Yargıtay, vakfiye batın şartları gereği, mevcut mütevellinin görevi devam ettiğinden tevliyete ehil vakıf evladı tespit talebinin reddine yönelik bölge adliye mahkemesi kararını onadı.
Özet: Mülhak bir vakfın tevliyetine ehil vakıf evladı olduğunun tespiti istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi davacının tek erkek evlat olması ve babasının mütevelli olması nedeniyle talebi kabul etmişken, davalı idarenin istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesi, vakfiyede tevliyetin batın tertibine göre erkek evlatlara şart koşulduğu, ancak mütevelli babası hayatta ve görevdeyken oğlunun tevliyet ehliyeti kazanamayacağı, tevliyetin ölüm, azil veya istifa gibi nedenlerle boşalması gerektiği gerekçesiyle ilk derece kararını kaldırarak davayı reddetmiş, Yargıtay da bu bölge adliye mahkemesi kararını hukuka uygun bularak onamıştır.
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
KARAR
: İstinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddine
Taraflar arasında ... 7. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen tevliyete ehil vakıf evladı olduğunun tespiti davası sonucunda verilen hükme karşı davalı ... Genel Müdürlüğü vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava dilekçesinde, ...'nin ...'te kurulu ...Vakfının tevliyetine ehil vakıf evladı olduğunun tespitine karar verilmesi istenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; ... Vakfının vakıf senedi incelendiğinde tevliyetin babadan oğula geçtiği, erkek soy arandığı, davacının babasının 2. Asliye Hukuk Mahkemesi kararı ile mütevelli tayin edilip, davacının 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin kararıyla vakıf evladı olduğunun tespitine karar verildiği, nüfus kaydından davacının babasının şuanki mütevelli olduğu, davacının tek erkek evlat olduğu da görülmekle davacının davasını ispatladığı gerekçesi ile davanın kabulüne ve davacının "...Vakfının tevliyete ehil evladı olduğunun tespitine," karar verilmiştir.
Davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; vakıf senedinde tevliyetin batın tertibine göre yalnızca erkek evlatlara şart koşulduğu, başka bir ifade ile vakfiyede erkek evlattan birinin ölmesi durumunda tevliyetin onun erkek evladına kalacağı, batın şartının yalnız bir kol içerisinde gözetileceği yani babası sağ iken erkek evladın veya torununun tevliyet alamayacağının öngörüldüğü, somut olayda; davacının babası ve mütevelli ...nin halen mütevellilik görevini devam ettirdiğinden ve tevliyetin ölüm, azil, istifa vs. gibi nedenlerden boşalması durumu söz konusu olmadığından bu haliyle davacı için vakfiyede aranan şartların ve davacı yönünden batın koşulunu gerçekleştiğinin kabulü mümkün olmadığından davanın kabulüne karar verilmiş olmasının isabetsiz olduğu gerekçesi ile istinaf isteminin kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; davacının önceden tespit davası açmakta hukuki yararının bulunduğunu, mevcut mütevellinin tevliyete ehil vakıf evladı olduğunun tespitine karar verilmesine engel olmadığını, arz edilen ve resen gözetilecek nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Dava, mülhak vakfa mütevelli atanma kararına esas teşkil etmesi yönü ile vakfın tevliyetine ehil vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ
: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!