Danıştay, sahtecilik suçundan beraat eden polis memurunun meslekten çıkarma cezasının iptali ile parasal hak talebinin reddine dair idare mahkemesi kararını onadı.
Özet: Yüksek mahkeme, bir polis memurunun ceza yargılamasında resmi belgede sahtecilik suçundan beraat etmesi nedeniyle, idare mahkemesinin aynı fiil gerekçe gösterilerek verilen meslekten çıkarma cezasını iptal etme kararını hukuka uygun bularak onamış, ancak davacının iptal edilen işlemden doğan parasal ve özlük haklarına ilişkin talebinin, daha önce kesinleşmiş başka bir meslekten çıkarma cezası (yetkisini kötüye kullanma) nedeniyle reddedilmesinin de usul ve yasaya uygun olduğuna hükmederek tarafların temyiz taleplerini reddetmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YİKİNCİ DAİREEsas No
: ████████Karar No
: █████████KARŞILIKLI TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR
:DAVALI
: ... Genel MüdürlüğüVEKİLİ
: Av. ...DAVACI
:...VEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... İdare Mahkemesince verilen ...günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçelerde yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istemlerinden ibarettir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava Konusu İstem
: Dava; Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin ... günlü, ...sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
: Danıştay İkinci Dairesinin karar düzeltme aşamasında verdiği █████/2023 günlü, E:█████████, K:█████████ sayılı bozma kararına uyulmak suretiyle... İdare Mahkemesince verilen temyize konu kararla; dava dosyasının ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; davacının, dava konusu disiplin cezası ile cezalandırılmasına neden olan sahtecilik fiili ile ilgili olarak yapılan ceza yargılaması sonucunda ... Asliye Ceza Mahkemesinin...günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla resmi belgede sahtecilik suçunun maddi şartları oluşmadığından beraatine karar verildiği ve kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşıldığı, bu durumda davacıya isnat edilen ve dava konusu işlem ile cezalandırılmasına neden olan sahtecilik fiilinin gerçekleşmediği anlaşıldığından, davacının Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8. maddesinin 6. bendi gereğince meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının "Yetkisini veya nüfusunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8. maddesinin 7. bendi gereğince "meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu'nun"... günlü ... sayılı kararına karşı açılan davada, Mahkemelerince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı "davanın reddi" kararının kesinleştiği görüldüğünden işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal haklarının yasal faiziyle ödenmesi isteminin ise reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
:Davalı idare tarafından; Davacının fiilin sübuta erdiği, eylemine uyan cezanın verildiği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek, İdare Mahkemesi kararının iptale ilişkin kısmının bozulması istenilmektedir.Davacı tarafından; İdare Mahkemesince işlem hukuka aykırı bulunarak iptal edildiğinden yoksun kalınan parasal ve özlük hakların iadesi talebinin, davacıya verilen diğer ceza gerekçe gösterilerek reddiyle aleyhe yargılama giderleri ile vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu, Mahkeme kararının bu kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.TARAFLARIN CEVABI
: Cevap verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ
: ...DÜŞÜNCESİ
: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay İkinci Dairesince; Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, davalı Emniyet Genel Müdürlüğünün yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. TARAFLARIN TEMYİZ İSTEMLERİNİN REDDİNE,2. ...İdare Mahkemesince verilen ...günlü, E:..., K:... sayılı kararın ONANMASINA,3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan taraflar üzerinde bırakılmasına,4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, iptale ilişkin kısım yönünden esasta oybirliği gerekçede oyçokluğu, redde ilişkin kısım yönünden oybirliği ile █████/2024 tarihinde karar verildi.(X) KARŞI OY
:Dava; Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin disiplin kurulu kararının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.Mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 2. maddesinde, "E) Meslekten çıkarma, memurun, Emniyet Teşkilatı hizmetlerinde bir daha çalıştırılmamak üzere meslekten çıkarılmasıdır." tanımına yer verilmiş olup; aynı Tüzük'ün "Meslekten çıkarma" başlıklı 8. maddesinin 6. bendinde ise, "Hırsızlık, gasp, dolandırıcılık, irtikap, rüşvet, zimmet, ihtilas, ırza geçme, ırza tasaddi, sahtecilik, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, kalpazanlık, kasden adam öldürme veya bu suçları işlemeye teşebbüs etmek, emniyeti, suiistimal, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, suç tasnii, iftira'' suçu meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır.Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dayanak maddesi olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun 83. maddesinin iptali istemiyle açılan dava sonucunda; Anayasa Mahkemesinin █████/2016 günlü, E:███████, K:2016/3 sayılı kararı ile; Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü uyarınca verilen dava konusu disiplin cezasının yasal dayanağı olan, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin, "yaptırım konusu eylemleri yasal düzeyde belirlememesi ve bireylerin hangi somut olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkan tanımaması nedeniyle, Anayasa'nın 38. ve 128. maddelerine aykırı olduğu" gerekçesiyle iptaline karar verilmiş ve anılan madde, █████/2018 günlü, 30354 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7068 sayılı "Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin Kabul Edilmesine Dair Kanun"un 37. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.Öte yandan, 7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları, bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur." şeklinde geçici hüküm yer almış; anılan Kanun'da Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesinde yer alan düzenlemeyle aynı veya benzer nitelikte bir düzenlemeye yer verilmemiştir.Dava devam ederken, davacının fiiline uygulanacak disiplin cezasına ilişkin mevzuatta değişiklik olması nedeniyle uyuşmazlığın çözülebilmesi için, davacının işlediği fiile, hangi mevzuat hükmünün uygulanması gerektiğinin de belirlenmesi gerekmektedir.Ceza hukuku kökenli bir ilke olan, ancak zaman içinde hukukun tüm dallarında geçerli bir ilke olarak benimsenen "lehe olan hükmün uygulanması ilkesi"; işlendiği zamanın hukuki normları uyarınca suç sayılan bir fiilin, sonradan yürürlüğe giren bir düzenleme ile suç olmaktan çıkarılmış bulunması veya sonradan yürürlüğe giren düzenlemenin, suçun işlendiği zaman mevcut olan düzenlemeye göre suçlunun lehine sonuçlar doğurması durumunda, failin lehine olan sonraki normun, daha önce işlenmiş olan fiillere uygulanmasını öngörmektedir.İdare hukuku alanında, kural olarak, idari işlemlerin yargısal denetimi, tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmaktadır. İdari işlem niteliğindeki disiplin cezasının da, tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerekmekte ise de, lehe olan normun uygulanması ilkesinin, disiplin cezaları yönünden de geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir.Dolayısıyla fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise, disiplin cezası ile cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmü dikkate alınmalıdır.7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'ne göre verilen disiplin cezalarının, bu Kanun hükümlerine göre verilmiş addolunacağı, dava konusu işlemin dayanağı olan, anılan Tüzük'ün 8/6 maddesinde düzenlenen fiile veya benzer bir fiile, 7068 sayılı Kanun'da yer verilmediği, anılan Kanun'da suç olarak betimlenmeyen eylemin gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitine ve işlemin tesis edildiği tarihteki mevzuat uyarınca yargısal denetiminin yapılmasına imkan bulunmadığı sonucuna varıldığından, hukuki dayanaktan yoksun hale gelen dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığından, İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının bu gerekçe ile onanması gerektiği oyuyla çoğunluk kararının bu kısmına gerekçe yönünden katılmıyorum.Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2019 günlü, E:████████, K:█████████ sayılı; █████/2020 günlü, E:█████████, K:████████ sayılı ve █████/2021 günlü, E:█████████, K:████████ sayılı kararları da bu yöndedir.