Güvenlik hizmet sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davasında, hırsızlık nedeniyle feshedilen sözleşmede tarafların kusur ve müteselsil sorumluluğuna ilişkin İstinaf Kararı.
Özet: Davacı güvenlik şirketi, müvekkili inşaat alanında meydana gelen hırsızlık olayı sonrası sözleşmenin haksız feshedildiğini ileri sürerek ihbar tazminatı ve proje giderleri dahil maddi zararın karşılanmasını talep etmiş; davalı inşaat şirketi ise hırsızlık olayını davacı güvenlik şirketinin yetersiz hizmetine bağlayarak haklı fesihte bulunduğunu savunmuştur ve ilk derece mahkemesi, davalı inşaat şirketinin güvenlik eksikliklerini gidermemesi ile davacı güvenlik şirketinin koruma görevini layıkıyla yerine getirememesi nedenleriyle, her iki tarafı da hırsızlık olayından müştereken sorumlu bularak davayı değerlendirmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ
: █████/2021
NUMARASI
: ████████ Esas, █████████ Karar
DAVA
: TAZMİNAT (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: █████/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında müvekkili şirkete ait inşaat alanında güvenlik hizmeti verilmesi hususunda sözleşme imzalandığını, davalının 10.02.2016 tarihli ihtarname ile 04.02.2016 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayında davalı güvenlik şirketi çalışanlarının kusurlu olduğunu belirtilerek sözleşmeyi süresinden önce ve tek taraflı olarak 01.03.2016 tarihinden itibaren feshettiğini, sözleşmenin 8. maddesi uyarınca sözleşme hükümlerinin ihlali halinde öncelikle aykırılığın giderilmesi için ihtarname gönderilmesi gerektiğini, ancak davalının yazılı bildirimde bulunmadan sözleşmeyi feshettiğini, davalının fesih ihtarnamesinde belirttiği hırsızlık iddialarının soyut olduğunu, müvekkilinin üstlendiği edimlerini eksiksiz yerine getirdiğini, davalıya bildirilen güvenlik eksikliklerinin davalı tarafından yerine getirilmediğini, davalının sözleşmeyi haksız olarak feshetmesinden dolayı müvekkilinin personellerine ödenen ihbar tazminatı brüt tutarı olan 16.710,73 TL ve sözleşmenin bakiye süresi olan 12.04.2016 tarihine kadar projede çalışan personellerin üniforma, İSG, Yönetim giderleri vs. tutarları olan 1.088,17 TL olmak üzere toplam 17.798,90 TL maddi zarara uğradığını belirterek 17.798,90 TL maddi zararının fesih tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin şantiyesinde davacının 24 saat güvenlik hizmeti verdiğini, 04.02.2016 tarihli davacı ... Güvenlik'in proje amiri tarafından tutulan olay raporunda belirtildiği üzere güvenlik görevlisi... sabah saat 08:45 civarında, ana giriş kapısında şantiyeden çıkış yapan şüpheli Wolkwagen marka beyaz renkli Transporter panelvanı son anda fark ettiğini, durduramadığını ve plakasını alamadığını beyan ettiğini, güvenlik hizmetinin görevinin tesis ve kapılarda güvenliği sağlamak, personel ve ziyaretçi güvenliği ile huzuru ve emniyetini sağlamakla görevli olduğunu, hırsızlık olayı ile ilgili İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı ██████████ soruşturma dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, sözleşmenin müvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiğini, hırsızlık olayının vuku bulması ile müvekkilinin davacıdan sözleşme çerçevesindeki beklentilerinin yerine getirilmediğini, güvenlik hizmet sözleşmesinin tanımı ve amacının kabaca güvenliği sağlanan yerdeki kişilerin ve malların korunması olduğunu, müvekkili güvenlik hizmeti almasına rağmen, şantiyesinde hırsızlık olayının vuku bulduğunu, hırsızlık olayının vuku bulmasının davacının şantiyede bulunma amacına aykırı hareket ettiğini gösterdiğini, bu şartlar altında, müvekkilinin sözleşmeyi devam ettirmesinin beklenemeyeceğini, davada sözleşme hükümlerinden birisinin ihlalinin değil sözleşmenin özüne aykırılık mevcut olduğunu, davacı güvenlik vardiya defterinin 04.02.2016 tarihli sayfasında ve 04.02.2016 tarihli davacı güvenlik şirketinin proje amiri tarafından tutulan olay raporunda belirtildiği üzere hırsızlık olayının meydana geldiğini, bu durumun davacı çalışanlarının beyanları ile sabit olduğunu, hırsızlık olayının öğrenilmesinin akabinde 155 aranıp kolluk biriminin olaydan haberdar edilerek daha sonra suç duyurusunda bulunulduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; █████/2021 tarihli 2. kök raporun gerekçeli, bilimsel ve denetime uygun olmakla hükme esas alındığı, bu doğrultuda davalının inşaat alanında can ve mal güvenliğinin sağlanması konusunda, inşaat alanında eksik personel çalıştırması, davacı tarafından hazırlanan raporlarda belirtilen riskleri gidermemesi (kamera ve monitör gibi) inşaat alanı giriş kapısında engelleyici (bariyer vb) sistemlerin bulunmaması, CCTV sisteminin kurulmaması, mevcut kamera görüntülerinin anlık olarak güvenlik personeli tarafından 7/24 saat süreyle izlenmesi için gerekli sistemleri kurmaması, mevcut kameraların yetersiz olmasının da etkisiyle güvenlik zafiyeti oluşması sonucu inşaat alanında hırsızlık olayının meydana gelmesinde davalı inşaat şirketinin davacı güvenlik şirketi ile birlikte müştereken sorumlu olduğu, davacı ... Güvenlik Hiz. Ve Tic. A.Ş.'nin ise, koruma ve güvenlik hizmetini üstlendiği davalıya ait inşaat alanında █████/2016 tarihinde hırsızlık olayının meydana gelmesinde 5188 sayılı Yasa Ve Uygulama Yönetmeliği kapsamında ve özel güvenlik mevzuatında belirtilen koruma ve güvenlik görevini gerektiği şekilde yerine getirmediği, inşaat alanında can ve mal güvenliğinin sağlanmasına yönelik olarak, inşaat alanı giriş-çıkış noktasında görevlendirdiği personelin kontrol görevini etkin bir şekilde yapmaması, güvenlik personelini görev alanındaki risklere göre eğitmediği, dolayısıyla koruma ve güvenlikle ilgili sorumluluğunu tam olarak yerine getirmemesinin de etkisiyle inşaat alanında oluşan güvenlik zafiyeti nedeniyle, davalıya ait bir kısım malzemelerin hırsızlık olayı sonucu çalınması olayının meydana gelmesinde davacı güvenlik şirketinin davalı inşaat şirketi ile birlikte müştereken sorumlu olduğu, bu durumda mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi raporunda tafsilatlı olarak izah edildiği üzere tarafların meydana gelen hırsızlık fiili dolayısıyla eşit oranda (%50'şer) ve müştereken kusurlu oldukları, davacının davalı taraftan fesih sebebiyle işten çıkarılan personellerine ödenen tazminat olarak 16.710,73 TL ve üniforma, İsg ve Yönetim gideri kalemi olarak ise 1.088,17 TL olmak üzere toplam 17.798,90 TL talep ettiği, talep edilen tutarların işçilere ödenen tazminat tutarları ile örtüştüğü, tarafların meydana gelen hırsızlık sebebiyle %50'şer oranında eşit kusurlu oldukları bu durumda meydana gelen zararın 8.899,45 TL'sinden davalının mesul olacağı, davalıya zararın tazmini için gönderilen ihtarnamede borcun ödenmesi için tebliğden itibaren 3 günlük süre verildiği, davalıya █████/2016 tarihinde ihtarnamenin tebliğ edildiği, bu durumda temerrüt tarihinin █████/2016 olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 8.899,45 TL'nin temerrüt tarihi olan █████/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; haklı nedene dayalı fesih hakkının derhal kullanılması gerektiğini, ancak davalının 04.02.2016 tarihinde meydana gelen hırsızlık nedeniyle 10.02.2016 tarihinde bildirimde bulunarak 01.03.2016 tarihi itibarı ile sözleşmeyi feshettiğini, dosyada mübrez 03.05.2019 tarihli bilirkişi raporuyla da tespit edildiği üzere davaya konu sözleşmenin fesih şartları oluşmaksızın sözleşmeye aykırı olarak davalı şirket tarafından feshedildiğini, davalı tarafından sözleşmenin 8. maddeye uygun olarak feshedilmediğini, iddia edilen ve feshe dayanak olan olayda bilirkişi raporlarındaki tespitler, tanık anlatımları ve denetim raporlarındaki tespitler gereğince davalı şirketin tek başına kusurlu olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere birlikte kusur bulunduğu kabulünde dahi davalı şirketin asli kusurlu olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; davacının güvenliği sağlama ile ilgili zafiyeti nedeniyle müvekkili şirket şantiyesinde hırsızlık meydana gedliğinden müvekkilinin sözleşmeyi devam ettirmesinin beklenemeyeceğini, davacı ile akdedilen güvenlik hizmet sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, hırsızlık olayının bilirkişi raporunda belirtildiği gibi müvekkili şirketin inşaat alanında mevcut bulunan kameraların yetersizliği ya da inşaat alanında eksik personel çalıştırılması yani fiziksel veya teknik bir durumdan kaynaklanmadığını, hırsızlık olayının şantiyenin tek ve ana giriş kapısından girilmesi suretiyle gerçekleştiğini, hırsızlık için kullanılan aracın nizamiye kapısından, inşaat alanına girdiği esnada kapıda herhangi bir güvenlik görevlisinin bulunmadığının özel güvenlik görevlisi...'nin ifadesinden de açıkça anlaşıldığını, söz konusu ifadeye göre belirtilen aracın 20 dakika sonra çıkış yaptığı, aracın plakasının güvenlik görevlisi tarafından alınmadığı, dolayısıyla güvenlik görevlisinin görevinde asgari titizlik göstermediğini, güvenlik nöbet değişim saatlerine riayet edilmediğini, vardiya değişimine bu sırada geç kalındığını, tanık ifadelerinden de bu durumun anlaşıldığını, güvenlik personelinin bu kadar basit bir kontrolü dahi sağlayamadığını, hırsızlık olayının davacının özensizliği nedeniyle vuku bulduğunun açık olduğunu, hırsızlığın meydana geldiği şantiye alanında kamera kayıt sistemi ya da diğer güvenlik önlemleri olmuş olsa bile hırsızlık olayının vuku bulacağını, şantiyeye giriş-çıkış esnasında nizamiye kapısında güvenlik görevlisinin görev yerinde olmadığının tanık beyanları ile de sabit olduğunu, davacı güvenlik şirketinin 5188 sayılı Yasa Ve Uygulama Yönetmeliği kapsamında ve özel güvenlik mevzuatında belirtilen koruma ve güvenlik görevini gerektirdiği şekilde yerine getirmediğini, davacı güvenlik şirketinin, koruma ve güvenliğini üstlendiği inşaat alanında bulunan can ve mal güvenliğinin sağlanmasına yönelik olarak inşaat alanı giriş-çıkış noktasındaki görevli personelin kontrol görevini etkin şekilde yapmadığını, güvenlik personelini görev alanındaki risklere göre eğitmediğini, dolayısıyla koruma ve güvenlik ile ilgili sorumluluğunu yerine getirmediğini, 03.05.2019 tarihli bilirkişi raporunda ve 23.09.2020 tarihli bilirkişi ek raporunda davacı güvenlik şirketinin %80 asli kusurlu olduğu tespit edilmesine rağmen mahkemece belirtilen hususlar göz önüne alınmadan 08.04.2021 tarihli bilirkişi raporu dikkate alınarak raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeden usul ve yasaya aykırı olarak davanın kısmen kabulüne karar verildiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
:
Dava; sözleşmenin haksız feshinden doğan zararın tazmini istemine ilişkindir.Dosya kapsamından; taraflar arasındaki Özel Güvenlik Hizmet Sözleşmesi ile davacı güvenlik şirketinin şantiye alanında güvenlik hizmeti verme işini yüklendiği, davalı işveren tarafından 10.02.2016 tarihli ihtarname ile 04.02.2016 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayında davalı güvenlik şirketi çalışanlarının kusurlu olduğunu belirterek sözleşmeyi süresinden önce tek taraflı feshettiği, davacının sözleşmenin süresinden önce haksız feshedildiği iddiasıyla maddi zararlarının tazmini talebiyle bu davayı açtığı görülmektedir.Mahkemece, yukarıda yazılı şekilde tarafların müşterek kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup taraf vekilleri hükmü istinaf etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalı işverenin sözleşmeyi, sözleşmenin 8. maddesine uygun olarak feshedip etmediği, feshin haklı olup olmadığı ile şantiyede meydana gelen hırsızlık olayında tarafların kusur oranının doğru tespit edilip edilmediği noktalarında toplanmaktadır.03.03.2019 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; Davalı ... İnş.ve Mobilya San. ve Tic. A.Ş.' nin fesih sebebi olduğunu iddia ettiği hırsızlık olayında; Davacı ... Güvenlik Hiz. ve Tic. A.Ş. nin istihdam ettiği Özel Güvenlik Personelinin hizmet kusuru sebebiyle %80 oranında ... olduğu, Davalı ... İnş.ve Mobilya San. ve Tic. A.Ş.'nin de sözleşme gereği istihdam ettiği özel güvenlik şirketi personelini denetlemediğinden ve anılan yerde güvenlik için gerekli tedbirleri almadığından olayın meydana gelmesinde hizmet kusuru sebebiyle %20 oranında Tali Kusurlu olduğu, taraflar arasında 09.04.2012 tarihinde imzalanan ve ilk defa 12.04.2012-12.04.2013 tarihleri arasında yürürlükte olan Güvenlik Hizmeti Sözleşmesinin 1.2. Md. gereği her yıl ve 4 yıl süreyle otomatik şekilde yenilenerek uzatıldığı, sözleşmenin 12.04.2015-12.04.2016 vade içinde geçerli iken; Davalı ... İnş.ve Mobilya San. ve Tic. A.Ş. tarafından anılan yerde 04.02.2016 tarihinde meydana gelen hırsızlıkta güvenlik şirketi çalışanlarının, dolayısıyla davacı ... Güvenlik Hiz. ve Tic. A.Ş. nin kusurlu olduğu belirtilerek sözleşmenin 10.02.2016 tarihinde noter kanalıyla yapılan ihtarname ile tek taraflı olarak 01.03.2016 tarihinden itibaren fesih edildiği ve hizmetin sonlandırıldığı, her ne kadar davalı tarafından sözleşmenin feshinin hırsızlık olayında davacının kusurundan kaynaklandığı ve haklı nedenlerle yapıldığı iddia edilmiş ise de; Davalı şirket tarafından fesih tebliği yapılmadan önce davacı güvenlik şirketine bu sözleşme hükümlerini ihlal ettiği, aykırılığın giderilmesi için 15 gün süre verildiği şeklinde herhangi bir ihtarda bulunulmadığı ve aykırılığın giderilmesi için 15 gün mehil verilmediği, bu nedenle davalı ... İnş.ve Mobilya San. ve Tic. A.Ş. tarafından akdi feshetme koşullarının oluşmadığı, son sözleşme süresi olan 12.04.2015-12.04.2016 dönemine ait sözleşme, proje maliyetleri, projede çalışan personellere ait ücret bordroları ile hizmet dökümleri, ihbar tazminatı bordrolarının sunulu olmadığı görülmekle söz konusu belgeler bulunmadan iş akdi feshedilen personellerin tazminat durumlarının hesaplanamayacağı, yine son sözleşme yılına ait proje maliyetlerinin sunulmamış olması nedeni ile talep edilen Üniforma, İSG, Yönetim Giderleri vs. tutarlarına dair hesaplama yapılmasının mümkün olmadığı, mahkemece belgelerin talep edilmesi halinde gerekli hesaplamanın sunulabileceği yönünde görüş bildirilmiştir. 25.09.2020 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; Davalı ... İnş. ve Mobilya San. ve Tic. A. fesih sebebi olduğunu iddia ettiği hırsızlık olayında; Davacı ... Güvenlik Hiz. ve Tic. A.Ş. nin istihdam ettiği Özel Güvenlik Personelinin hizmet kusuru sebebiyle “%80 Oranında...” olduğu, Davalı ... İnş.ve Mobilya San. ve Tic. A.Ş.” nin de sözleşme gereği istihdam ettiği Özel Güvenlik Şirketi Personelini denetlemediğinden ve anılan yerde güvenlik için gerekli tedbirleri almadığından olayın meydana gelmesinde hizmet kusuru sebebiyle “% 20 oranında Tali Kusurlu” olduğu, taraflar arasında 09.04.2012 tarihinde imzalanan ve ilk defa 12.04.2012-12.04.2013 tarihleri arasında yürürlükte olan Güvenlik Hizmeti Sözleşmesinin 1.2. Md. gereği her yıl ve 1 yıl süreyle otomatik şekilde yenilenerek uzatıldığı, sözleşmenin 12.04.2015-12.04.2016 vade içinde geçerli iken Davalı ... İnş. ve Mobilya San. ve Tic. A.Ş. tarafından anılan yerde 04.02.2016 tarihinde meydana gelen hırsızlıkta güvenlik şirketi çalışanlarının, dolayısıyla davacı ... Güvenlik Hiz. ve Tic. A.Ş. nin kusurlu olduğu belirtilerek, sözleşmenin 10.02.2016 tarihinde noter kanalıyla yapılan ihtarname ile tek taraflı olarak 01.03.2016 tarihinden itibaren fesih edildiği ve hizmetin sonlandırıldığı, her ne kadar davalı tarafından sözleşmenin feshinin hırsızlık olayında davacının kusurundan kaynaklandığı ve haklı nedenlerle yapıldığı iddia edilmiş ise de; Davalı şirket tarafından fesih tebliği yapılmadan önce davacı güvenlik şirketine bu sözleşme hükümlerini ihlal ettiği, aykırılığın giderilmesi için 15 gün süre verildiği şeklinde herhangi bir ihtarda bulunulmadığı ve aykırılığın giderilmesi için 15 gün mehil verilmediği anlaşılmış, bu nedenle de davalı ... İnş. ve Mobilya San. ve Tic. A.Ş. tarafından yapılan akti feshetme koşullarının oluşmadığı, Davacı tarafından dosya içerisine sunulan 2015-2016 ... Maliyet Çizelgesinin incelenmesinde, Yönetim Giderleri (Kıdem, İhbar, Tazminatları, Yıllık İzin Giderleri, Eğitim-Denetim, iMerkez vb.) maliyet kalemi içerisinde İhbar Tazminatı bedelinin yer aldığı, taraflar arasında düzenlenen 09.04.2012 tarihli Güvenlik Hizmeti Sözleşmesinde, “2.2.1 Hizmetin yerine getirilmesine ilişkin personel ücreti, vergi ve sigorta primleri, personele ilişkin diğer yasal yükümlülükler, personelin ulaşım, eğitim, üniforma, teçhizat (El feneri, jop, kelepçe, düdük) iş riskleri “Mali Sorumluluk Poliçe” giderleri sözleşme bedeline dahildir.” hükmünün yer aldığı, Davacı tarafin davalı taraftan 16.710,73 TL ihbar tazminatı talebinde bulunduğu, davacı tarafın dosya içerisine sunulan ödeme dekontlarına göre, davacı tarafından 10.929,78 TL ihbar tazminatı ödemesi yapıldığı, davacı tarafın davalı taraftan işten ayrılan personellere ödenen ihbar tazminatı talebinde bulunup bulanamayacağının Mahkemenin takdirinde olduğu, Mahkemece taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin davalı tarafından haksız feshedildiği kanaatine ulaşıldığı takdirde, 2015-2016 Mobis Maliyet Çizelgesine göre, 6 kişi güvenlik personeli için 818,82 TL ve 1 kişi güvenlik amiri için 269,35 TL olmak üzere 1 aylık üniforma, İSG, yönetim gideri ve mali mesuliyet sigorta bedeli olarak davacı tarafın davalı taraftan toplam 1.088,71 TL talep edebileceği yönünde görüş bildirilmiştir.08.04.2021 tarihli farklı bilirkişi heyeti raporunda; Davalı ... İnş. Ve Mobilya Sanayi Ticaret A.Ş.'nin: İnşaat alanında can ve mal güvenliğinin sağlanması konusunda; inşaat alanında eksik personel çalıştırması, davacı tarafından hazırlanan raporlarda belirtilen riskleri gidermemesi (kamera ve monitör gibi), inşaat alanı giriş kapısında engelleyici (bariyer vb.) sistemlerin bulunmaması, CCTV sisteminin kurulmaması, mevcut kamera görüntülerinin anlık olarak güvenlik personeli tarafından 7/24 saat süreyle izlenmesi için gerekli sistemleri kurmaması, mevcut kameraların yetersiz olmasının da etkisiyle güvenlik zafiyeti oluşması sonucu inşaat alanında hırsızlık olayının meydana gelmesinde, davalı inşaat şirketinin davacı güvenlik şirketi ile birlikte müştereken sorumlu olduğu, Davacı ... Güvenlik Hiz. Ve Tic. A.Ş.'nin: Koruma ve güvenlik hizmetini üstlendiği davalıya ait inşaat alanında █████/2016 tarihinde hırsızlık olayının meydana gelmesinde 5188 sayılı Yasa Ve Uygulama Yönetmeliği kapsamında ve özel güvenlik mevzuatında belirtilen koruma ve güvenlik görevini gerektiği şekilde yerine getirmediği, inşaat alanında can ve mal güvenliğinin sağlanmasına yönelik olarak inşaat alanı giriş-çıkış noktasında görevlendirdiği personelin kontrol görevini etkin bir şekilde yapmaması, güvenlik personelini görev alanındaki risklere göre eğitmediği, dolayısıyla koruma ve güvenlikle ilgili sorumluluğunu tam olarak yerine getirmemesinin de etkisiyle inşaat alanında oluşan güvenlik zafiyeti nedeniyle, davalıya ait bir kısım malzemelerin hırsızlık olayı sonucu çalınması olayının meydana gelmesinde davacı güvenlik şirketinin davalı inşaat şirketi ile birlikte müştereken sorumlu olduğu, Sektörel bilirkişi tarafından somut olaydaki kusurun müşterek yani % 50 olduğu tespit edildiğinden, davacının davalıdan talep edebileceği alacağının 17.998,90 TL x 1/2= 8.909, 45 TL olduğu, Davacı tarafından davalıya gönderilen 24.02.2016 tarihli Bakırköy 2. Noterliğinin ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davaya konu edilen alacaklarının, ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 gün içerisinde ödenmesinin, davalı yana ihtar edildiği, dosyada ilgili ihtarnamenin tebliği mazbatasının bulunmadığı, tebliğ mazbatasının dosyaya sunulması halinde davacı yanın davalı yandan tebliğ tarihine ihtar içeriğinde ki sürenin eklenmesi ile (3 gün) tebliğ tarihinden 3 gün sonra davalı yanın temerrüde düşeceği, yine davalının hırsızlığa konu zararının 6.000,00 TL olduğunun Ekspertiz Raporu ile sabit olduğu, davalının zararının sigorta tarafından tazmin edildiğinin dosya kapsamından anlaşıldığı, bu nedenle davalının davacıya rücu edebileceği bir alacağının bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.Sözleşmenin 5. maddesi uyarınca sözleşmeye aykırılık halinde sözleşmenin feshedilebilmesi için öncelikle 15 günlük süre verilmesi gerekirse de hırsızlık olayının gerçekleşmesiyle sözleşmenin ihlal edildiği gözetildiğinde davacıya somut olayda süre verilmesi güvenlik hizmetinin doğasına aykırı olacağından davacının bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Dosya kapsamındaki soruşturma dosyası, tanık beyanları, bilirkişi raporlarındaki tespitler gereğince, davacı güvenlik şirketi tarafından güvenlik nöbet değişim saatlerine riayet edilmediğinden olay günü görevli olan güvenlik görevlisinin işe geç geldiği, hırsızlık için kullanılan aracın nizamiye kapısından inşaat alanına girdiği esnada kapıda herhangi bir güvenlik görevlisinin bulunmadığı, aracın şantiyeye girdikten 20 dakika sonra çıkış yaptığı, araç şantiye alanından çıkarken plakasının güvenlik görevlisi tarafından alınmadığı, bu şekilde aracın olay yerinden uzaklaştığı dikkate alındığında güvenlik görevlisinin 20 dakika gibi kısa olmayacak bir zaman dilimi içerisinde gerçekleşen tüm bu olan olayları farketmemesi mümkün olmadığından davalının meydana gelen hırsızlık olayında %80 oranında asli kusurlu olduğunu kabul etmek gerekir.Davalı işverenin inşaat alanında eksik personel çalıştırması ve inşaat alanı giriş kapısında engelleyici (bariyer vb.) sistemleri temin etmemesi nedeniyle güvenlik zafiyeti oluşması sonucunda inşaat alanında hırsızlık olayının meydana gelmesinde önceki bilirkişi raporlarında tespit edilen %20 oranındaki tali kusurlu olduğunu kabul etmek gerekir. Zira son raporda belirtilen, davalının davacı tarafından hazırlanan raporlarda belirtilen riskleri gidermemesi (kamera ve monitör gibi), CCTV sisteminin kurulmaması, mevcut kamera görüntülerinin anlık olarak güvenlik personeli tarafından 7/24 saat süreyle izlenmesi için gerekli sistemleri kurmaması ve mevcut kameraların yetersiz olmasının somut olay kapsamında hırsızlık olayını engelleyecek nitelikte önlemler değildir. Zira hırsızlık için kullanılan aracın nizamiye kapısından inşaat alanına girdiği esnada kapıda herhangi bir güvenlik görevlisinin bulunmaması, aracın şantiyeye girdikten 20 dakika sonra çıkış yapması, aracın şantiye alanından çıkarken plakasının güvenlik görevlisi tarafından alınmadığı dikkate alındığında bu önlemlerin alınmamasının hırsızlığın önlenmesine somut olay özelinde bir etkisi olmayacaktır. Davacının fesih sebebiyle işten çıkarılan personellerine ödediği 16.710,73 TL ve üniforma, İsg ve yönetim giderine ilişkin 1.088,17 TL olmak üzere toplam 17.798,90 TL talep edilen tutarların işçilere ödenen tazminat tutarları ile örtüştüğünün bilirkişi raporuyla tespit edildiği dikkate alındığında davalının %20 oranındaki kusur oranına göre davacıdan 3.559,78 TL tazminatı talep edebileceği kanaatine varılmıştır. Davalıya zararın tazmini için gönderilen ihtarnamede borcun ödenmesi için tebliğden itibaren 3 günlük süre verildiği, ihtarnamenin davalıya █████/2016 tarihinde tebliğ edildiği, bu durumda davalının █████/2016 tarihinde temerrüde düştüğü dikkate alınarak davacının 3.559,78 TL tazminat bedelini bu tarihten itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan talep edebileceği anlaşılmıştır.Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun ise kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile 3.559,78 TL tazminatın █████/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere,
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Davalı vekilinin istinaf sebeplerinin KABULÜ ile İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas, █████████ Karar ve █████/2021 tarihli kararının HMK'nun 353/1.b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE,3-a)Davanın KISMEN KABULÜ ile 3.559,78 TL tazminatın █████/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin talebin reddine,b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafında peşin olarak yatırılan 303,97 TL harcın mahsubu ile bakiye 311,43 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,c)Davacı tarafından yapılan toplam 3.187,40 TL yargılama giderinden kabul-ret oranına göre hesaplanan 637,48 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,d)Davalı tarafından yapılan toplam 816,50 TL yargılama giderinden kabul-ret oranına göre hesaplanan 653,20 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,e)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince hesap edilen 3.559,78 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,f)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT m.13/3 gereğince hesap edilen 3.559,78 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,İstinaf Giderleri Yönünden4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafından yatırılan 153,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,40 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,5-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davalı tarafından yatırılan 151,98 TL harcın mahsubu ile bakiye 463,42 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,6-Davalı tarafından karşılanan 54,30 TL istinaf yargılama gider ile yatırılan 372,68 TL istinaf harçları olmak üzere toplam 426,98 TL'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,7-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,8-HMK 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının hüküm kesinleştikten sonra yatıran tarafa İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.█████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!