Nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmünde, cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması nedeniyle zorunlu müdafi atanmamasıyla savunma hakkının kısıtlanması üzerine Yargıtaydan bozma kararı.
Özet: Nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyet kararı verilen sanıkların temyiz başvuruları üzerine yapılan incelemede, suçun üç veya daha fazla kişiyle işlenmesi nedeniyle asgari ceza sınırının beş yıldan fazla olduğu ve adil yargılanma hakkı gereği zorunlu müdafi atanması gereken bir davada, sanıkların yargılama aşamasında müdafisiz savunmalarının alınması ve hüküm duruşmasında müdafi hazır edilmeksizin karar verilmesi sonucunda savunma haklarının kısıtlandığı tespit edilerek, bu durumun hukuka aykırı olduğu belirlenmiştir.

MAHKEMESİ
:Ceza DairesiSAYISI
: █████████ E. ████████ K.SUÇ
: Nitelikli dolandırıcılıkHÜKÜMLER
: İstinaf başvurularının esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ1.Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.07.2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-f-l-son, 158/3 ve 52. (sanık ... hakkında ayrıca 58.) maddeleri uyarınca 10'ar yıl 6'şar ay hapis ve 60.000,00'er TL adli para cezaları ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına (sanık ... hakkında ayrıca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine) karar verilmiştir.2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 23.06.2025 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar ...ve ... ile sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİ1.Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, delillerin takdirinde hata edildiğine, sanığın atılı suçu işlemediğine ve bu konuda kesin delil bulunmadığına, şüpheden sanığın yararlanması ve hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, hükmen tutuklama kararının kaldırılarak adli kontrol kararının uygulanmasına ilişkindir.2.Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, gerekçe içermediğine, zorunlu müdafii görevlendirilmeden yargılama yapılması suretiyle savunma hakkının kısıtlandığına, delillerin takdirinde hata edildiğine, sanığın atılı suçu işlemediğine ve bu konuda kesin delil bulunmadığına, suçun unsurları itibarıyla oluşmadığına, fahiş ceza tayin edildiğine, 5237 sayılı TCK'nin 158/3 maddesinin uygulanamayacağına, sanığın beraatine karar verilmesi talebine ilişkindir.3.Sanık ... ve müdafiinin temyiz istemleri; hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, iddianamenin tebliğ edilmediğine, delillerin takdirinde hata edildiğine, eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğine, zorunlu müdafii görevlendirilmeden yargılama yapılması suretiyle savunma hakkının kısıtlandığına, atılı suçu işlemediğine ve bu konuda kesin delil bulunmadığına, şüpheden yararlanması ve hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, tutuklama kararının kaldırılmasına ilişkindir.III. GEREKÇEYargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.05.2022 tarihli, 2022/2-155 Esas ve ████████ Karar sayılı kararı ile, herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın artırım yapılmasını zorunlu kılan suçun nitelikli hâlleri nedeniyle yapılan yargılamalarda, cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması halinde adil ve etkin yargılanma hakkı kapsamında, sanıklara istemi olup olmadığına bakılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 150/3 maddesi uyarınca müdafi atanması gerektiğine karar verilmiştir.Sanıkların fikir ve eylem birliği içinde hareketle birlikte işledikleri kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f-l-son ve 158/3 maddeleri uyarınca mahkûmiyetlerine karar verilen suç yönünden suç tarihi de gözetildiğinde 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f-l-son maddesi uyarınca dört yıldan on yıla kadar hapis cezası öngörüldüğü, suçun üç veya daha fazla kişi ile birlikte işlenmesi nedeniyle aynı Kanun'un 158/3 maddesi uyarınca herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın yarı oranda artırım yapılmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda, üç veya daha fazla kişi ile birlikte nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından Kanun'da öngörülen cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması dikkate alındığında adil ve etkin yargılanma hakkı bakımından sanıkların istemi olup olmadığına bakılmaksızın müdafii bulunmayan sanıklara 5271 sayılı Kanun'un 150/3 maddesi uyarınca müdafi atanmasında, savunmalarının ve ek savunmalarının müdafii huzurunda ve 5271 sayılı Kanun'un 196/2 maddesi gereği yargılamayı yapan Mahkemece bizzat alınması ve aynı Kanun'un 188/1 maddesi uyarınca zorunlu müdafinin son celsede hazır bulunması gerektiği anlaşılmakla; sanıkların yargılama aşamasında kendilerinin seçtiği bir müdafi bulunmadığı gibi 5271 sayılı Kanun'un 156. maddesi gereği re'sen bir müdafi de tayin edilmeksizin savunmalarının ve ek savunmalarının tespit edilmesi ve hüküm duruşmasında zorunlu müdafi hazır edilmeksizin haklarında mahkûmiyet hükümleri kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 150/3, 156, 188/1. ve 196/2 maddelerinin ihlâli ile sanıkların savunma haklarının kısıtlanması, aynı Kanun'un 289/1-h maddesi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereğince başkaca yönleri incelenmeksizin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,26.11.2025 tarihinde karar verildi.