İlk derece mahkemesi kararını süresinde istinaf etmeyen tarafın bölge adliye mahkemesi kararını temyiz hakkı bulunmadığı ve katılma yoluyla temyizin asıl temyize bağımlılığı ilkesi uyarınca reddi.
Özet: Hukuk muhakemeleri kanunu uyarınca ilk derece mahkemesinin kesinleşmeyen kararına karşı süresinde istinaf yoluna başvurmayan tarafın bölge adliye mahkemesi kararını temyiz hakkı bulunmadığı ilkesi gereği, ilk derece mahkemesi kararını süresi içinde istinaf etmeyen davalının temyiz başvurusu reddedilmiş; asıl temyiz talebine sıkı sıkıya bağlı olan davacının katılma yoluyla yaptığı temyiz başvurusu da asıl başvurunun reddi üzerine kabul edilmeyerek, her iki taraf vekilinin temyiz dilekçeleri usulden ayrı ayrı reddedilmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bakırköy 1. Tüketici MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:A) Davalı vekilinin temyiz talebi yönünden;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre İlk Derece Mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. Kural olarak İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmayan tarafın Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz hakkı bulunmamaktadır.Somut olayda, İlk Derece Mahkemesinin 15.04.2021 tarihli kararının, davalı şirket işçisine 03.06.2021 tarihinde tebliğ edildiği, kararın davalı şirket tarafından süresinde istinaf edilmeyip sadece davacı tarafça istinaf edildiği ve davalı şirketin 24.11.2021 tarihinde iflas ettiği anlaşılmakla; süresinde kararı istinaf etmeyen davalı tarafın temyiz dilekçesinin reddinin gerektiği anlaşılmıştır.B) Davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz talebi yönünden;Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verildiği gözetildiğinde katılma yoluyla temyiz hakkı asıl temyiz talebine sıkı sıkıya bağlı bir hak olduğundan davacı vekilinin katılma yoluyla yaptığı temyiz başvurusunun reddi gerekmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinin açıklanan nedenlerle ayrı ayrı REDDİNE,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.