Galle fazlasına müstehak vakıf evladı tespiti davasında, vakfiyedeki gelir fazlası hak sahipliği şartlarının nesiller arası yorumu üzerine ilk derece mahkemesi kararının temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki süreç, vakıf kurucusunun gelir fazlasından faydalanmak üzere galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti talebine ilişkin olup, başlangıçta ilk derece mahkemesince davanın kabulü yönündeki karar, vakfiyedeki şartların eksik incelendiği gerekçesiyle bir üst mahkemece bozulmuştur; bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılamada, vakfiyenin sadece ilk kuşak evlatları kapsadığı ve davacıların 5. ve 6. kuşakta olmaları nedeniyle galle fazlasına müstahak olamayacakları tespit edilerek davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin bu ret kararına yönelik temyiz itirazları ise, bozma ilamına uygun hareket edildiği ve hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti davasına dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucu Dairemizce, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava dilekçesinde, davacılar ... ve diğerlerinin ... Vakfının galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduklarının tespiti istenmiştir. İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile davacıların vakfın gelir fazlasına müstehak evlatlarından olduklarının tespitine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karar davalı ... Genel Müdürlüğü vekili tarafından istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacılar vekili ile davalı ... Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 19.02.2020 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla; vakfeden ile usulüne uygun soybağı kurulan davacıların galle fazlasına müstahak olup olmadıkları yönünden vakfiyedeki hükümler değerlendirilmeden davanın kabulü doğru olmadığından eksik inceleme sonucu karar verilmesi nedeni ile Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyarak yapılan yargılama sonucunda; galle fazlası ile ilgili olarak vakfiyede geçen “…bilâ tertib mevcut bulunan evlâd-ı vâkıfa zükûren ve inâsen ale’s-seviyye tevzi’ ve taksim olunan” şartına göre; vakıf kurucusunun sadece ilk batında bulunan erkek ve kadın evlâtları arasında gelir fazlasının yarısının taksim edileceği; ikinci batın dahil alt soyda bulunanların galleden istifade edebileceklerine dair bir hüküm bulunmadığı, ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.07.1947 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı veraset ilamına ve ... İlçe Nüfus Müdürlüğünden gelen 05.05.2015 tarihli yazıya ekli nüfus kayıt örneklerine göre; davacılar ..., ... ve ...’nın vakıf kurucusunun soyundan geldikleri anlaşılmakla birlikte, 5. ve 6. batındaki vakıf evlâdı olduklarından vakfiye şartı gereği galleye müstehak vakıf evlâdı olamayacaklarının tespit edildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacılar vekili verdiği temyiz dilekçesinde; vakfiyede geçen “…bilâ tertib mevcut bulunan evlâd-ı vâkıfa zükûren ve inâsen ale’s-seviyye tevzi’ ve taksim oluna” ifadesinin vakfın sadece birinci batındaki evlatlarını kapsadığı yönündeki yorumun yanlış ve mesnetsiz olduğunu, tevliyet kısmında üç defa zikredilen evlâdım tabirinin vâkıfın tüm neslini kapsadığının açık bir kanıtı olduğunu, davacıların vâkıfın soyundan geldiklerinin sabit olmasına rağmen davacıların vakıf evladı olduklarının tespitine karar verilmediğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
Dava, vakfın gelir fazlasından faydalanma amacına yönelik galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
1. Davacılar vekilinin galle fazlasına müstahak vakıf evlatlığı tespiti talebinin reddine ilişkin temyiz itirazları yönünden; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden; 5737 sayılı ... Kanunu'nun 3. maddesinde, mülhak vakıf mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinin yürürlük tarihinden önce kurulan, yönetimi vakfedenlerin soyundan gelenlere şart edilen ve bu kişiler tarafından; mazbut vakıf ise bu Kanun uyarınca Genel Müdürlükçe yönetilecek ve temsil edilecek ... ile mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinin yürürlük tarihinden önce kurulan ve 2762 sayılı ... Kanunu gereğince ... Genel Müdürlüğünce yönetilen ... olarak tanımlandıktan sonra, aynı Kanunun 6. ve 7. maddelerinde ise mazbut vakıfların ... Genel Müdürlüğü tarafından yönetilip temsil edileceği, Kanun'un (5737 sayılı ... Kanunu) yürürlüğe girmesinden önce mazbut ... arasına alınan vakıflarla, bu Kanuna göre mazbut ... arasına alınan vakıflara bir daha yönetici seçimi ve ataması yapılamayacağı hükme bağlanmıştır.
... Kanunu ve ... Yönetmeliğine göre, galle fazlası evlada şart kılınan mazbut ve mülhak vakıflarda vakfedenin soyundan gelen ve bu nedenle vakfın gelirinden (gallesinden) yararlanma hakkına sahip olan kişiler için öncelikle dava açılması ve bu haklarının dava ile tespit edilmesi aranmıştır. Uygulamada bu dava, vakıflarda evladiye davaları, vakıf evladı ya da galleye müstehak evlat olduğunun tespiti davası şeklinde isimlendirilmiştir. Belirtmek gerekir ki vakıf evladı kavramı daha çok, vakfedenin çocukları ya da alt soyundan gelenler için kullanılan bir kavram olup, vakfedenin akrabaları ya da vakıftan yararlanan ismi ile belirtilmiş kişileri kapsamamaktadır.
Vakfın geliri üzerinde hak sahibi olduğuna ilişkin davayı, vakfiye uyarınca galleden yararlanma hakkı olan, yani vakfeden ile soy bağı olan ya da soy bağı olmasa bile galleden kendisine pay özgülenen diğer kişiler açabilir.
Galle fazlası evlada şart kılınan vakıflarda, galle fazlasının alınabilmesi için açılan davada öncelikle vakfeden ile soybağının ispatlanması, sonra da vakfiyede öngörülen şartların gerçekleşmesi gerekir. Yani bu tür davalarda incelenecek ilk husus; davacı ile vakfeden arasında iddia edildiği üzere kan bağı yolu ile soybağı mevcut olup olmadığı, eğer soybağı kurulabiliyorsa ikinci aşamada vakfiyelerde galle fazlası için öngörülen şartların somut olayda davacı yönünden gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması olacaktır.
Davacı ile vakfeden arasında soybağı kuruluyor ise davacının vakfın evladı olduğu, vakfiyede öngörülen galle fazlası için öngörülen şartların davacı yönünden mevcut olması halinde ise galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğuna karar verilmesi gerektiği, başka bir deyişle vakfiyede galle fazlası için öngörülen şartların davacı yönünden mevcut olmaması halinde sadece vakıf evladı olduğunun tespiti ile yetinilmesi gerekecektir.
Bir vakfın evladı olunabilmesi için vakfın kurucusuna kadar soy bağının götürülmesi zorunlu olmayıp, daha önceden kesinleşmiş Mahkeme kararı ile evlat olduğuna karar verilen kişilerle veya 1943 tarihli Yargıtay İçtihatı Birleştirme Kararına göre tevliyeti evlada bırakılan vakıflarda mütevellilik yapan kişilerle yöntemince kanbağı ilişkisinin kurulması yeterlidir. Dolayısı ile idarenin (... Genel Müdürlüğü veya Mülhak Vakıf Yönetiminin) tek taraflı olarak evlat listesine yaptığı dayanaksız bir kayıt yeterli olmayıp, açıkça galle fazlasını almaya hak kazanıldığını gösterir bir Mahkeme ilamına dayalı olarak vakıf evlat listesine eklenen kişiler, daha sonra açılacak vakıf evlatlığı davalarında kesin hüküm olmasa da güçlü delil olarak değerlendirilebilecektir.
Yargıtay uygulamalarında Osmanlı döneminden kalan ... ve bu vakıfların kurucuları ile arasında soybağı ilişkisinin kurulmasının davacı tarafa manevi haz vereceği dikkate alınarak bu şekilde bir dava açılmasında hukuki yararın var kabul edildiği, nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 26.11.2019 tarihli ve 2017/8 (18)-1923 Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla; galleden yararlanmak için vakfiyedeki koşulların oluşmadığı belirlenmiş olsa da bu kişilerin vakfeden ile soybağı tespit edilerek vakıf evladı oldukları belirlenmişse, davacının vakıf evladı olduğunun tespitine karar verilmesinde hukuki yararı bulunmaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.06.1999 tarihli ve ███████-497 Esas, ████████ Karar sayılı kararında da aynı görüş benimsenmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden; özellikle bozma ilamında davacılar ile vakfeden arasında usulüne uygun soybağı kurulduğunun belirtilmesine ve İlk Derece Mahkemecesince de gerekçede bu hususa yer verilmiş olması karşısında davacıların vakıf evladı olduklarının tespitine karar verilmesi gerekirken, davanın yazılı olduğu şekilde tümden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
:Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazları yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davacılar vekilinin İlk Derece Mahkemesinin galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti talebinin reddine ilişkin kararına yönelik temyiz itirazlarının yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE,
Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!