İşçi alacağı davasında taraf teşkilinin sağlanması amacıyla ticaret sicilinden terkin edilen şirketin ihyası talebine dair davacı ve davalıların itirazlarını içeren yargılama.
Özet: Davacı, işçi alacağı davası açtığı ancak sonradan sicilden terkin edildiğini öğrendiği bir şirketin tüzel kişiliğinin, Türk Ticaret Kanununun ilgili geçici maddesi uyarınca yeniden ihyasını ve tescilini talep ederek, terkin tarihinde kesinleşmemiş davaların bulunduğunu ve iş mahkemesindeki davanın taraf teşkilinin sağlanması için bu adımın zorunlu olduğunu belirtirken; davalılar, şirketin tasfiye sürecinin yasalara uygun olarak tamamlandığını, terkin işleminin doğru olduğunu, şirketin malvarlığının tükendiğini, yeniden faaliyete geçebilecek ekonomik potansiyelinin olmadığını ve bu nedenle ihyasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddini talep etmektedirler.

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: █████████DAVA
: Şirketin İhyasıDAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin;------hasım göstererek ------ Sayılı dosya ile işçi alacağı davasını açtığını, ancak ------adlı şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğini yapılan yargılamada öğrendiğini, İş mahkemesinde açılan davada taraf teşkilinin sağlanması açısından ------ İş Mahkemesince taraflarına , huzurdaki davayı açmak için mehil verildiğini, bu davada ihyasını istedikleri ------adlı şirketin ----- terkin edilmeden önceki merkez adresinin -----olduğunu, bu şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğini, ---- sayılı nüshasında ilan edildiğini, dolayısıyla sicilden terkin edilen şirkete ait adres yerinin ---- olduğunu ,----------- numarası ile ----- kayıtlı olduğunu, ------sayılı nüshasına göre tasfiye memurluğuna -------- atandığını, davalı tarafından münfesih durumunun tespit edildiğini ve terkin işleminin yapıldığı tarihlerde dava konusu şirketin taraf olarak yer aldığını ve ilgili tarihlerde kesinleşmeyen dava dosyalarının mevcut olduğunu, Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici madde 7/2 uyarınca -------- ihyasına karar verilmesinin gerekmekte olduğunu,İhyasını istediklerini şirketin ticaret sicilinden terkin ediliğinden ötürü davada husumeti, --- ---- ve tasfiye memuruna yönelttiklerini, tüm bu sebeplerden dolayı davanın kabulünü, ------Ticaret Sicil No ile kayıtlı ----- şirket tüzel kişiliğinin yeniden ihyasını ve ---- yeniden tescil ve ilanını, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı ----cevap dilekçesinde özetle; ------- TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirketin tasfiye memurunda olduğunu, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan; tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ------- silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı --------- sorumluluğunun bulunmamakta olduğunu, mahkemece dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda ttk m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, mahkemece atanacak temsile yetkili tasfiye memurlarından en az birinin Türk vatandaşı olması ve yerleşim yerinin ---- bulunmasının şart olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını , bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücreti'nden sorumlu tutulamayacağını, tüm bu sebeplerden dolayı davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
:Davalı------- cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olan ihya talebinin, ------ hakkında açıldığını, ihya davasının, iflası veya tasfiyesinin gerçekleşmiş olan bir şirketin yeniden faaliyete geçirilmesi amacıyla açılmakta olduğunu, ancak, bahse konu şirketin tasfiye sürecinin tamamlandığını---------Sayılı Genel Kurul Kararıyla tescil edildiğini ve ------ tarihinde Türk Ticaret Kanununa uygun olarak terkin edildiğini, bu nedenle şirketin mevcut durumu ve finansal yapısı dikkate alındığında, ihya talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunun izahtan vareste olduğunu, davalı ------ tasfiye sürecinin tamamlandığını, tasfiye işlemlerinin tüm yasal düzenlemelere uygun olarak yapıldığını, şirketin malvarlığı, borçları ve alacakları göz önünde bulundurularak yapılan tasfiye işlemlerinde herhangi bir usulsüzlüğün bulunmamakta olduğunu, şirketin ---- ibraz edilen belgelere istinaden ve Türk Ticaret Kanununa uygun olarak terkin edildiğini, davacı yanın ihya talebinin yasal bir dayanağının bulunmamakta olduğunu, davalı ----------- malvarlığının tüketildiğini, aktif faaliyet gösterebilecek ekonomik potansiyelden yoksun olduğunu, bu nedenle davacının ihya talebinin reddinin gerektiğini, müvekkili, davalı ------- tasfiye memuru olarak süreçte yer aldığını, davalı şirketin mevcut durumda yeniden faaliyete geçirilmesi için gerekli koşullar mevcut olmadığı için şirketin ihyasının mümkün olmadığını davalı şirketin finansal durumunun, tasfiye sürecinin tamamlanmış oluşunun, ----- terkin işleminin yapılmış olmasının şirketin yeniden faaliyete geçmesine engel olduğunu, öte yandan müvekkilinin tasfiye sürecindeki sorumluluğunun, şirketin yönetim ve temsil organı olarak tasfiye işlemleriyle sınırlı olduğunu, müvekkilinin tasfiye işlemlerinde kusurunun olmadığını, mahkemedeki davanın açılmasında da müvekkilinin kusurunun olmadığını , bu nedenle davacı yanın ihya talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu tüm bu sebeplerden dolayı davanın reddini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Dava; 6102 Sayılı TTK'nın 547. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen dava konusu şirket hakkında dava dilekçesinde belirtilen dava davasının yürütülmesi, kesinleşmesi, infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilip verilemeyeceğine ilişkindir.----- cevabi yazısıyla ihyası talep edilen şirketin son tescilini ---- tarihinde yaptırdığı, şirket yetkilisinin ve tasfiye memurunun ---olduğu, şirketin----tarihinde sicil kaydının tasfiyenin sona ermesi nedeni ile terkin olduğu bildirmiştir.İhyası istenen şirket aleyhinde davacı yanca ------ Esas Sayılı dosyasında işçilik alacağına dair dava açılmıştır. İhyası istenen şirketin bahsi geçen bu davadan haberdar olduğu, iş davasında vekille temsil edildiği, ---- tarihinde vekil eliyle davaya cevap verdiği, hakkında derdest dava olduğunu bilmesine rağmen --- yılında tasfiye memuru tarafından sicilden terkinini sağlandığı görülmüştür. Tasfiyenin kapatılması için tüm tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması, tasfiye halindeki şirketin taraf olduğu tüm uyuşmazlıkların neticelenmiş olması gerekir. Şirketin devam eden bir hukuki uyuşmazlığı nedeniyle şirketin ihyasına karar verildiğinde, yapılacak ek tasfiye işlemleri, tasfiye üstlenmiş olduğu görevin devamı niteliğindedir.-----TTK'nın 547. Maddesinde tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde şirketin yeniden tescilinin istenebileceği düzenlenmiştir. TTK 547 maddesi kapsamında açılan davada zaman aşımı veya hak düşürücü süre söz konusu değildir.-------Sayılı ilamında "....TTK'nın 547. maddesi gereğince tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu , terkin edilen şirketin davacıya borçlu olup olmadığının bu davanın konusunu teşkil etmediği ,yapılan ilanlara rağmen alacağın bildirilmemesinin ihya isteminin reddine gerekçe olamayacağı, davacının derdest davanın sonlandırılabilmesi için ihya istemekte hukuki yararı bulunduğu, tüzel kişiliğin sona erdiğinin kabul edilemeyeceği esasen davalı tasfiye memurunun istinaf sebeblerine konu ettiği hususların esas davalarda incelenebilecek nitelikte olduğu gözetilerek, mahkemenin dava dosyası ile sınırlı olarak tüzel kişiliğin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına ilişkin hükmüne yönelik istinaf sebebleri yerinde görülmemiş davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir." belirtilmiştir. Yapılan yargılamaya göre, her ne kadar dava konusu şirket kendisi tarafından tasfiye sürecine girip tasfiyeyi sonuçlandırmış ve sicilden terkin edilmiş ise de dava konusu terkin edilen şirket hakkında halen devam eden dava bulunduğu, dolayısıyla faal olduğu, şirket borcu ortaya çıkabileceği, tasfiyenin şirketin tüm borç ve alacakları tasfiye olunmaksızın tamamlanamayacağı, ticaret sicilinden terkin olunamayacağı sonucuna varıldığından ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince "Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." hükmü dikkate alındığında davanın kabulüne, dava konusu şirketin ihyasına, son yetkilisi ve tasfiye memuru olan davalının tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılmıştır. İhyası istenen şirket hakkında derdest dava olduğu bilinmesine rağmen tasfiye memurunca usul ve yasaya aykırı şekilde tasfiyenin tamamlandığından bahisle şirketi sicilden terkin ettirmiştir. Tasfiye memuru usulsüz tasfiye nedeni ile davacının yaptığı yargılama giderlerini ve vekalet ücretini ödemekle mesul tutulacaktır. Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerin değerlendirilmesine göre, ihyası talep edilen şirket hakkında derdest dava olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, dava konusu şirketin ihyasına, son yetkilisi ve aynı zamanda tasfiye memuru olan davalının tasfiye memuru olarak atanmasına, davalı-----yasal hasım olması sebebiyle işbu davalı yönünden davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir. ------ Sayılı ilamı "....Tasfiye sürecinde tasfiyenin gereği gibi yapılmasından davalı tasfiye memuru sorumlu bulunduğundan davada taraf sıfatı bulunduğu, davalı tasfiye memuru aleyhine davanın kabulü nedeniyle vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi HMK 326/1 gereği olduğu gözetilerek; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün davacı yargı gideri bakımından kaldırılarak yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tasfiye memurundan tahsiline karar verilmiştir."----- Belirtilen yasa maddesinde açıkça düzenlendiği üzere; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa davaya dayanak olan işlemlerin sonuçlandırılmasına münhasır olarak şirketin yeniden tescili talebi ile işbu davanın açılıp görülmesi mümkündür. Davacının açtığı dava sonucunda davanın kabulüne karar verildiği taktirde tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak tamamlandığından bahsedilemeyecektir. -----Davacının şirket aleyhine açtığı dava sonuçlanmadığına göre tasfiye eksik yapılmıştır. İlanlara başvurulmamış olması sonucu değiştirmez. İhya davası şirketin aktif hale gelmesi için değil, söz konusu hukuk davasına münhasır olmak üzere davanın sonuçlandırılması ve sonrasında tasfiyenin tamamlanmasını temin için açılmıştır. Tasfiye işlemi eksik yapıldığı ve davacının dava açmasına sebebiyet verildiği için yargılama giderlerinin tasfiye memuru üzerinde bırakılmasında ve vekalet ücreti takdirinde bir usulsüzlük yoktur." gerekçeleri ile tasfiye memurunun vekalet ücretinden ve yargılama giderinden sorumlu olduğu belirtilmiştir.------- Somut olayda ; terkin olunan şirketin eski çalışanı olan davacının eksik gösterilen sigortalı hizmet tesbiti davası açıldığı ,davanın sürdürülebilmesi için davacı vekiline davalı şirketin tüzel kişiliğinin ihya davası açmak üzere süre verildiği, açılan bu davanın görülebilmesi için şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına, tasfiye memuru atanarak tescil ve ilanına karar verildiği , tasfiyeden sonra dava açılmış olsa da davacı bakımından tasfiyenin usulune uygun sonlandığının kabul edilemeyeceği , şirketin alacağı ve borcu bulunmadığı bu sebeble ihyasında hukuki yarar bulunmadığı savunmasının dinlenebilir olmadığı , ,toplanan tüm delillere göre TTK 547 maddede ki ek tasfiye koşullarının gerçekleştiği kanaatına varan mahkemenin takkdirinde isabetsizlik olmadığı,ihya ve yeniden tasfiye memuru atanmasına ve tasfiye usulune uygun sonlandırılmadığından davalı tasfiye memurunun HMK 326/1 gereği yargı gideri aleyhine hüküm verilen davalıdan alınacağından istinaf sebebleri yerinde bulunmamakla davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir." belirtmiştir.-----Tasfiye yapıldığı tarih itibariyle usulüne uygun yapılmış olsa bile tasfiye sonrası açılan davanın yürütülmesi amacıyla şirketin ihyası yasal zorunluluktur. Tasfiyede ilanların yapılmış olması, davacının tasfiye memuruna başvurmaması sonucu değiştirmez. Davacının şirketten alacaklı olup olmadığı, İş Mahkemesindeki yargılama sonucu belirlenebilecek bir husustur. Sonuç olarak; TTK 547. maddedeki ek tasfiye işlemleri için şirketin ihyası isteminin koşullarının oluştuğu, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı anlaşılmakla.." şeklindeki kararında tasfiyenin yapıldığı tarih itibarı ile usule uygun yapılsa dahi tasfiye sonrası açılan davanın yürütülmesi için şirketin ihyasına ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin tasfiye memurundan tahsil edilerek davacısına ödenmesine dair mahkeme kararını onamıştır. Somut olayda da davalı tasfiye memuru tarafından devam eden hukuki ihtilaflar olmasına rağmen şirket sicilden terkin ettirilmiştir.HMK'nın 326. maddesi uyarınca, aksine düzenleme bulunmadıkça yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Tüm bu anlatılan nedenlerden ötürü davanın kabulüne karar verilmiş, davalı-------- yasal hasım olması nedeni ile yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamış, yukarıda anlatılan nedenlerden ötürü tasfiye memuru yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutularak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;1-DAVANIN KABULÜNE,----- sicil nosuna kayıtlı bulunup ----- tarihinde sicilden terkin edilen TASFİYE HALİNDE ----- hakkında derdest olan ------ Esas sayılı dava doyasının yürütülmesi, kesinleşme ve infaz işlemleri ile sınırlı olmak üzere sicilden terkinine ilişkin kararın kaldırılmak suretiyle İHYASINA, ------ yeniden TESCİLİNE,2-Tasfiye Memuru olarak ------ atanmasına, ek tasfiye işlemlerinin tasfiye memuru tarafından yürütülmesine, ek tasfiye işlemleri bitinceye kadar tasfiye memurunun görevine devam etmesine,3-Kararın ticaret sicil gazetesinde ilan edilmesine,4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu harç ve 615,40 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.230,80 TL harcın davalı tasfiye memurundan tahsiliyle hazineye gelir kaydedilmesine,5-Davacı tarafından yapılan 210,00 TL yargılama giderinin davalı tasfiye memurununda alınarak davacıya ödenmesine,6-Davalılar tarafından yapılmış bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,7-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,8-Davalı -------- yasal hasım olması ve gerekçede açıklanan nedenler sebebiyle işbu davalı yönünden davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,9-Davacı vekille temsil edildiğinden yürürlükte olan avukatlık asgari ücret tarifesi gereği 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı tasfiye memuru --------- tahsiliyle davacıya verilmesine,10-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, ------------- Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere, davacı vekilinin yüzüne karşı, oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025