Tüp ligasyonu sonrası istenmeyen gebelik nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davasında, doktorun tıbbi hata yapmadığı ve aydınlatılmış rızanın alındığı gerekçesiyle davanın reddi kararı onandı.
Özet: Davacılar, eşinin tüp bağlama ameliyatına rağmen dördüncü kez hamile kalması üzerine, ameliyatın başarısız olduğunu ve aydınlatılmış rızalarının alınmadığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat talebiyle doktor ve hastaneyi dava etmiş; ancak hem ilk derece mahkemesi hem de istinaf mahkemesi, bilirkişi raporları doğrultusunda tüp ligasyonunun gebeliği %100 engellemediği, gebeliğin tıbbi bir komplikasyon olduğu, doktorun uygulamalarının tıp kurallarına uygun olduğu ve aydınlatılmış rızanın alındığı gerekçesiyle davayı reddetmiş, bu kararlar Yargıtay tarafından da onanmıştır.

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Adana 2. Tüketici MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili; müvekkili ..'nin üçüncü çocuğunun gebeliğinin takibi ve doğumunun davalı doktor tarafından davalı hastanede gerçekleştirildiğini, doğum sırasında müvekkili ...'ye "tüp bağlama" ameliyatı yapıldığını, yapılan tüp bağlama ameliyatı ile müvekkilinin hamile kalmasının mümkün olmadığı belirtildiği halde hatalı ve başarısız şekilde yapılan ameliyat sonrasında dördüncü çocuğa hamile kaldığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkillerinin dördüncü hamilelik sebebiyle yaptıkları muayene, tedavi, ameliyat ve tüm hastane masrafları ile dördüncü çocuğun bakım, eğitim, yetiştirme giderleri ve davacı ...'nin kazanç kaybı ve ekonomik geleceğinin (işten çıkması nedeniyle) sarsılmasından doğan kayıpların karşılığı olarak müvekkillerden ..için 50,00 TL, ... için 50,00 TL olmak üzere şimdilik toplam 100,00 TL maddi tazminatın, yine müvekkillerden ..için 25.000,00 TL ve ... için 20.000,00 TL olmak üzerek toplam 45.000,00 TL manevi tazminatın, 31.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.II. CEVAP1. Davalı hastane vekili; davaya cevap vermemiştir.2.Davalı doktor vekili; hasta bilgilendirme ve rıza belgesi formunun davacılar tarafından imzalandığını, tüplerin kendiliğinden açılmasının nadiren görülecek komplikasyon olduğunu, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hukuki denetime uygun kabul edilen ve hükme esas alınan ATK raporunda, tüp ligasyonu ameliyatının gebeliği %100 önlemesi beklenen bir yöntem olmadığı, nadiren olsa da tubal ligasyon sonrası rekanalizasyon olabileceği ve tekrar gebelik gerçekleşebileceğininin tıbben bilindiği, tüp ligasyonu sonrası gelişen gebeliğin bir komplikasyon olarak değerlendirildiği, davacı ...'nin tedavisinde görev alan hekimin uygulamalarının tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğu, sağlık hizmetinin yürütülmesinde ilgili sağlık kuruluşunun organizasyon hatasının tespit edilmediği, rapor ile tanık beyanlarının birbirini destekler mahiyette olduğu, davacı tarafın iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar vekili; müvekkillerinin aydınlatılmış rızalarının alınmadığını, müvekkili ...'nin bir daha hamile kalmayacağının söylenmesi üzerine tüp ligasyon işlemine onay verildiğini, davalıların kusurlu davranışı sonucu müvekkillerinin zararı olduğunu, vekalet ücreti yönünden kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, hekim hatasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle davacı taraftan aydınlatılmış onam formlarının alındığı, denetime elverişli bilirkişi raporuna göre tüp ligasyonu sonrası gelişen gebeliğin bir komplikasyon olarak değerlendirildiği ve görev alan hekimin uygulamalarının tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğu, sağlık hizmetinin yürütülmesinde ilgili sağlık kuruluşunun organizasyon hatasının tespit edilmediğinin ve davacılar aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin doğru hesaplandığının anlaşılmasına göre, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.