İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen menfi tespit davasında, çekin temel ilişkisi olan mal teslimi yapılmadığı iddiasıyla iyi niyetli hamile karşı borçsuzluk tespiti.
Özet: Bu menfi tespit davasında, davacı, teslim edilmeyen mallar karşılığında keşide ettiği çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığını iddia ederken, davalı çeki faktoring işlemiyle edinen yetkili ve iyi niyetli hamil olduğunu, davacı ile çek lehtarı arasındaki kişisel defilerin kendisine karşı ileri sürülemeyeceğini savunmuştur; mahkeme, kambiyo senetlerinin mücerretlik ilkesi ve iyi niyetli hamilin korunması prensipleri çerçevesinde, hamilin borçlunun zararına hareket ettiğini bilerek senedi iktisap etmesi hali hariç, kişisel defilerin yetkili hamile karşı ileri sürülemeyeceğini değerlendirmiştir.

ESAS NO
: █████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülen Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesiyle; davacı aleyhine ... Bankası ... Şubesine ait, ... seri numaralı, █████/2024 keşide tarihli ve 350.000,00 TL bedelli çeke dayalı olarak davalı tarafından hukuka aykırı işlemler başlatıldığını, çekin çek lehtarı olan ... ile davacı arasındaki mal alışverişi nedeniyle keşide edildiğini, ancak ...'nın malları teslim etmediğini, bu nedenle davacının çek nedeniyle herhangi bir borcu bulunmadığını, taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, ispat yükünün alacaklı olduğunu iddia eden davalıya ait olduğunu, İzmir ... İcra Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile davacı hakkında karşılıksız çek keşide etmek suçundan yargılamanın devam ettiğini, davalı tarafından davacı aleyhine İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takip dosyasında davacının tüm malvarlığına haciz konulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını beyan ederek öncelikle teminatsız veya uygun görülecek teminat karşılığı İİK'nın 72. maddesi uyarınca İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının durdurulmasına karar verilmesini, davanın kabulü ile dava konusu çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, %20’den az olmamak üzere davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesiyle; husumetin kambiyo vasfına haiz çekte cirosu bulunan kişilere yöneltilmesi gerektiğini, dava yalnızca yetkili hamile yöneltildiğinden davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dışı ... ile davacı arasındaki olan ticarete ilişkin ayıplı/eksik ifa iddiasının davalıya yöneltilemeyeceğini, davacı ve dava dışı ... arasında ticari ilişkisi mevcut olduğunu, faktoring işlemine esas faturanın sahteliğinden bahsedilemeyeceğini, davalının alacağının gerçek bir ticari ilişkiye dayandığını, faktoring işlemi ile dava konusu çekin teslim alındığını, çekin vadesinde kaşılığının bulunmaması üzerine icra takibi başlatıldığını, gerçek bir ticari ilişki nedeniyle düzenlenen sunulan faturalar esas alınarak yapılan faktoring işlemi neticesinde davalının yetkili hamil konumuna geldiğini, davalının kusurundan ve kötüniyetinden bahsedilemeyeceğini, davacı tarafından çek lehtarı ile arasında ticari ilişki bulunmadığının iddia edilmediğini, yalnızca ticari ilişkide üstlenilen işin yapılmadığının iddia edildiğini, ödeme vasıtası olan çekin kural olarak mevcut bir borcun tediyesi amacıyla verildiğinin kabulünün gerektiğini, çekin ileride teslim edilecek mallara karşılık avans olarak verildiğini iddia eden davacının bu iddiasını yazılı delille kanıtlaması gerektiğini, senede karşı senetle ispat yükümlülüğü gereği adi belgeyle karinenin aksinin ispatının mümkün olmadığını, davaya dayanak iddianın iyi niyetli hamil olan davalıya karşı ileri sürülemeyeceğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini, davacı aleyhine %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.Dava İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılmış, Mahkemenin ... Esas ... Karar sayılı kararı görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine dair kararının kesinleşmesi üzerine Mahkememize gönderilen dosyanın yukarıda yazılı esas sırasına kaydı yapılarak yargılamaya devam edilmiştir.İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası celp edilmiştir.Dava, İİK'nın 72. maddesi gereğince açılmış menfi tespit davasıdır.Dava konusu çekin keşidecisi olan davacı çeki çekin lehtarı ...'dan satın aldığı, ancak teslim edilmeyen mallara karşılık düzenlediğini, malların teslim edilmemesi nedeniyle çekten dolayı çekin yetkili hamili olan davalıya borcu bulunmadığını iddia etmektedir.TTK'nın 687. maddesi "Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun." şeklinde düzenlenmiştir.Kural olarak mücerretlik ilkesi gereğince keşideci ile hamiller arasında temel ilişki bulunmayan durumlarda kişisel def'iler hamile karşı ileri sürülemez. Senedin bedelsiz olduğu, malın teslim edilmediği kişisel def'ilerden olup, kural olarak çekin yetkili hamiline karşı keşideci tarafından ileri sürülemeyecektir.Ancak maddede belirtildiği üzere hamil, senedi iktisap ederken senedin bedelsiz olduğunu biliyor veya bilmesi gerekiyor ve buna rağmen borçlunun zararına hareket etmiş ise senedin mücerretliği ve iyiniyetli hamil olduğu ilkesine dayanamayacaktır.Davacı tarafından çekin bedelsiz kaldığından bahisle borçlu olmadığının tespiti talep edilmiş ise de, bedelsizlik savunmasının sadece temel borç ilişkisinin karşı tarafına, yani lehtara yöneltilebileceği, TTK'nın 687/1 ve 825/2. maddeleri uyarınca çeki ciroyla devralan hamillere karşı da bu def’inin ileri sürülebilmesi için hamilin çeki devralırken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olduğunun ispatlanması gerektiği, dava dilekçesinde davalının kötüniyetli olduğu ve bile bile davacının zararına hareket ettiğine dair bir iddia ve ispat bulunmadığı anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:1-Davanın REDDİNE,2-Alınması gereken 615,40 TL harcın peşin alınan 5.977,13TL harçtan mahsubu ile 5.361,73 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 56.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,6-Bakiye avans hakkında HMK'nın 333. maddesine göre işlem yapılmasına,7-Zorunlu arabuluculuk kapsamında suçüstü ödeneğinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025Katip ...e-imzalıHakim ...e-imzalı