Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde ticari hizmet sözleşmesinden doğan 234.571,61 TLlik ödenmemiş fatura alacağının tahsili için açılan itirazın iptali davası.
Özet: Bu itirazın iptali davasında, davacı, ticari hizmet sözleşmesinden doğan ve e-faturalarla belgelenen alacaklarının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın kaldırılmasını, ödenmeyen 234.571,61 TL bakiye alacağın tahsilini, kötü niyetli itiraz nedeniyle icra inkar tazminatını ve ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ederken; davalı, davacının sözleşmeye aykırı davranarak işi aksattığını, kendisine zarar verdiğini, itibarını zedelediğini, alacağın haksız olduğunu, uygulanan faiz oranlarının fahiş olduğunu ve mahkemenin görevsiz/yetkisiz olduğunu iddia ederek davanın reddini istemektedir.

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: █████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
K. YAZIM TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;
TALEP
: Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkili davalı firmaya 2025 yılında toplamda 380.296,49TL fatura kesmiş bunun karşılığında ekte sunmuş olduğumuz banka dekontlarda da anlaşılacağı üzere davalı firma tarafından müvekkilinin hesabına 140.000,00TL ödeme gerçekleştiğini, geri kalan fatura alacağı ödemeleri ise icra takibi başlattıktan sonra dahi ödeme yapılacağını belirtip müvekkilden ödeme günü için sürekli olarak zaman istediğini, müvekkili şirket alacağını tahsil etmek amacıyla Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı icra dosyası ile birlikte 2025 yılında kesilen faturalarından bakiye kalan alacağını tahsil etmek üzere 234.571,61TL üzerinden icra takibi başlattığını, borçlu taraf borçlu olmadıklarını ifade ederek borcun tamamına itiraz etmiş ve takip durdurulduğunu, akabinde arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, takibe konu olan 2025 faturaların tamamı e-fatura şeklinde düzenlendiğini faturalar olup elektronik sistem üzerinden davalıya iletilmiş ancak davalı taraf faturalarla ilgili olarak iptal talebi oluşturmadığını, davalı taraf faturalara itiraz etmemiş ve faturaları kabul ettiğini, faturalara itiraz edilmemiş olması da bu hususu doğrulamakta, davalının icra dosyasına itirazında ''bu faturalar bize tebliğ edilmedi, biz faturaları kabul etmedik yada faturalara itiraz ettik'' şeklinde bir beyanı ve itirazı yoktur, zaten faturalar e-fatura niteliğinde olduğu için oluşturulduğu anda davalıya iletildiğini, davalı sonrasında herhangi bir itirazda bulunmayarak servis hizmeti alamaya devam etmiştir ve buna ilişkin olarak oluşturulan 6 faturanın tamamını kabul ettiğini, tarih ve bedellerini belirttiğimiz 2025 yılına ait toplamda 380.296,49TL'lik fatura bedelinin 234.571,61TL'si müvekkili şirkete ödenmemiştir ve alacağın tahsili için başlatılan icra takibine kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, ifade edildiği üzere davalının icra takibine yönelik yapmış olduğu itiraz haksız ve kötü niyetli işbu sebeplerden ötürü takibin devamı için itirazın iptali davası açmak ve kötüniyetli davalının alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı talep etme zarureti doğmuştur davalı menkul ve gayrimenkullerini alacaklılardan kaçırmak amacıyla üçüncü kişilere devretme ve bu şekilde alacaklıdan mal kaçırma hazırlıklarına başladığını, borçlu üzerlerine kayıtlı olan mallarını devretmeleri halinde alacağımızı tahsil etme imkanımız kalmayacağını, işbu sebeple ihtiyati haciz kararı isteme zorunluluğu hasıl olduğunu yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesi ile müvekkili ile davacı yan tarafından taşıma sözleşmesi uyarınca anlaşılmış olup, sözleşme karşılığında davacı tarafından bir müddet taşıma işi gerçekleştirildiğini, fakat son tahlilde davacı tarafından işler aksatılıp, gereği gibi ifa edilmemiş, daha sonrasında davacı taraf herhangi bir bildirimde bulunmaksızın iş bırakarak müvekkili zarara uğratmıştır. defalarca kez asıl hizmet sunulan firmadan uyarı gelmiş, nitekim yapılan sözleşme feshedildiğini müvekkilinin zarara uğratılmasına sebebiyet vermesi, ticari itibarını ziyana uğratması, herhangi bir zararın telafisini doğrudan reddedip gereği gibi ifa edilmeyen işin ödemesini istemesi hukuken himaye edilemediğini takip konusu edilen alacak kalemlerine adi kanuni faiz işletilmesi gerekirken, hem fatura tarihinden itibaren faiz işletilmesi vade gelmeden faiz işletildiğini hem de fahiş oranda faiz işletilmesi hukuka aykırı ticari temerrüt faizi uygulanması gerektiği kabul edilecek olsa bile ticari temerrüt faizi oranı 44,25 olup takip talebinde geçen faiz oranları doğru olmadığını bu itibarla davacı yanın talep ettiği alacak kalemlerinin yanında, ferilerinin de kabul edilmesi mümkün olmadığı mahkeme nezdinde ikame edilen davanın görevsizlik ve yetkisizlik nedeniyle reddine,yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
:
Huzurda görülen dava itirazın iptali davasıdır.
6100 sayılı HMK hükümlerine göre; yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir (HMK 19/1). Yetkinin kesin olmadığı davalarda ise yetki itirazı cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi halde dinlenemez (HMK 117/1). Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir (HMK 19/4). Yetki itirazından vazgeçilmiş ise yetki itirazı bulunmadığı kabul edilerek değerlendirme yapılmalıdır. Bunun yanı sıra dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ön inceleme yapılır. Mahkeme ön incelemede; dava şartlarını ve ilk itirazları inceler ve tarafların dinlenmesine gerek görmezse dosya üzerinden karar verir. (HMK m. 137/1 ve m. 138)
HMK'nın 6. maddesi genel yetkili mahkemeyi düzenlemiştir. Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Sözleşmeden doğan davalarda ise yetki HMK'nın 10. maddesinde düzenlenmiş olup genel yetkili mahkemeye ek olarak sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de dava açılabileceği belirlenmiştir. 6100 Sayılı HMK'nın 10. maddesinde "Sözleşmeden doğan davalar sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde açılabilir," hükmünün düzenlendiği, sözleşmenin ifa yerinin belirlenmesinde ise 6098 sayılı TBK'nın 89. madde düzenlemesinin göz önüne alınacağı; söz konusu maddenin 1/1 numaralı bendinde ise "Para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde" ifa edileceğinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekili tarafından fatura alacağından kaynaklı davalı hakkında başlatılan icra takibine davalının itirazı sonucunda itirazın iptali istemli olarak huzurda görülen itirazın iptali davası açılmıştır. Davalı tarafından süresi içerisinde verilen cevap dilekçesi ile usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunulmuştur. Açılacak itirazın iptali davalarında İcra ve İflas Kanunu’nda özel bir yetki kuralı öngörülmemiş olup, itirazın iptali davasının icra takibinin yapıldığı yer mahkemesinde bakılması zorunluluğu yoktur. İcra takibinde yetkiye itiraz edilmemiş ve sonuç olarak yetkisiz olan icra dairesinin yetkisi kesinleşmiş olsa dahi açılacak olan itirazın iptali davasında bu icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesi yetkili hale gelmeyecek olup itirazın iptali davasında HMK'da düzenlenen yetki kuralları çerçevesinde yetkili mahkemenin belirlenmesi zorunludur. Dava konusu uyuşmazlık fatura alacağından kaynaklanmakta olup yetkili mahkemenin belirlenmesinde HMK'nın 6. ve 10. maddesinde düzenlenen hükümler dikkate alınmalıdır. Somut uyuşmazlık bakımından davacının Uyap sisteminde yapılan sorgulamada mernis adresinin Tuzla/İstanbul olduğu, davalının adresinin ise Küçükçekmece olduğu; gerek HMK'nın 6. maddesi gerek 10. maddesi uyarınca alacaklı ve borçlunun adreslerinin mahkememiz yargı çevresi dışında olduğu anlaşıldığından uyuşmazlığın çözümünde mahkememizin yetkili olmadığı anlaşılmakla açıklanan nedenlerle davalının yetki ilk itirazının kabulü ile mahkememizin yetkisizliğine; uyuşmazlığın çözümünde Küçükçekmece Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkili olduğuna karar verilerek yazılı şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalının usulüne uygun yetki itirazının kabulü ile mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, uyuşmazlığın çözümünde Küçükçekmece Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkili olduğuna,
2-6100 Sayılı HMK'nın 20. maddesi gereğince taraflardan birinin yetkisizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA,
3-HMK'nın 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın yetkili Küçükçekmece Asliye Ticaret Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere Küçükçekmece Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzii Müdürlüğü'ne GÖNDERİLMESİNE,
4-Mahkememizce verilen yetkisizlik kararının kesinleşmesinden sonra usulüne uygun talepte bulunulmaması nedeniyle davaya yetkili mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nın 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARINA,
5- Yargılama gideri ve harçların nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine,
Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip .....
☪e-imzalıdır.☪
Hakim ....
☪e-imzalıdır.☪

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!