Yargıtay 12. Ceza Dairesi, sahte fatura kullanma suçundan verilen beraat kararını oniki yıllık zamanaşımı sebebiyle kamu davasının düşmesi yönünde bozmuştur.
Özet: 2013 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan açılan kamu davasında ilk derece mahkemesinin beraat kararı vermesine rağmen, katılan vekilinin temyizi üzerine yapılan incelemede, eylemin 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359/b maddesindeki suça ilişkin 12 yıllık dava zamanaşımı süresinin, suç tarihi olarak belirlenen 25.07.2013ten itibaren inceleme tarihi öncesinde dolduğu tespit edildiğinden, derhal beraat koşulları bulunmadığı gerekçesiyle hüküm bozulmuş ve sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.SUÇ
: Vergi Usul Kanununa muhalefetHÜKÜM
: BeraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasıİlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 15.11.2017 tarih ve ██████████ Esas sayılı iddianamesiyle Anadolu Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığının 09.10.2017 tarihli ve RDK-5/2017-1051 sayılı mütalaasına uygun olarak sanık hakkında 2013 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan kamu davası açıldığı, sahte fatura düzenleme ve sahte fatura kullanma suçlarının birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olduğu ve birbirine dönüşemeyeceği gözetilmeden, hükmün gerekçe kısmında sahte fatura kullanma suçu anlatılarak hüküm fıkrasında “sahte fatura düzenlemek” şeklinde yazılması ile hükmün karıştırılması yasaya aykırı ise de zamanaşımının olumsuz muhakeme şartı olarak kovuşturmaya engel olduğunun anlaşılması karşısında;Suça konu faturaların KDV indiriminde kullanılması ve en son 2013 Temmuz ayında KDV beyannamesi verilmesi nedeniyle suç tarihinin en aleyhe kabulle 25.07.2013 olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı Kanunun 66/1. maddenin (e) bendi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 67/4 fıkrası uyarınca en fazla yarısına kadar uzayacağından, suç tarihlerinden itibaren 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık zamanaşımının, inceleme tarihinden önce gerçekleşmiş olduğu ve dosya içeriği itibariyle de 5271 sayılı Kanunun 223/9. maddesindeki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartların bulunmadığı anlaşıldığından, hükmün 5271 sayılı Kanunun 302/2. maddesi gereğince BOZULMASINA, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanunun 223/8. maddesi gereğince DÜŞMESİNE,Dava dosyasının 5271 sayılı Kanunun 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 13. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.