İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, icra takibi nedeniyle ticaret sicil kaydı silinen şirketin ihyasına dair ilk derece mahkemesi kararının, tasfiye memuru tarafından zamanaşımı iddiasıyla istinaf yoluyla incelenmesi.
Özet: İlk derece mahkemesi, sicil kaydı kapalı olan bir şirketin aleyhine süren icra takibinde taraf teşkilini sağlamak ve alacak tahsilini mümkün kılmak amacıyla şirketin yeniden ihyasına ve ek tasfiye işlemleri için tasfiye memuru atanmasına hükmetmiş; ancak mahkemece atanan tasfiye memuru, şirketin sicilden terkin edildiği tarihten itibaren beş yıllık ihya davası açma süresinin ile icra takibinin dayanağı olan alacağın yirmi yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu ileri sürerek davanın reddedilmesi gerektiğini belirterek karara itiraz etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2025
NUMARASI
: ████████ E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU
: Şirketin sicil kaydının ihyası
Taraflar arasındaki ihya davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, mahkemece atanan tasfiye memuru tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; ihyasına karar verilmesini talep ettikleri ... ... Tekstil Sanayi Ticaret Limited Şirketi aleyhine yürütülen İstanbul 14.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile derdest icra takibinde borçlulara ait taşınmazın satışının talep edildiğini, borçlu ... ... Tekstil Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin ticaret sicil kaydının kapalı olduğu için tebligat yapılamadığını, satış işlemlerine devam edilemediğini, bu sebeple müvekkili şirket lehine icra işlemlerine devam edilemediğini, alacaklarını tahsil edilemediğini belirterek, borçlu ... ... Tekstil Sanayi Ticaret Limited Şirketi aleyhine yürütülen İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı icra dosyasında ihyasına ve şirketin yeniden ticaret siciline tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü cevap dilekçesinde, mevzuat kapsamında işlem yapıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Bilindiği üzere 6102 Sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 1. fıkrası uyarınca 01.07.2015 tarihine kadar aynı maddede sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır. Madde hükmüne göre anonim şirketler 559 Sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, 6102 Sayılı TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar münfesih olmaları, aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantılarının yapılamaması, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoların ve kati bilançonun genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle resen terkin edilebilirler. Ticaret sicil müdürlüklerince kapsam dahilindeki şirketlere bir ihtar gönderilir. Bu şirketler tasfiye memuru bildirdikleri takdirde maddede gösterilecek usulde tasfiye edilecek olup, ihtara rağmen tasfiye memuru bildirmeyen şirketlerin unvanı ise ticaret sicilinden re'sen silinir. Ancak, devam eden davası bulunan şirketler için bu madde hükmü uygulanmayacağı gibi sicilden kaydı silinen şirket alacaklıları ile hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak, şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilirler.Bu açıklamalar ışığında; somut olayda davacı tarafından ihyası istenen şirket aleyhine İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takipleri yönünden taraf teşkilinin sağlanması ve yargılamanın yürütülebilmesi için şirketin ihya edilmesi gerektiğinden davanın kabulüne, şirketin tüzel kişiliğinin yeniden ihyasına, ek tasfiye işlemlerini yapması için 6102 Sayılı TTK.nun 547/2'nci maddesi uyarınca ... ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilerek..." gerekçesiyle, davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 428744-0 sicil numarasında kayıtlı ... ... Tekstil Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin ihyasına, İstanbul 14. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına hasren ihyası ile ek tasfiye için yeniden tesciline, bu işlemleri yapması için tasfiye memuru olarak ... ...'ın atanmasına ve bu hususun tescil ve ilanına karar verilmiştir. Bu karara karşı, mahkemece atanan tasfiye memuru tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı tasfiye memuru, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde kayıtlı ... ...... Ltd Şirketinin 31.07.2013 tarihinde 6102 sayılı TTK'nın geçici 7.maddesi gereğince resen terkin edildiğini, şirketin ihyası için terkin tarihinden itibaren 5 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra 2023 yılında dava açıldığını bu nedenle zamanaşımı süresinde açılmayan davanın reddi gerektiğini, davanın temel dayanağını teşkil eden İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının ilk açılış tarihinin 2001 yılı olması nedeniyle icra takibinin 20 yıllık zamanaşımı süresinin geçmiş olmasından dolayı hükümsüz olduğunu, mahkeme tarafından tüm deliller toplanmadan bilirkişi incelenmesi yapılmaksızın karar verildiğini, kendisinin rızası ve bilgisi olmadan karar verildiğini iddia ederek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, TTK'nın geçici 7. maddesi gereğince şirketin sicil kaydının ihyası istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, mahkemece atanan tasfiye memuru tarafından, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında, dava dışı ... ... Tekstil San ve Tic Ltd Şirketinin TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca resen terkin kapsamına alınarak sicildeki kaydının 31.07.2013 tarihinde terkin edildiği, davacı tarafından dava dışı terkin edilen şirket aleyhine İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün ... Esas ( eski esas ██████████) Esas sayılı dosyasında icra takibinin başlatılmış olduğu konularında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, davanın süresinde açılıp açılmadığı, kararın eksik incelemeye dayanıp dayanmadığı ile usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir. TTK'nın geçici 7.maddesinin 15 fıkrasında; "Bu maddede düzenlenmeyen hususlarda ilgili kanun ve esas sözleşmelerde öngörülen usullere göre hareket edilir. Bu madde gereğince tasfiye edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek malvarlığı, unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal eder. Hazine bu şirket ve kooperatiflerin borçlarından sorumlu tutulmaz. Tasfiye memurlarının sorumlulukları konusunda, özel kanunlardaki sorumluluğa ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun veya Kooperatifler Kanunu hükümleri uygulanır. Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir. (Ek cümle:23/5/2024-███████ md.) Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmolunamaz." düzenlemesine yer verilmiştir. Anayasa Mahkemesinin 22/6/2023 tarihli ve E: ███████, K: ████████ Sayılı Kararı ile bu cümlede yer alan “silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde” ibaresi iptal edilmiştir. İptal kararı 15.09.2023 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanmıştır. Bu nedenle, davada beş yıllık süre söz konusu olmayacağından, davalı tasfiye memurunun buna dair istinaf nedenleri yerinde görülmeyerek işin esasının incelenmesi uygun görülmüştür. Dairemizin önceki kararlarında, TTK'nın Geçici 7. maddesine dayalı geçici ihya kararlarında da tasfiye memuru atanmasına gerek olmadığına karar verilmekteydi. Ne var ki emsal Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ███████-3184 E- █████████ K sayılı ve 28.09.2021 tarihli ilamı; emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin █████████ E- ████████ K sayılı, 18.09.2023 tarihli ilamı; aynı Dairenin █████████ E- █████████ K sayılı, 25.09.2023 tarihli ilamı; aynı Dairenin █████████ E- █████████ K sayılı, 25.09.2023 tarihli ilamında belirtilen gerekçelerle, Dairemizin eski uygulamasından dönülmesi gerekmiştir. Anılan Yargıtay kararlarında belirtildiği üzere; ihya kararının bir davanın görülmesi, mal varlığının tasfiyesi gibi geçici amaçla TTK'nın Geçici 7. maddesine dayalı ihya kararının verildiği durumlarda, ihya kararına konu işlemlerin yapılması bakımından tasfiye memurunun atanması gerektiği sonucuna varılmıştır. Zira kanun koyucu 6102 sayılı kanunun geçici 7. maddesinin 15.fıkrasında "ihya" terimini kullanmakla birlikte ayrıntılı düzenlemeye yer vermemiş olup ihya konusunda düzenleme, aynı Kanun'un 547. Maddesinde yapılmıştır. Bu genel düzenlemenin TTK'nın Geçici 7.maddesi uyarınca geçici ihya kararı verildiği durumlar da kıyasen uygulanması gerekir. Yani TTK'nın Geçici 7. maddesi ihyaya (ek tasfiyeye) karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması yönünden bir hüküm içermemekle birlikte aynı Kanun'un 547. maddesinde olduğu gibi, mahkemece sınırlı olarak ihyaya karar verilmesi ve aynı zamanda tasfiye memuru da atanmalıdır. Zira geçici 7. maddenin amacı, kapsamına giren ortaklıkların bir an önce ticaret sicilinden silinmesi ve ihtilafların azaltılmasına yöneliktir. Bu açıklamalar ışığında, ilk derece mahkemesince, sınırlı ihya kararı verilerek tasfiye memuru atanmış olması nedeniyle verilen karar usul ve yasaya uygun görülmüştür. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, tasfiye memurunun istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, tasfiye memurunun istinaf başvurusunun esastan reddine,2-Tasfiye memuru tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,3-Tasfiye memuru tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 06.11.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.KANUN YOLU: HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.
.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!