi oluşturmak için kullanılacağını, -------- sınıfları (kategorileri) arasında aynı markanın kullanılması söz konusu olduğunu, ------, önce sadece bilgisayar üretirken daha sonra yatay yönlü marka genişlemesi yaparak yazıcı, fotoğraf makinesi, faks, vb. ürünler başlamıştır. Bunun yanı sıra -----, bilgisayarların yanında klima, televizyon gibi ürünler ürettiğini, ------ gibi yabancı oyuncuların ----- pazarındaki ------- büyümesini gören -------- pazarına kahve ürününü de sunduğunu, dikey yönlü marka genişletmeleri ise; ürün hattı genişletmeleri olarak da adlandırıldığını, işletmenin mevcut hedef pazarına hizmet edecek mevcut ürününe benzer bir ürüne ihtiyaç tespit ettiğinde dikey yönlü marka genişlemesini tercih ederek aynı ürün sınıfı içerisinde aynı marka altında yeni özelliklerle bir ürün çıkarabileceğini, müvekkili şirkete ait markalar ile ayırt edilemeyecek kadar benzer hükümsüzlük konusu markanın, müvekkile ait markaların revizyon edilmiş hali olduğunu ve/veya sonraki tarihli markanın müvekkil şirkete ait markanın seri bir markası olduğunu düşünebileceğinden de taraf markaları arasında hem ayırt edilemeyecek kadar benzerlik hem de karıştırılma ihtimali bulunduğunu, köklü markaların markalarını revize etmeleri piyasalarda rastlanan bir durum olduğunu, bu durumlara----------gösterilebileceğini, müvekkili şirkete ait ----- markaların tanınmış olduğunu, tanınmışlık kararının hukuki çerçevesi Tanınmış Markalara Sağlanan Koruma • Korumanın amacı – markanın reklam fonksiyonunun korunması – marka imajı oluşturmak için harcanan çabanın/yatırımın korunması --------- sahibinin ve tanınmışlık kazandırdığı markasının korunması (haksız yarar sağlama, ayırt edici karakterine veya itibarına zarar verme fiillerine karşı) Tanınmış Marka ile ilgili en önemli atıf yapılan kaynağın Paris Sözleşmesi olduğunu, Paris Sözleşmesi 6. maddesi uyarınca (Birinci mükerrer) : 1. Birlik ülkeleri tescilin talep edildiği ülkenin yetkili makamları tarafından söz konusu ülkede bu Antlaşma’ dan yararlanacağı kabul olunan bir şahsa ait olduğu aynı veya benzeri ürünlerde kullanıldığı herkesçe bilindiği mütalaa edilen bir markanın karışıklığa meydan verebilecek surette örneğini, taklidini veya tercümesini yapan bir fabrika veya ticaret markasının tescilini gerek ülke mevzuatı müsait olduğu takdirde doğrudan doğruya, gerekse ilginin isteği üzerine red veya hükümsüz kılmayı taahhüt edeceğini, herkesçe bilinen bir markanın esas unsurunun çoğaltılması veya bunlarla bir karışıklık doğurabilecek bir taklitten ibaret olursa durumun bu şekilde olacağını, 2. Bu tür markaların kaydının terkininin istenmesi için tescil tarihinden itibaren en az beş yıllık sürenin tanınması gerektiğini, mal veya hizmetlerden bağımsız olarak taraf markaları arasında ihtilâfın bulunduğu kabul edileceği üç hâlinin, "Sonraki markanın tanınmış marka ile bağlantılı olduğu izlenimi yaratması ve bu durumun tanınmış marka sahibini zarara uğratma ihtimâli bulunması, Markanın kullanımının haksız şekilde tanınmış markanın ayırt edici karakterinin zedelenmesine veya sulandırılmasına sebep olma ihtimalinin bulunması, Markanın kullanımı ile tanınmış markanın ayırt edici karakterinden haksız avantaj sağlanması" olduğunu, belirtilen üç durumdan birinin mevcudiyeti halinde Tavsiye Metni, markalar arasında ihtilâf bulunduğunun kabulü gerekeceğini, ------- Hukuk Dairesi emsal niteliğindeki kararında; tanınmış marka kavramı bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayrımı yapılmadan, coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin, aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak tarif edildiğini,--------- kararında; tanınmış marka ile dünya çapında olmasa bile geniş halk kitlelerinin tanıdığı, yüksek ekonomik değere sahip markanın ifade edilmek istendiğini, yani dünya çapında maruf olmasa bile, --------üye ülkelerde hatta üye ülkelerin bazılarında bilinen markaların tanınmış marka kategorisinde sayıldığını belirttiğini, ihlal oluşturan benzer marka tescillerinin hükümsüzlüğüne ilişkin açmış olduğumuz ve müvekkil lehine sonuçlanan emsal mahkeme kararları ve bu kararlara dayanak bilirkişi heyet değerlendirmeleri bulunduğunu, emsal kararlardan da görüleceği üzere müvekkili -------- ibareli markaların gerçek ve münhasır hak sahibi olduğunu, hal böyleyken ve eşitlik ilkesi gereği iş bu kötü niyetli müvekkilin haklı itibarından haksız faydalanmaya yönelik markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, -----tanınmış markalar olduğunu ve -----yaptığı büyük yatırımlarla da her geçen gün daha da ilerlediğini, ---------ibaresinin orijinal bir işaret olduğu, farklı ülkelerde yer alan kişiler tarafından birbirinden habersiz bir kelime olarak oluşturulmasının da olanaksız olduğu, davacının ------ ibareli markasının, davalının başvuru tarihi itibariyle ---- dahil birlik ülkelerinde ve ------- müşteri çevresinde ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle; … davacı ile aynı sektörde faaliyette bulunan davalının, davacıya ait olduğunu bildiği müşahede olunan markayı, davacının uzun süredir kullandığı malları da kapsayacak biçimde adına marka olarak tescil ettirmesinin haksız ve kötü niyetli olup, davacıyı pazarda engelleme ve piyasada zarara uğratma, ----- henüz tescili bulunmayan markasına zarar verme ve onu piyasaya sokmayı önleme yahut uzaklaştırma amaçlı olduğu gerekçesiyle,--------- şirket adına tescilli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine dair verilen karar isabetlidir” demek suretiyle tam olarak müvekkil şirketin içinde bulunduğu durumun kötü niyet nedeniyle vuku bulduğunu tespit ve içtihat etmiştirMarka hukukuna ilişkin davalarda ihtiyati tedbir bakımından özel bir hüküm getirilmediği müddetçe genel hüküm olan HMK md. 389 uygulama alanı bulacağını, bu maddeye göre, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceğini, başka bir anlatımla ihtiyati tedbir talebinin kabul edilebilmesi için gecikmesinde tehlike veya mühim bir zarar tehlikesi koşulunun gerçekleşmesi gerektiğini, kötüniyetli olarak müvekkilinin tanınmış markasını aynen içeren söz konusu markanın 3. Kişilere devri ileride telafisi mümkün olmayan zararlara yol açacağını, bu bağlamda da SMK bakımından gecikmesinde tehlike veya mühim bir zarar tehlikesi şartının da gerçekleştiği aşikar olduğunu, bu nedenlerle de söz konusu hukuka aykırılık ivedilikle önlenmesi gerektiğini, ihtiyati tedbirin amacına ulaşması için, İVEDİ bir şekilde; SMK madde 159 ve HMK madde 389 gereğince davalının ------- markalarının dosyada verilecek hüküm kesinleşene kadar 3.kişilere devrinin önlenmesini talep ederiz. Hükümsüzlüğe konu işaretin halk tarafından müvekkil olduğu fikrine kapılması, müvekkilin bazı mal ve hizmetleri için kullanılan bir alt şirketi, müvekkille ekonomik/idari irtibatı bulunan bir şirketin markası sanılması, dolayısıyla da müvekkili ticari itibarının zedelenmesi kaçınılmaz olduğunu, hal böyleyken benzerlik, karıştırılma ihtimali, tanınmışlık, eskiye dayalı kullanım ve kötü niyet ihtiva eden işbu markanın hükümsüzlüğünü talep ederiz. 4. müvekkilin marka hakkına tecavüzü oluşturan fiiller: marka hakkına tecavüz suçu 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. ve 30. maddelerinde düzenlendiğini, mezkur kanunun 29. maddesinde; marka hakkına tecavüz sayılan fillerin neler olduğu düzenlendiğini,, “Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanmak, Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak, Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu haklan üçüncü kişilere devretmek marka hakkına tecavüz sayılan fiiller olarak sayılmıştır. 6769 sayılı Yasanın 7. maddesinde ise marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları düzenlenmiştir. Buna göre marka hakkı sahibi izinsiz olarak yapılması halinde 2. fıkra kapsamında “Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması, Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması, Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve --------- ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması fillerinin önlenmesini talep etme hakkı düzenlendiğini, 6769 sayılı Yasanın 30. maddesinde ise marka hakkına tecavüze ilişkin cezai hükümler düzenlendiğini,, “Başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal üreten veya hizmet sunan, satışa arz eden veya satan, ithal ya da ihraç eden, ticari amaçla satın alan, bulunduran, nakleden veya depolayan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır, Marka koruması olduğunu belirten işareti mal veya ambalaj üzerinden yetkisi olmadan kaldıran kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır, Yetkisi olmadığı hâlde başkasına ait marka hakkı üzerinde devretmek, lisans veya rehin vermek suretiyle tasarrufta bulunan kişi iki yıldan dört yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır, Bu maddede yer alan suçların bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde ayrıca bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur denilmek suretiyle sanıklar hakkında hapis ve adli para cezası öngörüldüğünü, kanun hükümlerinden de açıkça anlaşılacağı üzere yasa koyucu; marka taklitçiliği, karıştırma ihtimali yaratma, marka koruması işaretini kaldırma, marka hakkı üzerinde yetkisiz tasarruf ve markanın tanınmışlığına tecavüz eylemlerini suç olarak düzenlemiş, söz konusu eylemler için hapis ve adli para cezası uygulanmasını kabul ettiğini, SMK’nın “Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin ileri sürebileceği talepler” başlıklı madde 149/1’ e göre ise; sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan müvekkil şirket mahkemeden; • Fiilin tecavüz olup olmadığının tespitini, • Muhtemel tecavüzün önlenmesini, • Tecavüz fiillerinin durdurulmasını, • Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazminini, • Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde el konulmasını, • El konulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınmasını, tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere el konulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhasını, haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları Aleyhine tespit talep edilenlere ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesini, talep etme hakkına sahip olduğunu, SMK’nın Ortak ve Diğer Hükümler başlıklı 150. Madde uyarınca: (1) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz sayılan fiilleri işleyen kişiler, hak sahibinin zararını tazmin etmekle yükümlü olduğunu, Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilmesi durumunda, hakka konu ürün veya hizmetlerin, tecavüz eden tarafından kötü şekilde kullanılması veya üretilmesi, bu şekilde üretilen ürünlerin temin edilmesi yahut uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülmesi sonucunda sınai mülkiyet hakkının itibarı zarara uğrarsa, bu nedenle ayrıca tazminat istenebilir. (3) Hak sahibi, sınai mülkiyet hakkının ihlali iddiasına dayalı tazminat davası açmadan önce, delillerin tespiti ya da açılmış tazminat davasında uğramış olduğu zarar miktarının belirlenebilmesi için, sınai mülkiyet hakkının kullanılması ile ilgili belgelerin, tazminat yükümlüsü tarafından mahkemeye sunulması konusunda karar verilmesini mahkemeden talep edebileceğini, bahsi geçen marka hakkının korunmasına ilişkin tüm düzenlemelere ek olarak müvekkil şirketin sahip olduğu haklar aynı zamanda TTK’ nın madde 54 vd yer alan haksız rekabet hükümleri ile de kümülatif olarak korunduğunu, Türk Ticaret Kanunumuzun Haksız Rekabeti düzenleyen Dördüncü Faslında: Madde 54 – ‘‘Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.’’ denildiğini, aynı kanunun 55. Maddesinde dürüstlük kuralına aykırı davranışlar, ticari uygulamalar arasında Başkasının malları, iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma hali sayıldığını, Hukuk Muhakemeleri Kanunun (“HMK”) 389’uncu maddesinde ihtiyati tedbir kararı verilebilmesinin koşulları düzenlendiğini, buna göre “Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.” Kanun lafzından da açıkça anlaşıldığı üzere İhtiyati tedbir kararı verilmesi için mevcut bir zarar aranmayacağını, zarar tehlikesinin bulunması da yeterli olacağını, kural olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesi için ihtiyati tedbiri talep eden taraf tarafından teminat verilmesi gerekse de, örneğin, resmi bir belge veya kesin delile dayanmasa bile talepte bulunan açıkça haklı ise veya tedbir kararı sebebiyle davalının zarara uğrama tehlikesi yoksa teminat alınmaksızın da tedbire karar verilebileceğini,----- içtihatlarında da bu husus gözetildiğini, HMK”nın 392/1 maddesinde ihtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde davalı ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorunda olduğunu, talep resmi belgeye, başkaca kesin bir delile dayanıyor veya durum ve koşullar gerektiriyorsa mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebileceğini, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un “Teminat” başlıklı 48/1 maddesinde “Türk Mahkemesi’nde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler yargılama ve takip giderleriyle davalı zarar ve ziyanı karşılamak üzere Mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır,” şeklinde düzenleme getirildiğini, aynı maddenin ikinci fıkrası ise kuralın istisnası olup “Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar” düzenlemesi getirildiğini, mevcut yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere davacının yabancılık sıfatına bağlı olan teminat gösterme zorunluluğu karşılıklılık (mütekabiliyet) mevcut ise, teminattan muaf tutmak mecburiyetini gerektirildiğini, burada mahkemenin takdir hakkı bulunmadığını-------- davacının (veya davaya katılanın veya icra takibinde bulunanın) mensup olduğu Devlet arasında teminat konusunda karşılıklılık bulunması halinde, teminat gösterme yükümlülüğü ortadan kalkacağını,.------- Orantılılık ilkesi gereğince, müvekkil şirketin ihtiyaç duyduğu koruma, davanın başarı şansı ve ihlal iddiamızın kuvvetine nazara alınarak davalının kusur derecesinin büyüklüğü ivedilikle belirleneceğini, tecavüze ilişkin kullanımlardan bazıları dilekçe ekinde sunulduğunu, HMK md. 403 uyarınca aleyhine tespit talep edilenlere tebliğ yapılmaksızın; Müvekkil şirkete ait markanın Sayın Mahkeme’ye ek olarak sunulan deliller ve dilekçe marifetiyle anlatılan ürün detayları esas alınarak yapılan inceleme akabinde, - Davalının ticaret sicilinde kayıtlı olan --------- Davalının ticaret sicilinde gazetesinde eski adresi olarak gösterilen ----- şubesi adresi olarak gösterilen-------- Davalının faaliyet gösterdiği tespit edilen ------- adreslerine gidilerek, Davalı tarafından müvekkil marka hakkına karşı tecavüze ve TTK anlamında haksız rekabete neden olan ürünlerin satışının yapıldığı; Müvekkilin tescilli markaları ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanıldığı; müvekkilin tescilli markaları ile aynı veya benzer olan ve müvekkilin tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından müvekkilin tescilli markaları ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanıldığı; Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, müvekkilin tescilli markaları ile aynı veya benzer olan ve -------- ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması fillerinin tespiti için bilirkişi incelemesi marifetiyle karşı tarafa tebligat yapılmaksızın delil tespiti yapılması ve yapılacak olan keşif esnasında hazır bulunabilmemiz için belirlenecek olan keşif gün ve saatlerine ilişkin tarafımıza tebligat çıkartılması talep edildiğini, davalı tarafından müvekkilin marka hakkına tecavüz eden ve TTK anlamında haksız rekabet yaratacak şekilde bulundurulan, satışı için teklifte bulunulan ve satılan ürünlerin tespiti ile müvekkil şirketin marka hakkına tecavüz teşkil eden bütün ürünlere ------- sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman veya bölge gibi alanlar dâhil, bulundukları her yerde İcra Memuru marifetiyle karşı tarafa tebligat yapılmaksızın el konulmasına ve yapılacak olan haciz işlemi esnasında hazır bulunabilmemiz için belirlenecek olan keşif gün ve saatlerine ilişkin tarafımıza tebligat çıkartılması talep edilmektedir. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usûl Hukuku Hakkında Kanun’un 48’inci maddesinden hareketle, tedbir talep eden yabancı ülke vatandaşları açısından karşılıklılık bulunması halinde teminat alınamayacağını gerekçesi ile --------- taraf olduğundan teminata hükmedilmeden ihtiyati tedbir kararı verilmesi öncelikli talebimizdir. 4. Müvekkil şirkete ait markaların Sayın Mahkeme’ye işbu dilekçede ve ek olarak sunulan deliller marifetiyle anlatılan detaylar esas alınarak yapılan inceleme akabinde aşağıda bağlantı linkleri sıralanan internet sitelerinde müvekkilin marka hakkına ihlaline konu olan kullanımların satış ve/veya tanıtım, pazarlama faaliyetlerinin yapıldığına ilişkin delil tespitinin bilirkişi marifetiyle yapılması talep edilmektedir. ------- tecavüz eden tarafından karşılanması kaydıyla, tirajı en yüksek ---- birinin tüm------ yurt dışı baskılarında dava sonucunun ilan edilmesini, TTK 55/4-5 maddeleri anlamında haksız rekabet oluşturan eylemler sonucunda oluşan haksız rekabetin tespiti ile önlenmesini, haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılması talep edildiğini, müvekkili şirketin uzun yıllardır aralıksız ve yoğun şekilde kullandığı tanınmış ----- markaları ile aynı/ayırt edilemeyecek kadar benzer olan davalı adına ---- ibareli markanın 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu madde 4., 5., 6., 7., 9., 18. Ve 25. Maddeleri ile kötü niyet nedeniyle HÜKÜMSÜZLÜĞÜ ve------ sicilinden terkini talep edilmektedir. 8. SMK madde 159 ve HMK madde 389 gereğince davalının ------ numaralı -------ibareli markalarına dosyada verilecek hüküm kesinleşinceye kadar 3. Kişilere devrinin önlenmesi talep edildiğini, SMK 150/3 maddesinde yer alan; “Hak sahibi, sınai mülkiyet hakkının ihlali iddiasına dayalı tazminat davası açmadan önce, delillerin tespiti ya da açılmış tazminat davasında uğramış olduğu zarar miktarının belirlenebilmesi için, sınai mülkiyet hakkının kullanılması ile ilgili belgelerin, tazminat yükümlüsü tarafından mahkemeye sunulması konusunda karar verilmesini mahkemeden talep edebilir.” hükmü gereği Davalıya ait ticari/muhasebe defter ve kayıtlarının, müvekkilin tescilli bütün markaları dikkate alınarak marka hakkına tecavüz ve haksız rekabete konu olan ilgili katalogların vb. sunulması konusunda karar verilmesini” talep ve dava etmiştir.DAVAYA CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili firma------ kayıtlı olup ----- alanında hizmet verdiğini, bu alanda iyi bir prestije, saygın bir konuma sahip olan müvekkil, firmasını yurtiçinde duyurabilmek, ürettiği ürün ve hizmetin kalitesini arttırmak için çeşitli markalar oluşturarak; bu markaları tescillemek suretiyle ticari faaliyette bulunduğunu, müvekkili firmanın ise; ---- birçok noktasında işbu dilekçenin EK’inde Mahkemenize sunulacağı üzere ------ ibareli ürünlerini satmak için mağazalar açmış, bayilikleri kurmuş, online satış mağazaları ile e-ticaret aracılığıyla geniş kitlelere ulaştığını, ------------ ayırt edici niteliğinin düşüklüğü ve başvuruya konu işarette yer alan ayırt edici nitelikteki ilave kelime unsurlarından bahisle işaretler arasındaki farklılıkların karıştırılma ihtimalini bertaraf edecek düzeyde olduğuna karar verdiğini, mal ve hizmetlerin benzer olması tek başına iltibas ilişkisini kuramamakla beraber ortak ve farklılaşan unsurlar değerlendirilmeye tabi tutularak görsel, işitsel, kavramsal, sınıfsal özellikler de mal ve hizmetlerin kullanım amacı yanında SMK madde 6/1 kapsamında benzerlik ilişkisinin kurulup kurulmadığını göstereceğini, ilgili tüketici kesimi, benzer yerlerde veya aynı bölgelerde hizmetlerini/faaliyetlerini sürdürüp sürdürmediği, dağıtım kanallarının benzer olup olmadığı, haksız rekabeti oluşturan unsurların var olup olmadığı gibi birtakım hususlar da iltibas ilişkisi kurulduğuna yönelik muteriz firmanın itirazına mesnet göstermiş olduğu marka ile muteriz firmaya ait markaların benzerliği hususunda kıyaslanarak mercek altına alınmasında yan değil ana unsurları oluşturacağından büyük bir önem taşıdığını, ------- ediciliğin tespitinde ele alınacak olan belli başlı kriterleri düzenlediğini, ayrıca kurum nezdinde---------ibareli tescilli başkaca markalarda bulunduğunu, marka örneklerinde de görüldüğü üzere -------- kelimesi ana unsur kalarak sonuna eklenen kelimelerden oluşan markalar birçok farklı kişi tarafından aynı sınıflar için tescil alındığını, idarenin eşit davranma yükümlülüğü çerçevesinde müvekkil şirket’e ait markanin tescil edilmesi gerektiğini, markalar arasında benzerlik hali tespit edilirken mekanik değerlendirmelerden kaçınılacak ve markaların bütün olarak ortalama tüketicilerde bıraktıkları izlenim çerçevesinde benzerliğin ortaya çıkıp çıkmadığı araştırılacağını, ortak kelime unsuru --------özelinde hiçbir anlama gelmediğini, birçok marka başvurusunda firma ve şahısların markasının kalitesini, marka isminin değerini arttıracağı düşüncesi ile söz konusu unsuru kullandıkları günlük yaşantımızda da sık sık karşılaştığımız üzere bilindiğini, örneğin birçok alanda hizmet veren ----- markaların varlığı dışında sonunda ---- nezdinde tescilli markalar da bulunduğunu,------- ayırt ediciliğe sahip, ağırlıklı olarak kelimelerin sonuna gelen ek mahiyetinde işaretlerdeki ilave unsurların düşük ayırt ediciliğe sahip bu işaretleri birbirinden farklılaştırmaya yeterli olduğu kabul edilebileceğini, bu nedenle bu tarz başvurulardaki benzerlik değerlendirmesi, ilave unsurlarla birlikte meydana gelen bütünsel izlenimin de hemen hemen aynı olması derecesinde yapılacağını, aksi durumda, işaretlerin ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadıkları kabul edileceğini, bu bağlamda tek başına---- bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini,-------- kararında, harf içeren markaların bulundukları ibareli tek başına ayırt edilemeyecek derecede benzer görmediğini, -----markasından ------- kelimesi genel tabir içermesi nedeniyle gelen itirazlar red edildiğini, ------ markasından-------- kelimesi genel tabir içermesi nedeniyle gelen itirazlar reddedildiğini, --------- kıstas olarak ele aldığı ortalama tüketici algısı ile değerlendirildiğinde; tüketicinin gerek görsel gerek işitsel yönden hiçbir şekilde benzer olmadığı, kelimelerin kökünün aynı olmasının firmalarının markalarının birebir olarak benzer olarak addedilemeyeceği oldukça açık olacağını, kabul anlamına gelmemekle beraber bir an olsun markalar arasında iltibas ilişkisinin kurulabileceği düşünülecek dahi olsa----------- şirketine ulaşmak isteyen bir tüketicinin hedefinden son derece uzak elektrik aletleri satan bi firmaya ulaşmasının ihtimali gerek coğrafi alanı gerek mal ve hizmetleri değerlendirildiğinde de zorlama olacağını, zira ürünler üzerinde markaların yer aldığı görseller bile tüketicinin ayırım yapmasına sebebiyet vereceğini, öncelikle ilgili kamu algısı değerlendirilmeye tabi tutulduğunda muteriz firmanın “halk” ölçütü düzeltilmesi gerektiğini, ilgili madde “Halk tarafından karıştırılma ihtimali” olacak şekilde düzenlenmiş olsa da esas olarak her bir itiraz gerçekleştirilirken veya karşı görüş sunulurken üç ayrı kategori olduğunu, düşük dikkat düzeyine sahip tüketici, ortalama düzeyde tüketici, yüksek dikkat düzeyine sahip tüketici üç kategorinin de halk kavramı içinde olmasından kaynaklı iddia edilen benzerlik ilişkisinin olup olmadığı aydınlatılmaya çalışıldığında esas alınan eğer halk olsa idi uçlarda değerlendirmelerin yapılacağı, belli bir düzeyde tüketici yakalanamadığından ötürü verilecek kararın yanıltıcı olacağı son derece açık olduğunu, kıstas“ORTALAMA TÜKETİCİ ALGISIDIR.” Halk geniş bir kavram olup değerlendirmeyi sağlıklı şekilde gerçekleştirecek olan kesim ortalama tüketici olduğunu, ortalama tüketici; google arama motorunda yapacağı arama, coğrafi alanları kıyaslama ile ilk aşamada iltibas ilişkisini kurmaya değer verileri bulabileceğini, ilk aşama adına; --------------- motorlarında yapılacak olan aramada iki markanın da adı ayrı ayrı yazıldığında birbirlerine ulaşılmadığı ve müvekkil firmanın henüz internet sitesinin olmadığı, tescile hak kazandıktan sonra markasına ait bir internet sitesi ile işlerini büyütme hedefinde olduğu bilgileriyle muteriz firma tarafından müvekkilinin firmanın tehdit olarak algılanması da art niyetli olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK
: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı adına tescilli bulunan ------ markasının davacı adına tescilli bulunan ---- diğer markalar yönünden hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı, yine haksız rekabet hükümleri gereği var ise tecavüzün önlenmesinin gerekip gerekmediği, noktasında toplandığı anlaşılmıştır.UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
:Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.Dosyaya ---- kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde;-----tarihinde davalı adına, ---- tescil numaralı ---- sınıfta davalı adına, ---- tescil numaralı ----------markasının ------ tescil numaralı ----------markasının -----sınıfta davalı adına tescil edildiği anlaşıldı.Davalının ------- ticaret sicil numarasıyla kayıtlı görüldüğü, son tescil tarihinin ----- olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya ---- kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ---- tescil numaralı ----- sınıfta ---- tarihinde davacı adına, ---- markasının ------ tarihinde davacı adına, ----- markasının-----tarihinde davacı adına,-----tarihinde davacı adına, ------- tescil numaralı---- tarihinde davacı adına, ---- markasının---- tarihinde davacı adına, ----escil numaralı ----- tarihinde davacı adına, ----tarihinde davacı adına, ---- tescil numaralı mıjıa markasının ---- davacı adına, ---- tarihinde davacı adına,----- markasının ------- tarihinde davacı adına,---- tarihinde davacı adına,----- tarihinde davacı adına, ---- tarihinde davacı adına,---- tarihinde davacı adına, ----- tarihinde davacı adına, ----- tarihinde davacı adına, ----- tarihinde davacı adına,-----tarihinde davacı adına, ----tarihinde davacı adına,---- tarihinde davacı adına, ----- tescil numaralı ----- tarihinde davacı adına, ----tarihinde davacı adına,----- tarihinde davacı adına, ---- sınıfta----davacı adına, ---- markasının---- markasının ----- tescil numaralı ---- markasının ----- davacı adına, ---- tescil numaralı ----tescil numaralı ------ tarihinde davacı adına, ----- tarihinde davacı adına, ----- tarihinde davacı adına, ----tescil numaralı ----tescil numaralı ---- tescil numaralı -----tarihinde davacı adına, ---- tescil numaralı -----tescil numaralı -----tarihinde davacı adına----- tarihinde davacı adına, ------ tarihinde davacı adına, ---- tarihinde davacı adına, -----sınıfta davacı adına, -----tarihinde davacı adına, ----- sınıfta davacı adına,----- tescil numaralı ------ sınıfta ---- tarihinde davacı adına, ---- tescil numaralı ------- tarihinde davacı adına, --- tescil numaralı ---- tarihinde davacı adına,------sınıfta davacı adına tescil edildiği anlaşıldı------- tarihli yazı cevabında; Dairelerinin ------ ait talep ettiğiniz ----- formları dosyamız arasına celb edilmiştir.Dava dilekçesinde bildirilen sosyal medya hesapları, linkler ve internet siteleri üzerinde inceleme yapılarak kime ait oldukları, davacıya ait markalarla iltibas yaratacak şekilde bir marka kullanımı bulunup bulunmadığına dair, ayrıca marka uzmanına ------------adresindeki iş yerlerinin kime ait oldukları, davacıya ait markalarla iltibasa neden olacak bir marka kullanımı bulunup bulunmadığına dair rapor düzenlenmesi için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, hazırlanan ------ tarihli bilirkişi heyet raporu dosyamıza celb edilmiştir. Raporda özetle; "I. Davacı tarafından davalı tarafından kullanımına ilişkin dosyaya sunulan URL adreslerinde yapılan incelemede; • Davalı tarafa ait olduğu ---------- adresinde yapılan incelemede; o Sitede “smartmi” ibaresinin yer aldığı, o Site tescil bilgilerinde; Alan adının----------adına kayıt edildiği, Alan adının-------- tarihinde kayıt edildiği ve kayıt süresinin ---- tarihinde son bulacağı, Site erişim ve yer sağlayıcısının ------olduğu, o Sitede firmanın, akıllı temizleme/banyo/nemlendirme/ısıtma vb. ürünlere sahip olduğu, 7 yıl önce kurulduğu ve akıllı/nemlendirici/anti bakteriyel nemlendirici/grafen ısıtıcı/akıllı bide/klima/temiz havalandırma sistemi gibi onlarca yenilikçi akıllı ev aletleri satışı yapmakta olduğunun belirtildiği, ------ Nemlendiricileri,------ürünlerin yer aldığı, Sitede logosunun ve sitenin ---- belirtildiği tespit edilmiştir. ------ adresindeki iş ilanının halihazırda yayında olmadığı tespit edilmiştir.------ kullanıldığı tespit edilmiştir.-------------mağaza bilgisinde ------ olduğu ve mağazada logosunun kullanıldığı tespit edilmiştir.------- olduğu, o Şirketin tescilli markasının------ olduğu, o Şirketin vergi numarasının -------olduğu, Mağaza tarafından 14 adet ürün satışının yapıldığı tespit edilmiştir. ------ mağaza bilgisinde; o Mağaza adının -------olduğu, o Şirket veri kimlik numarasının ----- olduğu tespit edilmiştir.-----yapılan incelemede; o Site tescil bilgilerinde; Alan adının------ kayıt edildiği, Alan adı sahiplik bilgilerinin gizlenmiş olduğu, Alan adının---- tarihinde kayıt edildiği ve kayıt süresinin ------tarihinde son bulacağı, Site erişim ve yer sağlayıcısının ----- resmi fan sitesi olduğu, ------ ----- ayında alışveriş platformu projesinin yayına geçtiği, ------olduklarının belirtildiği, Sitede logosunun kullanıldığı tespit edilmiştir.------- yer alan hesabın silinmiş olduğu tespit edilmiştir. ----- yapılan incelemede; o Site tescil bilgilerinde; Alan adının ------firması tarafından kayıt edildiği, Alan adı sahiplik bilgilerinin gizlenmiş olduğu, Alan adının ----- tarihinde kayıt edildiği ve kayıt süresinin------- bulacağı, Sit erişim ve yer sağlayıcısının ----- olduğu görülmüştür. ------tespit edilmiştir. Davacı tarafa ait tanınmış marka statüsündeki -----markaları ile davalı adına tescilli -------markası arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olduğu ve markaların benzer sınıflarda tescil edildiği, --------markası arasında karıştırılma ihtimali oluştuğu, IV. Benzerlik ve karıştırılma ihtimali sebebiyle mahkemece uygun görülmesi halinde markanın hükümsüzlüğüne karar verilebileceği, Davalı adına tescilli ------- markasının kötüniyetli olarak tescil edildiğinin düşünülebileceği; fakat bu konudaki nihai değerlendirmenin sayın mahkemeye ait olduğu, Davalı tarafından yukarıda belirtilen internet sitesindeki -------- unsurlu markalardan kaynaklı hakları ihlal ettiği, Bu ihlalin marka hakkına tecavüz veya haksız rekabet teşkil edip etmediği konusundaki nihali değerlendirmenin mahkemenin takdirinde olduğu " yönünde görüş bildirilmiştir. Dosyanın muhasip üye bilirkişiye tevdi ile davalının ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle davacının tercih hakkından belirttiği şekliyle maddi zararın belirlendiği rapor düzenlenmesinin istenmiş, hazırlanan ------- bilirkişi raporu dosyamıza celb edilmiştir. Raporda özetle; "Dosya münderacatının incelenmesi ile yukarıda arz edilen sebepler ve yapılan tespitler neticesinde, Davalı şirketin Sayın Mahkemenin oluşturduğu ------ tarihli ara kararını yerine getirmeyerek ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı, Davacı tarafın maddi tazminatı 6769 Sayılı SMK' nın 151/2-b maddesine göre " Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç." olarak talep ettiği, Tazminat hesaplamasının nasıl olacağı hususunda rapor içeriğinde verilen teknik açıklamalar doğrultusunda tazminat talebinin hesaplanabilmesi için Davalının ticari defter ve belgelerinin incelenmesi gerektiği ancak Davalının sunmadığı, Bu durumda nihai takdir ve hukuki değerlendirme Sayın Mahkemenin olmak üzere 6098 Sayılı TBK' nun md.50-51 göre zarar/tazminat tutarını belirleyebileceği, Bu tutarın belirlenmesinde karar verilebilmesi için takdir Sayın Mahkemede olup ---- Davalı şirketin -------- dosyaya celp edilmesi ile rapor içeriğinde yapılan teknik açıklamalar doğrultusunda Davalı şirketin dava dışı marka satışları varsa da tüm net satışlarının ve karlılığının tespitinin yapılabileceği, bu tespit sonucu dava konusu marka satış ve karlılığı ayrıştırılamasa da Sayın Mahkemenin TBK’ nun md.50-51’ e göre karar verebilmesi yönünde veri olacağı" yönünde görüş bildirilmiştir.Dosyanın muhasip bilirkişiye tevdii ile davacı tarafın tazminat talepleri yönünden rapor düzenlenmesi istenmiş, hazırlanan----- tarihli bilirkişi raporu dosyamıza celb edilmiştir. Raporda özetle; "Dosya kapsamı belgeler incelendiğinde;Sayın Mahkeme tarafından Davalının bağlı olduğu ----talep edilen davalının ----- formları haricinde davalının ----- Beyanlarına ait herhangi bir beyanname gönderilmediği, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun] 148, 149 ve Mükerrer 257 nci maddelerinin ---------verdiği yetkiye dayanılarak, 350 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğiyle, bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerin belirli bir haddi aşan mal ve hizmet alımlarını "Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu ------ mal ve hizmet satışlarını ise "Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu ------ bildirmeleri yükümlülüğü getirilmiştir. Bildirim mecburiyeti bulunan mükelleflerce, belirlenen hadler çerçevesinde yapılan her türlü mal ve/veya hizmet alış ve satışları, bunlara ilişkin belgenin türüne (Fatura, irsaliyeli fatura, serbest meslek makbuzu, müstahsil makbuzu, gider pusulası, akaryakıt pompalarına bağlı ödeme kaydedici cihaz fişi, sigorta komisyon gider belgesi ve yolcu bileti gibi) bakılmaksızın -----bildirim formlarına dahil edilecektir. Daha sonra yayınlanan 396 sayılı VUK Genel Tebliği ile;Mükelleflerin--------- yılı ve müteakip yılların aylık dönemlerine ilişkin mal ve/veya hizmet alışları ile mal ve/veya hizmet satışlarına uygulanacak had 5.000 TL olarak yeniden belirlenmiştir. Buna göre, bir kişi veya kurumdan katma değer vergisi hariç 5.000 TL ve üzerindeki mal ve/veya hizmet alışları, "Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim----- bir kişi veya kuruma katma değer vergisi hariç 5.000 TL ve üzerindeki mal ve/veya hizmet satışları ise "Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu------5.000.TLaltındaki mal ve hizmet alış ve satışlarının Tablo II alanında bildirileceği hüküm altına alınmıştır. 350 ve 396 seri numaralı VUK Tebliğlerinde belirtilen husus bildirime yönelik bir yasal zorunluluk olduğu ve her türlü mal alım ve satımını kapsadığı görülmektedir. Dolayısı ile --- bildirimleri bilanço usulüne göre defter tutan mükelleflerin alış ve satışlarını ---- bildirilmesi yönünde bir işlem olup ---- kapsamadığı, ---- tarafından gönderilen Davalı firmaya ait -----formalarının incelenmesinde; 2020 yılında KDV hariç 57 adet belge karşılığı: 120.098,00 TL. 2021 yılında KDV hariç 1936 adet belge karşılığı : 2.312.188,21 TL. 2022 yılında KDV hariç 283 adet belge karşılığı : 5.719.175,07 TL. 2023 yılında KDV hariç 9347 adet belge karşılığı : 38.588.198,03 TL. Satış bildirildiği ancak bu satışların hangi kalemlerden oluştuğu, dava konusu marka ile ne kadar satış yaptığı, veya dava konusu marka kapsamı dışında satış yapıp yapmadığı bildirimler üzerinde tespit edilemediği, satış rakamları yönündeki bildirimler üzerinde hareketle davalının satış kazancı tespit edilemediği, Yoksun Kalınan Kazancın SMK 151/2-b madde hükmüne göre hesaplanması için Davalı ticari defterleri ve belgeleri üzerinde inceleme yapılması gerektiği, ancak 12.05.2024 tarihli Bilirkişi raporunda da tespit edildiği gibi davalı taraf ticari defterlerini ibraz etmediği ve yerini de bildirmediği, Davalı tarafın defter ve belgeleri üzerinde yapılacak inceleme ile; Davalının tüm ürünlerine ait net satışları içerisindeki tutardan dava konusu markaya ait ürünlerinin net satışını bulmak, Dava konusu markaya ait ürünlerin net satışından ilgili maliyet ve giderleri düşerek elde etmiş olduğu net kazancı hesaplamaktır. Defter ve belgeler ibraz edilmediğinde bu yönde bir hesaplama yapılamadığı, Yine ---tarihli bilirkişi raporunda da tespit edildiği gibi Davalı şirketin-------- yılları -------dosyaya celp edilmesi ile rapor içeriğinde yapılan teknik açıklamalar doğrultusunda Davalı şirketin dava dışı marka satışları varsa da tüm net satışlarının ve karlılığının tespitinin yapılabileceği,yönündeki tespitlerin bu tespit sonucu dava konusu marka satış ve karlılığı ayrıştırılamasa da Sayın Mahkemenin TBK’ nun md.5051’ e göre karar verebilmesi yönünde veri olacağı,şeklindeki görüşlerinin geçerli olduğu" yönünde görüş bildirilmiştir.Dosyanın net kazanç hesabı yönünden muhasip bilirkişiye tevdi ile davalı tarafın ıslah dilekçesi ekinde sunduğu kayıtları incelenmek suretiyle ek rapor düzenlenmesi istenmiş, hazırlanan 01.09.2025 tarihli ek rapor dosyamıza celb edilmiştir. Ek raporda özetle; "Davalı Vekili tarafından sunulan USB Bellek yasal defterler yönünden incelendiğinde;----- yılları (yevmiye defteri ve kebir defteri) defterlerinin Bilgisayar ortamında tutulan kayıtlarının ibraz edildiği bu yıllara ait onaylı resmi defterlerin ------- içerisinde yer almadığı, sadece 2023 yılı onaylı defterlerinin yer aldığı, Davalı Vekilinin Islah dilekçesi ekinde sunmuş olduğu bilgisayar ortamındaki defter kayıtları,fatura örnekleri ve ---- ortamında sunmuş olduğu dava konusu ------- arası ürün satışları incelenmiş ve ihtarname tarihi ile dava tarihi------ markalı satışları ve maliyetleri ve elde etmiş olduğu karları aşağıdaki gibi olduğu,-------MARKALI ÜRÜN SATIŞARI
:Dönem Satışlar /TLSatışların Maliyeti /TLNet Kar22.06.2021-31.12.2021 48.933,63 TL. 34.822,89 TL. 14.110,74 TL.01.01.2022-31.12.2022 576.918,99 TL. 445.749,81 TL 131.169,18 TL.01.01.2023-05.01.2023 8.911,02 TL. 6.899,29 TL. 2.011,73 TL.TOPLAM 634.763,64 TL. 487.471,99 TL. 147.291,65 TL.Kök raporumuzda belirtildiği gibi Sayın Mahkemenin 19.12.2023 tarihli ara kararında Davacı tarafa SMK' nun 151/2 maddesi gereği tazminat usulünü belirlemesi için süre vermesi üzerine Davacı vekili tarafından bila tarihli dilekçede tazminatın SMK' nın 151/2-b uyarınca "Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç." olarak talepte bulunduğu belirtilmişti. SMK' nın 151/2-b kapsamında davalı firmanın dava konusu -----markası ile elde etmiş olduğu net kazanç: 147.291,65 TL. olarak tespit edildiği, Davalı firma vekilinin ISLAH dilekçesi ekinde sunmuş olduğu------ Bellek içerisinde ------yılları onaylı resmi defterlerinin yer almadığı,2021-2022 yılları defterlerinin bilgisayar kayıtlarının dökümleri olduğu, sadece 2023 yılı onaylı defterlerin bellek içerisinde yer aldığı ayrıca satış fatura örnekleri ile excell ortamında düzenlenmiş -----markası ile yapılan satışlar ve maliyetleri gösterir tablonun yer aldığı, yukarıda yapılan hesaplamanın bu belgeler üzerinde hesaplandığı" yönünde görüş bildirilmişti.UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
:6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6, 7/2,25, 29, 149, 150 ve 151. maddeleri, Türk Ticaret Kanunu'nun 54,55 ve 63. MaddeleriGEREKÇE
: Dava, davalı adına tescilli -------- markasının hükümsüzlüğü, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, tecavüzün giderilmesi, erişimin engellenmesi ve ticaret unvanının terkini davasıdır.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 25/1. maddesinde marka hükümsüzlüğü halleri sayılmış olup, SMK'nun 5. ve 6. maddelerinde sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde Mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verileceği belirtilmiştir.SMK'nın 6/9. Maddesinde " Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." hükmü düzenlenmiştir. Dava tarihinde yürürlükte olan 6769 sayılı SMK'nın 29. Maddesinde "a-Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek. c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak. ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek." marka hakkına tecavüz olarak tanımlanmıştır. Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin ileri sürebileceği talepler SMK'nın 149. Maddesinde düzenlenmiş, bu hükme göre; (1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c) Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. ....g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi, şeklinde belirtilmiştir.Yapılacak incelemede karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekir. Bunun için de ilk önce markalar arasında ayniyet veya benzerlik ve daha sonra mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik olup olmadığı araştırılmalıdır. Burada iltibas tehlikesinin belirlenmesinde, benzerliğin vasat düzeydeki tüketicilerin ilk bakışta ürün veya hizmetin karıştırılmasına sebep olması veya karıştırma tehlikesinin bulunması ölçütü esas alınır. Ancak özel alıcı grubu olan hedef kitle de somut olayda nazara alınabilir.Haksız rekabet ise Türk Ticaret Kanununun 54 ve devamı hükümlerinde düzenlenmiştir. TTK'nun 55/4.maddesine göre başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemleri almak haksız rekabet olarak sayılmıştır. Haksız rekabetten söz edebilmek için kusur, zarar, illiyet bağı unsurlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Yine haksız rekabeti düzenleyen Türk Borçlar Kanununun 57. maddesinin hükmünün temeli kişilik haklarına tecavüzü düzenleyen Türk Medeni Kanununun 24. maddesine dayanır. Haksız rekabet hükümlerinin düzenlenme sebeplerinin başında, başkalarının emeğinden haksız bir şekilde yararlanmanın önüne geçmek yatar., Bir başkasının uzun uğraşlar sonucunda elde ettiği kazanımlardan ve değerlerden hiç bir emek ve çaba sarf edilmeden yararlanılması haksız rekabetin en önemli örneklerinden biridir.Davacı tarafın SMK'nın 6/9. Maddesi gereği hükümsüzlük talebi de değerlendirilmiş, ---- tescil numaralı ------- markasının ------ markasının davacı adına tescilli olduğu, -------- ibaresini çeren davacı adına tescilli bir çok markanın bulunduğu, yine davacı adına tescilli --------- ve ----- tarihli raporda da belirlendiği üzere Somut olayımız açısından değerlendirildiğinde davacı adına tescilli--- markalarının belirlendiği üzere davalı tarafa ait marka başvurusunun 31.12.2020 tarihinde yapıldığı gözetildiğinde bu tarihte davacı markalarının tanınmış marka olduğu Bilgisayar Mühendisi tarafından internette yapılan tespitler sonucu ortaya konan kullanımlar ve tarihli paylaşımlarda bu hususu desteklendiği, davalı tarafın davalı adına tescilli-------------kelime unsurlarının ana unsur olduğu, davalı tarafın markasının --------------- kelimelerinden oluştuğu, ----------ibaresinin ayırt edicilik unsurunun zayıf olduğu ve davalı markasına da ayırt edicilik kazandırmayacağı, yine ----------şeklindeki tescilin davacının markalarının seri markası olarak nitelendirileceği dikkate alındığında karıştırılma ihtimalinin doğacağı, yine davacı tarafın ------ibaresini tesadüfen seçmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı dikkate alındığında davalının davacının markasal tanınmışlığından faydalanma kastı ile hareket ettiği ve bu hali ile tescilin kötü niyetli olduğu kabul edilerek davalı markasının hükümsüzlük şartlarının oluştuğu kabul edilmiştir. Davacı tarafın hükümsüzlük talebinin yanında marka hakkına tecavüz talebi de değerlendirilmiş, az yukarıda ifade edildiği üzere davacı ve davalı tarafın markasal kullanımlarının -----------ibaresi olduğu, davalı tarafın markasal kullanımlarının ----- Sınıftaki emtialrda kullanıldığı, bu haliyle davalı kullanımlarının bütünsel intiba işitsel ve kavramsal bakımdan ayniyet taşıdığı, davalının ----Sınıfta tescilli olsa da, davalının markasının sonraki tarihli bir tescil olması sebebi ile SMK md. 155 uyarınca tescilin önceki sınai hak sahibine karşı bir savunma gerekçesi olarak sürülemeyeceği kaldı ki az yukarıda ifade edildiği üzere davalının markasının hükümsüzlük şartlarının da oluştuğu kabul edildiğinde davalı kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz teşkil edeceği, yine davacının ---- markasının tanınmış marka olduğu, davalı şirketçe davacının tescilli ----- markasının aynısının ve ayırt edilemeyecek kadar benzerinin tescil ettirildiği ve markasal olarak kullanıldığı dikkate alındığında markanın ayırt edici niteliğinin aşındırılması ve haksız yararlanma hallerinin mevcut olduğu kabul edilerek SMK'nın 29. Ve 72d-e Maddeleri kapsamında da marka hakkına tecavüzün oluştuğu kabul edilmiş ve marka hakkına tecavüzün tespiti ile men'ine karar vermek gerekmiştir.Bu kabul karşısında davacı tarafın maddi tazminat talebi değerlendirilmiş, marka hakkına tecavüzün varlığının kabulü karşısında davacı tarafın maddi tazminat talebi değerlendirilmiş, SMK'nun 149 ve devamı maddeleri gereği davacı tarafın marka hakkına tecavüzün varlığı halinde maddi tazminat talep hakkının bulunacağı kabul edilmiş, davacı tarafın 151/2-b Maddesi gereği net kazanç bedeli yönünden talepte bulunduğu, ---- raporda davalı tarafın ihlalin gerçekleştiği ---- olduğu yönündeki tespitin markanın tüm satış kanallarında tek markasal kullanım olduğu ve tüm satış ve gelirlerin ----------markası altında yapıldığı dikkate alınarak tüm net kazancın bu şekliyle gerçekleştiği kabul edilerek ve davalı kayıtları ile uyumlu olduğu kabul edilmiş ve talep artırım yönündeki talepler de dikkate alınarak 147.291,65-TL maddi tazminatın davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın haksız rekabetten kaynaklı talepleri de değerlendirilmiş, sınai mülkiyet haklarının kendi özel yasası niteliğindeki 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleriyle korunması ve 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 maddesindeki düzenleme karşısında, davalının davacının, davacı adına tescilli marka tecavüz oluşturur şekilde kullanılması ve sırasındaki markasal kullanımların TTK’nın 55/1-a-4.maddesi uyarınca aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiği, ancak özel kanunla korunan aynı fiilin genel hüküm niteliğindeki TTK hükümleri çerçevesinde korumadan birlikte yararlanmasının özel kanun olan SMK'nın amacına aykırı olacağı, yine hukuki vasıflandırmanın kanunu uygulamanın hakimin görevi olduğu, bu haliyle aynı eylem yönünden özel kanunun uygulanması kapsamında sınai mülkiyet hakkına tecavüzün varlığı halinde bu hükümler çerçevesinde eyleme bağlanan yükümlülüklere karar verildiğinden aynı eylem dolayısıyla haksız rekabet yönünden karar verilmesine yer olmayacağı kanaati ile bu yöndeki talepler yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın kararın yayınlanması talebi de değerlendirilmiş SMK'nın 149/3. Maddesi gereği sınai mülkiyet hakkına tecavüzün varılığı halinde kararın yayınlanmasını talep hakkı bulunduğu kabul edilmiş ve davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE,1-Davalı adına tescilli ----- ibareli markanın tescilli olduğu tüm sınıflar bakımından hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine,2-Davalı tarafın ----şeklindeki kullanımları dolayısıyla davacının----- unsurlu markaları yönünden marka hakkına tecavüz oluşturduğunun TESPİTİ ile, marka hakkına tecavüzün önlenmesi, tecavüz teşkil eden maddi durumun ortadan kaldırılmasına,3-147.291,65 TL maddi tazminat alacağının davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,4-Davacının marka hakkına tecavüz talebi kabul edildiğinden haksız rekabet talepleri yönünden karar verilmesine yer olmadığına,5-Karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle kararın kabul edilen marka hakkına tecavüz talepleri yönünden hüküm özetinin-------- çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde bir kez ilanına,6-Alınması gerekli 10.061,49-TL harçtan, peşin alınan 179,90-TL ve ıslahla alınan 3.415,50-TL olmak üzere toplam 3.595,4-TL'den mahsubu ile bakiye 6.466,09-TL harcın davalıdan hazine yararına tahsiline,7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre marka hükümsüzlüğü talebine ilişkin 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre marka hakkına tecavüz davasına ilişkin 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre maddi tazminat talebine ilişkin 23.566,70-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,10-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre reddedilen maddi tazminat talebine ilişkin 8.433,40-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,11-Gider avansının bakiye kısmının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025