Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında, idarenin usulüne uygun kamulaştırma tebligatı yapmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddi kararının onanması.
Özet: Kamulaştırmasız el atılan bir taşınmaz için açılan bedel tespit ve tahsili davasında, bölge adliye mahkemesi, usulüne uygun kamulaştırma tebligatı yapılmadığı, kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiği, uzlaşma şartının yerine getirildiği ve özel bir kamulaştırma hükmünün uygulanamayacağı gerekçeleriyle, davalı idarenin istinaf başvurusunu esastan reddederek ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin kararını onamış ve bu karar temyiz incelemesine konu edilmiştir.
5. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ Esas, █████████ Karar
KARAR
: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Gölbaşı (Ankara) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ Esas, ████████ Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, ..., ... Mahallesi ... parsel sayılı taşınmazın usulüne uygun olarak kamulaştırma işlemleri yapılmadan davalı kurum adına tescil edilmiş olduğundan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; husumetin kendilerine düşmediğini, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Ek Madde 3 üncü maddesi uyarınca hesaplama yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın, 1952 yılında tapulama ile oluşan 270.250 m² yüz ölçümlü 620 parsel sayılı taşınmazın 1970 yılında yapılan ifrazı ile 54.500 m² yüz ölçümlü olarak davacılar murisleri ile 3. şahıslar adına tapuda tescil edildiği, kök 620 parselin 83.333 m²lik bölümünün 1969 yılında İmar ve İskan bakanlığınca gecekondu önleme bölgesi kapsamında kalması nedeniyle kamulaştırıldığı, Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile kamulaştırmaya konu 83.333 m²lik bölümün 2942 sayılı Kanun'un 17 nci maddesi uyarınca Hazine adına tesciline karar verildiği, bu kısmın ifrazı sonucu kamulaştırmaya konu bölümün 1141 parsel olarak tapuda Hazine adına hükmen tescilinin sağlandığı, davaya konu 1069 parselin ise istimlak ve tevhid ile 25.02.1970 tarihli ve 1024 yevmiye ile tamamı 7269 sayılı Kanun'un 02.07.1968 tarihli ve 1051 sayılı Kanun'un 1 inci maddesi ile değişik 21/son maddesi gereğince Hazine adına resen tescil edildiği, taşınmazın sonrasında imar uygulamasına tabi tutularak muhtelif imar ada ve parsellere şuyulandırıldığını, 2942 sayılı Kanun'un 25 inci maddesi uyarınca hakların kullanılması ve borçların yerine getirilmesi bakımından kamulaştırma işlemi mal sahibi açısından usulüne uygun olarak yapılan tebligatla başlamakta olup usulüne uygun kamulaştırma tebligatı yapılmamış kişi açısından kamulaştırma işlemi başlamayacağından, idare adına tesciline karar verilmesi de dava açılmasına engel teşkil etmeyeceğini, dosya kapsamından dava konusu taşınmaza ilişkin kamulaştırma işlemlerinin tebliği için idarece Kanun'un öngördüğü şekilde araştırma yapıldığına ve adreslerin tespit edilemediğine ilişkin belge ve bilgi sunulmadığı, buna göre kamulaştırma işleminin kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiği ve uzlaşma dava şartının yerine getirildiği anlaşıldığından davacıların taşınmazın bedelini dava yoluyla talep etme haklarının bulunduğu, taşınmazın 7269 sayılı Kanun'un 02.07.1968 tarihli ve 1051 sayılı Kanun'un 1 inci maddesi ile değişik 21/son maddesi gereğince Hazine adına resen tescil edildiğinden 24.12.2019 tarihli ve 30988 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7201 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 3’ün uygulanmasına yer olmadığı, dava konusu taşınmazın diğer paydaşları tarafından açılan davada 2012 Mayıs itibarıyla kadastro parseli arsa olarak tespit edilen 420,00 TL/m² birim bedelin Dairenin ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile uygun bulunduğu ve kararın Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin █████████ Esas, ██████████ Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği de dikkate alındığında, dava konusu taşınmazın el atma tarihindeki nitelikleri dikkate alınıp arsa olarak emsal mukayesesi yapılarak dava tarihindeki değerine hükmedilmesine ilişkin kararda mahkemenin vaka ve hukuki değerlendirmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; husumetin kendilerine düşmediğini, uzlaşma şartının yerine getirilmediğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası ONANMASINA,
Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!