Ticari Şirket Genel Kurul Kararlarının İptali Davasında Finansal Tablolar, Bağımsız Denetim Raporu, Yönetim Kurulu İbrası, Ücretler ve Rekabet İznine Yönelik Usulsüzlük İddialarını Ele Alan İstinaf Kararı
Özet: Bir şirketin pay sahibi tarafından, genel kurulun 2019 yılı faaliyetlerine ilişkin aldığı kararların iptali talep edilmiş; davacı, finansal tabloların şirketler topluluğu hükümleri ve ilgili mevzuata aykırı olarak hazırlanması, bağımsız denetim raporunun geçersizliği, yönetim kurulu üyelerinin ibrasında usulsüz oy kullanılması, huzur haklarının haksız yere artırılarak örtülü kar dağıtımı yapılması ve rekabet yasağı izninin hukuka aykırı şekilde verilmesi gibi iddialarla dava açmıştır. Davalı şirket ise finansal tabloların mevzuata uygun olduğunu ve şirketler topluluğu ilişkisinin bulunmadığını savunmuş olup, ilk mahkemece reddedilen davanın davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu incelenmektedir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2022
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA
: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ
: █████/2021
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2025
Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
: Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirkette %49,4 oranında pay sahibi olduğunu, şirketin 2004 yılında kurulduğunu, şirketin 20.000.000-TL olan sermayesinin her biri 1-TL değerinde 20.000.000 paya bölündüğünü, davalı şirketin aynı zamanda ... Otomotiv ve Güç Sistemleri AŞ'nin TTKnın 195 maddesi kapsamında hakim ortağı bulunduğunu, davalı şirketin daha önce bu şirketteki payı %79 iken, şirketten alacaklı olmasına rağmen sermaye artırımında rüçhan hakkını kullanmadığından pay oranının %49,63'e düştüğünü, buna karşın ...'ın payının artarak %40,72'ye ulaştığını, müvekkilinin payının ise %3'e düştüğünü, davalı şirketin bağlı ortaklık konumunda bulunan ... Otomotiv ile yoğun bir ticari ilişkiye girdiğini, esasen bağlı şirketin yönetim kurulu üyelerinin bazılarının aynı kişi olduğunu, davalı şirketin yoğun ticari ilişki içinde bulunduğu diğer bir şirketin İntekmar ... AŞ olduğunu, bu şirketin davalı şirketin büyük pay sahiplerinden ...'ın sıhri hısımı tarafından kurulduğunu ve paylarının tamamının inançlı malik durumunda olan tek bir pay sahibinde olduğunu, davalı şirketin paylarının %49,2 ve %49,4 payına sahip ortakları arasında 2011 yılından itibaren ihtilaflar bulunduğunu, davalı şirketin %49,4 pay sahibi ...'ın payların %1,2'sine sahip diğer ortaklarla bir olarak şirketi zarara uğratacak işlemler yaptığı kuşkusunu uyandırdığını, davalı şirketin 2019 yılı faaliyetine ilişkin genel kurul toplantısının, ertelenen 27.10.2020 ve 30.11.2020 tarihli toplantılardan sonra 25.12.2020 tarihinde icra edildiğini, genel kurul toplantı gündeminde bulunan finansal tabloların müzakeresi ve onaylanması ile ilgili 3. maddesinin, 2019 yılı bağımsız denetim raporu özetinin okunmasına ilişkin 4. maddesinin, yönetim kurulunun ibrasına ilişkin 6. maddesinin, yönetim kurulu üyelerine verilecek ücretlere ilişkin 8. maddesinin ve yönetim kurulu üyelerine TTK 395 ve 396 maddeleri uyarınca izin verilmesine ilişkin kararların iptali gerektiğini, finansal tablolar açısından davalı şirketin dava dışı ... şirketinin hakim ortağı olması ve şirketler arasında TTK 195 maddesi gereği şirketler topluluğu ilişkisi bulunmasına rağmen faaliyet raporu ve finansal tablolarda TTK'nın 517 ve 518. madde hükümlerinin dikkate alınmadığını, TMS'ye göre hazırlanması zorunlu olan konsolide finansal tablolar hazırlanmadığı gibi, konsolidasyon kapsamına giren işlemlerin belirlenmediğini, yönetim kurlunca hazırlanan faaliyet raporunda ilgili yönetmelik kapsamında bulunması gereken bilgilerin bulunmadığını, denetim ve risk yönetimine ilişkin açıklamalara yer verilmediğini, müvekkilinin bağlı şirkete ilişkin sorduğu sorulara cevap verilmediğini, bu nedenle gündemin 3. maddesinde alınan kararın iptali gerektiğini, bağımsız denetim raporunun açıkça mevzuata aykırı olduğunu, zira hakim şirket konumundaki davalı şirket ile bağlı şirket arasında konsolidasyon yapılmadığını, buna istinaden hazırlanan bağımsız denetim raporunun genel kurula sunulduğunu, bağımsız denetçinin tarafsızlığını yitirdiğini ve şirket yöneticilerinin talimatları doğrultusunda açıklama yapmaktan kaçındığını, bu nedenle gündemin 4. maddesinde alınan kararın iptalinin gerektiğini, yönetim kurulu üyelerinin ibrasında, her ne kadar yönetim kurulunda yer almasa da yönetici olarak bulunan ve faaliyet raporlarında danışman olarak geçen ...'ın yönetim kurulunun ibrası yönünde oy kullanmasının TTK'nın 436/2 hükmüne aykırı olduğunu, gündemin 8. maddesinde yönetim kurulu üyelerinden ... ile ... için ayrı ayrı yıllık net 180.000-TL huzur hakkı belirlendiğini, şirketin kârlılığının 2018 yılına göre azalmasına rağmen huzur hakkının geçmiş yıla göre %40 seviyesinde artırıldığını, bunun örtülü kar dağıtımı anlamına geldiğini, gündemin 11. maddesinde yönetim kurulu üyeleri için TTK 395 ve 396 maddeleri kapsamında rekabet izni verildiğini, bu karar alınırken TTK'nın 436/1 maddesinde düzenlenen oydan yoksunluk kuralının ihlal edildiğini, zira izinlerin fiilen şirketi yöneten ...'ın oyu ile verildiğini belirterek, genel kurulda alınan 3, 4, 6, 8 ve 11 no'lu kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili; 2019 yılı finansal tabloların müzakeresi ve onaylanması ile ilgili olarak, finansal tabloların TTK'nın 515 ve 516 maddeleri hükümlerine uygun olarak hazırlandığını, şirketin davacının iddiasının aksine herhangi bir şirketler topluluğuna bağlı olmadığı gibi hakim veya bağlı bir şirket de olmadığını, bu nedenle TTK'nın 517 ve 518. maddelerine tabi bir statüsünün bulunmadığını, şirketin ... unvanlı tek bir iştiraki bulunmakta olup bu şirketteki hissesinin ise %49,63 oranda olduğunu,davalı şirketin TTK'nın 195. maddesi kapsamında hakim şirket olmadığını, şirketin şirketler topluluğuna da tabi olmadığını, gündemin 4. maddesinin 2019 yılı hesap dönemine ilişkin bağımsız denetim rapor özetinin okunmasına ilişkin olup, raporun onaylanmasının söz konusu olmadığını, yönetim kurulunun ve genel kurulun bağımsız denetim firmasının hazırladığı raporu onaylama yetkisi bulunmadığını, gündemin 6. maddesindeki yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin olarak, TTK'nın 436/2 fikrası uyarınca yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan dolayı oy kullanamayacağını, müvekkili şirket ortağı ...'ın yönetimde görevli olmayıp imza yetkisi bulunmadığını, gündemin 8. Maddesinde ücretleri belirlenen yönetim kurulunun 2019 yılında 255 çalışanı ve 160.000.000-TL cirosu olan şirketi yönettikleri, tayin edilen huzur hakkı ücretlerinin emsallerin çok altında olduğunu, gündemin 11. maddesinde yer alan yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 395 ve 396 maddeleri çerçevesinde izin verilmesi ile ilgili olarak, yönetim kuruluna bu maddeler kapsamında izin veren hissedarlar arasında yönetim kurulu üyeleri ile TTK'nın 436/1 maddesi kapsamında bir ilişki bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
: Mahkemece; anonim şirket genel kurul kararlarının iptalinin istenebilmesi için, kural olarak iptal isteminde bulunan pay sahibinin genel kurul toplantısına katılması, alınan karara olumsuz oy kullanması ve muhalefetini toplantı tutanağına geçirmesi gerektiği, iptal davası açan ortağın genel kurul tutanağında alınan karara muhalefet etmesi ve muhalefet nedeniyle tutanağa geçirtmesinin zorunlu olduğu, somut olayda iptali istenen █████/2020 tarihli genel kurulda alınan kararlar yönünden davacı pay sahibinin eleştirilerini dile getirdiği, toplantı tutanağına bunları yazdırdığı görülmüş ise de, ortada bir muhalefet şerhinin bulunmadığı, oy dağılımından davacının bu kararlara olumsuz oy kullandığının belli olduğu, davacının kararlara sadece eleştirilerini dile getirdiğini, henüz alınan bir karar bulunmadığından TTK 446/1-a maddesinin aradığı karara muhalefet halinin gerçekleşmediğini, iptali istenen genel kurul tutanağı incelendiğinde, iptale konu tüm maddeler yönünden durumun aynı olduğunun görüldüğü, davacının katıldığı genel kurul toplantısında usulüne uygun bir karara muhalefet şerhinin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
: Davacı vekili; müvekkilinin toplantıya katılarak olumsuz oy verdiği kararların müzakeresinde muhalefetini açıkça belirttiğini, oylama sonunda tutanağa bir şey daha yazdırılmasına divan başkanı tarafından izin verilmediğini, TTK'nın 446/1-a maddesinde açıkça bir sıralama veya öncelik sonralık zikredilmediğini, bu nedenle mahkemece verilen kararın ve esas alınan bilirkişi raporundaki hukuki inceleme içeren kanaatin, kanundaki amacı aşan, kastedileni yerine getiremeyen ve bu nedenle de pay sahibinin hak mahrumiyetine neden olan dar bir kapsam içinde kaldığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
: Dava, davalı şirketin 25.12.2020 tarihli genel kurulunda alınan 3, 4, 6, 8 ve 11 no'lu kararların iptali istemine ilişkindir.6102 sayılı TTK'nın 445. ve 446. maddelerinde; toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahiplerinin, yönetim kurulu ile kararların yerine getirilmesi kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa, yönetim kurulu üyelerinden her birinin kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine iptal davası açabileceği belirtilmiştir.6102 sayılı TTK'nın 446. maddesine göre iptal davası açılabilmesi için; toplantıya katılmak, olumsuz oy vermek ve muhalefetini tutanağa geçirtmek şartlarının birlikte bulunması gerekmektedir. Somut olayda iptale konu genel kurul toplantısında ise davacı tarafından ret oyu kullanılmakla birlikte, tutanağa geçirilmiş bir muhalefet şerhi bulunmamaktadır. Genel kurulda alınan kararlar bakımından yapılan oylamalar sonrasında, muhalefet şerhi veya bu anlama gelebilecek bir beyan yoktur. Yine alınan kararlar sonrası yazılı bir muhalefet şerhi veya toplantı tutanağına şerh düşülmek suretiyle de muhalefet bildirilmemiştir. Dava konusu genel kurulda, yönetim kurulu üyelerinin ibrası ile finansal tabloların onaylanması hususları ayrı ayrı oylamaya sunulmuştur. Genel kurulda bu konular birbirinden ayrılarak ayrı ayrı oylandığından, verilen kararların da birbirinden ayrı olarak değerlendirilmesi gerekir. Bilançonun onaylanması ve ibra ayrı ayrı gündem maddelerini teşkil ediyorsa, bu durumda bilançonun onaylanması ibra anlamına gelmeyeceğinden, yönetim kurulu üyelerinin oydan yoksunluk hali söz konusu değildir. Bu nedenle finansal tabloların onaylanmasına ilişkin 3 no'lu gündem maddesi bakımından da iptal talep edilebilmesi için muhalefet şerhinin varlığı zorunludur. Bu kapsamda dava konusu genel kurulda alınan 3, 4 ve 8 no'lu genel kurul kararları bakımından, dava şartı niteliğindeki muhalefet bulunmaması nedeniyle iptal isteminin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.Davaya konu genel kurulda alınan 6 no'lu karar yönetim kurulu üyelerinin ibrası, 11 no'lu karar ise yönetim kurulu üyelerine TTK 395 ve 396. maddelerin kapsamında şirketle işlem yapma ve rekabet etme izinlerinin verilmesine ilişkindir. TTK'nın 436. maddesi gereğince yönetim kurulu üyeleri, kendilerinin ve birbirlerinin ibrasına ilişkin kararlarda; TTK'nın 395 ve 396 maddelerinde öngörülen yasağın kaldırılmasına ilişkin olarak ise kendilerine yönelik kararlarda oy hakkını haiz değildir. Bu hüküm emredici nitelikte olduğundan, bu madde hükmüne aykırı hareket edilmesi halinde kullanılan oylar ve bu oylar ile alınan genel kurul kararları da geçersizdir. Bu nedenle iptal isteyen ortağın bu kararlara karşı ayrıca muhalefet şerhi yazdırmasına gerek yoktur. Dava konusu genel kurul toplantısının ... (9.880.000), ... (9.839.737), ... (80.000), ... (80.000), ... (40.000) ve ... ... (40.000), ... (1) ve ... 'nın (1) katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Davalı şirketin yönetim kurulu üyeleri ortaklar ..., ... ve ... ...'nun kendilerinin ve diğer yönetim kurulu üyesinin ibrasında oy kullanmadıkları, her üç yönetim kurulu üyesinin de 9.839.737 ret oyuna karşılık 9.960.000 kabul oyu ile ibra edildikleri anlaşılmaktadır. Bu durumda ibra için gerekli nisap sağlanmıştır. Davacı vekilince ibrada olumlu oy kullanan hakim ortak ...'ın şirketi fiilen yönettiği ve bu nedenle ibra oylamasında oy kullanamayacağı ileri sürülmüş ise de, TTK'nın 436/2 maddesinde ibra oylamasındaki oy yasağı, yönetim kurulu üyeleri ile şirketin imza yetkilisi yöneticilerine özgülenmiştir. Davalı şirketin hakim ortağı ...'ın ise şirkette imza yetkilisi yöneticisi olduğuna dair bir karar bulunmamaktadır. Bu nedenle davacı vekilinin ibraya dair gündemin 6. maddesinde alınan karara yönelik iptal talebi yerinde değildir.İptali talep edilen gündemin 11 no'lu maddesi ile, şirketin yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 395 ve 396. maddeleri uyarınca şirketle işlem ve rekabet izni verilmiştir. Bu konudaki oylamaya da yönetim kurulu üyeleri katılmamış olup karar, 9.839.737 ret oyuna karşılık 9.960.000 kabul oyu ile alınmıştır. Bu durumda söz konusu karar açısından da gerekli nisaba ulaşılmış olup, davacı tarafça kararın iptalini gerektiren başkaca somut bir gerekçe ileri sürülmemiştir. Bu nedenle davacı vekilinin gündemin 11. maddesinde alınan karara yönelik iptal talebi de yerinde değildir.Açıklanan nedenlerle; oy yasağına ilişkin emredici hükümlere uyulmaması halinde yönetim kurulu üyelerinin ibrası ile yönetim kurulu üyelerine şirketle iş yapma ve rekabet etme izni verilmesine ilişkin kararların iptalinin talep edilebilmesi için muhalefet şerhi şartı bulunmamasına rağmen, mahkemece bu kararlar bakımından da aynı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın gerekçe yönünden kaldırılarak "davanın reddine" karar verilmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 Tarih ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararın HMK'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın reddine,"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 556,10-TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Davalı lehine takdir olunan 5.100-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, " İstinaf yoluna başvuran davacı yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine iadesine,Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin kendisi üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!