Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin trafik kazası kaynaklı yaya yaralanmasına ilişkin sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı talepleri ile kusur ve maluliyet oranları hakkındaki istinaf kararı.
Özet: Bölge adliye mahkemesi, yaya olarak karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacının sürekli iş göremezlik ve bakıcı giderleri talebiyle sigorta şirketine karşı açtığı tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin kısmen kabul yönündeki kararını incelemektedir; davacı taraf sürücünün kusur oranının düşük belirlendiğini, zararın tam karşılanmadığını ve tıbbi tedavisinin devam ettiğini ileri sürerek kusur ve zarar tespitinin yeniden yapılmasını talep ederken, davalı sigorta şirketi ise maluliyet oranının kazayla ilgisi olmadığını, sürücüye atfedilebilecek kusur bulunmadığını ve tazminat hesabında hata olduğunu belirterek ilk karara itiraz etmektedir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİT.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ26. HUKUK DAİRESİESAS NO
: ████████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RBAŞKAN
: ... (...)ÜYE
: ... (...)ÜYE
: ... (...)KATİP
: ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: 04.05.2018NUMARASI
: ████████ Esas ████████ KararDAVANIN KONUSU
: TazminatKARAR TARİHİ
: 20.11.2025GEREKÇELİ KARARYAZILMA TARİHİ
: 19.12.2025İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARIDavacı vekili, 03.07.2014 tarihinde davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan ... plakalı aracın yaya konumunda olan davacı ...’na çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını, sol ayağında birden fazla kırık tespit edilen davacının desteksiz yürüyemediğini ve eski sağlığına kavuşmasının mümkün olmadığını, bakıma muhtaç hale geldiğini ve çalışma gücünü yitirdiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 19.01.2018 tarihli dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 35.665,37 TL bakıcı gideri talebini 1.134,00 TL ye arttırmıştır.Davalı vekili, kazaya karışan aracın davalı şirkete 05.11.2013 tarihli zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davaya bakmaya İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğunu, sorumluluğun poliçedeki limitler ve sigortalının kusuru ile sınırlı olup kusur durumunun tespiti için rapor alınması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, davaya konu olayın haksız fiil niteliğinde olup ticari faiz talep edilemeyeceğini, maluliyet raporu ve tazminat hesabı için aktüer bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, rücuya tabi ödeme alınmış ise mahsubu gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri taleplerine ilişkin olduğu, 09.01.2018 tarihli bilirkişi heyeti raporunda kusur durumu yönünden yapılan değerlendirmede kazanın meydana gelmesinde davacı yayanın % 75 oranında, sigortalı araç sürücüsünün % 25 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri uyarınca düzenlenen 30.01.2017 tarihli raporda davacının % 14,3 oranında çalışma gücünü kaybettiği, 9 ay iş göremez halde kaldığı ve 4 ay süreyle bakıcı ihtiyacı olduğunun belirlendiği, 09.01.2018 tarihli bilirkişi heyeti raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak sürekli iş göremezlikten kaynaklanan zararın 35.665,37 TL, bakıcı giderinin 1.134,00 TL olduğu gerekçeleriyle davanın kabulü ile 36.766,37 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİDavacı vekili istinaf dilekçesinde, kazaya ilişkin ceza yargılamasında davalı sürücünün kusurlu bulunduğunu ve cezalandırılmasına karar verildiğini, davacının zararı tam olarak giderilmediğini, davacının tedavisinin devam ettiğini, davacının maddi zarar kalemleri devam eden zarar ve farklı talepler olup mükerrer talep olmadığını, davacının tıbbi tedavisinin halem devam ettiğini, zarar tespitinin bilirkişi vasıtasıyla hakkaniyet oranında deliller ışığında dosya içindeki belge ve ceza dosyası kapsamında da itirazları açık olan kusur oranının da yeniden bilirkişi vasıtasıyla incelenmesi gerektiğini, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvurusunda özetle, maddi tazminat talebiyle açılan davada mahkemece davacının %14,3 maluliyet oranı üzerinden hüküm kurulduğunu, davacı tarafından açılan Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında alınan raporda davacının kaza ile illiyeti bulunan bir maluliyeti bulunmadığının tespit edildiğini, maluliyet oranına itirazları gerekçelendirilmeden hüküm kurulduğunu, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil bir kusur bulunmadığını, bilirkişi raporunda tazminat hesabında maddi hata yapıldığını, davacının gelecekteki zararı için dava açıldığını ve faize hükmedilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca resen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;Davacı vekili, davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın yaya konumundaki davacıya çarpması sonucunda davacının ağır şekilde yaralandığını belirterek sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebinde bulunmuş, mahkemece Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri uyarınca düzenlenen 30.01.2017 tarihli raporda davacının % 14,3 oranında çalışma gücünü kaybettiği, 9 ay iş göremez halde kaldığı ve 4 ay süreyle bakıcı ihtiyacı olduğunun belirlendiği, 09.01.2018 tarihli bilirkişi heyeti raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı taraflarca istinaf başvurusunda bulunulmuştur.1-İlk derece mahkemesince davacının maluliyetinin tespiti bakımından yargılama sırasında alınan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 30.01.2017 tarihli raporunda, davacının yapılan muayenesinde sol kolda ağrı, hareket azlığı ve güç azlığı şikayetleri saptandığı, davacı hakkında Gülhane Askeri Tıp Akademisi Komutanlığı 04.07.2014 tarihli giriş, 11.07.2014 tarihli çıkış ve 24.09.2014 tarihli giriş, 02.10.2014 çıkış tarihli tarihli epikriz formları, Çocuk Ergen Ruh Sağlığı Polikliniğine ait 24.07.2014 tarihli muayene formundaki tespitler belirtildikten sonra yapılan muayenesinde koşamadığı, yürürken zorlandığı, koltuk değnekleri kullanmayı yeni bıraktığı, kazadan sonra sinirliliğinin arttığı, uykuya dalmada güçlük yaşadığı, yoldan karşıdan karşıya geçerken sorun yaşadığını ifade ettiği, sol dirseğinin 5 cm üzerinde 1x2 cm'lik skar, sol femur üst dış yanında 32 cm uzunluğunda 1 cm genişliğinde operasyona ait skar izi olduğu, sağ uyluğunun 61 cm, sol uyluğunun 60 cm olduğu, her iki alt ekstremitesi arasında 1 cm'lik uzunluk farkı olduğunun tespit edildiği, Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalının 06.12.2016 tarihli muayenesinde yapılan psikiyatrik değerlendirmeler sonucunda "Depresif Bozukluk" belirtilerinin iyileştiği, "Travma Sonrası Stres Bozukluğu" belirtilerinin kısmi bir azalma olmakla birlikte devam ettiği, hafif derecede "Travma Sonrası Stres Bozukluğu" tanısıyla psikiyatrik tedavi gereksinimi olduğu kanaatinin belirtildiği ifade edildikten sonra Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre davacının bacak kısalığı için % 3, hafif terecede travma sonrası stres bozukluğu için % 49, kişideki mevcut klinik durum ile oranlama yapıldığında % 16, kaza tarihindeki yaşına (12) göre % 14,3 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği, bakıcı ihtiyacı süresinin 4 ay olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 9 ay olduğunun mütalaa edildiği anlaşılmış ise de rapor hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir.Mahkemece, davalı ... şirketinin rapora itirazları ile davacı hakkında düzenlenmiş tüm raporlar değerlendirilerek raporda davacının tedavi gereksinimi olduğu belirtildiği de nazara alınarak belirtilen travma sonrası stres bozukluğu nedeniyle tüm tıbbi belgeler getirilerek kaza ile illiyetinin bulunup bulunmadığı, kaza öncesinde rahatsızlığı bulunup bulunmadığı, travma sonrası stres bozukluğu nedeniyle tedavi görüp görmediği, tedavi görmüş ise tedavisinin sona erip ermediği, tedavi ile iyileşip iyileşmeyeceği, maluliyete neden olacak şekilde ömür boyu kalıcı hale gelip gelmediği, araz bırakacak şekilde çalışmasına engel teşkil edip etmediğinin belirlenmesi için Adli Tıp Kurumundan psikiyatri uzmanı hekimin de yer aldığı heyet tarafından düzenlenecek olay tarihinde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre rapor alınması ve varılacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.2-Mahkemece hükme esas alınan 09.01.2018 tarihli aktüer bilirkişi raporunda davacının muhtemel yaşam süresinin PMF 1931 yaşam tablosu esas alınarak hesaplama yapıldığı anlaşılmıştır.Olay tarihi olan 03.07.2014 tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı KTK.nın 90. Maddesinde "Maddi ve manevi tazminat; “Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır."düzenlemesi mevcuttur. KTK.nın 90. Maddesinin atıf yaptığı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununda Haksız Fiillerden Doğan Borç İlişkileri bölümünün zararın belirlenmesine ilişkin TBK.nın 55. Maddesinde ise “ Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz.Bu Kanun hükümleri, her türlü idari eylem ve işlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerin yol açtığı vücut bütünlüğünün kısmen veya tamamen yitirilmesine ya da kişinin ölümüne bağlı zararlara ilişkin istem ve davalarda da uygulanır.”denilmiş, yine TBK'nın Tazminatın Belirlenmesi başlıklı 51. Maddesinde “ Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” denilmiş olmakla tazminatın somut olarak hesaplanmasına ilişkin düzenlemeler bulunmadığından tazminatın belirlenmesinde uygulanacak ilkeler Yargıtay'ın trafik kazalarından kaynaklanan tazminat davalarına bakan Hukuk Dairelerinin içtihatları ile belirlenmiş olup Yargıtay uygulamalarına göre davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK’nın ve 6098 sayılı TBK’nın haksız fiile ilişkin hükümlerine göre TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak belirlenmesi gerekir.Mahkemece davacının maddi tazminat talebi yönünden aktüer sıfatına haiz bilirkişiden Yargıtay uygulamalarına uygun olarak TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemine göre düzenlenecek gerekçeli, denetime ve hüküm vermeye elverişli yeni bir rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi için hükmün kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,2-Taraflarca yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine,3-İstinaf yoluna başvuran taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 20.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi....Başkan ...Üye ...Üye ...Katip ...* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.