Milli parktaki enerji nakil hattı kullanım bedeli alacağı davasında, 1984 tarihli taahhüt senedine göre hesaplama esasına ilişkin bozma sonrası karar düzeltme.
Özet: Milli park alanındaki enerji nakil hattı kullanım bedelinin tespiti konusunda davacı idarenin yeni yönetmeliklere, davalının ise 1984 tarihli taahhüt senedine göre hesaplama yapılmasını talep ettiği davada, Yargıtay; yeni yönetmelik hükümlerinin uygulanamayacağını, taraflar arasındaki 1984 tarihli taahhüt senedinin geçerli olduğunu ancak senedin gayrimenkul kira artışlarına göre bedel tespiti şartının eksik incelenmesi, bilirkişi raporunun yetersizliği ve daha önceki kesinleşmiş mahkeme kararlarıyla belirlenen bedellerin göz ardı edilmesi nedeniyle yerel mahkemenin davayı reddeden kararlarını iki kez bozarak dosyanın yeniden incelenmek üzere geri gönderilmesine hükmetmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.Mahkeme kararının davacı ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece kararın bozulmasına dair verilen kararın davalı vekili tarafından düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; davacı İdare tarafından .. Milli Parkı sorumluluk alanı içerisinde kalan ormanlık saha üzerinde enerji nakil hattı yapımı için ..'a kullanım izni tesis edildiğini, 2008, 20 09... yıllarına ilişkin olarak davalı tarafça sadece 153.107.67 TL ödeme yapıldığını, bu ödeme düşülerek izin bedeline ilişkin olarak yapılan hesaplama sonucunda ilgili şirketin 2008, 20 09... yıllarına ilişkin kullanım bedelleri ve bu bedellere işletilen gecikme faizi olmak üzere toplam 1.026.723,00 TL borcu olduğunun tespit edildiğini, hesaplamaya ilişkin tablonun dava dilekçesine eklendiğini, bedelin ödenmediğine ilişkin çizelge ihtarname ile tebliğ edilmesine rağmen davalı tarafça ödeme yapılmadığını ileri sürerek; 2008, 20 09... yıllarına ait ödenmeyen tahsis bedeli 1.026.723,00 TL'nin 31.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek gecikme zammı ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.II. CEVAPDavalı vekili; İzin Bedelinin Hesaplanmasına Dair Yönetmelik hükümlerinin hakkında uygulanamayacağını, zira kendileri tarafından yeni bir taahhüt senedi imzalanmadığını, 1984 yılında imzalanan taahhüt senedi esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.III. MAHKEME KARARIMahkemece verilen 21.11.2012 tarihli ████████ E., ████████ K. sayılı kararla; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, “Kullanım Bedellerinin Hesaplanmasına İlişkin Yönetmelik" hükümlerinin gerçekleşen somut olayda uygulanmasının mümkün bulunmadığı, tahsis bedellerinin dosyada mübrez 01.07.1984 tarihli taahhüt senedinin 7. maddesi uyarınca hesaplanması gerektiği, bu düşünceyle yapılan hesaplama neticesinde, 2008, 20 09... yılları itibariyle davalının davacı tarafa arazi tahsis bedeli borcu bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Birinci Bozma KararıYargıtay Kapatılan 13. Hukuk Dairesinin 15.01.2014 tarihli ve ██████████ E. ████████ K. sayılı ilamıyla; taraflar arasındaki uyuşmazlığın, kullanım bedellerinin hesaplanmasına ilişkin Yönetmelik hükümlerinin somut olayda uygulanıp uygulanmayacağı, uygulanmayacak ise kullanım bedellerinin ne şekilde belirleneceği noktasında toplandığı, incelenen dosya içeriğine göre, Yönetmelik hükümlerinin uygulanması için gerekli bulunan izin lehdarının talebi ile buna bağlı olarak yeni taahhüt senedi düzenlenmesi şartlarının somut olayda gerçekleşmediği, bu durumda tahsis bedeline ilişkin hesaplamanın taraflar arasındaki 01.07.1984 tarihli taahhüt senedine göre belirlenmesi gerektiğine ilişkin Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunduğu ne var ki, 01.07.1984 tarihli taahhüt senedinin 7/a maddesinde, ilk 5 yıl için yıllık arazi tahsis bedeli belirlendikten sonra, sonraki yıllar için tahsis bedelinin gayrimenkul kira bedellerindeki artışlar esas alınarak tespit olunacağı belirtilmiş olmasına rağmen, mahkemece tahsis bedelinin tespitine esas olmak üzere, taahhüt senedinde işaret edilen artış oranları ilgili yerlerden temin edilerek, taraf ve yargı denetimine esas olacak şekilde yaptırılacak bilirkişi incelemesi neticesinde hasıl olacak sonuca göre hüküm tesisi gerekirken, eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, karar bozulmuştur.B. İkinci Bozma Kararı1. Bozmaya uyan Mahkemece verilen 14.12.2018 tarihli ve ████████ E., ████████ K. sayılı kararla; davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.2. Dairece verilen 24.11.2021 tarihli ve █████████ E., ██████████ K. sayılı ilamla; davaya dayanak 01.07.1984 tarihli ve 49 yıl süreli taahhüt senedinin 7/a maddesinde; ilk 5 yıl için yıllık arazi tahsis bedeli belirlendikten sonra, her beş yılda, geçmiş beş yıl zarfında gayrimenkul kira bedellerindeki artışlar esas alınarak yıllık arazi kullanma bedelinin tespit olunacağı, hususunun kararlaştırtıldığı, 5. (5) yıllık dönemin █████████, █████████, █████████, █████████, █████████ dönemlerini kapsadığı; Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen Marmaris 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/4 39... /98 Karar sayılı kararıyla █████████ yılı kullanım bedelinin ne miktarda olduğu belirlendikten sonra ödemeler düşülmek suretiyle bakiye alacağa hükmedildiği, buna göre 5. dönemin 5. yılına ilişkin kullanım bedelinin asıl alacak 75.582,72TL, KDV dahil 89.187,61 TL olduğu, davacı talebinin ayrıca 20 09... yılı dönemlerine de ilişkin olup, bu talebin ise 6. yıllık dönemi kapsadığı, artık bir önceki dönem için kesinleşen bedel ve taahhüt senedinin 7/a maddesi dikkate alınarak yeniden bedel belirlenmesi gerektiği, Mahkemece, davacının alacağı olup olmadığı ve/veya ne miktarda olduğu konusunda uzman bilirkişi heyeti oluşturularak hesaplama yapılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle, karar bozulmuştur.C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen KararMahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, taahhüt senedinin 7/a maddesi dikkate alınarak 2008, 20 09... yıllarına ilişkin kullanım bedellerinden ödemeler de düşülmek suretiyle davacının 2008 yılı için 27.627,57 TL, 2009 yılı için 35.028,21 TL, 2010 yılı için 32.450,62 TL alacaklı olduğunun belirlendiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile bu bedellere dava tarihinde itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 51. maddesi gereğince işleyecek aylık gecikme zammı ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuştur.V. TEMYİZDairece davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile muacceliyet tarihlerine göre rapor alınması gerektiği belirtilerek davacı yararına kararın bozulmasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.V. KARAR DÜZELTMEA. Karar Düzeltme SebepleriDavalı vekili; temyiz dilekçesindeki hususları tekrar ederek kabul anlamına gelmemek üzere, kullanım bedellerine KDV uygulanması usul ve yasaya aykırı olduğundan, bilirkişi raporunda yapılan hesaplama kabul edilecekse dahi, bu izin bedellerine KDV işletilmemesi gerektiğini belirterek Daire bozma ilamının kaldırılarak mahkeme kararının da davanın reddine karar verilmesi gerekçesiyle bozulmasına karar verilmesini istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, izin bedelinin ödenmediği iddiasıyla alacak istemine ilişkindir.Karar düzeltme yoluyla incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesi ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle İlk Derece Mahkemesince uyulmasına karar verilen Daire önceki tarihli bozma ilamları ile usuli kazanılmış hakların oluştuğunun, bozma ilamının yerinde olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir. .VI.KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı vekilinin yerinde bulunmayan karar düzeltme isteminin REDDİNE,Aşağıda yazılı para cezasının karar düzeltme isteyene yükletilmesine,23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.