Avukatın kişilik haklarına yönelik eski müvekkilinin eşinden gelen sosyal medya, mesaj ve adliye kaynaklı hakaret, tehdit, iftira ve haksız şikayetler nedeniyle artırılan manevi tazminatın temyiz incelemesi.
Özet: Avukat olan davacının, müvekkilinin eski eşi olan davalı tarafından sosyal medya, mesajlar ve resmi şikayetler aracılığıyla kişiliğine yönelik hakaret, tehdit, mesleki itibarını zedeleyici asılsız iddialar ve duygusal birliktelik iftirasına maruz kalması üzerine açtığı manevi tazminat davasında, ilk derece ve istinaf mahkemelerince davalının haksız eylemleri sabit bulunarak kısmen kabul edilen davalarda hükmedilen tazminat miktarının, eylemlerin ağırlığı ve yaygınlığı göz önüne alındığında caydırıcı ve yeterli olmadığı gerekçesiyle davacı vekili tarafından yapılan temyiz başvurusu incelenmektedir.

MAHKEMESİ: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin Konya ... kayıtlı şekilde avukat olarak görev yaptığını, davalı ile dava dışı ... arasında görülen boşanma davası ve ceza davalarında ...'in vekillik görevini üstlendiğini, davalının boşanma ile sonuçlanan süreç ve almış olduğu ceza mahkumiyet kararlarından müvekkilini sorumlu tutarak müvekkiline sosyal medya ve mesaj yolu ile hakaret ettiğini, tehdit içeren söz ve ifadeler sarf ettiğini, adliyede bir çok kez herkesin huzurunda eşi ile müvekkili arasında duygusal birliktelik olduğu yönünde iftira niteliğinde beyanlarda bulunduğunu, yürütülen ceza yargılamasında duruşma tutanağına geçirildiğini, davalının müvekkiline yönelik hakaret ve tehdit suçlarından cezalandırılmasına karar verildiğini, bu suretle müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını belirterek 100.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile beraber davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; davalının Adalet Bakanlığı, ... ve Cimer üzerinden bir çok kez haksız şekilde müvekkilinin yürütmüş olduğu avukatlık görevi ile ilgili şikayet ettiğini, yürütülen soruşturmalar nedeniyle müvekkili hakkında soruşturma izni verilmemesine dair kararların aşamalardan geçerek kesinleştiğini, davalının ayrıca müvekkilinin üstelendiği davaları takip ederek karşı taraf ile irtibata geçtiğini, hakkında asılsız beyanlarda bulunduğunu, davalının tüm şikayetlerinin müvekkilinin avukatlık görevini yapmasını engellemek amacıyla kötü niyetle yapıldığını, hak arama özgürlüğünün sınırlarının aşıldığını, şikayet hakkının kötüye kullanıldığını belirterek 100.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile beraber davalıdan tahsili talep edilmiştir.II. CEVAPDavalı asıl davada cevap dilekçesinde; davacının hakkında haksız hukuki işlemler gerçekleştirdiğini, açılan davanın yersiz olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.Birleşen davada süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl davaya konu davalının, davacıya göndermiş olduğu telefon mesajlarında sarf etmiş olduğu söz ve ifadeler nedeniyle hakaret ve tehdit eylemlerinden mahkumiyet kararı verildiği, bu beyanlar ve aynı şekilde davalının sosyal medya üzerinden yapmış olduğu paylaşımlarda sarf edilen ifadelerin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu; birleşen dava yönünden davalının şikayetlerinin haksız olduğu, huzur ve sükunu bozucu nitelikte olduğu, davacıya zarar vermek amacıyla hareket edildiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü ile asıl davada 10.000,00 TL, birleşen davada 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihlerinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl ve birleşen davada davalının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olan eylemlerinin sabit olduğu; olayın oluş şekli, birden fazla eylemin varlığı, kastın yoğunluğu değerlendirildiğinde hükmedilen manevi tazminatların az olduğu gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü ile asıl davada 15.000,00 TL, birleşen davada 15.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; davalının hakaret ve tehdit içeren farklı mecralardan göndermiş olduğu mesajların ağırlığı, sayısı değerlendirildiğinde hükmedilen tazminatların hakkaniyete uygun olmadığını, davalının eski eşi ile müvekkilinin duygusal birlikteliği olduğuna dair iddiasını adliyede hakim ve meslektaşları huzurunda bir çok kez dile getirdiğini, aynı şekilde haksız bir çok şikayet nedeniyle müvekkilinin mesleğini yapamaz hale geldiğini, hükmedilen tazminatların caydırıcı olmadığını, manevi acıyı dindirmekten çok uzak olduğunu, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.Davalı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde; müvekkilinin eski eşinin sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğine dair bizzat müvekkiline beyanda bulunduğunu, müvekkilinin ailesini ve çocuklarını korumaya çalıştığını, eşi ile anlaştığı konularda davacının müdahalede bulunduğunu, tanık beyanlarının müvekkili ile olan husumetleri nedeniyle değerlendirmeye alınamayacağını, davacının hakkında haksız hukuki işlemler gerçekleştirdiğini, açılan davaların haksız olduğunu, hükmedilen tazminatların fahiş olduğunu, şikayet hakkının kötüye kullanılmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, asıl davada tehdit ve hakaret; birleşen davada haksız şikayet nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat talebine ilişkindir.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davalının eylemlerinin tüm dosya kapsamına göre sabit olduğunun, bu anlamda asıl ve birleşen davada davacının kişilik haklarına saldırı olduğu kabul edilerek manevi tazminata hükmedilmesinin; olay tarihi, tarafların konumu, zararın ağırlığı dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarlarının yerinde olduğunun anlaşılmasına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz eden davacı ve davalıya yükletilmesineDosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.