Tacir veya şirket yöneticilerinin nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyetinde ek savunma hakkı ihlali ve usul hataları iddialarıyla istinafta onanan karara ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Tacir veya şirket yöneticisi konumundaki sanıkların kooperatif faaliyetleri kapsamında nitelikli dolandırıcılık suçundan ilk derece mahkemesince mahkumiyet kararı alması, bu kararın usul ihlalleri nedeniyle istinaf mahkemesince bozulması üzerine ilk derece mahkemesince yeniden verilen mahkumiyet hükümlerinin istinaf mahkemesince esastan reddedilerek onanması ve sanık müdafiilerinin delil yetersizliği, suç unsurlarının oluşmadığı ve hukuki ihtilaf olduğu iddialarıyla temyiz başvurularında bulunarak davanın Yargıtay önüne taşınmasıdır.
11. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
:Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ███████ K.
SUÇ
: Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında dolandırıcılık
HÜKÜMLER
: İstinaf başvurularının esastan reddi (mahkumiyet)
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiş olup, sanıklar ... ile ... müdafiilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, hükmolunan cezaların süresine göre koşulları bulunmadığından, 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesi uyarınca reddine oy birliğiyle karar verildikten sonra gereği görüşüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.01.2022 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında; nitelikli dolandırıcılık suçundan, sanık ... hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-h, 158/3, 52/2-4, 58. ve 53. maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis ve 60.000 TL adli para cezasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; sanıklar ..., ... ile ... hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-h, 158/3, 62/1, 52/2-4 ve 53. maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 50.000 TL adli para cezasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
2.Anılan kararın sanıklar müdafiileri tarafından istinaf edilmesi üzerine, duruşma açılmaksızın dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 19.12.2022 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile "...1-sanık ...'in duruşmadan vareste tutulma talebi bulunmadığı gibi mahkemenin de bu yönde bir ara karar vermemesine rağmen sanık ...'in yokluğunda hüküm verilmesi nedeniyle savunma hakkının kısıtlanması..2-Sanıklar hakkında düzenlenen iddianamede TCK'nun 158/3 maddesinin gösterilmemesi, sanıkların suçlarının sabit görülmesi halinde TCK 158/3 maddesi uyarınca arttırım yapılacağı yönünde başkaca bir ibare bulunmamasına rağmen CMK 226 maddesi uyarınca sanıklara ek savunma hakkı tanınmadan hüküm kurulması, sanıkların usulüne uygun olarak duruşmaya çağrılarak ek savunma hakkı verilerek TCK'nun 158/3 maddesinin uygulanması ve sonucuna göre hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunmaları gereken kişilerin yokluğunda duruşma yapılması suretiyle 5271 Sayılı CMK'nın 280/1-e maddesine aykırı davranılması..." gerekçesiyle bozulduğu belirlenmiştir.
3.Bozma üzerine, İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.03.2023 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında; nitelikli dolandırıcılık suçundan, sanık ... hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-h, 158/3, 52/2-4, 58. ve 53. maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis ve 60.000 TL adli para cezasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; sanıklar ..., ... ile ... hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-h, 158/3, 62/1, 52/2-4 ve 53. maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 50.000 TL adli para cezasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
4. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 12.01.2024 tarihli ve █████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; duruşma talepli olarak, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, müvekkili hakkında mahkumiyet hükmü vermeye yeterli delil bulunmadığına, sanığın olay yerine sanık ...'ın arkadaşı olması nedeniyle gittiğine, olaylardan haberinin olmadığına, katılanın çelişkili beyanlarda bulunduğuna, suçun unsuru olan hilenin bulunmadığına, sanıkların lehine olan delillerin toplanmadığına, suçun maddi unsurlarının oluşmadığına, ağırlaştırıcı hükümlerin uygulanamayacağına, olayın hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
2.Sanık ... müdafiilerinin temyiz isteği;verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, hile bulunmadığına, kamera kayıtlarında müşteki ve sanıkların beden dilleri konusunda rapor alınması gerektiğine, suçun işlenmesine iştirak edildiğine ilişkin delil bulunmadığına, olaylardan haberinin olmadığına, katılanın çelişkili beyanlarda bulunduğuna, sanıkların lehine olan delillerin toplanmadığına, suçun maddi unsurlarının oluşmadığına, ağırlaştırıcı hükümlerin uygulanamayacağına, olayın hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine, ilişkindir.
3.Sanık ... müdafiinin temyiz isteği;verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, müvekkili hakkında mahkumiyet hükmü vermeye yeterli delil bulunmadığına, sanığın olay yerine sanık ...'ın arkadaşı olması nedeniyle gittiğine, olaylardan haberinin olmadığına, katılanın çelişkili beyanlarda bulunduğuna, yüksek mahkemenin benzer olaylara ilişkin içtihatlarında beraat kararı verilmesi gerektiğinin belirtildiğine, sanıkların lehine olan delillerin toplanmadığına, suçun maddi unsurlarının oluşmadığına, ağırlaştırıcı hükümlerin uygulanamayacağına, olayın hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine, ilişkindir.
4. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; duruşma talepli olarak, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, müvekkili hakkında mahkumiyet hükmü vermeye yeterli delil bulunmadığına, sanığın olay yerine sanık ...'ın arkadaşı olması nedeniyle gittiğine, olaylardan haberinin olmadığına, katılanın çelişkili beyanlarda bulunduğuna, yüksek mahkemenin benzer olaylara ilişkin içtihatlarında beraat kararı verilmesi gerektiğinin belirtildiğine, sanıkların lehine olan delillerin toplanmadığına, suçun maddi unsurlarının oluşmadığına, ağırlaştırıcı hükümlerin uygulanamayacağına, olayın hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, şöyle ki;
'' e) İlk derece mahkemesinin kararında 289/1, (g) ve (h) bentleri hariç (g- Hükmün 230 uncu madde gereğince gerekçeyi içermemesi. h- Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması) diğer bentlerinde belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
f) Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine.... karar verilir.'' şeklinde ifade edildiği,
Dosya içeriğine göre, sanıklar hakkında İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.01.2022 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı mahkûmiyet kararlarının sanıklar müdafiileri tarafından istinaf edilmesi üzerine inceleme yapan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 19.12.2022 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile usulü yönden bozulmasına karar verildiği, bilahare ilk derece mahkemesinin her dört sanık hakkında mahkûmiyet hükümleri kurduğu ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 12.01.2024 tarihli ve █████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile, sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği,
Oysa ki yukarıda işaret edildiği üzere 5271 sayılı Kanun'un 280/1- (e) ve (f) bentlerinde İlk derece mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceğinin açık ve tahdidi şekilde belirtildiği, verilen Bölge Adliye Mahkemesinin 19.12.2022 tarihli bozma kararının içeriği dikkate alındığında aynı Kanun’un 280/1-(e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenlerine ilişkin olmadığı,
Somut olayda; İlk Derece Mahkemesinin 19.01.2022 tarihli kararı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağırılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, hukuka aykırı şekilde duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda bozma kararı verilerek ve bu şekilde yargılamaya devam edilerek 12.01.2024 tarihli inceleme konusu istinaf başvurularının esastan ret kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,27.11.2025 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!