İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde, uluslararası hava taşıma hizmetlerinden kaynaklanan fatura alacaklarına ilişkin icra takibine yapılan itirazın iptali davası.
Özet: Uluslararası hava taşıma hizmeti sunan davacının, davalıya sunduğu hizmetler karşılığı düzenlenen faturaların ödenmemesi üzerine başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali istemiyle açılan davada, davalının cevap vermediği; bilirkişi raporu ve dosyadaki delillerle davacı ile davalı arasında cari hesap sözleşmesi bulunduğu, hava taşıma hizmetlerinin eksiksiz yerine getirildiği, e-fatura olarak düzenlenen ve davalıya tebliğ edilen faturalara yasal süresinde itiraz edilmediği, dolayısıyla takibe konu 50.452,67 TL asıl alacağın sabit olduğu tespit edilmiştir.

T.C.

İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Dava
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin uluslararası hava taşıma hizmeti verdiğini,
bu kapsamda davalıya verilen hizmetler için davalı adına 02.04.2024 tarih ve 21.110,94 TL tutarlı fatura, 29.04.2024 tarih ve 16.068,13 TL tutarlı fatura, 10.05.2024 tarih ve 12.176,56 TL tutarlı fatura, 28.06.2024 tarih ve 1.097,04 TL tutarlı faturaların tanzim edildiğini, fatura bedellerinin davalı tarafından ödenmediğini, ... 8. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, yapılan bu icra takibine davalı tarafından itiraz edildiğini ve takibin durduğunu belirterek, açıklanan sebeplerle, takibe kötü niyetli bir şekilde itiraz eden davalının takibe konu itiraza uğrayan 50.452,67 TL asıl alacak ve 8.536,53 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 58.989,20 TL alacaklarından dolayı ilgili borca, faiz ve feri’lerine yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, haksız itiraz için alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine ve yargılama masrafları ile ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap
: Davalıya dava dilekçesi ve ekleri ile tensip zaptının usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, ancak davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı tespit edilmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;
... 8. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyası, Arabuluculuk Bürosunun ... sayılı arabuluculuk tutanağı, cari hesap ekstresi, fatura suretleri, abone fiyat anlaşması, tarifeler, hava konşimento evrakları, eşya teslim belgeleri celp edilmiş incelenmiştir.
Dosya, SMMM - Bağımsız Denetçi Bilirkişi ... ile Taşıma Hukuku Uzmanı bilirkişi ...'den oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından dosyaya sunulan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; "... 1. Davacı tarafça dosyaya sunulan belgelerden davacı ile davalı arasında cari hesap sözleşmesi yapıldığı davalıya ait gönderilen taşımaların teslim alınıp taşımanın gerçekleştirildiği, 2. Davacı tarafından davalı adına 3 fatura toplamı olan 49.355,63 TL’nin tahsili için davalı adına ihtarname gönderildiği ve borcun 3 gün içerisinde ödenmesinin talep edildiği, işlemiş faiz açısından önem arz eden ihtarnamenin davalıya tebliğ edildiğine ilişkin belge ve bilginin dosya kapsamında yer almadığı, 3. Davacının dava dilekçesinde TTK 1530 maddesi kapsamında yer verdiği işlemiş faiz talebinin taraflar arasında yapılmış bir sözleşme olmadığından ilgili talebin yerinde olmadığı, 4. Davacının 20.08.2024 icra takip tarihinde davalıdan toplam 50.452,67 TL asıl alacağının bulunduğu kanaatine varılmış olup, davacının işlemiş faiz taleplerinin takdiri Sayın Mahkemeye ait olacağı,
hususundaki kanaatlerimizi Sayın Mahkemenin yüksek takdirlerine arz ederiz ...'' şeklinde tespit edilmiştir. Denetime açık ve gerekçeli bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan açık hesap usulü işleyen cari hesap dayanak fatura alacaklarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
... 8. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası celp edilip incelendiğinde, takip alacaklısının davacı takip borçlusunun davalı olduğu, davacının 50.452,67 TL asıl alacak ve 8.536,53 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 58.989,20 TL için davalı hakkında ilamsız icra takibinde bulunduğu, davalının borca itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, duran takibe devam edilmesi amacıyla işbu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı, hava taşıma hizmetine karşılık düzenlenen faturalar - taşıma bedelleri sebebiyle davalıdan alacaklı olduğunu ileri sürmektedir.
Davalı, süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadığından yasal olarak ileri sürülen bu vakıayı inkar eden konumundadır. (HMK 128)
Davacının hava taşıma hizmetine karşılık takibe esas faturaları düzenlendiği, dava dilekçe ekinde ibraz edilen faturalar incelendiğinde faturaların tamamının "e-fatura" şeklinde tanzim edildiği, dolayısıyla davalıya tebliğ edildiği hususunda duraksama bulunmadığı, davalının faturaları tebliğ almasına rağmen yasal süresi içinde herhangi bir itirazda bulunmadığı, faturaları davacı tarafa iade de etmediği çekişmesiz olup, bu itibarla taraflarca imzalanan █████/2022 tarihli taşıma sözleşmesi, hava taşıma işleri kapsamında tanzim edilen konşimento belgeleri, teslim evrakları uyarınca akdi ilişkinin varlığı, davacının edimini yerine getirdiği ve faturalara konu taşıma hizmetlerin verildiği - edimin yerine getirildiği sabittir.
Uyuşmazlık, davacının açık hesap usulü işleyen cari hesaba esas faturalar uyarınca davalıdan alacaklı olup olmadığı ve varsa alacağının miktarı noktasında toplanmaktadır.
Davacı delil olarak, tarafların ticari defter ve belgelerine dayanmıştır.
Mahkememizce, tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Alacak miktarının tespiti ve takip tarihi itibariyle tarafların alacaklı - borçlu durumlarının araştırılması amacıyla tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, HMK 222. maddesi hükmü uyarınca tayin edilen inceleme günü için ticari defterler ibraz edilmediği ya da bu konuda mazerete yönelik açıklamada bulunulmadığı takdirde ibrazdan kaçınmış sayılacakları ve karşı tarafın ticari defterlerine göre karar verileceğinin taraflara ihtaratla bildirilmiştir. Bu hususta ticari defterlerin ibrazına yönelik meşruhatlı davetiye davalı şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Ancak, davalıya yeterli süre ve imkanın tanınması ve meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği gibi inceleme gününde herhangi bir mazeret beyanında dahi bulunmadığından HMK' nın 222. maddesi gözetilerek davacı defterlerine itibar edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. (Aynı yönde bakınız. İSTANBUL BAM 43. HD. ... E. ... K.; İSTANBUL BAM 12. HD. ... E.... K.)
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222.maddede yer almaktadır.
Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m.222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m.222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (HMK m.222/4).
22/7/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 23 üncü maddesiyle, HMK m.222/3'de yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “DİĞER TARAFIN TİCARİ DEFTERLERİNİ İBRAZ ETMEMESİ” şeklinde değiştirilmiş, tarafların ticari defterlerini sunmaması hali de usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için yeterli görülmüştür.
Nitekim, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi ...Esas,...Karar sayılı ilamı ile şu şekilde değerlendirmelerde bulunulmuştur: "...Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır." demiştir.
Bu itibarla, yukarıda yer verilen ilam ve özellikle gerekçesi ile HMK 222/3.maddesi hükmü uyarınca davalının ticari defterlerini ibrazdan kaçındığı anlaşılmakla; davacı şirketin ticari defterlerinin TTK 69. ve 213 sayılı Kanunun 216. md gereğince açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, usulüne uygun şekilde tutulduklarından TTK 85. ve HMK 222. maddesi gereğince sahibi olan davacı lehine delil niteliğine haiz olabileceği kanaati oluşmuştur.
Nitekim, mali bilirkişi tarafından sunulan █████/2025 tarihli raporda belirtildiği üzere, davacının ticari defter ve belgelerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının yaptırıldığı, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, davacı lehine delil olma niteliğini taşıdığı, ticari defter ve belgeler uyarınca davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 50.452,67 TL alacaklı olduğu, ayrıca davacı defterlerinde alacağın davalı tarafça kısmen veya tamamen ödendiğine yönelik muhasebesel yönden davalı lehine herhangi bir kaydın da bulunmadığı, hasılı davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 50.452,67 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır.
Bu aşamada belirtmek gerekir ki, takibe konu faturaların tamamının davalının ticari defterlerine kaydedilmesi için davalı tarafça Vergi Dairesi Müdürlüğüne BA formu verildiği vergi kayıtlarında tespit edilmiştir.
Öte yandan, hava taşıma uzmanı bilirkişi raporunda, faturalara konu taşımanın gerçekleştirildiğini - hizmetin verildiğini tespit etmiştir.
Hava taşıma uzmanı ve mali bilirkişinin █████/2025 tarihli raporunun ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, sunulan bilimsel mütalaanın isabetli ve dosya kapsamındaki belge ve delillerle uyumlu olduğu tespit edilmiş, mahkememizce raporun içeriği de denetlenerek hükme esas alınmıştır.
Esasen, rapora karşı davalı tarafça herhangi bir itirazda da bulunulmamıştır.
6102 sayılı TTK'nun 1530. maddesi, gerekçesinde de belirtildiği üzere, mal tedarik sözleşmeleri kapsamında küçük ve orta ölçekli tedarikçiyi, büyük şirketlere karşı korumak amacıyla getirilmiş bir hüküm olduğundan dava konusu açık hesaba dayalı yürütülen taşıma ilişkisinde uygulanması söz konusu değildir. Davacı tarafça dosyaya ... 3. Noterliğinin ... tarihli ihtarnamesi ibraz edilmekle birlikte ihtarnamenin davalı tarafa tebliğ edildiğini gösteren belgenin sunulmadığı, bu itibarla davalının takip öncesi temerrüde düşürülmemiş olması karşısında (İSTANBUL BAM 13. HD. ... E. ... K; İSTANBUL BAM 43. HD. ... E.... K.) davacının TTK 1530. maddesi uyarınca takip öncesi işlemiş faizin koşullarının oluştuğuna yönelik bilirkişi raporuna itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görülmemiştir.
Yapılan açıklamalar karşısında, hükme esas alınan █████/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalının ... 8. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 50.452,67 TL Asıl Alacak üzerinden takip talebinde gösterilen şartlarla devamına, davacının fazlaya ilişkin işlemiş faiz taleplerinin reddine, ayrıca alacağın faturalara ve cari hesaba dayanması, likit bir alacak olması ve 2004 s. İİK 67/2. maddesi uyarınca yasal koşulları oluştuğundan davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere);
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile,
1-Davalının ... 8. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile, takibin 50.452,67 TL Asıl Alacak üzerinden takip talebinde gösterilen şartlarla DEVAMINA, davacının fazlaya ilişkin işlemiş faiz taleplerinin REDDİNE,
2-Alacağın likit ve muayyen olduğu anlaşılmakla, hükmedilen asıl alacağın ( 50.452,67 TL ) %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Alınması gereken 3,446,42 TL harçtan başlangıçta peşin alınan 712,44 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.733,98 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafından yatırılan 712,44 TL peşin harç, 12.000,00 TL bilirkişi ücreti ile 70,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 12.782,44 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 10.932,64 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kalan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' nin 13/1.maddesi uyarınca belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-6183 sayılı Kanuna göre dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin tarafların haklılık durumlarına göre;
a) 3.079,03 TL'sinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
b) 520,97 TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
7-HMK'nın 333.maddeesi uyarınca taraflarca yatırılan anacak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2025
Katip
Hakim

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!